<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
  <channel>
<title>BaretDergisi.com</title>
<link>https://www.baretdergisi.com</link>
<description>Gayrimenkul ve İnşaat dünyasına dair son gelişmeler baretdergisi.com da...</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.baretdergisi.com</copyright>
<image>
<title>https://www.baretdergisi.com</title>
<url>https://www.baretdergisi.com/images/genel/logo-baret_2.png
</url>
<link>https://www.baretdergisi.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Amerika Gayrimenkulünde Yeni Dönem: Yatırımcılar Artık Neyi Satın Alıyor?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir gayrimenkul yatırımının değerini belirleyen şey nedir? Uzun yıllar boyunca bu sorunun cevabı oldukça netti: iyi bir lokasyon, güçlü kira geliri ve değer artışı potansiyeli. <br />
Bugün ise Amerika'da yatırımcıların odağı değişiyor. Çünkü değişen yaşam alışkanlıkları gayrimenkul piyasasında yeni fırsatlar yaratıyor. Artık yalnızca bir binanın bugünkü değeri değil, gelecekte hangi ihtiyaca cevap vereceği de yatırım kararlarında belirleyici hale geliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Peki bugün Amerika'da yatırımcılar ve geliştiriciler hangi alanlara odaklanıyor?</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Operasyonel Gayrimenkuller Yükselişte</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Son yılların en dikkat çekici trendlerinden biri de operasyonel gayrimenkul modellerinin yükselişi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yaşlı yaşam merkezleri, bireysel depolama tesisleri, veri merkezleri ve çeşitli özel kullanım projeleri artık büyük yatırım fonlarının radarında.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bunun en önemli nedeni, bu projelerin yalnızca kira geliri üretmemesi; aynı zamanda hizmet ve operasyon gelirleri de yaratması.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Geleneksel gayrimenkulde yatırımcı sadece fiziksel bir alan satın alırken, operasyonel gayrimenkulde aynı zamanda bir iş modeli satın alıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Özellikle e-ticaretin büyümesi ve yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte depo sektörü Amerika'nın en hızlı büyüyen gayrimenkul segmentlerinden biri haline geldi. Konut yatırımlarına kıyasla daha düşük bakım ve işletme maliyetleri sayesinde yatırımcılara daha verimli bir gelir modeli sunabiliyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Teknoloji, Yeni Gayrimenkul İhtiyaçları Doğuruyor</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Yapay zekâ, bulut sistemleri ve dijital altyapılar büyüdükçe, gayrimenkul sektöründe de yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Veri merkezleri, lojistik tesisleri ve teknoloji altyapısını destekleyen özel kullanım alanları artık yatırım dünyasının en hızlı büyüyen segmentleri arasında.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Birkaç yıl öncesine kadar birçok yatırımcının gündeminde olmayan bu varlık sınıfları, bugün milyarlarca dolarlık fonların ilgisini çekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul artık yalnızca insanların yaşadığı veya çalıştığı alanlardan ibaret değil; dijital ekonominin de fiziksel altyapısını oluşturuyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Kısa Dönem Kiralama ve Hospitality Yakınlaşması</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Değişen seyahat alışkanlıkları, konaklama sektörünü de dönüştürdü. Bugün birçok yatırımcı için gayrimenkul artık yalnızca kira geliri değil, operasyonel gelir üreten bir iş modeline dönüşüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Özellikle doğru analiz edilmiş lokasyonlarda, kısa dönem kiralama uzun dönem kiralamaya göre daha yüksek getiri potansiyeli sunabiliyor. Gelişmiş veri analiz araçları sayesinde ise artık bir mülkün potansiyel doluluk oranını ve gelir performansını satın alma aşamasında öngörmek mümkün.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu trend, gayrimenkul ile hospitality sektörünün giderek daha fazla iç içe geçtiğini gösteriyor. </span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Geleceğe Bakış</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Amerika gayrimenkul piyasasında yaşanan dönüşüm bize önemli bir gerçeği gösteriyor:<br />
Geleceğin kazananları yalnızca iyi lokasyon seçenler değil; demografik değişimleri, teknolojik gelişmeleri ve regülasyonları doğru okuyabilenler olacak.<br />
Bir yaşam merkezi, geleneksel konutlardan daha güçlü nakit akışı üretebilir. Bugün eski bir bina, yarının büyük dönüşüm projesine dönüşebilir.  Veri merkezleri ve operasyonel gayrimenkuller ise yatırım dünyasının yeni yıldızları haline gelebilir.<br />
Önümüzdeki haftalarda bu yeni dönemin öne çıkan başlıklarını daha detaylı incelemeye devam edeceğiz.</span></p>
]]></content:encoded>
<author> Ozan Hoşgör</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ozan-hosgor/amerika-gayrimenkulunde-yeni-donem-yatirimcilar-artik-neyi-satin-aliyor/386/</link>
<pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:08:55 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İnşaat Sektörünün Ekonomi Açısından Önemi!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir ülkenin ekonomisini anlamak için bazen fabrikalara, bazen tarlalara, bazen de alışveriş merkezlerine bakmak gerekir. Ancak ekonominin nabzını tutan sektörlerden biri vardır ki, etkisi yalnızca kendi alanıyla sınırlı kalmaz. O sektör inşaattır. Yapılan her bina, her köprü, her yol ve her konut projesi sadece beton ve demirden ibaret değildir. Aynı zamanda ekonomik hareketliliğin, istihdamın ve büyümenin önemli göstergelerinden biridir.<br />
İnşaat sektörü, ekonominin lokomotiflerinden biri olarak kabul edilir. Çünkü bir inşaat başladığında yalnızca müteahhitler değil, onlarca farklı sektör de harekete geçer. Çimento fabrikaları üretim yapar, demir-çelik sanayisi sipariş alır, cam üreticileri çalışır, seramik firmaları ürün gönderir. Nakliyeciler, elektrikçiler, tesisatçılar, boyacılar ve mobilyacılar da bu sürecin bir parçası olur. Kısacası bir binanın temeli atıldığında, ekonominin birçok alanında çarklar dönmeye başlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Özellikle gelişmekte olan ülkelerde inşaat sektörü ekonomik büyümenin önemli kaynaklarından biridir. Yeni yollar, havaalanları, limanlar ve konut projeleri hem yatırım ortamını güçlendirir hem de ekonomik faaliyetleri artırır. İnsanlar yeni evlere kavuşurken işletmeler de yeni iş alanları elde eder. Böylece hem üretim hem de tüketim canlanır.<br />
İnşaat sektörünün en önemli özelliklerinden biri istihdam yaratma kapasitesidir. Türkiye gibi genç nüfusa sahip ülkelerde milyonlarca insan doğrudan veya dolaylı olarak bu sektörden gelir elde etmektedir. Bir inşaat projesinde mühendislerden mimarlara, kalfalardan işçilere kadar çok geniş bir çalışan kitlesi görev yapar. Ayrıca projelerde kullanılan malzemeleri üreten fabrikalarda çalışanlar da bu ekonomik hareketliliğin parçasıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İşsizliğin yüksek olduğu dönemlerde kamu yatırımları ve büyük altyapı projeleri istihdamı artırmak için önemli araçlar olarak görülür. Yeni bir yol veya köprü inşaatı yalnızca ulaşımı kolaylaştırmaz, aynı zamanda yüzlerce hatta binlerce kişiye iş imkânı sağlar. Bu nedenle birçok ülke ekonomik durgunluk dönemlerinde inşaat yatırımlarını artırarak ekonomiyi canlandırmaya çalışır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İnşaat sektörü aynı zamanda şehirlerin gelişiminde de kritik rol oynar. Artan nüfus, büyüyen kentler ve değişen yaşam ihtiyaçları yeni konutlara ve sosyal alanlara olan talebi artırmaktadır. İnsanların güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşama isteği sektörü sürekli canlı tutmaktadır. Deprem kuşağında bulunan Türkiye açısından bakıldığında ise kentsel dönüşüm projeleri sadece ekonomik değil, aynı zamanda hayati bir önem taşımaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bununla birlikte inşaat sektörünün ekonomideki ağırlığı bazı riskleri de beraberinde getirebilir. Eğer ekonomik büyüme yalnızca inşaat yatırımlarına dayanıyorsa uzun vadede sorunlar ortaya çıkabilir. Çünkü sürdürülebilir kalkınma için sanayi, teknoloji, tarım ve ihracat gibi alanların da güçlü olması gerekir. Ekonominin tek bir sektöre aşırı bağımlı hale gelmesi kırılganlık yaratabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Son yıllarda artan maliyetler sektörün karşılaştığı en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir. Çimento, demir, enerji ve işçilik maliyetlerindeki yükseliş konut fiyatlarını da yukarı çekmektedir. Bu durum özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olmasını zorlaştırmaktadır. Birçok aile için konut sahibi olmak artık geçmiş yıllara göre daha büyük bir ekonomik mücadele anlamına gelmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Öte yandan inşaat sektöründeki hareketlilik ekonomiye ilişkin önemli ipuçları verir. Yeni projelerin artması yatırımcı güveninin yükseldiğine işaret edebilirken, projelerin yavaşlaması ekonomik durgunluğun habercisi olabilir. Bu nedenle ekonomistler inşaat sektöründeki gelişmeleri yakından takip etmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gelecekte çevre dostu ve enerji verimli binaların önemi daha da artacaktır. Yeşil bina teknolojileri, sürdürülebilir şehircilik anlayışı ve akıllı yapı sistemleri inşaat sektörünün yeni yönünü belirleyecektir. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenecek hem de çevresel etkiler azaltılacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak inşaat sektörü yalnızca bina yapmak anlamına gelmez. Bu sektör; istihdam yaratan, onlarca farklı üretim alanını harekete geçiren, şehirlerin gelişimine katkı sağlayan ve ekonomik büyümeyi destekleyen önemli bir güçtür. Ancak kalıcı refah için inşaatın yanında üretim, teknoloji ve ihracatın da güçlenmesi gerekir. Sağlam temeller üzerine kurulan binalar nasıl uzun yıllar ayakta kalıyorsa, sağlam temeller üzerine kurulan bir ekonomi de toplumun geleceğini güvence altına alır.</span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author> ZAFER ÖZCİVAN</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/zafer-ozcivan/insaat-sektorunun-ekonomi-acisindan-onemi/385/</link>
<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 14:25:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kiralık Daire Sezonu Başlıyor!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Okulların kapanmasına az bir zaman kaldı, havalar ısındı. Artık kiralık daire hareketi bu ay itibarıyla başlar. Her yıl olduğu gibi okulların kapanmasını bekleyen, ev değiştirmek isteyenler için hareketli bir dönem başlıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Daire kiralarken nelere dikkat etmeli? Öncelikle fiyat araştırması yaparken doğru fiyat ve doğru lokasyon birlikte değerlendirilmeli, kişinin işine ve imkânlarına yakın bölgeler tercih edilmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şu an piyasada bekleyen kiralık daireler zaten var. Sadece kentsel dönüşümün hareketli olduğu bölgelerde sıkıntı yaşanıyor. Umarım mülk sahipleri durgun geçen ayları bu hareketliliğe yansıtıp kiraları yükseltmez.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Peki, daire kiralarken nelere dikkat etmeliyiz?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>1. Bütçemiz</strong><br />
Kiralayacak olduğumuz bütçe bizim başlangıç noktamızdır. Önce bütçemizi belirlemeli, sonra ev arayışına başlamalıyız.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>2. Evi Mutlaka Görün</strong><br />
İlanlarda her zaman evin en güzel fotoğrafları olur. Mutlaka gidip evi görün. Binadaki komşularla konuşup ev hakkında fikir edinin.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>3. Lokasyon Çok Önemli</strong><br />
Metro, otobüs, tren, tramvay, minibüs gibi ulaşım imkânlarına yakınlık, market, okul ve günlük ihtiyaç noktalarına ulaşım büyük önem taşır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>4. Deprem Güvenliği</strong><br />
Binanın deprem güvenliği olup olmadığı mutlaka araştırılmalı. Bina sağlam mı, öğrenilmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>5. Binanın Yaşı</strong><br />
Kiralayacağınız evin yaşı çok önemlidir. Eski evlerde su tesisatı ve elektrik tesisatı gibi konularda daha fazla sorun çıkabilir. Eve taşınmadan önce bu kontrolleri yapmanız ileride oluşabilecek masrafların önüne geçer.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>6. Üst ve Alt Katlar</strong><br />
En üst katlarda çatı problemleri, en alt katlarda ise rutubet problemleri sık görülür. Bu konuya dikkat etmek gerekir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>7. Aidat Bilgisi</strong><br />
Binanın aidatını mutlaka öğrenin. Aidat maliyet açısından önemli bir gider kalemidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>8. Tapu Bilgileri</strong><br />
Mülk sahibinden e-Devlet’inden tapu bilgileri mutlaka istenilmeli, bu bilgiler kontrol edilmeli.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>9. Depozito</strong><br />
Depozito bedeli mutlaka kira bedeli olarak kontratta yer almalıdır. Bir kira bedeli ya da iki kira bedeli şeklinde açıkça yazılmalıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>10. Kontrat Süresi</strong><br />
Kontrat süresi net olarak belirlenmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>11. Tahliye Taahhütnamesi</strong><br />
Eğer tahliye taahhütnamesi isteniyorsa, hangi amaçla istendiği mülk sahibine mutlaka sorulmalıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>12. Kira Artış Oranı</strong><br />
Kira artış oranı mutlaka sözleşmede yazmalıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>13. DASK</strong><br />
Mülk sahibinden DASK poliçesi mutlaka istenmeli ve güncel olup olmadığı kontrol edilmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>14. Abonelikler İçin Belge</strong><br />
Elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri için mülk sahibinden gerekli belgeleri istemeyi unutmayın.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>15. Ödemeler</strong><br />
Elden asla ödeme yapmayın. Tüm ödemelerinizi IBAN üzerinden ve açıklama yazarak gerçekleştirin.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>16. Evin Teslimi</strong><br />
Evi teslim aldığınızda tüm odaların fotoğraflarını çekin ve bu fotoğrafları WhatsApp üzerinden mülk sahibiyle paylaşın.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>17. Komşuları Araştırın</strong><br />
Üst katta ve alt katta kimlerin oturduğunu öğrenin. Çünkü ilerleyen dönemlerde en fazla etkileşimde olacağınız kişiler onlar olacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>18. Taşınırken</strong><br />
Kiralama bittikten sonra boya badana yaptıracaksanız yaptırın ve mutlaka kilitleri değiştirmeyi unutmayın.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>19. Evin Enerjisini Değiştirin</strong><br />
Evi güzelce sirkeli ve tuzlu suyla temizleyin. Kapı önleri ve eşikler dahil evin enerjisini değiştirin, güzel günlerde oturun.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yeni bir eve taşınmak hayatımızda yeni bir başlangıçtır. Biraz dikkat, biraz araştırma ve doğru kararlarla hem bütçenizi koruyabilir hem de huzurlu bir yaşam alanına kavuşabilirsiniz.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/kiralik-daire-sezonu-basliyor/384/</link>
<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:59:57 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>2026 İlk Çeyrek Yapı İzin İstatistikleri!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">2026 yılının ilk üç ayına ilişkin Yapı İzin İstatistikleri, inşaat sektöründe yeniden bir hareketlilik yaşandığını gösteriyor. Verilere bakıldığında özellikle yeni yapı ruhsatlarında dikkat çekici bir artış görülüyor. Rakamlar sadece müteahhitleri değil, ev almak isteyen vatandaşı, inşaat işçisini, yapı malzemesi üreticisini ve ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye ekonomisinde inşaat sektörü, onlarca farklı sektörle bağlantılı büyük bir alan olarak kabul ediliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yılın ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısında yüzde 19,6 artış yaşanırken, daire sayısındaki artış yüzde 37'ye ulaştı. Toplam yüzölçüm ise yüzde 26,1 arttı. Bu rakamlar, sadece yeni bina sayısının yükselmediğini, aynı zamanda daha büyük ve daha fazla konut içeren projelerin de devreye girdiğini gösteriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sokaktaki vatandaş açısından bakıldığında bunun anlamı oldukça açık: Yeni projeler artıyor, yeni konutlar planlanıyor ve inşaat sektörü yeniden hız kazanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Yapı ruhsatı alınması, binanın hemen tamamlanacağı anlamına gelmiyor. Ruhsat aslında bir projenin resmi başlangıç noktasıdır. Bir başka ifadeyle bugün ruhsat verilen birçok bina, gelecek aylarda veya yıllarda tamamlanacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu nedenle uzmanlar, ruhsatlardaki artışı "geleceğe dönük beklentilerin güçlenmesi" olarak yorumluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>En büyük pay yine çok daireli konutlarda</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Verilerde en dikkat çekici noktalardan biri de hangi tür yapıların öne çıktığı oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yapı ruhsatı verilen yüzölçümünün yaklaşık yüzde 69,6'sını iki ve daha fazla daireli konutlar oluşturdu. Toplamda yaklaşık 30,9 milyon metrekarelik alan bu tür yapılara ayrıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu durum aslında şehirlerin nasıl büyüdüğünü de anlatıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Eskiden daha çok müstakil evler ya da küçük yapılar konuşulurken, bugün büyük siteler, çok katlı apartmanlar ve geniş konut projeleri ön plana çıkıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bunun birkaç nedeni bulunuyor:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Artan şehirleşme </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yüksek arsa maliyetleri </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Nüfus yoğunluğu </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Konut ihtiyacının büyümesi </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yatırım amaçlı konut talebi </span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Özellikle büyük şehirlerde tek katlı ya da az daireli yapıların ekonomik olarak daha zor hale gelmesi, çok daireli projeleri öne çıkarıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sanayi binaları ve depoların 4,8 milyon metrekareyle ikinci sırada bulunması da dikkat çekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu durum yalnızca konut değil, üretim ve lojistik tarafında da yeni yatırımların sürdüğünü gösteriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Belediyeler yapı izinlerinde başı çekiyor</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ruhsat verilen toplam alanın yüzde 72,8'i belediyeler tarafından verildi. Geri kalan yüzde 27,2'lik bölüm ise diğer yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu rakam yerel yönetimlerin şehirleşme sürecindeki önemini de ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bir bina yapılmadan önce çok sayıda süreçten geçiyor:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">İmar planları </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Zemin incelemeleri </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Teknik değerlendirmeler </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Altyapı kontrolleri </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Çevresel uygunluk incelemeleri </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Bütün bunların ardından ruhsat aşamasına geçiliyor.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Bu nedenle belediyelerdeki süreçlerin hızlanması ya da yavaşlaması doğrudan inşaat sektörünü etkileyebiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Tamamlanan yapılarda da artış var</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Veriler sadece yeni başlayan projelerde değil, biten projelerde de artış olduğunu gösteriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yapı kullanma izin belgesi yani halk arasında bilinen adıyla "iskan" verilen binalarda:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Bina sayısı yüzde 4,8 arttı </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Daire sayısı yüzde 10,1 arttı </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Toplam yüzölçüm yüzde 3,5 yükseldi </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Bu ne anlama geliyor?</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Bir başka ifadeyle sadece projeler başlamıyor, aynı zamanda tamamlanıp kullanıma açılan binalar da artıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Vatandaş açısından bu durum oldukça önemli. Çünkü konut piyasasında arzın artması, orta ve uzun vadede fiyatlar üzerinde etkili olabiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Ancak burada da önemli bir nokta var.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Konut sayısındaki artış her zaman fiyatların hemen düşeceği anlamına gelmiyor. Çünkü konut fiyatlarını etkileyen başka unsurlar da bulunuyor:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Faiz oranları </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">İnşaat maliyetleri </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Arsa fiyatları </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Enflasyon </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Talep düzeyi </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Kredi koşulları </span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Bu nedenle tek başına yapı izinlerindeki yükselişin fiyatlar üzerinde hızlı sonuç üretmesi beklenmeyebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Mevsim etkisi çıkarıldığında da tablo güçlü</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Verilerde mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sonuçlar da dikkat çekiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Takvim etkisinden arındırılmış verilere göre yapı ruhsatı verilen yüzölçümünde yüzde 26,5 artış yaşandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise bir önceki çeyreğe göre:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Daire sayısı yüzde 2,3 arttı </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Toplam yüzölçüm yüzde 2,7 yükseldi </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Bina sayısı yüzde 0,3 geriledi </span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Bu durum ilginç bir tabloyu gösteriyor.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Bina sayısı hafif düşerken daire ve alan büyüklüğünün artması, daha büyük ölçekli projelerin ağırlık kazandığına işaret ediyor olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Genel tablo ne söylüyor?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">2026'nın ilk çeyreği, inşaat sektöründe canlılığın sürdüğünü gösteriyor. Yeni projeler artıyor, tamamlanan yapılar yükseliyor ve özellikle çok daireli büyük konut projeleri öne çıkıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ancak sektörün önünde hâlâ bazı sorular bulunuyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu yeni projeler ne hızda tamamlanacak? Artan konut arzı fiyatlara nasıl yansıyacak? Yüksek maliyetler ve finansman koşulları sektörü nasıl etkileyecek?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Önümüzdeki aylarda açıklanacak veriler, inşaat sektöründeki bu hareketin geçici bir canlanma mı yoksa daha kalıcı bir toparlanma mı olduğunu daha net gösterecek. Şimdilik görünen tablo ise şu: Türkiye'de şantiyelerde vinçler biraz daha hızlı dönmeye başlamış durumda.</span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author> ZAFER ÖZCİVAN</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/zafer-ozcivan/2026-ilk-ceyrek-yapi-izin-istatistikleri/383/</link>
<pubDate>Mon, 25 May 2026 15:05:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Takyidat Belgesi Nedir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda sıklıkla duymaya başladığımız bu belge, çoğu kişi tarafından bilinmiyor. Kıymetli ve önemli bir belge. Hem satışlarda hem de son dönemde kurumsal kiralamalarda mülk sahibinden istenilen bir belge.</p>

<h3><strong>Nedir bu belge? Ne işe yarar?</strong></h3>

<p>Bu belge özellikle bir yer alımı yapmadan önce mülk sahibinden istemeniz gereken, size yol gösterecek bir belge. Gayrimenkulün röntgeni gibi düşünün.</p>

<p>O mülk üzerinde ipotek var mı, haciz var mı, şerh var mı, belediye şerhleri var mı, herhangi bir kısıtlama var mı, mahkeme kararı var mı, bunları gösterir.</p>

<p>E-Devlet’ten ücretsiz olarak alınabilir. Tapudan almak istediğinizde çok cüzi bir harç ücreti vardır.</p>

<p>Kiralamalarda bu dönemde çok fazla isteniliyor bu belge. Özellikle uzun sözleşmelerde kurumsal firmalar bu belgeyi zorunlu tutuyor. Kiralayan firma kontrat süresince tapuya satılamaz şerh koyduğundan dolayı önemi daha da fazla.</p>

<p>Herhangi bir taşınmaz alırken bu belge o mülkün üzerindeki kısıtlamaları göstermesi açısından çok önemli.</p>

<p>Ev, arsa, iş yeri ne alırsanız alın, sözleşme yapmadan önce, kapora vermeden önce bu belgeyi istemeniz sizi olası zararlardan korur.</p>

<p>Bugün birçok kişi sadece tapuya bakarak işlem yapıyor. Ama tapunun temiz gözükmesi tek başına yeterli olmayabiliyor. Çünkü bazen taşınmazın üzerinde ileride sorun yaratabilecek kayıtlar bulunabiliyor. İşte takyidat belgesi burada devreye giriyor.</p>

<p>Özellikle yüksek bedelli alımlarda, ticari gayrimenkullerde ve uzun süreli kiralamalarda bu belge artık neredeyse zorunlu hale geldi.</p>

<p>Çünkü bazen en büyük risk dışarıdan görünmeyen detaylarda saklı olur.</p>

<h3><strong>TAKYİDAT BELGESİ NERELERDE KULLANILIR?</strong></h3>

<p>* Ev, arsa, tarla ve iş yeri satışlarında<br />
* Kapora verilmeden önce yapılan kontrollerde<br />
* Banka kredi işlemlerinde<br />
* Ekspertiz ve değerleme süreçlerinde<br />
* Kurumsal kiralamalarda<br />
* Uzun süreli kira sözleşmelerinde<br />
* Tapu devir işlemlerinde<br />
* Miras ve ortaklık işlemlerinde<br />
* Şirketlerin gayrimenkul alım ve kiralamalarında<br />
* Hukuki inceleme ve dava süreçlerinde<br />
* İpotekli veya hacizli taşınmaz kontrollerinde<br />
* Yatırım amaçlı gayrimenkul alımlarında</p>

<p>Özellikle son dönemde kurumsal firmalar ve bilinçli alıcılar, sözleşme yapmadan önce mutlaka takyidat belgesi talep ediyor. Çünkü bu belge taşınmazın üzerindeki tüm kısıtlamaları göstererek alıcıyı ve kiracıyı koruyan en önemli belgelerden biri haline geldi.</p>

<h3><strong>TAKYİDAT BELGESİ E-DEVLET’TEN NASIL ALINIR?</strong></h3>

<p>1. E-Devlet sistemine giriş yapın.<br />
2. Arama bölümüne “Tapu Bilgileri Sorgulama” yazın.<br />
3. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bölümüne girin.<br />
4. Üzerinize kayıtlı taşınmazı seçin.<br />
5. Taşınmaz detay kısmında “Takyidat Bilgileri” bölümünü açın.<br />
6. Burada ipotek, haciz, şerh, kısıtlama ve belediye kayıtlarını görebilirsiniz.<br />
7. İsterseniz belgeyi PDF olarak indirebilir veya çıktı alabilirsiniz.</p>

<p>Özellikle ev, arsa veya iş yeri alırken; kapora vermeden ve sözleşme yapmadan önce bu belgeyi kontrol etmek sizi olası mağduriyetlerden korur.</p>

<p>Bugün gayrimenkulde en önemli konu güven. İnsanlar artık sadece evi değil, evin arkasındaki hukuki durumu da araştırıyor. Çünkü yapılan küçük bir hata bazen büyük maddi kayıplara neden olabiliyor.</p>

<p>Takyidat belgesi bugün gayrimenkulde en önemli güven belgelerinden biri haline geldi.</p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/takyidat-belgesi-nedir/382/</link>
<pubDate>Mon, 25 May 2026 15:04:28 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Maçka'da Altyapı Konuşuluyorsa, İş Ciddidir!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bugün Maçka pazarı var.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sabahın erken saatlerinden itibaren ilçe hareketlenmiştir şimdi…</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bir tarafta tereyağı, bir tarafta köy yumurtası, öbür tarafta “bu fasulye Hamsiköy’den geldi” tartışması…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/05/6a0d871389981.png" style="width: 641px; height: 380px;" /></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Maçka pazarı yalnızca alışveriş yeri değildir aslında. Haber merkezi gibidir. Kim ne yaptı, nerede yol kapandı, hangi mahallede su kesildi… Her şey önce pazarda konuşulur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama bu aralar pazarda başka bir konu daha var: altyapı çalışmaları.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Eskiden Maçka’da sohbetler hep aynı başlıklarla açılırdı:</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Hava yine bozacakmiş…”</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Bu sene fındık nasıl olacak?”</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Sümela’ya turist akmiş…”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Şimdi bunların arasına bir de:</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“TİSKİ ne yapıyor uşağum?” sorusu eklendi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İşin şakası bir yana, yıllardır Maçka’nın en büyük eksiklerinden biri aslında gözle görünmeyen yatırımlardı. Çünkü Karadeniz insanı yolu görür, binayı görür ama toprağın altındaki boruyu pek konuşmaz. Halbuki mesele tam da orada başlıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bugün ilçede devam eden kanalizasyon, içme suyu, arıtma ve yol çalışmaları yalnızca teknik işler değil. Bu çalışmalar, Maçka’nın geleceğini koruma meselesi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Hepimiz biliyoruz…</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yıllardır bazı bölgelerde kanallar doğrudan derelere akıyordu. Karadeniz’in o güzelim sularına karışan görüntüler artık normalleşmişti. “Nasıl olsa yıllardır böyle” denilerek geçiliyordu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama artık bu anlayışın değişmeye başlaması önemli.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü altyapı dediğimiz şey yalnızca boru döşemek değildir.</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Dereyi korumaktır.</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Toprağı korumaktır.</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çocukların yarın da aynı temiz suyu görebilmesidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Tabii çalışmalar olunca vatandaşın da sabrı sınanıyor. Yol kapanıyor, kazı oluyor, araçlar bekliyor… Maçkalı dayı doğal olarak soruyor:</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Bu kazi daha ne kadar sürecek?”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama kabul edelim… Karadeniz’de bir yerde kazı yoksa millet zaten yapılan işe şüpheyle bakıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Son dönemde açıklanan projelere bakıldığında Maçka’da uzun yıllardır beklenen altyapı dönüşümünün ciddi şekilde ele alındığı görülüyor. Arıtma tesislerinden içme suyu hatlarına kadar yapılan yatırımlar, yalnızca bugünü değil gelecek yılları da ilgilendiriyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Elbette yapılan her işi eleştirmek mümkündür, eksik bulmak da… Ama hakkı teslim etmek gerekir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Özellikle çevre açısından yıllardır çözüm bekleyen sorunların gündeme alınması ve altyapı çalışmalarının kararlılıkla sürdürülmesi önemli bir adımdır. Bu noktada Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan’ın süreci sahiplenmesi ve altyapı meselesini gündemde tutmasının ilçeye önemli katkı sunduğunu söylemek gerekiyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü Karadeniz’de doğayı korumak lafla değil, altyapıyla olur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu yazıyı şu an gerçekten Maçka manzarasına bakarak, kendi evimden yazıyorum.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bir yanda derenin sesi geliyor, dağların üzerindeki sis ise ağır ağır vadinin içine doğru süzülüyor. Çocukluğumuzun geçtiği bu güzel memlekette yıllardır konuşulan sorunların artık çözülmeye başlanması insanı ister istemez umutlandırıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü insan, doğup büyüdüğü yere bazen sadece özlem duymaz…</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Oranın daha güzel olmasını da ister.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Belki bugün pazarda yine herkes farklı şey konuşacak…</span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Kimi çayı, kimi yolu, kimi siyaseti…</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama temiz akan bir derenin sesi, günün sonunda hepimizin ortak meselesidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/macka-da-altyapi-konusuluyorsa-is-ciddidir/380/</link>
<pubDate>Wed, 20 May 2026 13:03:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bayramda Evinizi Daha Sıcak Gösterecek İç Mimari Dokunuşlar!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Kurban Bayramı, evlerin yalnızca kullanılan mekânlar olmaktan çıkıp sosyal yaşamın merkezine dönüştüğü özel dönemlerden biridir. Uzayan sofralar, kalabalık aile buluşmaları, kahve ikramları ve gün boyu süren ziyaretler; yaşam alanlarının hem estetik hem de işlevsel açıdan yeniden ele alınmasını gerektirir. Bu nedenle bayram dönemlerinde yapılan küçük dekoratif değişiklikler yalnızca görsel bir yenilik değil, aynı zamanda mekânın atmosferini dönüştüren önemli detaylar haline gelir.</span></p>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/05/6a0b51c47b5db.jpeg" style="width: 380px; height: 674px; float: left; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><span style="color:#000000;">İç mimaride bayram hazırlığı çoğu zaman büyük değişimlerden değil, doğru seçilmiş tekstil ürünleri, dengeli renk kullanımı ve sıcaklık hissi oluşturan aksesuarlarla başlar. Özellikle yaz mevsimine denk gelen Kurban Bayramı’nda daha ferah, açık ve doğal tonlar tercih etmek yaşam alanlarını olduğundan daha aydınlık ve huzurlu gösterir. Krem, taş rengi, kum beji, açık vizon, adaçayı yeşili ve toprak tonları; bayramın sakin ve samimi ruhunu destekleyen en doğru renk paletleri arasında yer alır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Salonlarda yapılacak en etkili değişimlerden biri tekstil seçimleridir. Günlük kullanımda tercih edilen koyu veya yoğun desenli kırlentler yerine; keten dokulu, ince nakış detaylı, açık tonlu yastıklar kullanmak mekâna daha dingin bir görünüm kazandırır. Özellikle doğal kumaşlar içeren dokular yaşam alanına hem sıcaklık hem de sofistike bir sadelik katar. Koltuk üzerine bırakılan hafif şallar, doğal dokulu örtüler veya ince işlemeli tekstil detayları mekânın daha özenli görünmesini sağlar.</span></p>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/05/6a0b51d95b322.jpeg" style="width: 380px; height: 454px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><span style="color:#000000;">Bayram dönemlerinde en çok kullanılan alanlardan biri yemek masalarıdır. Bu nedenle masa düzeni yalnızca servis amacı taşımaz; aynı zamanda dekorasyonun önemli bir parçasına dönüşür. Son yıllarda özellikle doğal keten masa örtüleri, ince nakışlı runner’lar ve el işi detaylar yeniden ön plana çıkmaya başladı. Açık renk masa tekstilleriyle birlikte kullanılan cam objeler, bronz detaylı sunum aksesuarları ve sade seramikler sofraya daha zamansız bir karakter kazandırır. Geleneksel motiflerin modern yorumlarla kullanılması ise bayram kültürünü mekâna daha estetik bir şekilde taşır.</span></p>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/05/6a0b51f10b21f.jpeg" style="width: 380px; height: 570px; float: left; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><span style="color:#000000;">Sehpalar üzerinde kullanılan aksesuarlar da mekânın genel atmosferini doğrudan etkiler. Büyük ve karmaşık objeler yerine daha sade kompozisyonlar oluşturmak gerekir. Ahşap tepsiler, doğal taş mumluklar, ince cam vazolar ve taze çiçek aranjmanları; özellikle bayram ziyaretlerinde daha dengeli ve zarif bir görünüm oluşturur. Kahve ikramının kültürümüzde önemli bir yere sahip olduğu düşünüldüğünde, küçük bir kahve sunum köşesi hazırlamak da mekâna karakter kazandıran detaylardan biridir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Mutfaklarda ise işlevselliğin yanında görsel bütünlük önem kazanır. Açık raf sistemlerinde düzenlenen seramik objeler, cam kavanozlar, doğal ahşap kesme tahtaları ve küçük bitkiler mutfağın daha sıcak görünmesini sağlar. Özellikle mutfak tezgâhlarında gereksiz kalabalığı azaltıp birkaç özenli aksesuar kullanmak mekânın algısını tamamen değiştirebilir. Açık renkli kurulama bezleri, doğal dokulu Amerikan servisler ve sade seramik aksesuarlar mutfağı daha ferah ve düzenli gösterir.</span></p>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/05/6a0b520973599.jpeg" style="width: 380px; height: 570px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><span style="color:#000000;">Bayram hazırlığında banyolar da çoğu zaman göz ardı edilen ancak misafir deneyimini doğrudan etkileyen alanlardan biridir. Açık tonlu, kaliteli dokulu el havluları, küçük kokulu mumlar, doğal sabunlar ve yenilenmiş banyo paspasları mekânın genel hissini güçlendirir. Özellikle krem, beyaz ve taş tonlarında seçilen tekstil ürünleri banyolarda daha temiz, ferah ve düzenli bir atmosfer oluşturur. Küçük ama özenli detaylar, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen iç mimari unsurlardır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Aydınlatma seçimleri de bayram atmosferinin önemli bir parçasıdır. Sert beyaz ışık yerine daha sıcak tonlu aydınlatmalar tercih edildiğinde yaşam alanları daha davetkâr görünür. Lambaderler, masa lambaları ve dolaylı ışık kaynakları; özellikle akşam saatlerinde mekâna daha yumuşak bir karakter kazandırır. Çünkü iyi tasarlanmış bir iç mekânda yalnızca mobilyalar değil; ışığın mekâna nasıl yayıldığı da duyguyu belirleyen temel unsurlardan biridir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün iç mimaride asıl amaç yalnızca estetik bir görüntü oluşturmak değil; kullanıcıya iyi hissettiren, yaşanabilir ve karakter sahibi alanlar tasarlayabilmektir. Bayram dönemleri ise yaşam alanlarının yeniden yorumlanması için önemli bir fırsat sunar. Bazen yalnızca değişen bir masa örtüsü, yenilenen tekstil detayları, düzenlenen bir sehpa ya da doğru seçilmiş birkaç aksesuar bile evin atmosferini tamamen farklı bir noktaya taşıyabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü iyi tasarlanmış mekânlar yalnızca göze hitap etmez; içinde geçirilen zamanı daha anlamlı hale getirir.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Ahu Akın</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ahu-akin/bayramda-evinizi-daha-sicak-gosterecek-ic-mimari-dokunuslar/379/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 20:37:21 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Altın mı Konut mu? Yatırımcı Yeniden Hesap Yapıyor!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir dönem “fiyatlar daha da düşer mi?” sorusunun gölgesinde kalan konut piyasasında ibre yeniden yukarı dönüyor. Özellikle son aylarda inşaat maliyetlerindeki artış, üretim tarafındaki yavaşlama ve krediye erişimdeki değişim, sektör temsilcilerini aynı noktada buluşturuyor: Bugünkü fiyatlar, birkaç yıl sonra “fırsat dönemi” olarak anılabilir.</p>

<p>Tam da bu tartışmaların ortasında konut almak isteyenlere mesajımız net: Doğru firmayı seçin, TL ile uzun vadeli borçlanmaktan korkmayın.</p>

<p>Bugün gayrimenkul sektöründe en sık duyduğum sorulardan biri şu:<br />
“Ev almak için doğru zaman mı, yoksa biraz daha beklemek mi gerekiyor?”</p>

<p>Açık konuşmak gerekirse piyasada son dönemde oluşan “konut fiyatları düşüyor” algısının çok doğru okunmadığını düşünüyorum. Çünkü rakamlar nominal olarak düşmüyor; yalnızca enflasyonun ve bazı yatırım araçlarının gerisinde kalıyor. Bu da doğal olarak vatandaşta bir bekleme psikolojisi yaratıyor.</p>

<p><strong>Oysa işin üretim tarafına baktığımızda tablo bambaşka.</strong></p>

<p>Pandemiden sonra bozulan dengeler, savaş ortamı, enerji maliyetleri ve lojistik giderleri inşaat sektörünü doğrudan etkiledi. Bugün bir projeye başladığınızda sadece beton ya da demir fiyatını değil; mazotu, nakliyeyi, enerjiyi ve tedarik zincirindeki her halkayı yeniden hesaplamak zorunda kalıyorsunuz.</p>

<p>Özellikle enerji maliyetleri sektörün ana belirleyicisi haline geldi. Beton santralinden cam üretimine, hafriyat çalışmalarından taş ocaklarına kadar her aşamada yoğun enerji kullanılıyor. Akaryakıta gelen her zam ise maliyet hesaplarını birkaç hafta içinde değiştirebiliyor.</p>

<p><strong>Bugün birçok müteahhidin yaşadığı temel sorun tam da bu belirsizlik.</strong></p>

<p>Vatandaş tarafında ise farklı bir bekleme hali var. Son iki yılda altın yatırımcısının ciddi kazanç elde ettiğini gördük. Sektörde beklenti, bu birikimin önemli bölümünün yeniden gayrimenkule döneceği yönündeydi. Ancak altındaki dalgalı seyir nedeniyle yatırımcı hâlâ temkinli davranıyor.</p>

<p>Buna rağmen ben konut tarafındaki talebin tamamen kaybolduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de ev ihtiyacı devam ediyor. Nüfus artıyor, şehirleşme sürüyor, yeni hane sayısı yükseliyor. Fakat aynı anda yeni proje üretiminde yavaşlama yaşanıyor.</p>

<p>İşte dikkat edilmesi gereken asıl nokta da burada.</p>

<h3><strong>TÜKETİCİ HALA FIRSAT KOLLUYOR</strong></h3>

<p>Eğer yeni konut üretimi bugünkü hızın altında kalırsa, birkaç yıl sonra yeniden ciddi bir arz sıkıntısı yaşayabiliriz. Bu da doğal olarak fiyatların tekrar yukarı yönlü hareket etmesine neden olur.</p>

<p>Son dönemde açıklanan satış verileri de aslında piyasadaki hareketliliğin tamamen bitmediğini gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nisan ayında konut satışlarında yeniden artış görüldü. Türkiye genelinde nisan ayında 126 bin 808 konut satışı gerçekleşirken, ilk el satışlarda yüzde 9,6’lık artış dikkat çekti.</p>

<p>Ocak ayında başlayan yavaşlama havasına rağmen ipotekli satışlardaki yükseliş dikkat çekici. Mart ayında ipotekli konut satışları yüzde 35,9 arttı. Özellikle ilk el satışlardaki yükseliş, tüketicinin hâlâ fırsat kolladığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu nedenle konut almak isteyen vatandaşlara hep aynı şeyi söylüyorum:</p>

<p><strong>Öncelikle doğru firmayı seçin.</strong></p>

<p>Bugün sektörümüzde çok değerli ve güvenilir şirketler var. Özellikle kendi bünyesinde vadeli satış modeli sunan firmalar, vatandaş için önemli avantajlar oluşturuyor. Düşük peşinatlı ve uzun vadeli kampanyalar, yüksek banka faizine girmeden ev sahibi olabilmenin en makul yollarından biri haline geldi.</p>

<p><strong>Bir diğer önemli konu ise borçlanmanın niteliği.</strong></p>

<p>Ben mevcut ekonomik koşullarda uzun vadeli TL borçlanmanın hâlâ önemli bir avantaj sağladığını düşünüyorum. Çünkü Türkiye gibi enflasyonist ekonomilerde uzun vadeli sabit TL yükümlülükleri zaman içinde yatırımcı lehine çalışabiliyor.</p>

<p>Elbette herkes kendi bütçesini ve riskini doğru analiz etmeli. Ancak üretim maliyetlerinin sürekli yükseldiği, yeni arzın yavaşladığı bir ortamda bugünkü fiyatların uzun vadede aynı seviyede kalacağını düşünmek gerçekçi olmayabilir.</p>

<p>Özetle: Gayrimenkul kısa vadeli bir al-sat aracı değil; doğru zamanda, doğru projede ve güvenilir firmayla yapılan uzun vadeli bir yatırımdır.</p>
]]></content:encoded>
<author>Emrullah Yedikardeş</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/emrullah-yedikardes/altin-mi-konut-mu-yatirimci-yeniden-hesap-yapiyor/378/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 20:36:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>2026 Ayı Mart Ayı İnşaat Üretim Endeksi!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olarak kabul edilen inşaat sektöründe 2026 yılının mart ayında dikkat çekici bir daralma yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı İnşaat Üretim Endeksi verileri, sektörde özellikle bina inşaatı tarafında belirgin bir yavaşlamaya işaret ederken, altyapı ve bina dışı yapı yatırımlarının ise sektörü kısmen ayakta tuttuğunu gösterdi. Verilere göre inşaat üretimi mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 azaldı. Aylık bazda düşüş ise yüzde 4,5 gibi daha sert bir seviyede gerçekleşti.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ekonomistler, yüksek faiz ortamı, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, artan maliyetler ve konut talebindeki yavaşlamanın özellikle konut ağırlıklı bina inşaatlarını baskıladığını belirtirken; kamu altyapı yatırımları ve deprem bölgesindeki çalışmaların ise sektörün tamamen daralmasını engellediğine dikkat çekiyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>BİNA İNŞAATI GERİ ÇEKİLDİ</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Mart ayı verilerinde en dikkat çeken başlık bina inşaatı sektöründeki gerileme oldu. Yıllık bazda bina inşaatı endeksi yüzde 3,6 düştü. Bu tablo, özellikle konut ve ticari yapı yatırımlarında önceki döneme göre daha temkinli bir sürece girildiğini ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sektör temsilcilerine göre son dönemde kredi faizlerinin yüksek seyretmesi hem müteahhitleri hem de konut almak isteyen vatandaşları zor durumda bırakıyor. Konut kredisi maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle talep ertelenirken, firmalar da yeni projelerde daha dikkatli hareket ediyor. Özellikle büyükşehirlerde arsa maliyetleri, işçilik giderleri ve yapı malzemesi fiyatlarındaki yüksek seviyeler yatırım iştahını azaltıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Uzmanlar, bina inşaatındaki gerilemenin yalnızca konut tarafıyla sınırlı olmadığını, ofis, AVM ve ticari gayrimenkul yatırımlarında da daha yavaş bir döneme girildiğini ifade ediyor. Pandemi sonrası değişen çalışma modelleri ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle özel sektörün yeni yatırım kararlarında daha seçici davrandığı belirtiliyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>ALTYAPI YATIRIMLARI SEKTÖRÜ DESTEKLİYOR</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Verilerde öne çıkan bir diğer unsur ise bina dışı yapıların inşaatındaki güçlü artış oldu. Bu alt sektör mart ayında yıllık bazda yüzde 8,5 büyüdü. Yol, köprü, tünel, enerji, su ve ulaşım altyapı projelerini kapsayan bu alan, inşaat sektöründeki genel daralmanın daha sert hissedilmesini önledi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Uzmanlara göre bu artışın temel nedenlerinden biri kamu yatırımlarının sürmesi. Özellikle deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa çalışmaları, ulaşım projeleri ve enerji altyapısına yönelik yatırımlar sektör için önemli bir destek oluşturuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ekonomistler, seçim sonrası dönemde bütçe disiplini öne çıksa da stratejik altyapı yatırımlarının devam ettiğini ve bunun da bina dışı yapı faaliyetlerini canlı tuttuğunu belirtiyor. Ayrıca enerji dönüşümü kapsamında gerçekleştirilen yenilenebilir enerji yatırımları ile organize sanayi bölgelerine yönelik altyapı projelerinin de bu büyümeye katkı sunduğu değerlendiriliyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>ÖZEL İNŞAAT FAALİYETLERİNDE SINIRLI ARTIŞ</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Özel inşaat faaliyetleri sektörü ise yıllık bazda yüzde 0,9 artış gösterdi. Bu alan; tadilat, yıkım, saha hazırlama, tesisat ve tamamlayıcı inşaat işlerini kapsıyor. Uzmanlar, sıfırdan yeni proje üretiminin yavaşlamasına rağmen mevcut yapı stokunun yenilenmesi ve güçlendirme çalışmalarının bu kalemi desteklediğini ifade ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşüm projeleri, deprem güvenliği nedeniyle yapılan yenileme faaliyetleri ve enerji verimliliği odaklı tadilatlar özel inşaat faaliyetlerinin tamamen daralmasını önleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Ancak aylık veriler, bu alanda da momentum kaybı yaşandığını ortaya koydu. Mart ayında özel inşaat faaliyetleri bir önceki aya göre yüzde 4,4 geriledi. Bu durum, sektör genelinde kısa vadeli bir yavaşlama eğiliminin yaygınlaştığını gösteriyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>AYLIK DÜŞÜŞ DİKKAT ÇEKTİ</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">İnşaat üretim endeksindeki aylık yüzde 4,5’lik düşüş, sektördeki zayıflamanın kısa vadede daha belirgin hissedildiğine işaret ediyor. Özellikle bina inşaatındaki yüzde 5,3’lük aylık düşüş, firmaların yeni projelerde frene bastığını gösteriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ekonomistler, mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere rağmen bu kadar yüksek bir düşüş görülmesinin önemli olduğuna dikkat çekiyor. Finansman maliyetlerinin yüksek kalması, iç talepteki yavaşlama ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle sektörün temkinli hareket ettiği ifade ediliyor. Bina dışı yapıların inşaatı aylık bazda yüzde 0,5 azalırken, özel inşaat faaliyetlerindeki yüzde 4,4’lük düşüş de genel zayıflamayı teyit etti.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>MALİYETLER SEKTÖRÜ ZORLUYOR</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">İnşaat sektöründe son yılların en büyük sorunlarından biri maliyet baskısı olmaya devam ediyor. Demir, çimento, seramik, enerji ve işçilik giderlerinde yaşanan artışlar şirketlerin kâr marjlarını daraltıyor. Özellikle döviz kuruna bağlı maliyet kalemleri, fiyatlama davranışlarını doğrudan etkiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sektör temsilcileri, kamu projelerinde fiyat farkı mekanizmalarının önem kazandığını, özel sektörde ise maliyetlerin satış fiyatlarına tam olarak yansıtılamamasının yatırım iştahını düşürdüğünü belirtiyor. Bunun yanında finansmana erişim sorunu da sektörün önündeki temel engellerden biri olarak görülüyor. Bankaların kredi verme iştahındaki sınırlı görünüm ve yüksek faizler nedeniyle özellikle orta ölçekli müteahhitlerin zorlandığı ifade ediliyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>DEPREM BÖLGESİ ETKİSİ DEVAM EDİYOR</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">2023 depremlerinin ardından başlayan yeniden inşa süreci halen sektörün önemli dinamiklerinden biri olmayı sürdürüyor. Deprem bölgesindeki konut ve altyapı yatırımları, birçok inşaat firmasının faaliyetlerini bu alanlara yönlendirmesine neden oluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde kamu destekli projeler inşaat sektörünü belirli ölçüde desteklemeye devam edecek. Ancak özel sektör yatırımlarında kalıcı toparlanma için faizlerin gerilemesi, finansmana erişimin kolaylaşması ve ekonomik öngörülebilirliğin artması gerekiyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>İKİNCİ ÇEYREKTE NASIL BİR TABLO BEKLENİYOR?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Ekonomi çevreleri, yılın ikinci çeyreğinde inşaat sektörünün seyrinin büyük ölçüde para politikası ve kredi koşullarına bağlı olacağını düşünüyor. Faizlerde yüksek seviyelerin korunması halinde özellikle konut üretiminde zayıf görünümün devam edebileceği belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Buna karşın kentsel dönüşüm projeleri, deprem bölgesi yatırımları ve altyapı harcamalarının sektörü tamamen daralmaktan koruyabileceği ifade ediliyor. Yaz aylarıyla birlikte mevsimsel hareketlilik yaşansa da sektörün güçlü bir toparlanma için daha uygun finansman koşullarına ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Mart ayı verileri, Türkiye inşaat sektörünün 2026 yılına dengeli fakat kırılgan bir görünümle devam ettiğini ortaya koyuyor. Kamu destekli altyapı yatırımları sektöre nefes aldırırken, konut ve özel sektör kaynaklı bina yatırımlarındaki yavaşlama ise dikkat çekici risk unsuru olarak öne çıkıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"> </span></p>
]]></content:encoded>
<author> ZAFER ÖZCİVAN</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/zafer-ozcivan/2026-ayi-mart-ayi-insaat-uretim-endeksi/377/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 20:33:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Konut Satışlarında Rekor: Piyasa Durgun ama Satışlar Neden Yüksel</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Nisan ayı konut satışları verilerinde rekor seviyede satış gerçekleşti. 126.808 adet daire satışı gerçekleşti. İpotekli satışlara baktığımızda ilk el konutlar ve ipotekli satışlarda artış gösterdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Emlak piyasasındaki emlakçı meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmeler ise işlerin çok durgun olduğunu, piyasada alımların azaldığını, neredeyse 6 aydır tapuya dahi gitmediklerini, kiralık birkaç yerle ayı geçirdiklerini, istişarelerini yaptığımda birçok kişi bu yanıtı verdi bana.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Emlakçılarda iş yok, sakin devam ederken bu kadar rekor satışlar nasıl oluyor?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yaptığım piyasa araştırması bana şunu gösterdi. Yer alımı yapanlar gerçek kullanıcı. Satılan mülklerde 5 ile 10 milyon bandında. Yeni konutlarda kampanya olması bir artı bir alımlarını ve iki artı bir alımlarını da hızlandırmış.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Piyasada savaş durumu olsa da ekonomik belirsizlikler olsa da altından kaçış konuta yönelmiş durumda. Yönelmeye de devam ediyor. Kirada oturan alıcılar bir an evvel kiradan kurtulup kendi evlerinde oturmayı düşünüyorlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bunun için de izledikleri yol şu şekilde. Altınları olan bozdurup kalan kısmı için yüksek dahi olsa kredi kullanıyor ya da elden borç para alarak bu durumu çözüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">En önemli kısım, yılbaşından bu yana katılım finans firmalarının sağladıkları finansman desteğiyle alımların gerçekleşmesi. Kimsenin fark etmediği ipotekli konut alımlarının buradaki satışlarda yükselişe geçirmiş durumda.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yılbaşından bugüne, Mayıs ayına kadar üç kattan fazla katılım ve kullanım olmuş. Emlak Katılım￼, FuzulEv￼, Eminevim￼, Katılım Evim￼, Hayat Finans￼ gibi faizsiz finansman şirketlerinin finans kullandırması yüzde 260’ı geçen yıla oranla artış göstermiş.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">2026 verilerine göre 1 milyon 157 bin 958 aktif taksit ödeyen sözleşmeli kişi ile rekor seviyede. Şu an finansman sisteminden 400 bin civarında konut alımı gerçekleştirilmiş.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Buradaki şirketlere yoğun talep ve katılım, konut satış verilerine de yansımış durumda.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün piyasada şunu net görüyoruz. Satış yapanların büyük kısmı yatırım için değil, oturum için alım yapıyor. İnsanlar artık yüksek kiralar ödemek yerine kendi evlerinin taksidini ödemeyi tercih ediyor. Faiz yüksek olsa bile “en azından kendi evim olur” düşüncesi ağır basıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bir başka önemli detay da şu; piyasada herkes durgunluk konuşurken aslında belirli bir kesim sessiz sessiz alım yapmaya devam ediyor. Özellikle küçük ve orta metrekareli dairelerde hareketlilik sürüyor. Bir artı bir ve iki artı bir dairelere olan talep hâlâ çok güçlü.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şunu da unutmamak gerekiyor; konut Türkiye’de hâlâ en güvenli yatırım araçlarından biri olarak görülüyor. Altın, döviz ve ekonomik dalgalanmalardan çekinen vatandaş soluğu yine gayrimenkulde alıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün sahada gördüğüm gerçek şu:<br />
Piyasa dışarıdan durgun gözükse de perde arkasında ciddi bir konut alımı devam ediyor.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/konut-satislarinda-rekor-piyasa-durgun-ama-satislar-neden-yuksel/375/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 19:28:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> Yapay Zeka İşinizi Elinizden Almayacak… Ama Yanınızdaki 3 Kişiyi Alabilir!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bir sabah ofise geldiniz. Kahvenizi aldınız, bilgisayarınızı açtınız. Her şey aynı… ama aslında hiçbir şey aynı değil.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü fark etmeden bir dönüşümün tam ortasındasınız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Herkesin korktuğu o soru hâlâ masada: </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">“Yapay zeka işlerimizi elimizden alacak mı?”</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Cevap net: </span></span></span><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Hayır. Ama sandığınız şekilde de değil.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><img height="380" src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/05/6a031b77ad5b1.png" width="641" /></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yapay zeka sizin yerinize geçmeyecek.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama sizinle aynı işi yapan 4 kişilik ekip… artık 1 kişiyle yapılabilir hale gelecek.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ve işte asıl mesele tam burada başlıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Mesele iş kaybı değil, “gereksiz hale gelmek”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yapay zeka bir “yerine geçme” teknolojisi değil.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bir </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">çarpan etkisi</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> teknolojisi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Eskiden bir rapor hazırlamak 3 saat sürüyordu.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Şimdi aynı rapor 20 dakikada çıkıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Eskiden bir yazılımcı 1 günde 300 satır kod yazıyordu.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Şimdi aynı kişi, yapay zekayla birlikte 1 günde 3000 satır üretebiliyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yani şirketler artık şunu soruyor:</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Aynı işi daha az kişiyle yapabiliyorsam, neden daha fazla kişiye ihtiyacım olsun?”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu acı bir gerçek.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama inkâr etmek yerine anlamak zorundayız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Tehlike “işini yapmak” değil, sadece onu yapmak</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Eskiden iyi olmak yeterliydi.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Şimdi ise </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">hızlı, adaptif ve teknolojiyle entegre olmak</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> gerekiyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü yapay zeka şunu yapıyor:</span></span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Tekrarlayan işleri ortadan kaldırıyor </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ortalama performansı otomatikleştiriyor </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Standart işleri değersizleştiriyor </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yani “işini düzgün yapan” kişi artık yeterli değil.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü yapay zeka da zaten onu yapıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Peki kim kalacak?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu yeni düzende ayakta kalanlar:</span></span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sadece işi yapanlar değil, </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">işi yeniden tanımlayanlar</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sadece görev alanlar değil, </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">değer üretenler</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sadece çalışanlar değil, </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">karar verenler</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ve en önemlisi:</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yapay zekayı kullananlar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü gerçek rekabet artık insanlar arasında değil.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İnsan + Yapay Zeka kombinasyonları arasında.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yanınızdaki 3 kişi neden riskte?</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çünkü çoğu kişi hâlâ eski oyunu oynuyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Aynı yöntemlerle çalışıyor </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeni araçları öğrenmiyor </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Bize gelmez” diye düşünüyor </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Konfor alanından çıkmıyor </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama yapay zeka kimseye sormuyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sessizce geliyor.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Verimliliği artırıyor.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ve bir gün fark ediyorsunuz:</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Artık o 3 kişiye ihtiyaç kalmamış.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Korkulacak mı? Hayır. Ama uyanmak şart.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu bir kriz değil.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu bir </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">filtreleme süreci.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İşini kaybedecek olanlar:</span></span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Değişime direnenler </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Öğrenmeyi bırakanlar </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Ben zaten biliyorum” diyenler </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Güçlenecek olanlar ise:</span></span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Merak edenler </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Deneyenler </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yapay zekayı işine entegre edenler </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Son söz: Mesele iş değil, değer</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yapay zeka sizin işinizi elinizden almayacak.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ama sizin yarattığınız değeri sorgulayacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ve eğer yaptığınız iş:</span></span></span></span></span></span></p>

<ul>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Tekrarlanabilir </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Otomatikleştirilebilir </span></span></span></span></span></span></li>
	<li aria-level="1" style="list-style-type:disc"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Tahmin edilebilir ise… </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">O zaman sorun yapay zeka değil.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sorun sizin kendinizi güncellememiş olmanız.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bugün kendinize şu soruyu sorun:</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“Eğer benim yaptığım işi yarın bir yapay zeka yapabilirse,</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">ben bu denkleme ne katıyorum?”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3900000000000001; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Cevap net değilse…</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Aptos"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Değişim çoktan başlamış demektir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/yapay-zeka-isinizi-elinizden-almayacak-ama-yaninizdaki-3-kisiyi-alabilir/374/</link>
<pubDate>Tue, 12 May 2026 15:10:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TMK 194 Kapsamında Yapılan Aile Konutu Bildirimi Daha Önce Verilmiş Tahliye Taahhütlerini Geçersiz Kılar mı?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca, eşlerden biri tarafından yapılan kira sözleşmesinde diğer eş, kiraya verene yapacağı bildirim ile sözleşmeye taraf olabilmekte ve bu bildirim sonrasında eşler birlikte kiracı sıfatını kazanmaktadır. Bu düzenlemenin amacı, aile konutunun korunması ve eşlerin barınma hakkının güvence altına alınmasıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ancak bu koruma mekanizmasının, daha önce geçerli şekilde kurulmuş hukuki işlemler üzerindeki etkisi, uygulamada ciddi uyuşmazlıklara neden olmuştur. Özellikle kiracı eş tarafından, diğer eş henüz TMK m.194 kapsamında kiraya verene bildirimde bulunmadan önce verilmiş olan yazılı tahliye taahhütlerinin, sonradan yapılan aile konutu bildirimi ile geçersiz hale gelip gelmeyeceği konusunda bölge adliye mahkemeleri arasında farklı kararlar ortaya çıkmıştır. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bazı kararlar, aile konutu bildiriminin etkisini geniş yorumlayarak daha önce verilen tahliye taahhüdünü geçersiz sayarken; bazı kararlar ise bu bildirimin yalnızca ileriye etkili olduğu ve geçmişte geçerli şekilde doğmuş hukuki işlemleri ortadan kaldırmayacağı yönünde değerlendirme yapmıştır. Yargıtay 3. HD’nin, 20.10.2025 tarihli kararında bu husus irdelenmiştir. Bölge adliye mahkemeleri arasında ortaya çıkan uyuşmazlık, kira sözleşmesinde başlangıçta taraf olmayan eşin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca kiraya verene yapacağı “aile konutu bildirimi”nin, kiracı eş tarafından daha önce verilmiş olan yazılı tahliye taahhüdü üzerindeki etkisine ilişkindir. Sorunun özü, sonradan yapılan bildirimin, bildirimin yapılmasından önce geçerli şekilde doğmuş bulunan tahliye taahhüdünü geriye etkili olarak hükümsüz hale getirip getirmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığa konu kararında, tahliye taahhüdünün hukuki niteliğini ve aile konutu bildiriminin etkisini ayrı hukuki kurumlar olarak değerlendirmiştir. Bu kapsamda tahliye taahhüdünün, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağına ilişkin tek taraflı ve yenilik doğurucu nitelikte bir borçlandırıcı işlem olduğu; geçerliliğinin ise kurulduğu andaki koşullara göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu doğrultuda, taahhüdün verildiği tarihte kiracılık sıfatının yalnızca sözleşmeyi imzalayan eşe ait olduğu, diğer eşin henüz TMK m.194/4 kapsamında kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı haline gelmediği durumlarda, yapılan tahliye taahhüdünün hukuken geçerli olduğu kabul edilmiştir. Zira bu aşamada kiraya veren bakımından doğmuş olan hukuki durum, kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde korunmaya değer bir nitelik taşımaktadır. Öte yandan, sonradan yapılan aile konutu bildiriminin, sözleşmeye etkisinin ileriye yönelik olduğu, geçmişte tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş işlemleri ortadan kaldırma etkisi bulunmadığı belirtilmiştir. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">TMK m.194/4 hükmü uyarınca yapılan bildirim, kiracı olmayan eşe sözleşmeye taraf olma imkânı tanımakta; ancak bu etki yalnızca bildirim anından sonraki dönem için sonuç doğurmaktadır. Bu çerçevede Yargıtay, aile konutu bildiriminin, daha önce kiracı tarafından verilmiş ve hukuken geçerli şekilde doğmuş bulunan tahliye taahhüdünü geriye etkili olarak ortadan kaldırmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Aksi yöndeki kabulün, hukuki işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine, kazanılmış hakların korunmasına ve hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği ifade edilmiştir. Bu yönüyle Yargıtay, tahliye taahhüdünün geçerlilik değerlendirmesinin verildiği tarihteki hukuki duruma göre yapılması gerektiğini açık biçimde ortaya koymuştur.</span></p>

<p><br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>Av. Elif Coşkun</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/av-elif-coskun/tmk-194-kapsaminda-yapilan-aile-konutu-bildirimi-daha-once-verilmis-tahliye-taahhutlerini-gecersiz-kilar-mi/373/</link>
<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:44:38 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ekonomik Açıdan İnşaat Sektörü!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyini anlamanın en önemli yollarından biri, inşaat sektörünün durumuna bakmaktır. Çünkü inşaat sektörü yalnızca bina yapmakla sınırlı değildir; istihdamdan sanayi üretimine, finans sektöründen şehirleşmeye kadar ekonominin birçok alanını doğrudan etkileyen stratejik bir yapıdır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ise inşaat sektörü, çoğu zaman ekonomik büyümenin lokomotiflerinden biri olarak görülmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İnşaat sektörünün ekonomi açısından taşıdığı önem, ilk olarak yarattığı istihdam gücünde ortaya çıkar. Bir konut projesi yalnızca müteahhit firmayı değil; demir-çelik üreticisinden çimento fabrikasına, elektrik tesisatçısından mobilya üreticisine kadar onlarca farklı sektörü harekete geçirir. Bu nedenle ekonomistler inşaat sektörünü “çarpan etkisi” yüksek alanlardan biri olarak tanımlar. Yapılan bir yatırımın etkisi yalnızca tek bir alanda kalmaz; zincirleme biçimde ekonominin geneline yayılır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde nüfus artışı, kentleşme ve göç hareketleri nedeniyle konut ihtiyacı sürekli gündemde kalmaktadır. Bu durum, inşaat sektörünü ekonomik faaliyetlerin merkezinde tutmaktadır. Yeni konut projeleri, altyapı yatırımları, kentsel dönüşüm çalışmaları ve kamu projeleri ekonomik büyüme rakamlarına doğrudan katkı sağlamaktadır. Özellikle durgunluk dönemlerinde devletlerin inşaat yatırımlarını artırması tesadüf değildir. Çünkü bu sektör kısa sürede ekonomik hareketlilik yaratabilen alanlardan biridir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ancak inşaat sektörünün ekonomi üzerindeki etkisi yalnızca olumlu yönlerle sınırlı değildir. Kontrolsüz büyüme ve plansız yatırımlar uzun vadede ciddi ekonomik riskler doğurabilir. Özellikle talebin üzerinde yapılan konut üretimi, piyasalarda arz fazlasına neden olabilir. Bu durumda satılamayan konutlar artarken şirketlerin finansal yükü de ağırlaşır. Banka kredileriyle büyüyen sektör, ödeme sorunları yaşandığında finans sistemini de etkileyebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Son yıllarda dünya genelinde yaşanan yüksek enflasyon, faiz artışları ve maliyet baskıları inşaat sektörünü önemli ölçüde zorlamıştır. Demir, çimento, enerji ve işçilik maliyetlerindeki yükseliş, projelerin maliyet hesaplarını değiştirmiştir. Türkiye’de de özellikle konut fiyatlarındaki hızlı yükseliş toplumun geniş kesimlerinin barınma sorununu daha görünür hale getirmiştir. Bir yandan konut üretimi devam ederken diğer yandan vatandaşların satın alma gücü zayıflamıştır. Bu durum, sektörün ekonomik büyüme ile sosyal ihtiyaçlar arasındaki hassas dengesini yeniden gündeme taşımaktadır.<br />
İnşaat sektörünün finans sistemiyle olan ilişkisi de oldukça güçlüdür. Konut kredileri, ticari krediler ve büyük altyapı projeleri bankacılık sistemiyle doğrudan bağlantılıdır. Faiz oranlarındaki değişimler sektörü anında etkileyebilir. Faizlerin düşük olduğu dönemlerde konut satışları hızlanırken, yüksek faiz ortamında talep yavaşlayabilmektedir. Bu nedenle merkez bankalarının para politikaları, inşaat piyasası açısından kritik öneme sahiptir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Öte yandan inşaat sektörü yalnızca ekonomik büyüme aracı olarak değerlendirilmemelidir. Sağlıklı şehirleşme, çevresel sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi de bu sektörün temel sorumlulukları arasında yer almalıdır. Günümüzde artık sadece çok bina yapmak yeterli görülmemektedir. Depreme dayanıklı, enerji verimli ve çevre dostu yapılar inşa etmek ekonomik olduğu kadar toplumsal bir zorunluluk haline gelmiştir. Özellikle Türkiye gibi deprem riski yüksek ülkelerde yapı güvenliği ekonomik bir mesele olmanın ötesinde doğrudan bir milli güvenlik konusu niteliği taşımaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşüm projeleri bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Eski ve riskli yapıların yenilenmesi hem ekonomik canlılık oluşturmakta hem de şehirlerin dayanıklılığını artırmaktadır. Ancak burada da planlama kritik bir faktördür. Sadece rant odaklı değil, sosyal dengeyi gözeten projeler geliştirilmesi gerekmektedir. Aksi halde şehir merkezlerinde gelir dağılımı sorunları derinleşebilir ve sosyal ayrışma hızlanabilir.<br />
İnşaat sektörünün ekonomiye katkılarından biri de yabancı yatırım çekme kapasitesidir. Özellikle büyük ölçekli projeler, uluslararası yatırımcıların dikkatini çekebilmektedir. Turizm tesisleri, ticaret merkezleri, lojistik alanlar ve altyapı yatırımları ülkeye döviz girişini destekleyebilir. Bunun yanında gayrimenkul yatırımları da yabancı sermaye açısından önemli bir alan oluşturmaktadır. Ancak bu süreç yönetilirken yerli vatandaşların konuta erişim hakkının korunması da önemlidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Teknolojik dönüşüm de inşaat sektörünü yeniden şekillendirmektedir. Akıllı bina sistemleri, dijital proje yönetimi, yapay zekâ destekli mühendislik çözümleri ve sürdürülebilir yapı teknolojileri geleceğin inşaat anlayışını değiştirmektedir. Artık yalnızca betonarme yapılar değil; enerji tasarrufu sağlayan, karbon salımını azaltan ve yaşam kalitesini yükselten projeler ön plana çıkmaktadır. Bu dönüşüm aynı zamanda yeni meslek alanları ve yeni yatırım fırsatları yaratmaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bununla birlikte inşaat sektörüne aşırı bağımlı bir ekonomik modelin riskleri de dikkatle değerlendirilmelidir. Ekonomik büyümenin sürekli olarak konut ve altyapı yatırımları üzerinden sürdürülmesi, üretim ekonomisinin geri planda kalmasına yol açabilir. Uzun vadede sanayi, teknoloji ve yüksek katma değerli üretim alanlarının güçlendirilmesi daha sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturacaktır. İnşaat sektörü ekonominin önemli bir ayağıdır; ancak tek taşıyıcı kolon haline gelmesi sağlıklı değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak inşaat sektörü, ekonomi açısından hem büyük fırsatlar hem de önemli riskler barındıran stratejik bir alandır. Doğru planlandığında istihdamı artırır, ekonomik büyümeyi destekler ve şehirlerin gelişimine katkı sağlar. Ancak plansız büyüme, yüksek borçlanma ve kontrolsüz yapılaşma ekonomik kırılganlıkları artırabilir. Bu nedenle inşaat sektörünün kısa vadeli büyüme hedeflerinden çok uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla yönetilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin geleceğinde güçlü ve dengeli bir ekonomi hedefleniyorsa, inşaat sektörünün de üretim, teknoloji, çevre ve sosyal dengeyle uyumlu biçimde yeniden yapılandırılması kaçınılmaz görünmektedir.</span></p>
]]></content:encoded>
<author> ZAFER ÖZCİVAN</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/zafer-ozcivan/ekonomik-acidan-insaat-sektoru/372/</link>
<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:42:27 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> Satışlarda Stop! Piyasada Neler Oluyor?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde konut satışlarında geçen yıla oranla yaşanan düşüş dikkat çekiyor. Ancak bu düşüş sadece konut sektöründe değil, arsa, tarla, iş yeri ve ticari gayrimenkuller dahil olmak üzere genel olarak tüm gayrimenkul piyasasında hissedilen bir durum.</p>

<p>Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarını incelediğimizde bunun nedenlerini görmek aslında çok zor değil. Gayrimenkul sektöründe Ocak ve Şubat ayları her zaman daha durgun geçen aylardır. Vatandaş yeni yıla girdikten sonra ekonomik durumunu analiz eder, piyasayı gözlemler, kredi oranlarını takip eder. Bu nedenle yılın ilk iki ayı genelde bekleme süreci olarak geçer.</p>

<p>Mart ayında ise Ramazan ayının gelmesi, bayram süreci, resmi tatillerin uzun sürmesi ve dünyada başlayan savaş ortamı vatandaşın piyasayı izleme moduna geçmesine neden oldu. İnsanlar belirsizlik ortamında büyük yatırım kararlarını ertelemeyi tercih etti. Özellikle savaşın piyasalara etkisiyle birlikte döviz, altın ve finans piyasalarında yaşanan hareketlilik vatandaşın kafasını karıştırdı. Bu da doğal olarak gayrimenkul satışlarının yavaşlamasına sebep oldu.</p>

<p>Mayıs ayına geldiğimizde ise yine yoğun bir resmi tatil süreci var. Neredeyse 12 güne yaklaşan tatiller ve yaklaşan Kurban Bayramı telaşı nedeniyle Mayıs ayı verileri de düşük gelebilir. Çünkü vatandaş bu dönemlerde daha çok seyahat, tatil ve aile planlamalarıyla ilgileniyor. Gayrimenkul alım satımları ikinci plana atılıyor.</p>

<p>Ancak gayrimenkul sektörü için en önemli dönem Haziran ayıdır. Çünkü okulların kapanmasına yakın dönem taşınma sezonunun açılması demektir. Özellikle çocuklu aileler okul dönemini bozmamak için taşınmalarını yaz aylarına bırakır. Kiracılar ev değişikliklerini bu dönemde yapar. Aynı zamanda tayin dönemi, üniversite tercih süreci ve yaz sezonu hareketliliği de piyasaya canlılık getirir. Bizim için piyasadaki gerçek hareketi gösterecek veriler Haziran ayında ortaya çıkacaktır.</p>

<p>Bugün piyasada şunu net görüyoruz; gerçek kullanıcı piyasadan tamamen çekilmiş değil. Özellikle kirada oturup elinde alım imkanı olan vatandaşlar, bir an önce ev sahibi olup kiradan kurtulmanın yollarını arıyor. Çünkü kira fiyatları artık birçok bölgede ev taksitleriyle yarışır hale geldi. Vatandaş her ay yüksek kira ödemek yerine kendi evine yatırım yapmayı tercih ediyor.</p>

<p>Bir diğer önemli konu ise yatırımcı davranışı. Özellikle son iki aydır altında yaşanan sert iniş çıkışlar yatırımcıyı yeniden konuta yöneltmeye başladı. Çünkü yatırımcı güvenli liman arıyor. Altın, döviz ve borsada yaşanan ani değişimler yatırımcıyı tedirgin ediyor. Gayrimenkul ise uzun vadede hâlâ güven veren yatırım araçlarının başında geliyor.</p>

<p>Yatırımcı tarafında süreç biraz daha profesyonel ilerliyor. Yatırımcı piyasayı dikkatle takip ediyor, kredi oranlarını, savaş ortamını, ekonomik verileri inceliyor. Elindeki nakitle doğru fırsatı ve avantajlı fiyatı bulduğu anda alım gerçekleştiriyor. Özellikle pazarlık payının arttığı bu dönemlerde nakit alıcı piyasada daha güçlü hale gelmiş durumda.</p>

<p>Bugün birçok mülk sahibinin de satış konusunda beklemeye geçtiğini görüyoruz. Çünkü bazı satıcılar fiyatların yeniden yükseleceğini düşünüyor. Bazıları ise kredi faizlerinin düşmesini bekliyor. Bu nedenle piyasada hem alıcı hem satıcı tarafında temkinli bir süreç yaşanıyor.</p>

<p>Ama şunu hiçbir zaman unutmamak gerekiyor; gayrimenkulde hareket hiçbir zaman tamamen bitmez. Türkiye genç nüfusa sahip bir ülke. Evlenenler, boşananlar, şehir değiştirenler, yatırım yapanlar, kentsel dönüşüme girenler derken her yıl yaklaşık 800 bin adet yeni konut ihtiyacı oluşuyor. Bu ihtiyaç devam ettiği sürece piyasa zaman zaman yavaşlasa da yeniden hareketlenecektir.</p>

<p>Özellikle önümüzdeki süreçte kredi faizlerinde yaşanabilecek küçük düşüşler bile piyasayı yeniden hızlandırabilir. Daha önce de gördük; kredi oranlarında birkaç puanlık geri çekilme bile satış rakamlarına hemen yansıyor. Çünkü vatandaşın en büyük beklentisi uygun finansman.</p>

<p>Ben ilerleyen dönemlerde satış rakamlarının yeniden yükselişe geçeceği kanaatindeyim. Çünkü gayrimenkul Türkiye’de hâlâ en güvenilen yatırım araçlarından biri olmaya devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/satislarda-stop-piyasada-neler-oluyor/371/</link>
<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:29:44 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>1 Mayıs Haftası Ekonomi Panoraması!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Nisan ayının son haftası ile mayıs ayının ilk günlerini kapsayan dönem hem küresel hem de Türkiye ekonomisi açısından dikkat çekici gelişmelere sahne oldu. Para politikalarından enflasyon dinamiklerine, jeopolitik risklerden finansal piyasalardaki dalgalanmalara kadar birçok başlık, ekonomik görünümü şekillendiren temel unsurlar olarak öne çıktı. Bu hafta, özellikle belirsizliklerin arttığı ancak aynı zamanda politika yönlendirmelerinin netleşmeye başladığı bir eşik olarak değerlendirilebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Küresel cephede, merkez bankalarının temkinli duruşunu sürdürmesi dikkat çekti. ABD ekonomisinde büyüme verilerinin beklentilerin altında kalması, buna karşılık enflasyonun hâlâ hedeflerin üzerinde seyretmesi, para politikası açısından karmaşık bir tablo oluşturdu. Bu durum, faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin beklentilerin ötelenmesine neden olurken, piyasalarda dalgalanmanın artmasına yol açtı. Avrupa tarafında ise ekonomik aktivitenin zayıf seyri, talep koşullarındaki kırılganlık ve sanayi üretimindeki düşüş sinyalleri, bölgenin toparlanma sürecinin beklenenden daha uzun sürebileceğine işaret etti.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Jeopolitik gelişmeler de haftanın en kritik başlıklarından biri olmaya devam etti. Orta Doğu kaynaklı gerilimler, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, küresel tedarik zincirlerinde yeniden risk algısının artmasına neden oldu. Petrol fiyatlarında gözlenen dalgalı seyir, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet baskılarını artırıcı bir unsur olarak öne çıktı. Bu durum, enflasyonla mücadele sürecinde yeni zorlukların kapıda olabileceğine dair sinyaller verdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye ekonomisi açısından bakıldığında ise haftanın en önemli gündem maddelerinden biri enflasyon beklentileri ve fiyat dinamikleri oldu. İstanbul özelinde açıklanan veriler, aylık bazda fiyat artışlarının belirli kalemlerde yoğunlaştığını ortaya koyarken, yıllık enflasyonun hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini gösterdi. Özellikle giyim, konut ve haberleşme gibi harcama gruplarında yaşanan artışlar, maliyet yönlü baskıların sürdüğüne işaret etti. Bu durum, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda uygulanan sıkı para politikasının etkilerinin zamana yayılacağını bir kez daha ortaya koydu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Finansal piyasalar cephesinde ise Türk lirasının görece istikrarlı bir seyir izlediği, ancak küresel gelişmelere duyarlılığın yüksek olduğu bir hafta geride kaldı. Döviz kurlarında sınırlı hareketler gözlenirken, borsa tarafında dalgalı bir görünüm hakim oldu. Özellikle bankacılık ve sanayi hisselerinde yaşanan yön arayışları, yatırımcıların temkinli duruşunu koruduğunu gösterdi. Tahvil faizlerinde ise yüksek seviyelerin korunması, sıkı para politikası duruşunun piyasalara yansımasının devam ettiğini ortaya koydu.<br />
Makroekonomik dengeler açısından önemli bir diğer başlık ise dış ticaret görünümü oldu. İhracatta zayıf talep koşullarının etkisi hissedilirken, ithalattaki artış eğilimi dış ticaret açığı üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Bu durum, cari denge açısından risklerin sürdüğüne işaret ederken, kur ve finansman koşullarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Özellikle küresel talepteki yavaşlama, Türkiye’nin ihracat performansı üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Haftanın dikkat çeken bir diğer unsuru ise iç talep dinamiklerindeki yavaşlama sinyalleri oldu. Sıkı finansal koşullar, krediye erişimdeki sınırlamalar ve yüksek faiz ortamı, tüketim eğilimlerini baskılamaya başladı. Bu durum, enflasyonla mücadele açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilse de büyüme üzerinde aşağı yönlü risklerin artmasına neden oluyor. Ekonomide dengelenme sürecinin devam ettiği bu dönemde, iç talep ile fiyat istikrarı arasındaki hassas denge daha da önem kazanmış durumda.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Öte yandan, iş gücü piyasasına ilişkin beklentiler de bu hafta tartışılan konular arasında yer aldı. Ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın istihdam üzerindeki etkileri yakından izlenirken, özellikle genç işsizlik ve kayıt dışı istihdam gibi yapısal sorunların devam ettiği görülüyor. Bu alanlarda atılacak adımlar, ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip olmaya devam ediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Genel değerlendirme yapıldığında, 27 Nisan – 1 Mayıs haftası, ekonomide çok boyutlu bir görünümün hâkim olduğu bir dönem olarak öne çıkıyor. Küresel belirsizliklerin yüksek seyretmesi, jeopolitik risklerin devam etmesi ve iç ekonomik dengelerdeki hassasiyetler, politika yapıcılar açısından zorlu bir süreci beraberinde getiriyor. Ancak aynı zamanda, uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplin çabalarının orta vadede olumlu sonuçlar doğurabileceğine dair beklentiler de korunuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Önümüzdeki dönemde, enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanması, finansal istikrarın güçlendirilmesi ve yapısal reformların hızlandırılması, ekonomik görünüm açısından belirleyici olacak. Bu çerçevede, hem küresel gelişmelerin yakından takip edilmesi hem de iç politika adımlarının kararlılıkla sürdürülmesi, Türkiye ekonomisinin yönü açısından kritik önem taşıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak, geride kalan hafta, ekonomide temkinli iyimserlik ile risklerin iç içe geçtiği bir tablo sunuyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde atılacak adımların ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatırken, ekonomik aktörlerin dikkatli ve dengeli bir yaklaşım benimsemesini zorunlu kılıyor</span></p>
]]></content:encoded>
<author> ZAFER ÖZCİVAN</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/zafer-ozcivan/1-mayis-haftasi-ekonomi-panoramasi/370/</link>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 19:04:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ofis Kiralamak Artık 'Adres' Değil, 'Başarı Üssü' Seçmektir</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir şirket için ofis kiralamak, sadece masa ve sandalye bulmak değil; şirket kültürünü, çalışan memnuniyetini ve marka imajını doğrudan etkileyen stratejik bir karardır. 2026 Türkiye’sinde ofis seçenekleri çeşitlendi: </span></p>

<p><span style="color:#000000;">"Sanal ofis, hazır ofis ve geleneksel ofis…" Hangisini seçerseniz seçin, dikkat etmeniz gereken kritik noktalar var.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000;">Ofis Türleri ve Seçim Kriterleri</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Sanal Ofis: Fiziksel alan olmadan prestijli bir adres, posta hizmeti ve toplantı odası kullanımı sunar. Freelancer’lar ve yeni kurulan şirketler için en ekonomik seçenek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Hazır (Serviced) Ofis: Mobilyalı, interneti, temizliği ve resepsiyonu dahil her şey hazır. Esnek süreli sözleşmelerle hızlı büyüme veya küçülme dönemlerinde idealdir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Geleneksel Ofis: Uzun vadeli kira ile boş veya temel teslim alınır. Daha fazla kişiselleştirme imkânı verir ancak maliyet ve zaman açısından daha yüksektir.</span></p>

<p><strong><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Dikkat Edilecek Önemli Hususlar</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000;">Lokasyon hâlâ en kritik faktördür. Metro, metrobüs, Marmaray gibi toplu taşıma bağlantısı güçlü, prestijli bölgeler tercih edilmeli. Özellikle karma projeler (ofis + rezidans + AVM) çalışanlara hem iş hem sosyal hayat sunarak büyük avantaj sağlar.</span></p>

<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ofis seçerken mimari ve teknik özelliklere de dikkat edin: Bol doğal ışık, iyi ses yalıtımı, yüksek hızlı internet, yedekli elektrik sistemi, elektrikli araç şarj istasyonları ve modern iklimlendirme şart. LEED veya BREEAM gibi yeşil bina sertifikaları hem enerji tasarrufu sağlar hem de şirket imajına değer katar.</span></p>

<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Çalışan Odaklı Yaklaşım artık zorunluluk haline geldi. Spor salonu, teras, meditasyon odası gibi alanlar ve düzenli etkinlikler (yoga, networking kahvaltıları, pitch night’lar) personel memnuniyetini artırır, devir oranını düşürür.</span></p>

<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Pazarlama ve Topluluk Yönetimi da çok önemli. Başarılı ofis yönetimleri kiracıları “müşteri” değil “topluluk üyesi” olarak görür. Aylık etkinlikler, işbirliği atölyeleri ve sosyal organizasyonlar aidiyet duygusu yaratır ve sözleşme yenileme oranını yükseltir.</span></p>

<p><strong><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kiralama Sözleşmesinde Dikkat Edilecekler</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Kira artışı nasıl yapılacak? (TÜFE + sabit oran mı?)</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Ortak gider (aidat) paylaşımı ve tavanı net mi?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Depozito iadesi, erken çıkış cezası ve tadilat izinleri açıkça yazıyor mu?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Deprem sigortası ve hibrit çalışma maddeleri mutlaka olsun.</span></p>

<p><strong><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Ofis Yönetimi ve Genel Müdür</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000;">Profesyonel yönetim, binayı canlı bir ekosisteme dönüştürür. İyi bir ofis genel müdürü empati, operasyonel yetkinlik ve dijital araçları kullanma becerisine sahip olmalı. Kiracı memnuniyetini ölçebilmeli, etkinlikleri koordine edebilmeli ve kriz anlarında hızlı karar verebilmelidir.</span></p>

<p><strong><span style="color:#000000;">Ofis Yeri Seçerken Ekstra Kriterler:</span></strong></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Ulaşım çeşitliliği (bisiklet, scooter, servis)</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Güvenlik (7/24 kamera ve personel)</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Yeterli otopark veya valet hizmeti</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Yakınında kafe, restoran, hastane bulunması</span></p>

<p><span style="color:#000000;">•  Deprem yönetmeliğine uygunluk</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç :"Doğru ofis, çalışanlarınızı motive eder, markanıza değer katar ve işinizi büyütmenize katkı sağlar. “Bu ofis şirketimin DNA’sına uyuyor mu? Çalışanlarımı mutlu eder mi? Gelecek 5 yılda esnetilebilir mi?” sorularına net “evet” cevabı verebiliyorsanız doğru yoldasınız. Ofis kiralama ve yönetim sürecinde bu noktalara dikkat etmek, sizi birçok şirketten bir adım öne taşıyacaktır."</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Engin Yıldırım</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/engin-yildirim/ofis-kiralamak-artik-adres-degil-basari-ussu-secmektir/369/</link>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 18:54:38 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sıradaki İşiniz Değil, Sıradaki Göreviniz Otomatikleşecek!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir sabah uyanıyorsunuz. Kahveniz hazır. Mail’ler okunmuş. Rapor yazılmış.<br />
Tek eksik şey: Sizin yapacak işiniz.</span></p>

<p><img height="513" src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/05/69f8a4244ae77.png" width="641" /></p>

<p><span style="color:#000000;">Korkutucu mu? Biraz. Komik mi? Aslında evet.<br />
Çünkü artık işler değil, görevler yok oluyor.<br />
Ve çoğu da kimsenin özleyeceği türden değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Aynı Excel dosyasını güncellemek? Gitti.<br />
Aynı maili yüzüncü kez yazmak? Tarih oldu.<br />
Toplantı notu çıkarmak? Yapay zekâ sizden hızlı, üzgünüm.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ama durun. Panik yapmayın.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Makine sizin yerinizi almıyor. Sadece sıkıcı kısmı kapıyor.<br />
Yani aslında terfi ettiniz. Habersiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Eskiden iş tanımınız belliydi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şimdi? Biraz muğlak. Biraz heyecanlı.<br />
Artık sizden beklenen şu:<br />
“Bu iş neden var?” diye sormak.<br />
Çünkü yapılması gereken şey değişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yapılma şekli değil.<br />
Kod yazmak önemliydi.<br />
Şimdi doğru problemi seçmek daha önemli.<br />
Rapor hazırlamak önemliydi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şimdi o rapora bakıp “Ee, ne yapıyoruz?” demek önemli.<br />
Yani işiniz küçülmedi.<br />
Şekil değiştirdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bir nevi evrim. Ama takım elbiseli.<br />
Tabii bir gerçek var:<br />
Eğer yaptığınız şey tamamen tekrar ediyorsa…</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Geçmiş olsun. Sıradasınız.<br />
Ama iyi haber şu:<br />
İnsan hâlâ “anlam” üretir.<br />
Makine henüz “niye?” diye sormuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Henüz.<br />
O yüzden direnmek yerine uyum sağlamak daha mantıklı.<br />
Yapay zekâ ile kavga etmek, hesap makinesiyle tartışmaya benziyor.<br />
Kazanamazsınız.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ama birlikte çalışabilirsiniz.<br />
Sonuç?<br />
Sıradaki işiniz olmayabilir.<br />
Ama sıradaki rolünüz daha iyi olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ve belki de ilk kez,<br />
“Ben ne yapıyorum?” yerine<br />
“Ben neye değer katıyorum?” diyeceksiniz.<br />
İşte asıl upgrade bu.</span><br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/siradaki-isiniz-degil-siradaki-goreviniz-otomatiklesecek/368/</link>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Aidat ve Tapuda Yeni Dönem Başlıyor!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Son dönemde sahada en çok duyduğum şikayet ne biliyor musunuz?<br />
<strong>“Aidatlar çok yüksek.”</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gerçekten de birçok sitede aidatlar artık ciddi rakamlara ulaştı. Hatta öyle ki bazı yerlerde site aidatları neredeyse ev kiralarıyla yarışıyor, bazı sitelerde ise kiraları bile geçmiş durumda.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Vatandaş ödüyor ama çoğu zaman neden ödediğini tam olarak bilmiyor. Çünkü bugüne kadar birçok sitede yöneticiler tek başına karar alabiliyordu. Aidatı belirliyor, zam yapıyor, sonra da site sakinlerine sadece sonucu bildiriyordu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>İşte bu sistem değişiyor.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yeni düzenlemeyle birlikte artık yöneticiler tek başına aidat belirleyemeyecek. Aidat ne olacaksa, kat malikleri yani siz karar vereceksiniz. Yani artık söz gerçekten sizde.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bundan sonra her sitenin bir işletme projesi olacak. Bu projede temizlikten güvenliğe, asansörden elektrik giderlerine kadar tüm masraflar tek tek yazılacak. Kim neye ne ödüyor, herkes görecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu plan kat maliklerine sunulacak ve onay alınmadan yürürlüğe girmeyecek. Yani artık “ben yaptım oldu” dönemi tamamen kapanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Peki ya ortada böyle bir plan yoksa?<br />
Yönetici geçici bir plan yapacak. Ama bunu da en geç 3 ay içinde kat maliklerine onaylatmak zorunda. Yani kimse uzun süre tek başına hareket edemeyecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>En önemli konulardan biri de zam meselesi.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugüne kadar bazı sitelerde yüzde 100’e varan, hatta geçen zamlar gördük. Yeni sistemle birlikte buna da sınır geliyor. Mevcut bir plan varken yapılacak zamlar, yeniden değerleme oranını geçemeyecek. Yani artık kafaya göre yüksek zam yapmak kolay olmayacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bir diğer önemli konu da site yönetimiyle ilgili kurallar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yönetim planını değiştirmek artık eskisi kadar kolay değil. Bunun için kat maliklerinin üçte ikisinin onayı gerekecek. Yani çoğunluk ne derse o olacak. Kimse gizli kapaklı karar alamayacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Tapu tarafında da önemli bir değişiklik var.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Eskiden ekspertiz yani değerleme raporları elde dolaşıyordu. PDF al, bankaya gönder, tapuya götür… Süreç hem uzuyordu hem de hata payı yüksekti.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Şimdi sistem değişiyor.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Artık SPK ve BDDK lisanslı firmaların hazırladığı değerleme raporları doğrudan Tapu ve Kadastro sistemine online olarak gönderilecek. Yani vatandaş rapor peşinde koşmayacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Ne değişiyor?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Raporu sen götürmeyeceksin.<br />
Evrak trafiği azalacak.<br />
Sistem otomatik işleyecek.<br />
Üstelik bu işlem ücretsiz olacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bu ne demek?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Tapuda işlemler hızlanacak.<br />
Eksik ya da sahte rapor riski ciddi şekilde azalacak.<br />
Banka, tapu ve ekspertiz aynı veri üzerinden ilerleyecek.<br />
Değeri düşük ya da yüksek gösterme işi zorlaşacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kısacası…<br />
Aidatta da tapuda da daha şeffaf, daha kontrollü bir dönem başlıyor.<br />
Artık herkes neye ne ödediğini bilecek.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/aidat-ve-tapuda-yeni-donem-basliyor/367/</link>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 11:46:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Lüks Konutta Yeni Dönem: Metrekareden Yaşam Deneyimine!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir dönem lüks konutlar; büyük salonlar, yüksek tavanlar, varaklı ve gösterişli tasarımlarla ölçülüyordu. Bugün ise konutta lüks kavramı, metrekareden çok yaşam deneyimiyle yeniden tanımlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Artık kullanıcılar yalnızca daha büyük bir daireye değil; günlük hayatı kolaylaştıran, yaşam kalitesini artıran, konforlu ve iyi düşünülmüş alanlara da önem veriyor. Şehir yaşamının yoğunluğu, trafik, zaman kaybı ve değişen aile ihtiyaçları; konut projelerinde sadece metrekareyi değil, yaşam deneyimini de öne çıkarıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bu noktada şunu kabul etmek gerekir:</strong><br />
Bir projenin “lüks” olarak algılanması yalnızca fiyatı, iç ve dış görünüşüyle ilgili değildir. Plan çözümü, ortak alanların kullanılabilirliği, ulaşım kolaylığı, malzeme kalitesi, mahremiyet, sessizlik, yeşil alan niteliği ve uzun vadeli kullanım konforu da bu algının önemli parçaları haline geliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Elbette her projenin kendi ölçeği, imkânları, hedef kitlesi ve ekonomik gerçekleri var. İnşaat sektöründe üretim yapmak; arsa maliyetinden mevzuata, finansmandan uygulama koşullarına kadar birçok değişkeni aynı anda yönetmeyi gerektiriyor. Bu nedenle hiçbir projeyi yalnızca birkaç başlık üzerinden değerlendirmek doğru olmayabilir.<br />
Ancak sektör olarak şu soruyu daha fazla sormamız gerektiğine inanıyorum:<br />
Bir konut gerçekten yaşam kalitesini artırıyor mu, yoksa sadece pahalı ve gösterişli mi görünüyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugünün alıcısı artık daha bilinçli. Sadece büyük metrekare değil; doğru planlanmış metrekare, kullanışlı sosyal alan, erişilebilir lokasyon, kaliteli malzeme ve sürdürülebilir konfor arıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bizler de bu dönüşümü dikkatle takip ediyoruz. Her projede öğrenmeye, gelişmeye ve kullanıcı beklentilerini daha doğru okumaya çalışıyoruz. Çünkü konut üretmek yalnızca bina yapmak değil; insanların günlük hayatına, huzuruna ve geleceğine dokunan yaşam alanları ortaya koymak anlamına geliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yeni dönemde fark oluşturacak projelerin; sadece iddialı sloganlarla değil, zaman içinde kullanıcıya hissettirdiği gerçek değerle öne çıkacağına inanıyorum.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Kullanıcılar ve Üreticiler İçin Kısa Bir Değerlendirme Listesi</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Aslında bu başlıklar yalnızca konut alıcıları için değil, biz üreticiler için de önemli bir kontrol alanı oluşturuyor. Kullanıcılar bir projeyi değerlendirirken; üreticiler ise yeni bir proje geliştirirken bu sorulara samimi cevaplar arayabilir:</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>1. Proje günlük yaşamı kolaylaştırıyor mu?</strong><br />
Daire planları kadar, kullanıcının günlük hayat akışı da dikkate alınmış mı?</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>2. Ortak alanlar işlevsel şekilde kurgulanmış mı?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sosyal alanların sadece varlığı değil, gerçekten kullanılabilir ve ihtiyaçlara cevap verebilir olması önemlidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>3. Yeşil alanlar yaşam kalitesine katkı sunuyor mu?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Peyzaj düzenlemelerinin estetik görünümün yanında dinlenme, nefes alma ve sosyalleşme imkânı sağlaması değer katar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>4. Ulaşım ve erişilebilirlik günlük hayatı destekliyor mu</strong>?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Merkezi konum kadar, işe, okula, sosyal yaşama ve temel ihtiyaçlara ulaşım kolaylığı da önemlidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>5. Malzeme ve işçilik kalitesi hissediliyor mu?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kalite, yalnızca ilk bakışta değil; kullanım sürecinde, detaylarda ve uzun vadeli dayanıklılıkta kendini gösterir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>6. Konfor, mahremiyet ve huzur düşünülmüş mü?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">İyi bir yaşam alanı; estetik görünüm kadar sessizlik, güvenlik, mahremiyet ve rahatlık hissiyle tamamlanır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>7. Proje uzun vadeli kullanım değerine sahip mi?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Enerji verimliliği, doğal ışık, doğru planlama ve sürdürülebilir çözümler, projenin zaman içindeki değerini güçlendirir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>8. Fiyat ile sunulan değer arasında denge var mı?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Her projenin kendi ölçeği ve hedef kitlesi farklıdır. Önemli olan, fiyatın kullanıcıya sunulan yaşam kalitesiyle dengeli bir karşılık bulmasıdır.<br />
Sonuç olarak; konutta lüks, tek bir unsurla değil; planlama, konum, malzeme, ortak alan, konfor ve uzun vadeli kullanım değerinin dengeli biçimde bir araya gelmesiyle oluşuyor.<br />
Bu nedenle bu listeyi yalnızca kullanıcılar için değil, biz üreticiler için de bir hatırlatma olarak görüyorum. Çünkü konutta gerçek değer; iddialı söylemlerden çok, zaman içinde kullanıcıya hissettirdiği yaşam kalitesiyle ortaya çıkıyor.</span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Emrullah Yedikardeş</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/emrullah-yedikardes/luks-konutta-yeni-donem-metrekareden-yasam-deneyimine/366/</link>
<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İdarenin Sözleşmeyi feshetmesi Kurumu Üzerine!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşüm uygulamalarıyla birlikte arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, klasik borçlar hukuku ilişkisi olmanın ötesine geçmiş; idarenin de sürece dahil olduğu karma bir yapıya dönüşmüştür.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Uygulamada en çok karşılaşılan sorun, inşaatın ilerlememesi halinde fesih için hangi ölçütün esas alınacağıdır. Çoğu durumda değerlendirme, yalnızca sürenin geçip geçmediği veya inşaatın fiilen durup durmadığı üzerinden yapılmaktadır. Bir çok yargı kararında İnşaatın başlamamış olması ya da uzun süre ilerleme kaydedilmemesi, tek başına fesih için yeterli kabul edildiği görülebilmektedir. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Oysa mevzuat incelendiğinde, fesih sürecinin belirli bir prosedüre bağlandığı görülmektedir. Maliklerin salt çoğunlukla karar alması, idareye başvurulması, teknik inceleme yapılması, ihtarların gönderilmesi ve ek sürelerin tanınması gibi aşamalar, bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır. Bu yönüyle sistem, ani ve otomatik bir feshi değil, belirli şartların oluşmasını aramaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bununla birlikte, uygulamada çoğu zaman bu prosedürün ruhundan ziyade, yalnızca sonuç odaklı bir değerlendirme yapılmakta; özellikle “süre” unsuru belirleyici hale gelmektedir. Ancak bu yaklaşım, gecikmenin nedenini göz ardı etme riskini beraberinde getirmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Nitekim ilgili düzenlemelerde yer alan “müteahhitten kaynaklanan sebepler” ifadesi, her gecikmenin aynı hukuki sonucu doğurmayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu ifade, fesih değerlendirmesinde yalnızca fiili durumun değil, gecikmenin kaynağının da dikkate alınması gerektiğine işaret etmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Özel hukuk alanında benimsenen yaklaşım da bu yöndedir. Yargıtay kararlarında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde fesih değerlendirmesi yapılırken gecikmenin mutlaka sebebiyle birlikte ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. İmar planı değişiklikleri, ruhsat süreçlerindeki gecikmeler, idari işlemler veya arsa sahibinden kaynaklanan eksiklikler gibi hallerde, yükleniciye doğrudan sorumluluk yüklenemeyeceği kabul edilmektedir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu noktada temel ölçüt, sürenin aşılması değil, gecikmenin kime atfedilebileceğidir. Başka bir ifadeyle, kusur ve sorumluluk analizi yapılmaksızın yalnızca süreye dayanılarak feshe gidilmesi, hukuki açıdan eksik bir değerlendirme olacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak, kentsel dönüşüm uygulamalarında fesih meselesi, yalnızca inşaatın durup durmadığına veya sürenin geçip geçmediğine indirgenemeyecek kadar kapsamlıdır. Sağlıklı ve öngörülebilir bir uygulama için, süre kadar gecikmenin sebebinin de dikkate alındığı bütüncül bir değerlendirme yapılması gerektiği görüşündeyiz.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Av. Elif Coşkun</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/av-elif-coskun/idarenin-sozlesmeyi-feshetmesi-kurumu-uzerine/365/</link>
<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:15:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Toki Kura Heycanı, Sosyal Devlet Gerçeği!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">26.04.2026 Cumartesi günü TOKİ İstanbul kura çekilişlerinde bulundum. Büyük bir heyecan yaşadım. Gerçekten herkes çok heyecanlıydı. Salonda tek bir duygu vardı: Ev sahibi olmak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>“Ev sahibi Türkiye” 500 bin sosyal konut projesi kapsamında İstanbul için açıklanan rakamlar dikkat çekiciydi.</strong></span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">55 metrekare 1+1 daire 1 milyon 950 bin TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yüzde 10 peşinat 195 bin TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">240 ay taksit 7.313 TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">65 metrekare 2+1 daire 2 milyon 450 bin TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yüzde 10 peşinat 245 bin TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">240 ay taksit 9.188 TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">80 metrekare 2+1 daire 2 milyon 950 bin TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yüzde 10 peşinat 295 bin TL.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Aylık taksit yaklaşık 11 bin TL.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Kura çekiminden önce Sayın Murat Kurum önemli açıklamalarda bulundu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şehit ve gazi ailelerinin kuraya girmeden direkt hak sahibi olacaklarını açıkladı. Bu kapsamda 738 kişi kuraya girmeden ev sahibi oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Engelli vatandaşlarımızdan 45.542 başvuru yapılmıştı. Onlar için de 5.000 konutluk kura çekilişi yapıldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Emekli vatandaşlarımız için 156.463 başvuru yapılmıştı. Onlar için de 20.000 konutluk kura çekilişi gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Sayın Murat Kurum kura öncesinde üç önemli başlık açıkladı:</strong></span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Birincisi, şehit aileleri, yakınları ve gaziler kurasız hak sahibi oldu.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">İkincisi, kurada çıkan ancak peşinatı olmayan ailelere devlet bankaları tarafından kredi sağlanacak.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Üçüncüsü, İstanbul’da 15.000 bin kiralık konutun ilk etabı olarak  2.000 konut Ağustos 2026 ayında kiraya verilecek ve bu konutlar hazır durumda.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Ataşehir, Arnavutköy ve Başakşehir bölgelerinde bulunan bu konutlar;</strong></span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Gazi ve şehit ailelerine,</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Engelli vatandaşlarımıza,</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Geçim zorluğu çeken vatandaşlarımıza,</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşüme evini veren vatandaşlarımıza,</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">kura yöntemi ile sadece 3 yıllığına verilecek. Üstelik piyasa fiyatının yarısının altında bir kira bedeliyle. Bu uygulama İstanbul için geçerli olacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bir diğer önemli konu ise ödeme planı.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ödemeler inşaat başladığında ve sözleşmeler imzalandığında yapılacak. Peşinatlar bu aşamada alınacak. Bu sürecin ortalama 1 yıl sürmesi öngörülüyor. Sonrasında ise taksit ödemeleri başlayacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Deprem bölgesinde ilk ev teslimleri Mart 2027’de başlayacak ve 2028 Mart ayında tüm konutların teslim edilmiş olacağı açıklandı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">TOKİ konutlarını incelediğimizde binaların yatay mimari ile 4 veya 5 katlı olarak planlandığını görüyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Projelerde cami, okul, çocuk bahçesi, otopark, peyzaj alanları, marketler, mahalle konakları, misafirhaneler ve spor salonlarıyla birlikte bir şehir konsepti oluşturulmuş.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Özellikle misafirhane detayı dikkat çekici. 1+1 dairede oturan bir mülk sahibinin yatılı misafiri geldiğinde, bu misafirler site içerisindeki misafirhanelerde ücretsiz şekilde konaklayabilecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Konutların tamamı yeşil konut olarak planlanmış.</strong></span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Çöp geri dönüşüm sistemleri,</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yağmur sularının tuvaletlerde ve sulamada kullanılması,</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Güneş enerji panellerinin bulunması,</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">gibi uygulamalar sayesinde aidatlarda önemli bir düşüş sağlanması hedefleniyor. Bu da geri dönüşümün konutlarda ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu proje tamamen sosyal devlet anlayışıyla yapılan bir projedir. Maliyetin yüzde elliden fazlası devlet desteği ile karşılanmaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün arsa ve altyapı giderleri hariç tutulduğunda, bu fiyatlara piyasada ancak kaba inşaat yapılabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Aynı deprem bölgesinde yapılan konutlarda olduğu gibi, devletin bu projelerdeki kararlılığı açıkça ortadadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, her vatandaşımız ev sahibi olana kadar bu projeler devam edecektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İlerleyen günlerde TOKİ tarafından çok daha farklı projeler hayata geçirilecektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Allah devletimize güç versin.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yaparsa TOKİ yapar.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/toki-kura-heycani-sosyal-devlet-gercegi/364/</link>
<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:04:19 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kış Bitti, Evini Yenileme Zamanı Evinin Enerjisini Baharla Değiştir!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Kış aylarının daha içe dönük, ağır ve katmanlı atmosferi yerini daha hafif ve canlı bir döneme bırakırken, yaşam alanlarımızın da bu dönüşüme eşlik etmesi kaçınılmaz hale geliyor. Bahar, yalnızca doğanın değil, mekanların da nefes aldığı bir yenilenme sürecidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İç mimari perspektiften bakıldığında, mevsim geçişleri büyük değişiklikler gerektirmez. Aksine, doğru malzeme, renk ve yerleşim kararlarıyla yapılan küçük dokunuşlar, mekanın algısını tamamen dönüştürebilir. Bu noktada 2026 yılıyla birlikte öne çıkan trendlerin başında doğaya dönüş ve daha dengeli, sakin renk paletleri geliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Özellikle yeşil tonları, bordo ve toprak renkleri bu sezonun en dikkat çeken renkleri arasında yer alıyor. Bu renkleri mekana dahil etmek için büyük değişiklikler yapmak yerine, daha ulaşılabilir dokunuşlar tercih edilebilir. Örneğin, açık tonlu bir koltuk üzerine yerleştirilecek zeytin yeşili kırlentler ya da bordo tonlarında bir aksesuar, mekana hem sıcaklık hem de güncel bir karakter kazandırır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Tekstil seçimleri bu dönüşümün en güçlü araçlarından biridir. Kalın ve koyu kış tekstilleri yerine daha hafif, nefes alan kumaşlara geçiş yapılırken, doğal dokular ön plana çıkarılmalıdır. Pamuk, keten ve dokulu yüzeyler mekana daha yalın ve dengeli bir hava katar. Aynı zamanda halı seçiminde de jüt görünümlü, doğal lifli ve sade dokular tercih edilmesi, mekanda hem trend hem de zamansız bir etki yaratır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dekoratif objelerde ise doğallık bu sezonun en güçlü eğilimlerinden biridir. Özellikle el yapımı hissi veren seramik ve kil vazolar, mekanlarda sıcak ve organik bir karakter oluşturur. Bu tarz vazoların içerisine doğadan toplanan kuru dallar, zeytin dalları ya da sade yeşillikler yerleştirmek, hem minimal hem de etkileyici bir kompozisyon yaratır. Bu yaklaşım, “az ama anlamlı” dekor anlayışını desteklerken mekana güçlü bir kimlik kazandırır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Işık kullanımı ise mekanın atmosferini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Gün ışığını maksimum seviyede içeri almak için perde seçimleri sadeleştirilmeli, daha geçirgen kumaşlar tercih edilmelidir. Perdelerin tavana yakın konumlandırılması ya da pencere yüzeyinin daha açık bırakılması, alanın olduğundan daha geniş ve ferah algılanmasını sağlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bitkiler ve doğal dokular ise bu sezonun vazgeçilmez tamamlayıcılarıdır. Doğayı iç mekana taşımak, yalnızca görsel bir zenginlik değil aynı zamanda mekansal bir denge de sağlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak, bahar dönemi yaşam alanlarını yeniden düşünmek için önemli bir fırsat sunar. Trendleri doğru yorumlayarak ve küçük ama etkili dokunuşlarla, mekanlarınızı daha güncel, daha dengeli ve daha yaşanabilir hale getirmek mümkündür.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Ahu Akın</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ahu-akin/kis-bitti-evini-yenileme-zamani-evinin-enerjisini-baharla-degistir/363/</link>
<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:28:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Tarım Arazisi Arsa Değildir! </title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Hobi bahçesi denince kulağa ne kadar güzel geliyor değil mi?<br />
Hafta sonu gideceksin, toprağa dokunacaksın, sebzeni meyveni ekeceksin, şehirden uzak nefes alacaksın…</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Ama işin gerçeği maalesef bu değil.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün “hobi bahçesi” adı altında yapılan şeyin büyük bir kısmı, tarım arazilerinin kaçak şekilde bölünmesi ve hisseli satışlarla pazarlanmasıdır. Yani aslında üretim yapılması gereken verimli topraklar, küçük yatırımcıya “arsa gibi” satılıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Üstelik nasıl?<br />
<strong>“Bugün al, yarın kat kat kazan” vaadiyle…</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Birçok insan bu hayalle bu yerlere yatırım yaptı. Ama farkında olmadan ciddi bir riskin içine girdi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü tarım arazisinde hisseli tapu demek, aslında tam olarak sana ait bir yer yok demektir. Sana gösterilen yer senin olabilir gibi anlatılır ama resmi olarak o alanın net bir karşılığı yoktur. Yarın bir gün yer tespiti yapamazsın, diğer hissedarlarla sorun yaşarsın, satmak istediğinde büyük problemlerle karşılaşırsın.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Daha da önemlisi…<br />
O arsaya ev yapamazsın.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Elektrik, su bağlatamazsın.<br />
Ama pazarlarken ne diyorlar?<br />
“Elektrik var, su var…”</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Evet, belki tarlada var. Ama senin kullanımına açık değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İşte en büyük yanılgı burada başlıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Son yıllarda bu işler; konteyner, tiny house, bungalov, hafta sonu evi gibi cazip kelimelerle süslendi. İnsanlara doğa hayatı satıldı. Ama gerçekte satılan şey, plansızlık ve hukuksuzluk oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yetmedi…<br />
Bu alanlara kaçak yapılar yapıldı.<br />
Kaçak villalar, sözde çiftlik evleri, hatta turizm amaçlı kullanılan yerler bile ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Güzelim tarım toprakları göz göre göre yok edildi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şimdi gelen yönetmelik sıkılaştı diye bir kesim rahatsız.<br />
“<strong>Uygulanmasın</strong>” diyenler var.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ama kimse şunu konuşmuyor:<br />
Bu topraklar ne hale geldi?</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Tarım arazisi üretim içindir.<br />
Yatırım oyuncağı değildir.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün ektiğimiz değil, sattığımız toprağın peşine düşersek yarın yiyecek ekmek bulamayız.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Açık söylüyorum:<br />
Bu düzenleme geç bile kaldı ama mutlaka uygulanmalı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Çünkü bu işin şakası yok.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Tarım arazisini bölerseniz, üzerine yapı kurarsanız, amacı dışında kullanırsanız; sadece bugünü değil, geleceği de kaybedersiniz.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Toprak bir kez kaybedildi mi, geri dönüşü yoktur.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">O yüzden herkes şunu net anlamalı:<br />
Tarım arazisi arsa değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ve son sözüm çok net:<br />
<strong>Toprağına sahip çık.<br />
Tarımı koru.<br />
Betona değil, üretime yatırım yap.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/tarim-arazisi-arsa-degildir/362/</link>
<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 11:08:34 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ofiste Dijital Dönüşüm Niçin Önemlidir?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Ofis yönetiminde dijital dönüşüm; kağıtsız ofis uygulamaları, bulut tabanlı depolama ve otomasyon araçları sayesinde operasyonel maliyetleri düşürür, iş süreçlerini hızlandırır ve verimliliği önemli ölçüde artırır. Fiziksel arşivlemeyi azaltarak alan tasarrufu sağlar, uzaktan çalışmayı destekler ve veri analitiği ile daha isabetli kararlar alınmasına olanak tanır. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Teknolojinin hemen her alanda hızlı bir değişime zorladığı bir dönemde, ofislerin bu dönüşüme uyum sağlayamaması gereksiz zaman, emek ve para kaybından başka bir sonuç doğurmaz. Başta iletişim olmak üzere üretim planlamasından yönetim organizasyonuna, satış-pazarlamadan reklamcılık faaliyetlerine kadar pek çok alanda dijital dönüşüm, ofislere büyük faydalar sağlayabilir. Üstelik bu dönüşüm, akıllı cihazlar arasında da hızlı ve kolay veri akışı imkanı sunuyor, operasyon maliyetlerinde büyük bir tasarruf sağlıyor. Ofisinizde kullanacağınız araç ve gereçler, enerji ihtiyacınızı kolayca karşılayarak, internete erişiminizi zorlaştırmamalı ve çalışma ritminizi de yükseltebilmelidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dijital ofis yönetimi; binaların teknik, mali ve operasyonel süreçlerini tek ekrandan yöneten, verimliliği artıran ve arızaları önceden öngören akıllı sistemlerdir. Bakım-onarım, enerji verimliliği ve güvenlik süreçlerini optimize eden bu sistemler, maliyetleri düşürerek sürdürülebilir bir yönetim sağlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Günümüzde teknoloji, hemen her alanda hızlı değişimler göstermektedir. Eğer ofisler bu dönüşüme ayak uyduramazsa gereksiz zaman, emek ve para kaybı yaşanır. Başta iletişim olmak üzere üretim planlanmasından yönetim organizasyonuna, satış-pazarlama ve reklamcılık faaliyetlerine kadar karşımıza çıkan birçok alanda dijital dönüşüm, ofislere büyük faydalar sağlar. Bu dönüşümün akıllı cihazlar arasında da hızlı ve kolay veri akışı sağlayabilme avantajıyla, operasyon maliyetlerinde büyük tasarruf sağlanabilmektedir. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dijitalleşme, ofislerin daha verimli yönetilmesinin yanı sıra, enerji tasarrufu sağlamayı da mümkün kılıyor. Enerji verimliliği sağlanarak işletme maliyetlerinde büyük düşüşler elde edilebiliyor. Bu da hem çevresel hem de finansal açıdan önemli bir kazanç sağlıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul sektörünün geleceği, dijitalleşme ve çevresel sorumluluğun birleşiminden geçiyor. Akıllı binaların yükselişi, enerji verimliliği, dijital bakım süreçleri gibi faktörler, geleceğin ticari gayrimenkul anlayışını şekillendiriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul sektöründeki  dönüşüm, sadece işletmeler için değil, yatırımcılar ve mülk sahipleri için de fırsatlar yaratıyor. Çevre dostu, verimli ve dijital çözümlerle yönetilen binalar, sektörün geleceğini şekillendiriyor.  </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ofis yönetiminin dijital dönüşümü, verimlilik, sürdürülebilirlik ve maliyet tasarrufu gibi bir dizi avantaj sunmaktadır. Geleneksel yöntemlerin yerini dijital teknolojiler alırken, tesis yöneticilerinin bu dönüşüme ayak uydurması kritik bir öneme sahiptir. Dijitalleşme, tesis yönetiminde operasyonel verimliliği artırırken, muhasebe, finans, operasyon ve hukuk gibi kritik süreçleri de iyileştirme potansiyeline sahiptir. Enerji verimliliği, verimli bina yönetimi ve çevresel sorumluluk iş dünyasında rekabet avantajı sağlamanın anahtarıdır. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">İşletmelerin daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha sağlıklı çalışma ortamları yaratması için tesis yönetimi önemli bir faktördür.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Engin Yıldırım</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/engin-yildirim/ofiste-dijital-donusum-nicin-onemlidir/361/</link>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:18:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Riskli Yapı Kararı mı, Hatalı Teknik Rapor mu?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşüm… Türkiye’nin en kritik gündem başlıklarından biri. Özellikle 6306 sayılı yasa ile birlikte bu süreç ciddi anlamda hız kazandı. Ama işin özü yalnızca eski yapıları yıkıp yenilerini yapmak değil; çok daha derin, çok daha hassas bir meseleyle karşı karşıyayız.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü bu süreçte alınan her karar, doğrudan insanların mülkiyet hakkına, barınma hakkına ve ekonomik geleceğine dokunuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İşte tam da bu noktada karşımıza çıkan en kritik işlem: riskli yapı tespiti.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu tespit, çoğu zaman sadece teknik bir rapor gibi görülse de aslında sonuçları itibarıyla son derece ağır bir idari işlem. Bir binanın “riskli” ilan edilmesi; tahliye, yıkım ve ciddi ekonomik kayıplar anlamına gelebiliyor. Dolayısıyla burada yapılan teknik incelemenin doğruluğu, yalnızca mühendislik meselesi değil; aynı zamanda bir hukuk meselesidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Nitekim idari yargı da tam olarak bu noktada devreye giriyor.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Mahkemeler, riskli yapı kararlarını değerlendirirken idarenin takdir yetkisine sınırsız bir alan tanımıyor. Aksine, bu kararların dayanağı olan teknik raporları didik didik inceliyor. Özellikle bilirkişi raporları, bu davaların kaderini belirleyen en önemli unsurların başında geliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu çerçevede dikkat çeken önemli kararlardan biri, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi’nin 2019/1796 esas ve 2020/14 karar sayılı dosyası.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Olay Bakırköy’de geçiyor.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bir taşınmaz hakkında belediye tarafından riskli yapı kararı alınıyor. Ancak bağımsız bölüm maliki olan davacı, bu kararın hatalı teknik incelemeye dayandığını ileri sürerek iptal davası açıyor. Mahkeme de dosyanın teknik niteliğini dikkate alarak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ve asıl tablo burada ortaya çıkıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bilirkişi raporu, riskli yapı tespitine esas alınan teknik raporda ciddi eksiklikler ve hatalar bulunduğunu açıkça ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Öncelikle, yapının taşıyıcı sistemine ilişkin incelemenin son derece sınırlı olduğu tespit ediliyor. İnceleme neredeyse sadece zemin katla sınırlı tutulmuş; binanın genel taşıyıcı sistemi hakkında kapsamlı bir değerlendirme yapılmamış.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu bile tek başına ciddi bir sorunken, daha çarpıcı bir hata daha ortaya çıkıyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Raporda yer alan rölöve çizimleri, binanın gerçek durumunu yansıtmıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gerçekte dört katlı olan yapı, teknik raporda sanki bir bodrum katı varmış gibi beş katlı olarak modellenmiş. Bu tür bir modelleme hatasının, statik hesapları doğrudan etkileyeceği açık. Dolayısıyla yapılan risk analizinin güvenilirliği de ciddi şekilde zedelenmiş oluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bilirkişiler bu nedenle net bir sonuca varıyor</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu teknik rapora dayanarak sağlıklı bir riskli yapı tespiti yapılamaz.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İlk derece mahkemesi de bu tespiti esas alıyor ve riskli yapı kararını iptal ediyor. Kararın gerekçesi son derece açık: Teknik inceleme eksik ve hatalıysa, işlemin “sebep unsuru” sakatlanır. Bu da idari işlemi hukuka aykırı hale getirir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Davalı idareler ise istinaf yoluna başvuruyor. Gerekçeleri ise dikkat çekici: Bilirkişi raporunun başka bir dosyada hazırlandığı ve kendilerine tebliğ edilmediği iddiası.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ancak istinaf mahkemesi bu itirazı yerinde bulmuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece kararını hukuka uygun buluyor ve istinaf başvurusunu reddediyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bu karar bize çok net bir şey söylüyor:</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Riskli yapı tespiti, idarenin keyfi ya da yüzeysel değerlendirmeleriyle alınabilecek bir karar değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu kararlar; eksiksiz, bilimsel ve en önemlisi fiili durumu doğru yansıtan teknik verilere dayanmak zorundadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Aksi halde ne olur?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Eksik inceleme, hatalı rölöve, yanlış statik modelleme… Bunların her biri teknik raporun güvenilirliğini ortadan kaldırır. Ve bu durumda idari işlem, yargıdan döner.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu kararın en önemli mesajı da burada yatıyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşümün hızlandırılması amacı, teknik doğruluğun önüne geçemez.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İdare, bu süreçte azami özen göstermek zorundadır. Çünkü yapılan her hata, yalnızca bir binayı değil; o binada yaşayan insanların hayatını etkiler.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak ortaya çıkan temel ilke son derece net: Riskli yapı kararlarının hukuka uygunluğu, ancak doğru, eksiksiz ve fiili duruma uygun teknik incelemelere dayanması halinde mümkündür. Aksi durumda bu kararlar, idari yargı tarafından iptal edilmektedir.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Av. Elif Coşkun</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/av-elif-coskun/riskli-yapi-karari-mi-hatali-teknik-rapor-mu/360/</link>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 16:30:40 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İnşaatta Görünmeyen Tehlike: Maliyet Değil, Belirsizlik!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">İnşaat sektörü 2026 yılına yalnızca maliyet artışlarıyla değil, çok daha derin bir sorunla girdi: öngörülemezlik.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün sahada yaşanan en büyük problem, fiyatların yükselmesi değil; bu yükselişin hızının ve kontrol edilemezliğinin artmasıdır. Özellikle İran – ABD – İsrail hattında yaşanan jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetleri üzerinden sektöre doğrudan ve sert şekilde yansıdığını net bir şekilde görüyoruz.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İnşaat firma sahibinden aldığımız bilgiler doğrultusunda, bunun en somut örneği kısa süre önce yapılan bir hafriyat sözleşmesinde ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ocak 2026’da 590 TL/m³ birim fiyatla anlaşma sağlanan bir işte, sözleşme tarihinde yakıt fiyatı 54,71 TL seviyesindeydi. Ancak sadece 17 gün içerisinde bu rakam 65,94 TL’ye yükseldi. Yaklaşık %20’lik bu artış, maliyeti 658 TL/m³ seviyesine çıkardı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Burada altını özellikle çizmek gerekiyor:<br />
Artık maliyet artışı yıllık değil, haftalık hatta günlük yaşanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu tablo yalnızca hafriyatla sınırlı değil. Kaba inşaattan elektrik ve mekanik tesisata, beton ve demirden seramik ve mobilyaya kadar tüm iş kalemlerinde aynı risk aktif olarak devam ediyor. Çünkü sektörün neredeyse tamamı enerjiye bağlı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bugün yapılan bütçeler, daha proje başlamadan anlamını yitiriyor.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sektörde uzun yıllardır güven unsuru olarak gördüğümüz sözleşmeler ve teminatlar da artık eskisi kadar güçlü bir koruma sağlamıyor. Kağıt üzerinde her şey doğru ilerliyor gibi görünse de, yüklenici firmaların finansal olarak zorlanması durumunda risk doğrudan yatırımcıya yansıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Yani sistemdeki kırılganlık zincirleme ilerliyor.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün sektörün önünde duran en kritik soru şu:<br />
Bu maliyet artışlarını satış fiyatlarına yansıtabilecek miyiz?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Eğer bu mümkün olmazsa; proje kârlılığı düşecek, nakit akışı bozulacak ve projelerin sürdürülebilirliği ciddi şekilde risk altına girecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bunun yanında artan mali yükümlülükler ve denetim baskısı da sektör üzerindeki yükü daha da ağırlaştırıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bugün inşaat yapmak; arsa bulmak, proje çizmek ve bina üretmekten ibaret değil.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün inşaat yapmak;<br />
risk yönetmek,<br />
belirsizlikle baş etmek,<br />
ve her gün yeniden hesap yapmak demektir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sektörde ayakta kalacak olanlar, sadece iyi inşaat yapanlar değil; değişimi doğru okuyan, maliyetleri yöneten ve riskleri önceden öngörebilenler olacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü artık bu işin adı sadece inşaat değil.<br />
Bu işin adı, risk yönetimiyle ayakta kalma mücadelesidir.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/insaatta-gorunmeyen-tehlike-maliyet-degil-belirsizlik/359/</link>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:11:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Tapuda "Zorunlu Avukat" Güven mi, Yavaşlama mı?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul sektöründe uzun süredir konuşulan bir düzenleme somutlaşma aşamasına geldi. Meclis gündemindeki 12. Yargı Paketi ile birlikte, belirli bir bedelin üzerindeki tapu işlemlerinde avukatla temsil zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. Son günlerde bu eşik değer için 30 milyon TL gibi bir sınırın konuşulması ise tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı.<br />
Düzenlemenin temel amacı açık: Gayrimenkul alım-satım süreçlerinde hukuki güvenliği artırmak ve olası uyuşmazlıkların önüne geçmek. Ancak sektörle ilgili bazı değerlendirmeler, bu hedefin yöntem açısından yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kısa süre önce yaptığımız açıklamalarda, düzenlemenin niyetini doğru bulmakla birlikte, zorunluluk getirilmesinin piyasaya etkileri konusunda bazı uyarılarda bulunmuştuk. Rakamın netleşmesi ile birlikte konuyu yeniden birlikte tartmak istedim…</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Avukat neden gerekli? Avukatın varlık sebebinin doğru tanımlanması gerekiyor. Gayrimenkulün imara uygun olup olmadığını mı denetleyecek? Tapu öncesi risk kontrolü mü yapacak? Sözleşme ve vekaletleri mi kontrol edecek? Bedelinin doğruluğunu mu değerlendirecek? Banka ipotekli bir satış ise zaten avukat sürece dahil oluyor. Bedel konusunda ise alıcı ile satıcının zaten bir uzlaşısı olduğunda satış gerçekleşiyor. Bunun gibi meselelerin doğru tanımlanması gerekir ki avukat ne yapacağını, müşterisi de avukattan ne beklemesi gerektiğini bilsin.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye’de tapu işlemleri halihazırda belirli hukuki prosedürler çerçevesinde yürütülüyor. Hatta sistem, banka kontrollü ödeme, dijital tapu, hukuki denetim gibi yöntemlerle daha da güvenli hale geliyor. Bu nedenle sürece yeni bir zorunlu aktör eklenmesi, işlemleri daha güvenli hale getirmekten çok daha karmaşık ve maliyetli hale getirebilir.  Süreç gereksiz şekilde ağırlaşabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul piyasasında hız, çoğu zaman yatırım kararının belirleyici unsuru. Özellikle yüksek enflasyon ve dalgalı piyasa koşullarında, bir işlemin birkaç gün gecikmesi bile alıcı ve satıcı açısından ciddi maliyetler doğurabiliyor. Bu nedenle satış sürecine zorunlu bir danışmanlık katmanı eklenmesi, özellikle yoğun dönemlerde işlem trafiğini yavaşlatabilecek bir unsur gibi görünüyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Konuya ilişkin bir diğer tespitim ise sorunun kaynağına dair. Gayrimenkul piyasasında yaşanan ihtilafların temel nedeni, oluşabilecek uygulama zafiyetleridir. Bu bakış açısı, aslında düzenlemenin yönünü tartışmaya açan kritik bir argüman sunuyor: Eğer sorun bu ise çözüm için neden yeni bir zorunluluk düşünülüyor?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">30 milyon TL gibi yüksek bir eşik değer belirlenmesi, düzenlemenin ilk etapta daha sınırlı bir etki yapacağını düşündürüyor. Ancak bu tür düzenlemelerde eşiklerin zamanla aşağı çekilmesi ihtimali de göz ardı edilmemeli. Ya da zamanla artan gayrimenkul fiyatları yüzünden bu eşik değerin piyasanın bile altına düşmesi ihtimali var. Bu nedenle söz konusu eşik değerin her yıl güncellenmesinde fayda görüyorum. Çünkü pek çok meslektaşımın da dile getirmeye başladığı bu çekinceler, yalnızca bugünü değil, gelecekteki genişlemeyi de kapsayan bir perspektif taşıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Önerimiz nedir? Avukat zorunluluğunun şerhli, ipotekli konut satış işlemleri için olması daha yerinde bir uygulama olacaktır. Şartlara ve sürece dayanan satış işlemlerinde avukatın varlığı daha elzem olabilir. Alanın da verenin de razı olduğu işlemlerde gerekli olduğunu düşünmüyorum.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İnovatif çözümler bulunmalı ve bu yöntemler vatandaşın tercihine bırakılmalı.  Özellikle güvenli ödeme sistemlerinin yaygınlaştırılması, tarafların korunması açısından daha pratik bir çözüm olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Daha önceki yazımızda da ifade etmiştim, önümüzde güzel bir Takasbank örneği var.  Zaruret yok, güvenli işlem isteyen gönüllü olarak Takasbank’ı kullanarak devletin kontrolünde işlem yapabiliyor. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu tür tercihli sistemlerin hem işlemleri yavaşlatmayacağını hem maliyeti artırmayacağını hem de toplum tarafından daha sıcak karşılanacağını düşünüyorum.</span><br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>Emrullah Yedikardeş</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/emrullah-yedikardes/tapuda-zorunlu-avukat-guven-mi-yavaslama-mi/358/</link>
<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 11:34:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yalnızlaşan Toplum, Küçülen Evler: 1+1 Gerçeği!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Türkiye’de sessiz ama çok güçlü bir değişim yaşanıyor. Bu değişim sadece yaşam tarzlarını değil, konut piyasasını da kökten dönüştürüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Artık insanlar kalabalık evlerden uzaklaşıyor. Daha sade, daha pratik ve daha ekonomik bir yaşam tercih ediliyor. Bunun en net karşılığı ise 1+1 dairelere olan yoğun talep.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sahada çok net görüyoruz; bu bir geçiş süreci değil, kalıcı bir dönüşüm.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Boşanmaların artması, öğrencilerin barınma ihtiyacının büyümesi ve özellikle ailesiyle yaşayıp maddi gücü olan bireylerin kendi düzenini kurmak istemesi 1+1 daireleri ön plana taşıdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün emlak ofislerine gelen taleplerin büyük bir kısmı 1+1 dairelerden oluşuyor. Aynı şekilde ilan sitelerinde de ciddi bir artış var. 1+1 daire ilanları hızla çoğalıyor ancak buna rağmen talep hala çok güçlü.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bu da bize şunu gösteriyor:<br />
Piyasa yönünü değiştirdi.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">İstanbul özelinde baktığımızda 2,5 milyon TL’den başlayıp 15 milyon TL’ye kadar uzanan geniş bir fiyat aralığında 1+1 daire bulmak mümkün. Bu da her bütçeye hitap eden bir yapı oluşturuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">1+1 dairelerin tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biri de maliyet avantajı. Aidat giderleri daha düşük, temizlik ve kullanım çok daha kolay. Büyük metrekareli dairelere göre hem bakım hem de yaşam maliyeti ciddi anlamda daha az.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Diğer önemli konu ise hız.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu daireler çok hızlı kiraya veriliyor. Sirkülasyonu çok yüksek. Boş kalma süresi minimum. Alım-satım süreçleri de daha hızlı ilerliyor. Bu da yatırımcı için ciddi bir güven oluşturuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün 1+1 dairelerin geri dönüş süresi ortalama 12–13 yıl civarında. Metrekare bazında kira getirisi de birçok büyük daireye göre daha yüksek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yatırımcı davranışı da değişmiş durumda. Altın ve döviz birikimi olan birçok kişi, büyük risk almak yerine ilk adımda 1+1 daire alıyor. Daha sonra birikimini artırıp 2+1 daireye geçiş yapıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Yani 1+1 daire artık sadece bir yatırım değil, aynı zamanda bir başlangıç modeli.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">İnşaat firmaları da bu değişimi net şekilde görmüş durumda. Eskiden projelerde yüzde 10–15 oranında yer verilen 1+1 daireler, bugün yüzde 25’in üzerine çıktı. Hatta sadece 1+1 ve 2+1 konseptiyle proje geliştiren firmalar var.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu tablo bize şunu açıkça gösteriyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Konut piyasasında artık metrekare değil, ihtiyaç belirleyici.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ve bugün o ihtiyacın adı çok net:<br />
1+1 daire.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/yalnizlasan-toplum-kuculen-evler-1-1-gercegi/357/</link>
<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:22:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Savaş Belirsizliği ve İzmir'de Arsa Gerçeği!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Liman, sanayi ve doğru lokasyon… Kazandıran formül değişmiyor</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Orta Doğu’da yaşanan savaşın yarattığı belirsizlik, yalnızca siyasi dengeleri değil, ekonomik kararları ve yatırım tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Bugün sahaya baktığımızda, emlak piyasasında belirgin bir durgunluk ve bekleyiş havası hâkim.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yatırımcı artık hızlı karar almıyor. Bekliyor, izliyor ve doğru zamanı kolluyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Aslında bu tabloya yabancı değiliz. Covid sürecinde de, Irak ve Ukrayna savaşlarında da aynı süreci yaşadık. İlk etapta piyasa durur. Ancak hayat devam ettiği için sistem bir süre sonra yeniden hareketlenir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İşte tam bu noktada yatırımcı davranışı değişir.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>YATIRIMCI KONUTTAN ÇIKIYOR, ARSAYA GEÇİYOR</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Kriz dönemlerinde yatırımcı güvenli liman arar. Bu da çoğu zaman arsa ve arazi yatırımı olur.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Son iki yıldır arsa ve tarla yatırımlarında bir yavaşlama vardı. Ancak yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte sahada yeniden bir hareketlenme görüyoruz. İlan sayılarındaki artış ve talep bunu net şekilde ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün birçok yatırımcı, bütçesine göre arsa, tarla ya da arazi almanın yollarını araştırıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü şunu çok net biliyor:<br />
Arsa kısa vadeli değil, uzun vadeli bir yatırımdır. Sabır ister. Ama doğru yerde alınmış bir arsa, çoğu zaman konuttan çok daha fazla kazandırır.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>İZMİR: DOĞRU AKSI YAKALAYAN KAZANACAK</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye’de arsa yatırımının en stratejik şehirlerinden biri bugün İzmir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ancak burada en kritik konu şu:<br />
Artık İzmir’de arsa yatırımı rastgele yapılacak bir yatırım değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Doğru aksı yakalayan kazanır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yanlış yerde alınan arsa ise yıllarca bekletir.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>KUZEY AKSI VE LİMAN GERÇEĞİ</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Menemen – Aliağa – Çiğli hattı bugün İzmir’in en güçlü yatırım akslarından biri.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu bölgede:<br />
Sanayi büyüyor, organize sanayi bölgeleri genişliyor, ulaşım projeleri gelişiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ama en kritik konu şu:</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>İzmir bir liman şehri.</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Aliağa, Alsancak ve Nemrut bölgesindeki limanlar; ihracat ve ithalat yapan firmaların yoğun şekilde tercih ettiği noktalar haline geldi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bu da neyi getiriyor?</strong></span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Lojistik alan ihtiyacını…</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Depo ihtiyacını…</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Ticari arsa ihtiyacını…</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Yani limana yakın bölgeler artık sadece arsa değil, doğrudan ticaret değeri taşıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Önümüzdeki yıllarda en hızlı değer artışı yaşayacak bölgelerin başında bu aks gelecektir.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>DOĞA, TURİZM VE SANAYİ ÜÇGENİ</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">İzmir’i özel kılan bir diğer konu ise farklı yatırım türlerini aynı anda sunabilmesi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Urla, Seferihisar ve Güzelbahçe hattında doğa ve yaşam yatırımı öne çıkıyor.<br />
Çeşme ve Alaçatı tarafında turizm yatırımları güçlü şekilde devam ediyor.<br />
Torbalı ve Kemalpaşa ise sanayi ve gelişim aksı olarak yükseliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugünün tarlası, yarının konut alanı olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu yüzden yatırımcı artık sadece bugünü değil, geleceği satın alıyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>ENERJİ ARAZİLERİ: YENİ DÖNEMİN YILDIZI</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Son yıllarda dikkat çeken en önemli yatırım alanlarından biri de enerji arazileri.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İzmir’de özellikle Aliağa, Bergama, Kınık ve Menemen kırsalında bu alanda ciddi bir talep oluşmuş durumda.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları hem devlet destekli hem de sürdürülebilir kazanç sağlıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Üstelik yatırımcıya çift kazanç sunuyor:<br />
Elektrik üretimi ve karbon geliri.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu da arazi yatırımını klasik anlayışın ötesine taşıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>SON SÖZ</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün geldiğimiz noktada şunu net olarak söyleyebilirim:</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Arsa yatırımı artık şansa bırakılacak bir alan değil.<br />
Bilgi, araştırma ve doğru analiz gerektiriyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İzmir gibi potansiyeli yüksek bir şehirde ise kazanç, doğru lokasyonu yakalayabilen yatırımcının olacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Unutmayın…</strong><br />
Toprak sabır ister.<br />
Ama doğru yerde alınan toprak, zamanı geldiğinde sahibine fazlasıyla kazandırır.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/savas-belirsizligi-ve-izmir-de-arsa-gercegi/356/</link>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:12:59 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YeS-TR: Sadece Bir Sertifika mı, Yoksa Türkiye'nin Yeşil Gelecek Stratejisi mi?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">Ulusal Yeşil Bina Sertifikası</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none"> (YeS-TR), oluşturucusu ve geliştiricisi olan T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “Ulusal Yeşil Sertifika Sistemi” olarak tanımlanmıştır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">YeS-TR “Yeşil Sertifika Sistemi” kelimelerinin kısaltması olarak belirlenmiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">Ulusal Yeşil Sertifika Sistemi; Doğayla uyumlu, yapının arazi seçiminden yıkımına kadar yaşam döngüsü çerçevesinde değerlendirilen, iklim verilerine ve yöreye uygun, ihtiyacı kadar enerji ve su tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan, bütüncül bir yaklaşımla tasarlanan bina ve yerleşmelerin değerlendirilmesi ve sertifikalandırılması amacıyla milli imkanlarla oluşturulan sertifikalandırma sürecidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><img height="182" src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c1369352b20.jpeg" width="277" /></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir, enerji verimli ve çevreye olumsuz etkileri minimalize edilmiş olan bina ve yerleşmelerin teknik özelliklerinin ve gereksinimlerinin belirli değerlendirilmeler sonrasında sertifikalandırılmasına Yeşil Bina Sertifikası veya kısaca Yeşil Sertifika (YeS-TR) denilmektedir. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Uluslararası geçerlilikleri olan pek çok yeşil bina sertifika çeşidi bulunmaktadır. Örneğin Türkiye ve neredeyse tüm dünyada geçerli olan Leed, Green Globe, Green Star gibi çeşitli sertifikalar bulunmaktadır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Türkiye ise bu ihtiyacı gidermek için 6 uluslararası ve 2 ulusal sertifika kapsamında </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">YeS-TR</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> sertifikasyonunu oluşturmuştur. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ulusal yeşil sertifika sistemi olan YeS-TR sertifikasyon sürecinin online olarak yürütülmesini sağlayan bir sistemdir. Bilgi ve belge girişi, inceleme ve değerlendirme aşamalarının ardından onay ve sertifikalandırma ile son bulan bir sertifikasyon süreci bulunmaktadır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">12 Haziran 2022 Binalar ile Yerleşmeler İçin Yeşil Sertifika Yönetmeliği</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> yayımlanarak YeS-TR sertifikasyonu için binalar ve yerleşmeler adına kılavuz yayımlanmıştır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c136961d692.png" style="width: 641px; height: 380px;" /></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil binalar;</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> bir binanın yaşam döngüsü boyunca çevreyle uyumlu olması ve doğal kaynakları verimli kullanmasını ifade eder.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Proje aşamasında; yükleniciler, mimarlar, mühendisler, uygulamacılar ve müşterinin yakın işbirliğini gerektirir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil binalar arazi seçiminden, yaşam tarzı değerlendirmesi çerçevesinde oluşturulan, bulunduğu tabiata uygun standartlarda tasarlanan ve enerji ihtiyaçlarında tasarruflu, yenilenebilir özellikte, çevre dostu malzemeler ile yapılan binalardır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ayrıca bu binalar su verimliliği sağlayan çevreci yapılar olmasının yanı sıra, ekonomi ve sağlık açısından da avantajlı binalardır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c13693bb035.png" style="width: 641px; height: 380px;" /></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil Bina Tasarımı; </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil binalar doğal çevre ile uyumlu bir yapıda olmalıdır. Yapım aşamasında hafriyatın minimum seviyede tutulması ve atık malzeme kullanılmasına dikkat edilmelidir. Çatı yapısının yeşil olmasına dikkat edilmeli. Yalıtım sistemi tasarımı enerji tasarrufu ve ses yalıtımını koruyucu düzeyde olmasına dikkat edilmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bunların yanı sıra ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerinde, etkili çözümler ortaya çıkartılması, güneş enerjisinin kullanılması gerekmektedir. Peyzaj tasarımı az su tüketen bitki ve ağaçlardan oluşturulmalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:underline"><span style="-webkit-text-decoration-skip:none"><span style="text-decoration-skip-ink:none">Yeşil Binaların Diğer Binalardan Farkı Nedir:</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> Günümüzde yapı sektörü </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">karbon ayak izi </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">artışında diğer sektörlerin önüne geçmiştir. Doğal kaynakların üçte birini kullanan bu sektör taze suyun %12’sini kullanırken, toplam katı atığın %40’ından sorumludur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil binalar, yapılı çevrenin insan sağlığı ve doğal çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirecek şekilde tasarlanır, işletilir ve sonlandırılır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu da, enerjinin, suyun ve diğer kaynakların etkin kullanımı, kullanıcıların sağlığının korunması ve çalışanların verimliliğinin arttırılması; atık, kirlilik ve çevresel bozulmanın azaltılması anlamına gelir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil binalar üzerinde yapılan araştırmalar, binaların bu şekilde tasarlanması ve işletilmesi durumunda, geleneksel yöntemlerle tasarlanmış ve işletilen ortalama binalara göre enerji kullanımında %24 ile %50 arasında, CO</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"><sub style="font-size:0.6em">2</sub></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> emisyonlarında %33 ile %39 arasında, su tüketiminde %30 ile %50 arasında, katı atık miktarında %70 oranında, bakım maliyetlerinde ise %13  oranında azalttım sağlanabileceğini göstermektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Amerikan Yeşil Bina Konseyi </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">(United States Green Building Council, USGBC), </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">bir yeşil binanın ortalama %32 daha az elektrik kullanarak yılda 350 metrik ton CO</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"><sub style="font-size:0.6em">2</sub></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> emisyonunun önüne geçtiğini yayınlamıştır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Binaların enerji ve kaynak kullanımında ve atık ve emisyon üretimindeki payı göz önünde bulundurulduğunda, bu tasarrufların ne kadar önemli olduğu anlaşılabilir. Üstelik yeni bina ihtiyacı sürekli artmaktadır ve yapı sektörünün etkisinin mevcut hale göre daha da artması beklenmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">USGBC önümüzdeki 25 yıl içinde binalardan kaynaklanan CO</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"><sub style="font-size:0.6em">2</sub></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> emisyonlarının, yılda %1,8‘lik bir oranla diğer sektörlere göre çok daha hızlı bir artış göstermesini öngörmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Binaların çevresel etkilerinin azaltılması ve yeşil binaların tasarlanması için bu tür binaların detaylı tanımlarının yapılması gerekir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ancak bu şekilde ortalama bina ve daha yüksek performanslı binalardan bahsedilebilir ve binaların performanslarının daha da yükseltilebilmesi için izlenmesi gereken yol haritası oluşturulabilir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; border-left:solid #000000 0.5pt; border-right:solid #000000 0.5pt; border-top:solid #000000 0.5pt; border-bottom:solid #000000 0.5pt; margin-bottom:13px; padding:1pt 4pt 1pt 4pt"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Binaların yeşil olarak tanımlanabilmesi için; sürdürülebilir arazi planlaması, su ve enerji, ekolojik malzeme kullanımı, iç ortam hava kalitesi, kullanıcı sağlığı ve konforu, ulaşım ve atıkların kontrolü, akustik ve kirlilik gibi alanlarda belli standartları karşılaması gerekir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu konular altında kaynakların verimli kullanılması, binanın tasarım ve inşaat sürecinde çevreye etkisinin azaltılması amaçlanır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c1369694d13.png" style="width: 641px; height: 380px;" /></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">YeS-TR Yeşil Sertifika Aşamaları:</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> YeS-TR Yeşil Sertifika süreci, projenizin sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği standartlarına uygunluğunu sağlamak amacıyla belirli adımları takip eder. İlk olarak, Yeşil Sertifika Uzmanı (YESU) ile sözleşme imzalanır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu sözleşme ile birlikte, YeS-TR sisteminde kayıt açılır ve proje bilgileri sisteme girilir. Ardından, yetkili değerlendirme kuruluşu olan Türkiye Çevre Ajansı tarafından sisteme yüklenen belgeler değerlendirilir. Tüm gerekliliklerin yerine getirilmesi durumunda, proje Yeşil Sertifika almaya hak kazanır. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu süreç, projelerin çevresel sürdürülebilirliğini belgeleyerek enerji verimliliği ve çevre dostu yaklaşımlarını doğrular.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:underline"><span style="-webkit-text-decoration-skip:none"><span style="text-decoration-skip-ink:none">YeS-TR Sertifikasyon Süreci:</span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">YeS-TR Sertifikasyon süreci, projenizin sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği standartlarına uygunluğunu sağlamak amacıyla çeşitli aşamalardan oluşur:</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">1. Proje Planlama: </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İlgili disiplinleri içeren proje ekibinin oluşturulması ve Yeşil Sertifika Uzmanı’nın sürece dahil edilmesi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">2. Bütünleşik Tasarım: </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Disiplinler arası paydaş katılımı, enerji ve su analizlerinin yapılması, görsel, işitsel ve ısıl konforun sağlanması, hava kalitesi ve yangın emniyetinin artırılması.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">3. Doküman Hazırlığı: </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sözleşme, şartnameler, uygulama projeleri ve malzeme seçimlerine ait belgelerin hazırlanması.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">4. İnşaat Süreci: </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Şantiye alanına güvenli erişim, şantiye gürültüsünün kontrol altına alınması, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, enerji ve su tüketiminin kontrolü ve atıkların çevreye zarar vermeden yönetilmesi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">5. Kontrol, İşletmeye Alma ve Kabul: </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Isıtma, su dağıtım, aydınlatma, havalandırma, soğutma, yangından korunma </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">(algılama, söndürme)</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> ve otomatik kontrol sistemlerinin işletmeye alma süreçlerinin tanımlanması ve yönetecek ekibin belirlenmesi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">6. Sertifika Başvurusu: </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Başvuru dosyasının Yeşil Sertifika Uzmanı tarafından hazırlanması, YeS-TR sistemi üzerinden bilgi girişinin yapılması ve Yeşil Sertifika Değerlendirme Kuruluşu'na iletilmesi, ardından değerlendirmenin yapılarak onaylanması ve sertifikalandırılması.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c1369383df3.jpeg" style="width: 300px; height: 168px; float: left; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:underline"><span style="-webkit-text-decoration-skip:none"><span style="text-decoration-skip-ink:none">Sertifika Seviyeleri:</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> YeS-TR 4 farklı seviyede sertifikaya sahiptir.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Herhangi bir seviyede sertifikaya ulaşabilmek için tüm zorunlu kriterler sağlanmalı ve her ana modül için değerlendirme kulavuzu içerisinde belirtilen ağırlıklı kredi elde edilmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c13693c028b.png" style="width: 325px; height: 193px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c13693a4acd.png" style="width: 339px; height: 213px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c13693abdc9.png" style="width: 335px; height: 205px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c136939e0b5.png" style="width: 335px; height: 217px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /></p>

<p> </p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:underline"><span style="-webkit-text-decoration-skip:none"><span style="text-decoration-skip-ink:none">Neden Yeşil Sertifika:</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> Dünyada giderek yaygınlaşan gönüllülük esasına dayanan Yeşil Bina uygulamaları enerji verimliliği ve çevrenin korunması açısından önemli bir adımdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Sertifikalandırma ile çevreye daha az zarar veren, enerjiyi en verimli şekilde kullanan, atığını değerlendiren yeşil alan ve sosyal donatısı sağlanmış, üst seviyede ses yalıtımı olan, ulaşım planlaması yapılmış bina ve yerleşmeler oluşturulması hedeflenmiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil Sertifika sahibi binaların ve yerleşmelerin marka değerlerinin artması ve emsal binalar olarak klasik yapılaşmamıza göre ön plana çıkmaları da önemli kazanımlardandır. </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çevre ile uyum içinde yapılanmış, daha iyi bir yaşam kalitesi sunan bu binaların yaygınlaşması yaşam alanlarımızın sürdürülebilirliğini artırarak ulusal ve uluslararası ölçekte prestijli, marka şehirler oluşturabilmemizi sağlama potansiyeline sahiptir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil Sertifika sürecinde binalar, Bütünleşik Bina Tasarım, Yapım ve Yönetimi, Yapı Malzemesi ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi, İç Ortam Kalitesi, Enerji Kullanımı ve Verimliliği, Su ve Atık Yönetimi başlıklarında değerlendirilir ve Yeşil Sertifika almaya hak kazanan binalar puanlarına göre </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">“GEÇER”, “İYİ”, “ÇOK İYİ” ve “ULUSAL ÜSTÜNLÜK”</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> seviyelerinde sertifikası alma hakkı kazanır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:underline"><span style="-webkit-text-decoration-skip:none"><span style="text-decoration-skip-ink:none">Diğer Yeşil Bina Sertifikaları İle Farklar ve Benzerlikler:</span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Her sertifikasyon sistemi kendisine özgüdür. Genellikle oluşturuldukları ülkeye uygun olarak hazırlanan sertifikasyon sistemleri zaman içerisinde tüm bölgelerde uygulanabilir olacak şekilde güncellenmektedir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">YeS TR ve diğer sertifikalar arasında büyük benzerlikler bulunsa da, henüz yeni sayılabilecek YeS-TR Yeşil Sertifika bilinirlik açısından dezavantajlı konumdadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">LEED; </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Amerikan menşeli LEED sertifikası ile birçok kriterde benzerlik gösterir, ancak değerlendirme metodolojisinde farklılıklar vardır. YeS-TR ulusal sertifikasyon sistemi olarak yurt dışında bilinirliği bulunmamaktadır. LEED sertifikası uluslararası olarak bilinirliği en yüksek sertifikadır. Teşviklerden yararlanmak açısından YeS-TR daha uygun olabilir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">BREEAM; </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İngiltere menşeli BREEAM ile benzer amaçları paylaşır, ancak yerel koşullara daha uygun kriterler içerir. YeS-TR ulusal sertifikasyon sistemi olarak yurt dışında bilinirliği bulunmamaktadır. BREEAM sertifikası uluslararası olarak bilinirliği en yüksek sertifikalardan birisidir. Teşviklerden yararlanmak açısından YeS-TR daha uygun olabilir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">EDGE; </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">IFC tarafından sürdürülebilir yapı sertifikasına daha kolay ulaşım amacıyla geliştirilen EDGE sertifikası, diğer sertifikalardan maliyet ve kriterlerin içeriği açısından ayrışmaktadır. Enerjide, suda ve kullanılan malzemelerin gömülü enerjisinde tasarruf hedeflenmektedir. EDGE sertifikası uluslararası olarak YeS-TR'ye göre daha bilinir olsa da Avrupa ve Amerika'da bilinirliği diğer sertifikalara göre daha azdır. Maliyeti YeS-TR'ye göre daha azdır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c136956af94.png" style="width: 641px; height: 380px;" /></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:underline"><span style="-webkit-text-decoration-skip:none"><span style="text-decoration-skip-ink:none">Yeşil Bina Tarihçesi:</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> Dünyanın birçok yerinde farklı yeşil bina sertifika sistemi mevcut.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">1990 yılında İngiltere’de ortaya çıkan Breeam </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">(Building Research Establishment Environmental Assessment Method)  </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">yeşil bina sistemi ile gelişen çalışmalar Amerika’da Leed yeşil bina sistemi </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">(Leadership In Energy and Environmental Design) </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">doğuşuyla devam etti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">1998 yıllarına gelindiğinde ise gelişmiş ülkeler sürdürülebilir ve yeşil binalar konusunda bir araya gelerek yeşil bina sertifikası süreçlerini tekrar gözden geçirmeye karar verdiler.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ve LLSBE (International Initiative For Sustainable Built environment) kurdular.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu şekilde büyüyen süreç gelişmeye devam etti. 2003 yıllarda yeşil bina sertifikası adına Greenstar, 2004 de Japonya da Casbee, Almanya’da ise DGNB kurularak yeşil bina kriterleri değerlendirildi ve ülkelerin kendilerine özel kriterleri oluşturuldu.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c136957c616.png" style="width: 641px; height: 380px;" /></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil Sertifika Yönetmeliği güncellendi; </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yönetmelikte uzmanlık yetkisi ve sertifikasyon şartlarına yönelik çeşitli değişiklikler yapıldı.</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Binalar ile Yerleşmeler İçin Yeşil Sertifika Yönetmeliği‘nde değişiklik yapıldı.</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> Resmî Gazete’nin 2 Aralık 2025 tarihli</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> 33095 sayısında yayımlanan değişiklik ile Yeşil Sertifika Uzmanlık Yetkisi’nin geçerlilik süresi on yıldan beş yıla indirilirken, sınav sisteminde de değişiklik yapıldı. </span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yönetmeliğin yayım tarihinden önce sertifika uzmanlık yetkisi alanların yetkileri on yıl olacak iken, bu sürenin sonunda ise tekrar eğitim alarak sınava girmeleri gerekecek.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bununla birlikte yönetmeliğin Ek-3 bölümünde yapılan değişikliğe göre </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yeşil Sertifika Uzmanı (YESU)</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> olmak için Eğitici Kuruluşlar tarafından verilen eğitimlere katılan adayların eğitimin ardından düzenlenecek sınavlara sadece iki kere girme hakları olacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Her iki sınavda da başarısız olan adayların, tekrar sınava girme hakları ancak bu eğitimi bir kez daha almaları sonrasında mümkün olacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bununla birlikte yönetmeliğin Ek-1 ve Ek-2 bölümlerinde yapılan güncellemeler ile Yeşil Bina Sertifikasyonuna ilişkin çeşitli değişiklikler yapıldı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu değişiklikler arasında binalarda yenilenebilir enerji kullanımın için sağlanacak kredi miktarının 15’den 10’a düşürülmesi ile verimli su kullanımına uygun armatör ve donatıların seçilmesinde sağlanacak kredi miktarının yükseltilmesi de yer aldı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Yağmur suyu hasadı konusunda da yapılan bir değişiklik ile binaların su depolarının hacminin belirlenirken, yıllık toplam yağmur suyu hasadının asgari olarak % 6’sının karşılanması şartı getirildi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69c13693d91ff.jpeg" style="width: 390px; height: 552px; float: left; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Spor, kültür, sanat ve eğlence gibi faaliyetlerinin yapılacağı açık alanlarda, tütün ürünlerinin kullanımının engellenmesi halinde ek kredi sağlanması için şart, bu yerlerin seyir alanları için %50 olarak belirlenen asgari oran kaldırılarak, bu alanların tamamına genişletildi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Çeşitli alanlarda Yeşil Sertifika Başvuru Dosyası hazırlanması için belirli teknik alanlarda lisans eğitimi görmüş olma şartı kaldırılarak, dört yıllık lisans eğitimi bulunan tüm üniversite mezunlarının bu işlemi yapmalarına imkan sağlandı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Özetle,</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> çevreye daha az zarar veren, enerjiyi en verimli şekilde kullanan, atığını değerlendiren, yeşil alan ve ulaşım planlaması yapılmış binalar Yeşil Sertifika alma hakkı kazanmakta ve bu olgu ise 21.yüzyıl şehirleri için çok kıymetli bir hedef olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; text-align:justify; margin-bottom:13px"><span style="font-size:6.999999999999999pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#ff0000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:underline"><span style="-webkit-text-decoration-skip:none"><span style="text-decoration-skip-ink:none">Not:</span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:6.999999999999999pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#ff0000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none"> Yazıdaki resimler bilgi amaçlı konulmuştur. Yayınlamasında telif ihlali anlamında sıkıntı yaşanması adına, gerekli prosedürleri yapılması yayıncı kuruluşa aittir. Teknik yazı ve/veya makale de, alıntı yapılan kaynaklar “kaynakça” kısmında belirtilmektedir. Lütfen bu konuda gerekli hassasiyeti gösteriniz.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.3800000000000001; margin-bottom:13px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none"> (</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:700"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">Magic Mechanic Meetings</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none"><sup style="font-size:0.6em">©</sup></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none"> yazı dizisi devam edecek…)</span></span></span></span></span></span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Semih Çalapkulu</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/semih-calapkulu/yes-tr-sadece-bir-sertifika-mi-yoksa-turkiye-nin-yesil-gelecek-stratejisi-mi/355/</link>
<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:40:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İran'daki Savaş Türkiye'deki Emlak Sektörüne Nasıl Yansır?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;"><strong>İran’dan Türkiye’ye bir göç dalgası başlar mı?</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Savaş sürecinin uzaması, bölge halkının tehlikede olması ve iç karışıklıklar İranlıları güvenli bölge olan ülkemize yönlendirebilir. Bu göç dalgası savaş durumuna göre geçici olabilir. Fakat yine de ülkemize göç eden İranlılar Avrupa’ya geçiş için bir müddet ülkemizde düzen kurabilirler. Ancak şu an için böyle bir göç dalgası beklendiğine dair bir durum bulunmuyor. İçişleri Bakanlığı’nın da olası bir göç dalgasına karşı çok kapsamlı planlar yaptığı biliniyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Son 3-4 yıldır İranlılar zaten Türkiye’den önemli miktarda mülk alımı yapmışlardı. İranlılar ülkemizi seviyor ve özgürlüklerini burada yaşıyorlardı. Burada firma kurup ticaret yapan birçok İranlı bulunuyor. İran’dan gıda ve baharat işi yapan birçok firma mevcut.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şimdiki durumda İran’dan gelen İranlılar ilk etapta kiralama yaparak buradaki yaşamlarına hazırlık yapabilirler. Suriyelilerin zamanında yaptığı gibi ülkemizde hem satın alma hem de kiralama yoluyla konut ihtiyaçlarını çözme yoluna gidebilirler.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İlk etapta bu göç dalgası İran’a yakın bölgemizde başlar. Özellikle Van civarı bu göçün ilk ayağı olur. İranlılar her tatilde zaten çok fazla ziyaret ve ticaret amacıyla geliyorlardı. Ülkelerine yakın olması sebebiyle ilk basamak bu bölge olur. Suriye savaşında da Antep, Kilis ve Hatay ilk durak olmuştu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Maddi gücü yüksek olan İranlıların ilk tercihleri ise İstanbul, Bursa, Yalova ve Antalya olur. Bu bölgelerde hem satın alma hem de kiralama yapabilirler. İstanbul’da yeni projeleri çok seven İranlılar Küçükçekmece, Halkalı, Beylikdüzü, Güneşli ve Maslak Vadi İstanbul gibi AVM’lere yakın lokasyonları tercih ederler.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ülkemizin konut stoklarına baktığımızda bu durum yoğunluğun artmasını gösterir. Hem satılıklarda hem de kiralıklarda fiyat yükselmelerine neden olabilir. Bir anda talebin çoğalması fiyatlara etki edebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Faydalı tarafından baktığımızda İranlılar yeni ve büyük metrekare evleri seviyorlar. Bu durum bekleyen inşaat firmalarının hareket etmesine ve konut yapımına geçmesine neden olabilir. Burada bir hareket oluşur.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İranlılar zaten çok zengin. Nakitle buraya gelirler. Ülkemizin güvenli olması ve konut hakkının garanti altında bulunması hem Suriye, hem Rusya, hem Ukrayna hem de İranlılar için ailesiyle yaşayabileceği güvenli bir liman olmuştur.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Allah devletimizi her daim güçlü kılsın.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/iran-daki-savas-turkiye-deki-emlak-sektorune-nasil-yansir/354/</link>
<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:18:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Savaşta ve Barışta  Algı Yönetimi!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Algı yönetimi, hedef kitlelerin duygu, düşünce ve davranışlarını stratejik iletişimle manipüle ederek, savaşta fiziksel çatışmadan önce zihinleri fethetmeyi amaçlayan, psikolojik savaşın temel bir bileşenidir. Gerçekleri çarpıtarak veya yeniden yapılandırarak düşmanın moralini bozmayı ve kendi kamuoyunu ikna etmeyi hedefler.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Algı Yönetimi ve Savaşın Temel Unsurları:</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Zihin Odaklı Savaş: Fiziksel yıkımdan ziyade, düşmanın iradesini kırmaya ve karar alma mekanizmalarını felç etmeye odaklanır. <br />
Psikolojik Savaş Araçları: Medya, propaganda, dezenformasyon ve sosyal medya kullanımı ile hedef kitleyi yönlendirir. <br />
Amaç: İstenilen davranış değişikliğini yaratarak savaşın gidişatını sahada çatışmadan önce belirlemektir. <br />
Kapsam: Sadece düşmanı değil, tarafsız kitleleri ve kendi halkını da etkilemeyi amaçlar.</span></p>

<p><br />
<span style="color:#000000;">Algı yönetimi ve manipülasyon psikolojik savaşın enstrümanlarıdır ve hedef ülkenin yıkılması için merkezi bir öneme sahiptir. Fakat tek başına yeterli değildir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İki bin beş yüz yıl önce yaşamış büyük savaş düşünürü Sun Tzu’ “Bütün savaşlar aldatma üzerine kuruludur.” demiş. Gerçekten de modern savaşlarda bazen bombalardan daha güçlü bir silah var :</span></p>

<p><span style="color:#000000;">"Bilgiyi kontrol etmek, gerçeği saklamak, görüntüyü kesmek, kamuoyunu yönlendirmek"... Çünkü savaşların en kritik cephesi sadece gökyüzünde uçan füzeler, uçaklar değildir. Bugün savaşın en stratejik cephesi 'algı yönetimi ve bilginin' kendisidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Günümüzde savaşlar sadece cephede yapılmıyor. Gerçek ile yalan arasında da bir savaş var. Çoğu zaman dünyaya ve bize gösterilen şey savaşın kendisi değil, belki de savaşın kurgulanmış hikâyesidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Algı Yönetimi esasında ‘’Perception Management’’ adında Amerikan ordusunun çıkardığı bir terimdir. Esas olarak askeri amaçlarla yapılan psikolojik savaşın bir parçasıdır. Ancak zaman içerisinde sadece askeri amaçlarla değil siyasi ve ticari amaçlarla da kullanılmaya başlamıştır. Algı yönetimi dediğimiz zaman aslında çok geniş bir alandan bahsediyoruz. Halkla ilişkilerden, satış pazarlamaya oradan da propagandaya kadar insanları yönlendirmeye niyetli ve onların çeşitli kararlar vermesi üzerinden ekmeğini çıkaran pek çok sektör, algı yönetiminin alanına girer.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Algıyı yönetmek iletişimi yönetmektir. İletişim, algıyı yönetmek, davranış biçimleri oluşturmak ve iş hedeflerine ulaşmak için bir araçtır. Algı yönetimi siyaset, reklam, iş dünyası başta olmak üzere hayatın birçok alanında kullanılan önemli bir yöntemdir. Algı yönetimi son yıllara kadar farkında bile olmadığımız bir gerçeklik. Marka yönetimide, algı yönetimidir. Reklamlar algılarımızı yöneterek ihtiyaçlarımızı belirlemeye çalışıyor. Yoğun bir şekilde bir mesaja “maruz” kaldığımızda da o ürün ya da hizmete ihtiyaç duymaya başlıyoruz. Bir süre sonra ihtiyaçlarımız değil arzularımız doğrultusunda satın alma kararları veriyoruz. </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Tüm sektörler diğer insanların kararlarını etkilemek amaçlıdır. Bu yüzden algı yönetimi amaçlı mesajlar her yönden üzerinize yağdırılır. Algı yönetimi kullandığınız parfümden, kullandığınız cep telefonuna kadar sizi içinize alan koca bir okyanus gibidir, ancak çoğu insan bunu farkında değildir. Zaten algı yönetiminin esas gücü de farkında olunamamasından gelir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>"İnsanın içine düşebileceği en büyük yanlış, bir yanlışın içinde olduğu halde onu en büyük doğru sanmasıdır.’’</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dipnot: Algı yönetimi sizi yönlendirmek ister. Bunu farkında olmadığın yöntemlerle yapar. Amaç algıların üzerinden duygularına ulaşmak ve duyguların üzerinden mantığını devre dışı bırakarak seni eyleme yönlendirmektir. Mantık, düşünce, akıl ve sorgulama algı yönetiminin en büyük panzehiridir. </span></p>
]]></content:encoded>
<author>Engin Yıldırım</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/engin-yildirim/savasta-ve-barista-algi-yonetimi/353/</link>
<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 00:43:02 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ekonomik Kriz Dönemlerinde Yapay Zekâ Şirketlerin Kurtarıcısı mı?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomik krizler tarih boyunca iş dünyasının en büyük sınavlarından biri olmuştur. Piyasaların daraldığı, maliyetlerin yükseldiği ve belirsizliğin arttığı dönemlerde şirketler genellikle iki seçenekle karşı karşıya kalır: küçülmek ya da dönüşmek. Bugün ise bu denkleme yeni ve güçlü bir aktör girmiş durumda: yapay zekâ.</p>

<p>Son yıllarda teknoloji dünyasında yaşanan gelişmeler, yapay zekânın yalnızca bir yazılım aracı değil, aynı zamanda bir iş stratejisi haline geldiğini gösteriyor. Özellikle ekonomik dalgalanmaların arttığı dönemlerde şirketler için verimlilik, hız ve maliyet kontrolü hayati önem taşıyor. İşte tam da bu noktada yapay zekâ devreye giriyor.</p>

<p><img height="380" src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69b003f3b7f74.png" width="641" /></p>

<h3><strong>Kriz Dönemlerinde Şirketlerin İlk Refleksi</strong></h3>

<p>Ekonomik krizler başladığında şirketlerin ilk refleksi genellikle maliyetleri azaltmak olur. Yeni yatırımlar ertelenir, işe alımlar durdurulur ve operasyonel giderler gözden geçirilir. Bazı durumlarda ise daha sert kararlar alınır; departmanlar küçültülür, projeler iptal edilir.<br />
Ancak bu yaklaşım her zaman sürdürülebilir değildir. Çünkü kriz dönemleri aynı zamanda rekabetin daha da keskinleştiği zamanlardır. Daha az kaynakla daha fazla üretmek zorunda kalan şirketler, geleneksel yöntemlerle ayakta kalmakta zorlanabilir.<br />
İşte bu noktada teknolojik dönüşüm bir tercih olmaktan çıkar ve zorunluluk haline gelir.</p>

<h3><strong>Yapay Zekâ: Daha Az Kaynakla Daha Fazla İş</strong></h3>

<p>Yapay zekâ teknolojileri şirketlerin en kritik ihtiyaçlarından biri olan verimlilik konusunda önemli avantajlar sunuyor. Tekrarlayan işlerin otomasyonu, veri analizi, müşteri hizmetleri ve operasyon yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ çözümleri ciddi bir zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabiliyor.</p>

<p>Örneğin müşteri hizmetleri alanında kullanılan yapay zekâ destekli sohbet sistemleri, binlerce müşterinin sorusunu aynı anda yanıtlayabiliyor. Bu durum hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de şirketlerin operasyon maliyetlerini ciddi şekilde azaltıyor.<br />
Benzer şekilde veri analizi tarafında da yapay zekâ büyük bir fark yaratıyor. Eskiden haftalar sürebilen analiz süreçleri artık dakikalar içinde yapılabiliyor. Şirketler daha hızlı karar alabiliyor ve riskleri daha erken tespit edebiliyor.</p>

<h3><strong>Küçük Ekipler, Büyük İşler</strong></h3>

<p>Yapay zekânın belki de en dikkat çekici etkilerinden biri ekip yapılarında görülüyor. Geçmişte büyük projeler için büyük ekipler gerekiyordu. Bugün ise doğru teknolojiler kullanıldığında küçük ekipler bile oldukça büyük işler başarabiliyor.<br />
Bir yazılım geliştirici, yapay zekâ destekli araçlar sayesinde eskiden günler süren kodlama süreçlerini saatler içinde tamamlayabiliyor. Pazarlama ekipleri yapay zekâ ile veri analizleri yaparak hedef kitlelerini daha doğru belirleyebiliyor. İçerik üretimi, tasarım ve müşteri analizleri gibi birçok süreç artık otomasyonla destekleniyor.<br />
Bu durum şirketlerin kriz dönemlerinde daha esnek hareket etmesini sağlıyor.</p>

<h3><strong>Karar Alma Süreçleri Değişiyor</strong></h3>

<p>Ekonomik belirsizlik dönemlerinde doğru kararları hızlı almak kritik bir avantajdır. Yapay zekâ bu noktada yöneticilere güçlü bir destek sunuyor.<br />
Gelişmiş veri analiz sistemleri sayesinde şirketler artık geçmiş verileri analiz ederek geleceğe dair daha güçlü tahminler yapabiliyor. Satış trendleri, müşteri davranışları, tedarik zinciri riskleri ve pazar değişimleri çok daha net görülebiliyor.<br />
Bu da yönetim ekiplerinin sezgiler yerine veri temelli kararlar almasını sağlıyor.</p>

<h3><strong>Her Sorunun Cevabı Yapay Zekâ mı?</strong></h3>

<p>Elbette yapay zekâyı ekonomik krizlerin sihirli çözümü olarak görmek doğru olmaz. Teknoloji tek başına bir şirketi kurtarmaz. Doğru strateji, doğru ekip ve doğru yönetim anlayışı olmadan yapay zekâ yatırımları da beklenen faydayı sağlamayabilir.<br />
Ayrıca yapay zekâya geçiş süreci de ciddi bir dönüşüm gerektirir. Şirketlerin veri altyapısını güçlendirmesi, çalışanlarını yeni teknolojilere adapte etmesi ve iş süreçlerini yeniden tasarlaması gerekir.</p>

<p><strong>Bu dönüşüm ise zaman ve vizyon ister.</strong></p>

<p><strong>Geleceğin Şirketleri</strong><br />
Bugün dünya genelinde birçok şirket ekonomik belirsizliklere karşı kendini teknoloji ile güçlendirmeye çalışıyor. Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin değil, finans, sağlık, üretim, perakende ve hatta kamu kurumlarının da gündeminde.</p>

<p>Gelecekte muhtemelen şirketleri iki kategoriye ayıracağız:<br />
teknolojiyi stratejik bir araç olarak kullananlar ve dönüşümü kaçıranlar.<br />
Ekonomik krizler her zaman zorlayıcı olmuştur. Ancak tarih bize bir gerçeği de gösterir: büyük dönüşümler genellikle kriz dönemlerinde hızlanır.</p>

<p>Bugün yaşadığımız dönüşümün merkezinde ise yapay zekâ var.<br />
Belki de asıl soru şu:<br />
Yapay zekâ şirketlerin kurtarıcısı mı?<br />
Yoksa krizlerden güçlenerek çıkan şirketlerin ortak özelliği mi?</p>

<p>Cevap muhtemelen ikisinin tam ortasında. Çünkü teknoloji tek başına bir mucize yaratmaz, ama doğru kullanıldığında şirketlere yeni bir oyun alanı açabilir. Ve kriz dönemlerinde bazen oyunun kurallarını değiştirenler kazanır. <br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/ekonomik-kriz-donemlerinde-yapay-zeka-sirketlerin-kurtaricisi-mi/352/</link>
<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 14:39:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Avukatta Mühür, Emlakçıda Anahtar!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gayrimenkul satışlarında yeni sistem tartışması</strong></p>

<p>Adalet Bakanımızın yaptığı açıklamaları dikkatle takip ettim. Gelecekle ilgili yapılan hazırlıklar, yasalardaki değişiklikler ve süreçlerin hızlandırılması yönündeki çalışmalar gerçekten umut verici. Yapılan bu çalışmalardan gurur duydum. İnşallah sistem zaman içinde doğru şekilde uygulanır ve ülkemiz için faydalı sonuçlar doğurur.</p>

<p>Sayın Bakanımızın açıklamalarında satılık işlemlerinde avukatların devreye gireceği ve satış süreçlerinin avukatlar tarafından yönetilmesinin piyasada güven sağlayacağı ifade edildi.</p>

<p>Ancak sahada çalışan biz emlak profesyonelleri olarak bu sistemin bazı sonuçlarını da düşünmek zorundayız.</p>

<h3><strong>Satış süreçleri uzayabilir</strong></h3>

<p>Yeni sistemde satış işlemlerinin avukatlar üzerinden yürütülmesi, vatandaş için ek maliyet anlamına gelebilir. Aynı zamanda satış süreçlerinin uzaması da kaçınılmaz olabilir.</p>

<p>Emlak danışmanları zaten alıcı ile satıcı arasında süreci yöneten, tarafları buluşturan ve işlemleri takip eden kişilerdir. Eğer bu süreç tamamen farklı bir yapıya dönüşürse emlakçının fonksiyonu ikinci plana düşebilir.</p>

<p>Zaten zor şartlarda çalışan sektörümüzde böyle bir değişiklik yapılırsa, birçok küçük ölçekli emlak firmasının ayakta kalması daha da zorlaşabilir. Yeni yılda gelen harç ve yükümlülükler zaten meslektaşlarımız için ciddi bir maliyet oluşturmuş durumda.</p>

<h3><strong>İngiltere’deki sistem nasıl işliyor?</strong></h3>

<p>İngiltere’de uygulanan sistemde süreç şu şekilde ilerliyor:</p>

<p>Önce emlak ajentası devreye giriyor. Ardından avukatlar sürece dahil oluyor ve alıcının para kaynağını araştırıyor, satış evraklarını hazırlıyor.</p>

<p>Bu işlemler için ortalama 2500 pound işlem ücreti alınıyor. Tapu işlemlerinin tamamlanması ise çoğu zaman en az iki ay sürüyor.</p>

<h3><strong>Banka ipotekli satışlarda yaşanan sorunlar</strong></h3>

<p>Türkiye’de ipotekli satışlarda yaşadığımız bir sorundan da bahsetmeden geçemeyeceğim.</p>

<p>Kredi kullanılan satışlarda imza aşamasına bankanın avukatı geliyor. Ancak bu avukatlara ulaşmak, uygun saat almak çoğu zaman oldukça zor oluyor.</p>

<p>Bazen saatlerce bekleniyor, bazen randevu almak bile ciddi bir sorun haline geliyor.</p>

<p>Oysa dosya hazır, bütün işlemler yapılmış oluyor. Sadece imza atılması gerekiyor. Buna rağmen süreçler gereksiz şekilde uzayabiliyor.</p>

<p>Bankalar genellikle düşük maliyet nedeniyle yeni mezun avukatlarla çalışıyor. Bu durum da satış süreçlerinin yönetilmesinde tecrübe eksikliğine yol açabiliyor.</p>

<p>Üstelik kredi kullanan vatandaşlardan ayrıca bloke çek masrafı da talep ediliyor. Bu da vatandaşın üzerine yeni maliyetler bindiriyor.</p>

<p>Bence önce bu sistemin düzeltilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Gayrimenkul kanunu eksikliği</strong></h3>

<p>Sektörümüzdeki en önemli sorunlardan biri de gayrimenkul ile ilgili kapsamlı bir kanunun bulunmaması.</p>

<p>Bugün kiracı ile ev sahibi arasındaki hukuki denge birçok durumda sağlıklı işlemiyor. Kanun maddeleri çoğu zaman kiracıdan yana yorumlanıyor ve ev sahibini koruyan düzenlemeler yetersiz kalıyor.</p>

<p>Örneğin bir mülk sahibi kiracıyı tahliye etmek istediğinde süreç yıllarca sürebiliyor.</p>

<p>Bir dava açıldığında ilk duruşma çoğu zaman altı ay sonra görülüyor. Dava süreçleri uzadıkça taraflar arasında ciddi gerginlikler yaşanıyor.</p>

<h3><strong>Arabuluculuk sistemi de çözüm üretmiyor</strong></h3>

<p>Arabuluculuk sistemi birçok uyuşmazlığı çözmek için kurulmuş olsa da, uygulamada her zaman etkili sonuçlar vermiyor.</p>

<p>Birçok dosyada süreç ya uzuyor ya da sonuçsuz kalabiliyor.</p>

<p>Kiracı kira ödemediğinde ise yaptırım süreçleri yine oldukça uzun sürüyor. Davalar yıllarca devam edebiliyor.</p>

<h3><strong>Tapu harçları yeniden düzenlenmeli</strong></h3>

<p>Tapu harçlarının da yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum.</p>

<p>Bugün tapu harcı yüzde 4 olarak uygulanıyor. Oysa bu oran yüzde 1 alıcı, yüzde 1 satıcı olacak şekilde düzenlenirse sistemden kaçış azalır ve satışlar gerçek değerler üzerinden yapılabilir.</p>

<p>Bu düzenleme hem devletin gelirini artırır hem de piyasadaki kayıt dışılığı azaltır.</p>

<h3><strong>Sahte emlakçılar büyük sorun</strong></h3>

<p>Bir diğer önemli problem ise sahte emlakçılar.</p>

<p>Dijital platformlarda, Facebook, Instagram ve WhatsApp üzerinden yasak olmasına rağmen ilanlar veriliyor. Vatandaşlardan kapora alınarak dolandırıcılık yapılabiliyor.</p>

<p>Bu sorunun çözülmesi sektörümüz için hayati önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Gayrimenkul kanunu şart</strong></h3>

<p>Bütün bu sorunlara baktığımızda, Türkiye’de gayrimenkul sektörünü baştan sona düzenleyecek kapsamlı bir Gayrimenkul Kanunu hazırlanmasının artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.</p>

<p>Bu kanun;<br />
    •    satış süreçlerini<br />
    •    kiracı ve mülk sahibi ilişkilerini<br />
    •    emlak danışmanlığı mesleğini<br />
    •    dijital ilan sistemlerini<br />
    •    tapu ve işlem süreçlerini</p>

<p>net şekilde düzenlemelidir.</p>

<p>Ancak bu şekilde hem vatandaş hem de sektör güvenli ve sağlıklı bir sistem içinde işlem yapabilir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/avukatta-muhur-emlakcida-anahtar/351/</link>
<pubDate>Sat, 07 Mar 2026 22:54:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Savaşlar Emlak Sektörünü Nasıl Etkiler?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#000000;">Kriz Anlarında Panik mi, Sağduyu mu?</span></strong><br />
 </p>

<p><span style="color:#000000;">Savaşlar yalnızca sınırları değil, ekonomiyi, yatırım psikolojisini ve toplumların karar alma reflekslerini de etkiler. 1990 yılında Irak-Saddam savaşını yaşamış, o dönemin piyasa atmosferini görmüş biri olarak şunu net ifade edebilirim: Türkiye’de emlak sektörü savaşın ilk sinyallerinde durur ve gözleme geçer.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İlk etapta piyasada bir sessizlik oluşur. Alıcı bekler, satıcı temkinli davranır. Herkes gelişmeleri izler. Ancak bu durgunluk kalıcı değildir. Çünkü konut bir yatırım aracı olmanın ötesinde temel bir ihtiyaçtır. Sürece bağlı olarak kısa bir zaman sonra gerçekten konut ihtiyacı olanlar yeniden alım yapmaya başlar. Kiradan kurtulmak isteyen, ailesine güvenli bir yaşam alanı oluşturmak isteyen kişiler kararını ertelese de tamamen vazgeçmez. Piyasa kendi dengesini yeniden kurar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu tür dönemlerde manipülasyonlar artar. Kaotik ortamdan beslenmek isteyenler çıkar. “Savaş var, piyasa kötü” söylemleriyle fiyatları aşağı çekmeye çalışırlar. Alıcılar pazarlık şanslarını artırmak ister, korkan tarafı ikna edip düşük fiyattan alım yapmaya yönelir. Fakat kimsenin aklına şu soru gelmez: Madem savaş var, madem piyasa bozuk, sen neden alıyorsun?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü kriz dönemleri iki farklı yatırımcı profili ortaya çıkarır. Bir kısmı korkar ve zararına satış yapar. Diğer kısmı ise fırsat görür, düşük fiyatlardan alım yapar. Tarih boyunca kazananlar genellikle panikle değil, akılla hareket edenler olmuştur.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ülkemizin jeopolitik konumu son derece kıymetlidir. Zor durumda kalan komşularına her zaman kapısını açmış, yardım elini uzatmış bir milletiz. Vicdanlı ve merhametli insanlarız. Bu özelliklerimiz, Türkiye’yi yalnızca coğrafi değil, insani anlamda da güvenli bir liman haline getirmiştir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Son beş yılda İran vatandaşlarının Türkiye’de konut alımında ciddi bir artış yaşanmıştır. Güvenli bir alanda yaşamak isteyen birçok İranlı, ülkemizde firma kurmuş, konut edinmiş ve yaşamını burada sürdürmeyi tercih etmiştir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde de benzer bir tablo gördük. Ruslar özellikle Antalya, Alanya ve İstanbul’da; Ukraynalılar ise İstanbul ve Bodrum bölgelerinde konut alarak aileleriyle birlikte güvenli alanlar oluşturdu. Türkiye, yatırımcının mülkiyet hakkını koruyan yapısıyla öne çıktı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu tür dönemlerde bazı ülkelerde yabancıların mal varlıklarına yönelik yaptırımlar gündeme gelirken, bizim ülkemizde mülkiyet hakkı esastır. Bu güven ortamı, yabancı yatırımcının tercihinde belirleyici olur.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak savaşlar emlak sektörünü ilk aşamada yavaşlatır; ancak kalıcı bir çöküşe neden olmaz. İnsan barınma ihtiyacından vazgeçmez. Aileler güvenli alan aramaya devam eder. Sermaye, istikrarlı ve hukukun işlediği ülkelere yönelir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Anadolu toprakları tarih boyunca sığınak olmuştur. Bereketlidir. İnsana merhametlidir. Bu toprakların değerini bilmemiz gerekir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kriz dönemlerinde panik değil, sağduyu kazandırır.<br />
Emlakta da hayat böyledir: Korkan kaybeder, sabreden kazanır.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/savaslar-emlak-sektorunu-nasil-etkiler/350/</link>
<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 01:38:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Geçici Mekanda Kalıcı Etki Yaratmak!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Eski, yorgun ve "ben buralarda çok şey gördüm" diyen kiralık bir eve taşınmak bazen can sıkıcı olabilir. Ama unutmayın; bir evi "yuva" yapan şey içindeki pahalı mobilyalar değil, sizin o eve kattığınız ruhtur...</p>

<p>Kısıtlı bir bütçeyle hem bir iç mimar gibi düşünmeye, hem de bir sihirbaz gibi dokunmaya hazır mısınız? Kiracı olmanın altın kuralı belli: "Geri dönüşü olsun, şıklığıyla ev sahibini bile kendine hayran bıraksın!" Duvarları kırmıyoruz, döküyoruz demiyoruz; alışveriş sepetimizi akıllıca doldurup, fırçayı elimize alıyoruz. Eski mutfak dolaplarından yorgun banyolara kadar her köşeye "Vay be, burası o ev mi?" dedirtecek dokunuşlar başlıyor.</p>

<p><strong>Hadi, bu evi beraber iyileştirelim!</strong></p>

<h3><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69a517aeeaa99.jpeg" style="width: 240px; height: 383px; float: left; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" /><strong>Mutfakta Dönüşüm</strong></h3>

<p>Mutfakta en büyük değişim dolap kapakları ve tezgahta başlar.</p>

<p>Mutfak Dolaplarını Boyama:<br />
Eski, sararmış veya koyu renkli dolapları boyamak mutfağın havasını %80 değiştirir. "Multi-surface" (her yüzeye uygun) akrilik boyalar (Stella, Cadence gibi markalar popülerdir) tercih edilebilir. Zımpara gerektirmeyen boyaları seçin. Dolap kapaklarını söküp yatayda boyamak akma yapmasını engeller. İnce katlar halinde, rulo fırça ile 2 veya 3 kat uygulayın. Her kat arasında en az 6-12 saat bekleyin. Son aşamada mutlaka su bazlı vernik atın ki silinebilir olsun.</p>

<p>Eski tezgahı kırmadan yenilemenin yolu yapışkanlı folyolardan (DC-Fix gibi) geçer. Mermer görünümlü, kalın ve ısıya dayanıklı folyoları tercih edin. Uygularken fön makinesi kullanırsanız köşeleri daha rahat kıvırabilirsiniz.</p>

<p>Tezgah arası fayansları kırmak yerine, suya dayanıklı fayans çıkartmaları (sticker) veya 3D görünümlü jel paneller kullanabilirsiniz. Bunlar hem yağ tutmaz hem de taşınırken kolayca sökülür.</p>

<h3><strong>Banyoda Dönüşüm</strong></h3>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69a5182cb8ddf.jpeg" style="width: 380px; height: 416px; float: left; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" />Banyoda en büyük sorun genellikle eski seramikler ve yıpranmış aksesuarlardır.</p>

<p>Banyo mekânlarında dönüşüm her zaman yıkım anlamına gelmek zorunda değildir. Mevcut seramikleri kırmadan yenilemenin en pratik ve ekonomik yollarından biri doğru ürün ve uygulama tekniğiyle yapılan seramik boyamasıdır.</p>

<p>Seramik boyama; mekânda oluşan görsel yorgunluğu giderirken, altyapıya müdahale etmeden yüzeyi yeniden tanımlar. Epoksi veya poliüretan esaslı, yüksek aderanslı ve neme dayanıklı boyalar sayesinde yüzey suya, buhara ve temizlik kimyasallarına karşı dirençli hâle gelir.</p>

<p>Ancak uygulamanın başarısı teknik hazırlığa bağlıdır. Yüzeyin yağdan arındırılması, doğru astar kullanımı ve katlar arası kür sürelerine uyum uzun ömürlü sonuç için kritiktir. Aksi hâlde boya kısa sürede kabarma ve soyulma riski taşır.</p>

<p>Seramik boyama, bütçe dostu bir yöntem olmanın ötesinde sürdürülebilirlik açısından da değerlidir. Yıkım atığını azaltır, mevcut malzemeyi dönüştürerek mekâna ikinci bir yaşam kazandırır.</p>

<p>Nemli ortama uygun vinil duvar kağıdı (silinebilir ve nem dayanımlı) aynanın olduğu kuru duvarlarda tercih edilebilir. Duş içi için ise tekrar seramik kaplama daha sağlıklıdır.</p>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69a5186140e00.jpeg" style="width: 240px; height: 356px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" />Yapışkanlı yer karoları (PVC esaslı) banyo zemini için idealdir. Mevcut seramiğin üzerine yapıştırılır, su geçirmez ve ayak altındaki soğuk hissini azaltır.</p>

<p>Dolap kulplarını mat siyah veya gold modern kulplarla değiştirmek dolapları yeni alınmış gibi gösterir. Eski floresanları söküp pilli, sensörlü tezgah altı LED kullanmak mekâna modern bir hava katar.</p>

<p>Musluklar çok eskiyse metalik sprey boyalarla (özellikle mat siyah) boyanıp verniklenebilir.</p>

<p>Klozet kapağı değişimi basit bir DIY uygulamasıdır. Uygun ölçüde yeni kapak alınır, alt vidalar gevşetilir ve yeni menteşeler yerleştirilerek sabitlenir. Yavaş kapanan modeller banyoya lüks bir hava katar.</p>

<h3><strong>Zemin Yenileme</strong></h3>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69a5187f6651a.jpeg" style="width: 240px; height: 328px; float: left; margin-left: 16px; margin-right: 16px;" />Eski ve yıpranmış zeminler evin enerjisini düşürebilir. Sistre-cila yaptırmadan bütçe dostu dokunuşlarla parkelere modern-vintage bir hava katılabilir.</p>

<p>Arap sabunu ve sirke karışımı doğal temizlik sağlar. Boya kalıntıları için az miktarda alkol kullanılabilir. Parke renginde macun ve rötuş kalemleri delik ve çizikleri kapatır. İnce çiziklerin üzerinden ceviz içi geçirmek doğal yağ ile yüzeyi besler.</p>

<p>Renkli ahşap koruyucu cilalar zemine derinlik kazandırır. Daha radikal bir çözüm olarak multi-surface boyalarla zemin boyanıp üzerine zemin verniği uygulanabilir.</p>

<p>Tamir edilemeyecek alanlar büyük jüt halı ve üzerine geometrik desenli kilim ile kamufle edilebilir.</p>

<h3><strong>Kapı ve Detay Dokunuşlar</strong></h3>

<p><img src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69a518973ad45.jpeg" style="width: 300px; height: 304px; float: right; margin-left: 15px; margin-right: 15px;" />Eski kapılar yüzey uyandırma (ince zımpara) sonrası multi-surface veya panel kapı boyaları ile yenilenebilir. Duvar rengiyle aynı ton seçmek alanı geniş gösterir.</p>

<p>Kapı kollarını mat siyah veya fırçalanmış nikel modellerle değiştirmek algıyı anında değiştirir. Demode camlar buzlu cam filmiyle modernize edilebilir.</p>

<p>Küçük bir sır: Süpürgelikleri beyaza boyamak zemini çerçeveler ve yenilenmiş bir lüks algısı yaratır.</p>

<p>Bir iç mimar olarak inanıyorum ki; iyi tasarım bir lüks değil, bir yaşam hakkıdır. Kiralık bir evin kısıtlamaları yaratıcılığın önünde engel değil, en özgün çözümleri üreteceğiniz tasarım verileridir. Gerçek estetik, var olanın potansiyelini keşfetmekte gizlidir.</p>
]]></content:encoded>
<author>Ahu Akın</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ahu-akin/gecici-mekanda-kalici-etki-yaratmak/349/</link>
<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 07:50:25 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Beynimizi Okuyan Makineler: Nörolojide Yapay Zekâ ile Yeni Bir Dönem</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Bir sabah hastaneye gidiyorsunuz. Baş ağrınız var. Doktorunuz sizi MR’a yönlendiriyor. Cihazın içine girerken içinizden şu geçiyor: “Umarım bir şey çıkmaz.”<br />
Ama içeride sadece manyetik alanlar çalışmıyor artık. Bir yerlerde, görünmez bir yazılım sizin beyninizin piksel piksel analizini yapıyor. Üstelik sizden daha sakin.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Hoş geldiniz. Nörolojide yapay zekâ çağına.</span></p>

<p><img height="380" src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/03/69a511c1e3460.png" width="641" /></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Beyin: Evrenin En Karmaşık Cihazı</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">İnsan beyni yaklaşık 86 milyar nörondan oluşuyor. Yani teknik olarak cebimizdeki telefondan biraz daha karmaşık bir donanıma sahibiz. “Biraz” dediysem, mütevazı davranıyorum.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Nörolojik hastalıklar da bu karmaşıklıkla doğru orantılı. Alzheimer, Parkinson, epilepsi, MS, inme… Liste uzayıp gidiyor. Ve bu hastalıkları anlamak için kullanılan cihazlar da adeta bilim kurgu filmlerinden çıkmış gibi:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">MR makineleri beynin haritasını çıkarıyor.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">fMRI “hangi düşüncede hangi bölge çalıştı?” diye bizi ele veriyor.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">EEG kafamıza takılan kablolarla beynin elektrik trafiğini izliyor.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Derin beyin stimülasyon cihazları ise beyne adeta “nazik bir yazılım güncellemesi” yapıyor.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Ama işin asıl büyüsü cihazda değil. O cihazların ürettiği devasa veriyi kim yorumluyor, orada başlıyor hikâye.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Yapay Zekâ: Hastanenin Sessiz Süper Kahramanı</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Eskiden bir MR görüntüsünü incelemek saatler sürebilirdi. Şimdi ise milyonlarca görüntü ile eğitilmiş yapay zekâ modelleri saniyeler içinde analiz yapabiliyor.<br />
Düşünün:<br />
Bir algoritma, “Bu beyindeki minik değişiklik 5 yıl sonra Alzheimer’a dönüşebilir” diyebiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">EEG verisinden, “Bu hastada nöbet riski artıyor” uyarısı verebiliyor.<br />
İnme geçiren bir hastada, hangi beyin dokusunun kurtarılabilir olduğunu hesaplayabiliyor.<br />
Yani yapay zekâ artık “yardımcı personel” değil. Klinik karar masasında aktif bir danışman.<br />
Ama rahat olun, henüz stetoskop takıp vizite çıkmıyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Yakın Gelecek: Beyinle Konuşan Cihazlar</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Asıl heyecan verici kısım ise önümüzdeki yıllar.</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Parkinson hastasında titreme başlar başlamaz durumu algılayıp kendini ayarlayan implantlar</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Felçli hastaların düşünce gücüyle bilgisayar kontrol etmesini sağlayan beyin-bilgisayar arayüzleri</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Depresyon tedavisinde ruh halini analiz edip beyin uyarım dozunu otomatik ayarlayan sistemler</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Bilim kurgu gibi mi geliyor? Evet. Ama laboratuvarlarda bunlar şimdiden çalışılıyor.<br />
Belki yakında “beynim bugün biraz yavaş, bir yazılım güncellemesi mi alsam?” diyeceğiz.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Peki Ya Riskler?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Tabii her teknolojide olduğu gibi burada da sorular var:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Beyin verimiz kimin elinde olacak?</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yapay zekâ bir şeyi yanlış yorumlarsa sorumluluk kimde?</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">“Doktorum böyle dedi ama algoritma başka şey söylüyor” noktasına gelir miyiz?</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Gerçek şu ki, yapay zekâ doktorun yerini almak için değil, onun kararını güçlendirmek için var. Tıp hâlâ insani bir meslek. Empatiyi henüz hiçbir algoritma tam anlamıyla kodlayamadı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Şimdilik.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Zekânın Zekâyla İş Birliği</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Nörolojik hastalıklar insanlığın en karmaşık problemlerinden biri. Ve ironik olan şu: Beyni çözmek için yine zekâya başvuruyoruz. Hem insan zekâsına hem de yapay zekâya.<br />
Belki gelecekte hastalıkları “tedavi etmek” yerine “oluşmadan engellemek” mümkün olacak. Belki Alzheimer riskini 10 yıl öncesinden bilip yaşam tarzımızı değiştireceğiz.<br />
Belki de bir gün, hastanelerde en önemli cihazın MR değil, veri analizi sunucuları olduğunu kabul edeceğiz.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ama şimdilik bildiğimiz bir şey var:<br />
Beynimizi anlamaya çalışırken, en güçlü aracımız yine zekâ.<br />
Bu kez çift işlemcili.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/beynimizi-okuyan-makineler-norolojide-yapay-zeka-ile-yeni-bir-donem/348/</link>
<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 07:22:58 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>5 Yıl İçinde Satan Dikkat: Değer Artış Vergisi Sürpriz Olmasın!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul alım satımı yapan birçok vatandaşın bilmediği, ancak karşılaştığında ciddi vergi yükü ile karşı karşıya kaldığı önemli bir konu var: Değer artış vergisi.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bir gayrimenkulü, yani konut, arsa, tarla veya benzeri bir taşınmazı satın aldıktan sonra 5 yıl içerisinde satarsanız, satıştan elde ettiğiniz kazanç gelir vergisine tabi olur. Bu vergiye “değer artış kazancı vergisi” denir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu kapsam sadece konutları değil;<br />
arsa, arazi, bina, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl sahaları, tuzlalar ve bunlara bağlı tüm taşınmazları kapsamaktadır.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>5 yıllık süre nasıl hesaplanır?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Beş yıllık süre, gayrimenkulün tapuda üzerinize geçtiği tarihten itibaren başlar ve takvim günü esas alınarak hesaplanır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Örneğin:<br />
10 Mart 2022’de alınan bir daire, 10 Mart 2027’den sonra satılırsa değer artış vergisi doğmaz. Ancak bu tarihten önce satılırsa, satıştan elde edilen kazanç vergilendirilir.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Vergi neye göre hesaplanır?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Vergi, satış fiyatının tamamından değil, elde edilen net kazanç üzerinden hesaplanır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Hesaplama şu şekilde yapılır:<br />
    •    Alış bedeli, enflasyon oranına göre güncellenir<br />
    •    Satış bedelinden bu güncellenmiş alış bedeli düşülür<br />
    •    Kalan tutardan yasal istisnalar düşülür<br />
    •    Ortaya çıkan kazanç gelir vergisine tabi olur</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Vergi oranları ise gelir vergisi dilimine göre değişir ve %15 ile %40 arasında uygulanır.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Beyan ne zaman verilir?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Satıştan kazanç elde eden kişiler, bu kazancı takip eden yılın Mart ayında gelir vergisi beyannamesi vermek zorundadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Beyan işlemleri çok kolay şekilde yapılabilir:<br />
    •    GİB.gov.tr üzerinden<br />
    •    Dijital Vergi Dairesi sisteminden<br />
    •    Hazır Beyan Sistemi ile online olarak</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Birçok kişi bu vergiyi bilmiyor</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, vatandaşın bu vergiyi bilmeden satış yapmasıdır. Daha sonra Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan incelemeler sonucunda, vatandaş hem vergi hem de ceza ödemek zorunda kalmaktadır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Özellikle yatırım amaçlı alım satım yapan kişiler bu konuda daha dikkatli olmalıdır.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Bazı giderler vergiden düşülebilir</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Vergi hesaplanırken bazı harcamalar düşülebilir. Özellikle:<br />
    •    Sağlık harcamaları<br />
    •    Eğitim harcamaları<br />
    •    Tapu masrafları ve bazı giderler</span></p>

<p><span style="color:#000000;">yasal sınırlar dahilinde vergiden indirilebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Sonuç: Satış yapmadan önce mutlaka kontrol edin</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul satışından önce, taşınmazın ne zaman alındığını ve 5 yıllık sürenin dolup dolmadığını mutlaka kontrol edin. Aksi halde beklenmeyen vergi yükleri ile karşılaşabilirsiniz.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul yatırımı doğru yapıldığında kazandırır. Ancak vergi mevzuatını bilmeden yapılan işlemler, kazancı zarara dönüştürebilir.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/5-yil-icinde-satan-dikkat-deger-artis-vergisi-surpriz-olmasin/347/</link>
<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 01:05:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> Sosyal CEO'ların Yükselişi!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Sosyal CEO’ların yükselişi konusunda iddialı olan Gainess-Ross, sosyal medyanın yükselişinin, CEO'lara yeni bir sorumluluk yüklediğini söylüyor.  “Bence önümüzdeki 10 yılda şirketlerin itibarları CEO’larının ne kadar sosyal olduğuyla şekillenecek. Önümüzdeki 10 yılda birçok CEO sosyal medyanın platformlarından birini kullanıyor olacak”diyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>SOSYAL CEO’nun özellikleri şunlar :</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">1- Sosyal CEO’lar şirketin yüzü olmayı, şirket hakkında bilgi ve haber paylaşmayı ister. Bazı CEO’lar okudukları makaleleri, kitapları, gördükleri şeyleri de paylaşır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">2- Sosyal CEO’ların bazıları, sadece müşterilerle iletişime geçer. Örneğin müşteri bir şeyden şikâyet ettiğinde, “Bu kötü tecrübeyi yaşadığınız için üzgünüm. Şirketimizden şu kişiyle temasa geçebilirsiniz” der. Bence önümüzdeki 10 yılda şirketlerin itibarları CEO’larının ne kadar sosyal olduğuyla şekillenecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">3- Sosyal CEO’lar, interneti kullanan, sosyal medya aracılığıyla iletişim kuran çok geniş bir yeni nesil olduğunun farkında. Ve onları kendi şirketlerine çekmek istiyorlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">4- Bence Sosyal CEO’lar, ileri görüşlü, şirketlerinin çok rekabetçi ve teknoloji dostu olduğunu gösteren liderler. Sosyal medya kullanımı, hızlı gelişen, bilgili ve paylaşımcı bir şirket olduğunuzu gösterir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">5- Geleneksel CEO’lar, daha iletişime kapalı profillerdir. Hiyerarşiye önem veriyorlar. Sadece yönetim kurulu ile konuşuyorlar. Sosyal CEO’lar ise “Yönetim kurulu üyesi ile konuşabildiğim gibi güvenlik görevlisiyle de konuşurum” diyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dijital olarak geldiğimiz nokta düşünüldüğünde, üst düzey yöneticilerin sosyal medyada görünür olmaları itibar avantajından ziyade, itibarlarının “olmazsa olmaz” bir parçası oluyor. Yönetim kurulu başkanları ve CEO’lar da bu akıma kayıtsız kalmıyor ve kişisel sosyal medya hesaplarından gündemden, özel hayatlarına, yöneticisi oldukları şirketin stratejilerine kadar birçok konuda paylaşım yapıyorlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yöneticiler, şirketin tüm iç ve dış paydaşlarına kendini ifade etme fırsatı bulurken, onların da ne düşündüklerini öğrenerek çift yönlü iletişim sağlamış oluyorlar. Tüm bunların yanı sıra, sosyal medyada sadece var olmak yetmiyor! Üst düzey yöneticiler, bulundukları platformu, aynı zamanda temsil ettikleri kurumun imajına uygun kullanmak durumunda kalıyorlar</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Katılımcılar nezdinde, kurumu temsil eden kişiler için en uygun bulunan sosyal medya paylaşımlarının; gelecek ile ilgili öngörüler (%68), marka ile ilgili bilgiler (%64) ve destek olduğu yardımseverlik projeleri (%63) olduğu görülüyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Katılımcılara göre iş insanlarının sosyal medyada paylaşmaması gereken konular ise, politik fikirleri (%41) ve özel hayatları (%38).</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dijital çağda CEO'ların sosyal medya performansı, yalnızca kişisel bir vitrin değil, aynı zamanda şirketin kültürü ve başarısı için stratejik bir kaldıraçtır. Tutarlı ve etkileşimli içerikler üretmek, kriz anlarında şeffaflık göstermek, bilgi liderligiyle öne çıkmak ve sosyal sorumluluk projelerine de kalıcı etki bırakır. Ancak yüz yüze iletişim, sosyal faaliyetler düzenlemek ve başkalarının düzenlediği business network odaklı faaliyetlere ve gruplara katılmak, hatta bizzat veya temsil ettiği şirket adına business network amaçlı falliyetlere katılmak, yüz yüze iletişim halen geçerli, etkili yöntemlerdir. </span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>"Your network is your net worth! ( Gerçek değerin çevren ve ilişki ağındır)</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">İş hayatımda her zaman sosyal bir CEO, üst düzey yönetici olarak dikkat çektim. Sosyal bir üst düzey yönetici olduğum söylenebilir. Öncelikle yapı olarak sosyal bir insanım. Sosyal medyayı özellikle köşe yazılarımı ve çalıştığım şirketlerin  faaliyetlerini duyururken kullanıyorum. Hayata dair birçok konuyu AVM çatısı altında etkinlikler, pazarlama faaliyetleri, konserler, ödül törenleri ile gerçekleştirebiliyoruz. Çok heyecan ve keyif verici. Sosyal CEO, kurumsal itibarı yükseltiyor. Bugün artık efsanevi karizmatik CEO'lara rağbet edilmiyor. Onun yerine enerjisiyle insanları sürükleyecek, onlara ilham verecek, anlayışlı, alçak gönüllü insanlarin liderlik etmesi isteniyor. Sosyal CEO, şirketini daha insancıl, daha açık, daha şeffaf  gösteriyor. Yöneticiler de bir krizin çıkmasını beklemeksizin bugün şeffaf  olmaları gerektiğini anlamış durumdalar. Bugün takipçilerinizle bir güven ilişkisi kurarsanız, bir kriz çıktığında üstesinden gelmek için bu yolu kullanabilirsiniz. "Gelecekte şirketlerin itibarları CEO’larının ne kadar sosyal olduğuyla şekillenecek..                                                                                                                      </span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dip Not:</span></p>

<p><span style="color:#000000;">*Sosyal faaliyetler ve business network faaliyetlerimin bir kısmını YouTube'daki Kanalımdan izleyebilirsiniz.                                                 </span></p>

<p><span style="color:#000000;">**( YouTube'a     @engindy     yazınca karşınıza  Engin Yıldırım isimli kanalım çıkacaktır. )</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Engin Yıldırım</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/engin-yildirim/sosyal-ceo-larin-yukselisi/346/</link>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 23:43:57 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Metrekare Küçülüyor, Değer Büyüyor!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Mekân artık sadece içinde yaşadığımız bir yer değil; aynı zamanda çalıştığımız, ürettiğimiz ve değer oluşturduğumuz bir alan. Şehir hayatı hızlandıkça yaşam ve iş arasındaki sınırlar da esniyor. Bu değişim mimariyi de kaçınılmaz biçimde etkiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Son yıllarda konut tercihleri yalnızca barınma ihtiyacına göre şekillenmiyor. Artan ofis kiraları, hibrit çalışma modelleri ve değişen yaşam alışkanlıkları, kompakt daireleri farklı bir noktaya taşıdı. Artık bu daireler yalnızca konut değil; günün belirli saatlerinde ofise dönüşebilen çok amaçlı mekânlar.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu süreci yalnızca metrekare küçülmesi olarak değerlendirmek eksik olur. Aslında yaşanan dönüşüm, zaman ile mekân arasındaki ilişkinin yeniden kurulmasıdır.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Trend mi, Yeni Normal mi?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Amsterdam, Tokyo ve Seattle gibi şehirlerde mekân artık tek bir fonksiyon üzerinden tasarlanmıyor. Esnek kullanım planlamanın doğal bir parçası haline gelmiş durumda. Hibrit çalışma modeli bu süreci hızlandırdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye’de de benzer bir tablo var. Özellikle büyük şehirlerde yükselen kira maliyetleri, genç profesyonelleri daha kompakt ama daha işlevsel çözümlere yönlendiriyor. 1+1 ve 2+1 tiplerin hem konut hem çalışma alanı olarak değerlendirilebilmesi, yatırım açısından yeni bir değer alanı oluşturuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Uluslararası analizler İstanbul’da küçük rezidans birimlerinde brüt kira verimliliğinin yüzde 4–6 bandında olduğunu; kompakt ofislerde ise bu oranın yüzde 7’ye yaklaştığını gösteriyor. Metroya yakın stüdyo ve 1+1 dairelerin metrekare başına daha yüksek getiri sağlaması da bunun doğal sonucu. Konum ile esneklik birleştiğinde değer artıyor.<br />
Ancak burada yalnızca yatırım hesabı yok. Dijitalleşen dünyada çalışma biçimleri esnekleşirken, mekânın da bu esnekliğe cevap vermesi gerekiyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Zamanın Mekâna Etkisi</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Dijitalleşen dünyada zaman esnekleşti; mekân da buna uyum sağlıyor. Gün içinde işlev değiştirebilen kompakt daireler, bu dönüşümün mimari karşılığıdır. Sabah bir çalışma alanı, akşam bir yaşam alanı olarak kurgulanabilen planlar artık istisna değil, gereklilik haline geliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu durum mimarlığın doğasını değiştirmiyor; ancak tasarımın ölçeğini ve hassasiyetini yeniden belirliyor. Kompakt bir mekânda her karar daha görünür, her detay daha kritik. Gün ışığının yönü, akustik konfor, depolama çözümleri ve alan organizasyonu küçük metrekarelerde çok daha belirleyici hale geliyor.<br />
Zamanın hızlandığı bir çağda, mekânın esnekliği değerin temel parametrelerinden biri oluyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Ortak Alanın Katkısı</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Kompakt dairelerde ortak alan tasarımı, bireysel metrekarenin sınırlarını dengeleyen önemli bir unsurdur. Teras üzerinde planlanan küçük bir çalışma alanı, paylaşımlı toplantı mekânları ya da iyi kurgulanmış sosyal hacimler, projeye hem işlev hem değer kazandırır.<br />
Doğru tasarım, sınırlı görünen alanı çok katmanlı bir deneyime dönüştürebilir.<br />
Kentler büyürken daireler küçülüyor olabilir. Ancak doğru tasarlanmış kompakt mekânlarda değer küçülmez; yoğunlaşır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sonuç olarak ofise dönüşebilen kompakt rezidanslar geçici bir trend değil. Şehir ekonomisinin, değişen iş kültürünün ve yeni yaşam alışkanlıklarının doğal bir yansıması.<br />
Ve belki de dijitalleşen dünyada çalışma kültürünü yeniden tanımlayan önemli bir eşik.</span><br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>Emrullah Yedikardeş</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/emrullah-yedikardes/metrekare-kuculuyor-deger-buyuyor/345/</link>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 14:26:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yapay Zekâ İnsanların Yerini Almayacak; Ama İnsanları Ayıracak!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Yıllar önce, henüz yapay zekâ gündelik hayatın bir parçası değilken, basit ama iddialı bir cümle kurmuştum:<br />
“Yapay zekâ insanların yerini almayacak; ama yapay zekâyı kullananlarla kullanmayanlar diye insanları ayıracak.”</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün bu cümleyi yeniden düşündüğümde, bunun bir öngörüden çok bir yol notu, hatta kişisel bir tanıklık olduğunu fark ediyorum. Çünkü bu yolculuğun içindeyim. Hem de uzun zamandır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">2011 yılından beri yapay zekâ, özellikle yapay sinir ağları ve dil modelleriyle ilgileniyorum. O yıllarda bu kavramlar bugünkü kadar parlak, popüler ya da “trend” değildi. Yapay zekâ; sunumların son slaytlarında, akademik makalelerde ya da “ileride bir gün” diye başlayan cümlelerde kendine yer bulurdu. Veri kısıtlıydı, hesaplama gücü pahalıydı, beklentiler düşüktü ama hayal gücü genişti.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">O dönemde okuduğum kitaplar, takip ettiğim makaleler ve yapılan deneyler bana tek bir şeyi net biçimde gösterdi: Yapay zekâ bir ürün değil, bir süreçti. Ve bu süreç, makinelerin akıllanmasından çok insanların düşünme biçimini dönüştürüyordu.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Teknoloji Değil, Zihniyet Değişimi</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Yapay zekâyı yıllar boyunca izlerken fark ettiğim en önemli nokta şu oldu: Asıl dönüşüm kodlarda değil, zihinlerde yaşanıyor. Aynı teknolojiyi kullanan iki farklı ekip, iki farklı sonuç elde edebiliyor. Çünkü belirleyici olan algoritma değil; niyet, merak ve bakış açısı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bir dönem “dijital dönüşüm” dedik. Ardından “veri odaklılık” geldi. Şimdi ise farkında olmadan başka bir eşiği geçtik: birlikte düşünme eşiğini.<br />
Artık insan ve makine arasında net bir iş bölümü yok. Yapay zekâ analiz ediyor, öneriyor, hızlandırıyor; insan ise bağlam kuruyor, anlam yüklüyor, etik sınırları çiziyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu noktada yapay zekâ, insanın alternatifi olmaktan çok bir büyüteç gibi çalışıyor. Ne kadar hazırlıklıysanız, sizi o kadar ileri taşıyor. Ne kadar kapalıysanız, o kadar görünür kılıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Aynı İş, Farklı Gelecekler</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugün aynı işi yapan iki insan düşünelim. Aynı eğitimi almış, benzer deneyimlere sahip olsunlar. Aralarındaki fark, birinin yapay zekâyı bir yardımcı olarak görmesi, diğerinin ise onu görmezden gelmesiyle başlıyor.<br />
Bu fark ilk gün küçük görünür. Bir rapor biraz daha hızlı çıkar, bir analiz biraz daha derin olur. Ama zaman geçtikçe bu küçük farklar birikir. Aylar sonra hız farkına, yıllar sonra ise vizyon farkına dönüşür.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İşte bu yüzden yapay zekâ kimsenin işini elinden almıyor. Ama geleceğini yeniden tanımlıyor.<br />
Kullananla kullanmayan arasındaki fark; sadece üretkenlik değil, düşünme biçimi farkıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dijital Yolculuk Bir İnsan Hikâyesidir</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Dijital yolculuk dediğimiz şey, sanıldığı gibi donanım, yazılım ya da bulut altyapısından ibaret değil. Bu yolculuk;</span></p>

<ul>
	<li style="list-style-type: disc;"><span style="color:#000000;">merak edenlerle etmeyenlerin,</span></li>
	<li style="list-style-type: disc;"><span style="color:#000000;">öğrenmeye devam edenlerle “ben artık oldum” diyenlerin,</span></li>
	<li style="list-style-type: disc;"><span style="color:#000000;">denemekten korkmayanlarla konfor alanında kalanların hikâyesidir.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Yapay zekâ bu hikâyede başrol değildir. O bir araçtır, bazen bir rehberdir, bazen de bir aynadır. Bize ne kadar esnek düşündüğümüzü, ne kadar öğrenmeye açık olduğumuzu, belirsizlikle nasıl ilişki kurduğumuzu gösterir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu yüzden mesele<strong> “hangi modeli kullandığımız</strong>” değildir. Asıl mesele, hangi soruyu sorduğumuzdur.<br />
Çünkü yapay zekâ cevap üretir; ama anlamı hâlâ insan verir.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Gelecek Kodu Değil, Soruyu Hatırlayacak</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Bugün sıkça “geleceğin meslekleri”, “kaybolacak işler”, “akıllı makineler” konuşuluyor. Oysa bana göre gelecekte en kıymetli beceri, belirli bir programlama dili ya da araç bilgisi olmayacak. En değerli beceri; doğru soruyu sorabilme yeteneği olacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yapay zekâ çok iyi hesaplar yapabilir. Ama neyin önemli olduğuna, neyin değer ürettiğine, neyin yapılmaması gerektiğine hâlâ insan karar verir. Etik, sezgi, hikâye anlatımı ve bağlam kurma… Bunlar hâlâ insanın alanı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Yolun Başında Değiliz, Ama Yol Bitmedi</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yapay zekâ bir devrim değil; uzun soluklu bir yolculuk. Ben bu yolculuğun başında da vardım, bugün de içindeyim. Gördüğüm şey şu: Her teknolojik sıçrama, insanı biraz daha kendisiyle yüzleştiriyor. Ne kadar öğrenmeye açığız? Ne kadar değişime hazırız? Ne kadar esneyebiliyoruz?</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Belki de asıl soru şu değil:<br />
<strong>“Yapay zekâ ne yapacak?”</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Asıl soru şu:<br />
<strong>“Biz onunla birlikte neye dönüşeceğiz?”</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü çağlar, makineler değiştiği için değil; insanların onlara nasıl baktığı değiştiği için kapanır ve açılır.</span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/yapay-zeka-insanlarin-yerini-almayacak-ama-insanlari-ayiracak/344/</link>
<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 11:56:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İstanbul Genelinde Çatı Katlarına İlişkin Plan Notunun Yargısal Denetimi Ve Yürütmenin Durdurulması Kararı Üzerine Bir Değerlendirme!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 13.03.2025 tarihli ve 414 sayılı kararıyla, İstanbul genelinde meri 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına çatı alanlarının imalatı ve kullanımına ilişkin plan notu ilavesi yapılmıştır. Söz konusu düzenleme ile, belirli koşullar altında çatı katlarının bağımsız bölüm olarak kullanılabilmesine imkân tanınması hedeflenmiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu plan notunun; şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasıyla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Başkanlığı tarafından iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açılmıştır. Dava, İstanbul 14. İdare Mahkemesi’nin 2025/1697 esasına kaydedilmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen temel iddialar; çatı katlarının bağımsız bölüm olarak değerlendirilmesinin emsal artışı ve fiilî yoğunluk artışı sonucunu doğuracağı, bu durumun nüfus yoğunluğunu artırarak altyapı, ulaşım ve sosyal donatı alanlarında yetersizliğe yol açacağı yönündedir. Ayrıca, İstanbul’daki yapı stokunun önemli bir bölümünün deprem dayanıklılığı açısından riskli olduğu, statik uygunluk ortaya konulmaksızın çatı alanlarında tadilat ve ilave yapılaşmaya izin verilmesinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüreceği belirtilmiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Davacı taraf, plan notunun belirsizlikler içerdiğini; dubleks ve dubleks olmayan daireler arasında ayrımın açıkça ortaya konulmadığını, farklı zemin özelliklerine ve farklı yoğunluk karakterine sahip ilçelere tek tip bir düzenleme getirilmesinin mimarlık ve şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığını da vurgulamıştır. Bunun yanı sıra, kültürel ve tarihi miras alanları üzerindeki etkilerin yeterince değerlendirilmediği ileri sürülmüştür.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Davalı idare savunmasında; dava konusu plan notu düzenlemesinin herhangi bir emsal veya nüfus yoğunluğu artışı yaratmadığını, mevcut yapı sınırları içinde kalındığını, düzenlemenin çatı alanlarının mimari ve fonksiyonel kullanımını rasyonelleştirdiğini ve kentsel dönüşüm süreçlerini teşvik edici nitelik taşıdığını belirtmiştir. İdareye göre söz konusu düzenleme, mevcut imar planı hükümleri çerçevesinde uygulanabilir olup teknik ve şehircilik ilkeleriyle uyumludur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İstanbul 14. İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasına ilişkin değerlendirmesinde öncelikle imar planı ve plan notlarının hukuki niteliğini ele almıştır. Mahkeme; 3194 sayılı İmar Kanunu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümleri uyarınca, plan değişikliklerinin araştırma-analiz-sentez süreçlerine dayanması, ilgili kurum görüşlerinin alınması ve plan bütünlüğünü bozmayacak şekilde hazırlanması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme kararında; dava konusu plan notunun, İstanbul genelini kapsayacak şekilde ve farklı plan kararlarını, yapılaşma koşullarını ve kentsel dokuyu gözetmeksizin getirildiği; plan paftası, plan notu ve plan açıklama raporu arasında olması gereken bütünlüğün sağlanamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, çatı alanlarına ilişkin düzenlemenin uygulama imar planları düzeyinde ele alınması gereken ayrıntılı yapılaşma koşullarını, nazım imar planı ölçeğinde ve genelleştirici bir yaklaşımla belirlediği ifade edilmiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Mahkeme, bu yönleriyle dava konusu işlemin planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine açıkça aykırı olduğu, uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği sonucuna varmış ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify; margin-top:19px; margin-bottom:19px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">İmar planları, hiyerarşik bir bütünlük içinde düzenlenmiş olup; nazım imar planları ile uygulama imar planları arasında üstlük–bağlılık ilişkisi bulunmaktadır. Bu çerçevede 1/5000 ölçekli nazım imar planları, yerleşmenin genel yapılaşma kararlarını, arazi kullanım biçimlerini ve temel planlama esaslarını belirlerken; 1/1000 ölçekli uygulama imar planları, nazım plan kararlarını aynen esas almak ve bu kararlara uygun şekilde detaylandırmak zorundadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify; margin-top:19px; margin-bottom:19px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesi ile Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri uyarınca, uygulama imar planları nazım imar planlarına aykırı olamaz. Nazım plan, uygulama planı için bağlayıcıdır; uygulama planı, nazım planın öngördüğü kararları somutlaştıran alt ölçekli bir plandır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify; margin-top:19px; margin-bottom:19px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu nedenle, nazım imar planında yer alan bir plan notunun veya plan kararının hukuki akıbeti, doğrudan uygulama imar planlarını da etkiler. İstanbul genelinde 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına eklenen çatı katlarına ilişkin plan notu hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olması, söz konusu düzenlemenin geçici olarak hukuk düzeni dışına çıkarılması anlamına gelmektedir. Yürütmenin durdurulması kararı; dava konusu işlemin uygulanmasını askıya alır, idare açısından bağlayıcıdır, işlem, hukuki varlığını sürdürmekle birlikte uygulanamaz hâle gelir. Bu durum, yalnızca 1/5000 ölçekli plan bakımından değil, bu plana dayanılarak tesis edilecek tüm alt ölçekli plan, işlem ve uygulamalar bakımından sonuç doğurur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify; margin-top:19px; margin-bottom:19px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Peki ilçe belediyeleri; “</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">Yürütmenin durdurulması kararı 1/5000 ölçekli plan için verilmiştir, ben 1/1000 ölçekli uygulama imar planını uyguluyorum”</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> şeklinde bir yaklaşım sergileyebilir mi? Kanaatimizce bu yaklaşım hukuken geçerli değildir. Zira; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, dayanağını 1/5000 ölçekli nazım imar planından alır. Dayanak plan notu hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmişse, bu plana uygun olduğu iddia edilen uygulama imar planı hükümlerinin bağımsız şekilde uygulanması mümkün değildir. Aksi kabul, plan hiyerarşisini işlevsiz hâle getirir ve yürütmenin durdurulması kararını dolaylı biçimde etkisiz kılar.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify; margin-top:19px; margin-bottom:19px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Danıştay ve İdare mahkemeleri içtihatlarında da üst ölçekli plan kararının yürütmesinin durdurulması hâlinde, bu karara dayalı alt ölçekli plan ve işlemlerin uygulanamayacağı kabul edilmektedir. Bu kapsamda; İlçe belediyeleri, yürütmenin durdurulması kararı verilen 1/5000 ölçekli plan notuna dayanarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerini uygulayamaz. Bu yönde tesis edilecek ruhsat, tadilat ruhsatı veya uygulama işlemleri, hukuka aykırı idari işlem niteliği taşır. Bu işlemler hakkında iptal davası ve yürütmenin durdurulması istemiyle yargı yoluna başvurulması mümkündür. Yürütmenin durdurulması kararı, yalnızca işlem tesis eden idareyi değil, plan hiyerarşisi içinde yer alan tüm uygulayıcı idareleri bağlar. İlçe belediyelerinin, üst ölçekli plan kararının askıda olduğu bir durumda, alt ölçekli planlara dayanarak uygulama yapmaları hukuken korunabilir değildir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="line-height:1.7999999999999998; text-align:justify; margin-top:19px; margin-bottom:19px"><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Bu nedenle, 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı karşısında, ilçe belediyelerinin </span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:italic"><span style="text-decoration:none">“1/1000 ölçekli planı uyguluyorum”</span></span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:'Times New Roman',serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none"> gerekçesiyle işlem tesis etmeleri önünde bir engel yoktur ancak yapılacak işlem yetki ve hukuka uygunluk yönünden ciddi sakatlıklar taşımaktadır.</span></span></span></span></span></span></p>

<p> </p>
]]></content:encoded>
<author>Av. Elif Coşkun</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/av-elif-coskun/istanbul-genelinde-cati-katlarina-iliskin-plan-notunun-yargisal-denetimi-ve-yurutmenin-durdurulmasi-karari-uzerine-bir-degerlendirme/342/</link>
<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:21:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EİDS İle Emlakta Yeni Çağ Başladı! Sahte İlan Dönemi Resmen Bitti!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>Gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısı aralandı. Elektronik İlan Doğrulama Sistemi, yani EİDS, artık satılık konut ilanlarında da uygulanmaya başladı. Bu sistemle birlikte emlak piyasasında uzun yıllardır konuşulan birçok sorun çözüme kavuşmaya başladı. Açıkça söylemek gerekirse, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.</p>

<p>EİDS sistemi, gayrimenkul piyasasını daha güvenli, daha kontrollü ve daha şeffaf hale getirecek çok önemli bir adımdır. Daha önce kiralık konutlarda ve satılık işyerlerinde uygulanmaya başlanan bu sistem, kısa sürede etkisini göstermiştir. Sahte ilanların büyük ölçüde azaldığını, ilan sitelerinde ciddi bir temizlik yaşandığını ve fiyat manipülasyonlarının önüne geçildiğini hep birlikte gördük. Aynı etkinin satılık konut ilanlarında da yaşanacağına inanıyorum.</p>

<p>Bazı meslektaşlarımız, özellikle yaşlı vatandaşların e-Devlet üzerinden yetki verme konusunda zorlanabileceğini ifade ediyor. Ancak sahada aktif çalışan bir gayrimenkul uzmanı olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, bu süreç sanıldığı kadar zor değildir. Biz kendi müşterilerimizde hiçbir zorluk yaşamadık. Vatandaşlarımızın çocukları veya torunları bu işlemi kolaylıkla yapabiliyor. Önemli olan doğru yönlendirme ve doğru bilgilendirmedir.</p>

<p>EİDS sistemi aynı zamanda yetkisiz emlakçılık faaliyetlerinin de önüne geçmeye başladı. İlan sitelerindeki denetimlerin artması ve yetki zorunluluğu nedeniyle sistem dışı çalışan bazı kişilerin yeniden eski yöntemlere yöneldiğini görüyoruz. Son 2-3 aydır binalardaki satılık ve kiralık tabela oranlarının arttığı dikkat çekiyor. Ancak bu durumun da geçici olduğunu düşünüyorum. Bakanlık bu faaliyetleri de tespit edecek ve gerekli yaptırımları uygulayacaktır.</p>

<p>Bu sistemin en önemli katkılarından biri de emlakçılık mesleğinin itibarını yeniden güçlendirecek olmasıdır. Uzun yıllardır emlakçılar haksız eleştirilere maruz kaldı. Fiyatları emlakçının yükselttiği yönünde yanlış bir algı oluşturuldu. Oysa emlakçı fiyat belirleyen değil, süreci yöneten ve tarafları doğru şekilde buluşturan kişidir. Emlak danışmanı, mülk sahibinin talebi doğrultusunda hareket eder ve amacımız o mülkü en doğru şekilde, en kısa sürede ve güvenli olarak sonuçlandırmaktır.</p>

<p>Emlakçıyla çalışmak, hem alıcı hem satıcı için büyük bir avantajdır. Pazarlık süreci daha sağlıklı ilerler, işlemler daha hızlı tamamlanır ve taraflar güven içinde süreci yönetir. Emlak danışmanının aldığı hizmet bedeli de bu emeğin ve sorumluluğun karşılığıdır.</p>

<p>EİDS sistemi ile birlikte gayrimenkul sektörü daha kurumsal, daha güvenilir ve daha saygın bir yapıya doğru ilerlemektedir. Bu sadece sektör için değil, aynı zamanda vatandaşlarımızın haklarının korunması açısından da çok önemli bir adımdır.</p>

<p>Yeni dönem, hem sektörümüz hem de vatandaşlarımız için hayırlı olsun.</p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/eids-ile-emlakta-yeni-cag-basladi-sahte-ilan-donemi-resmen-bitti/343/</link>
<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 09:55:40 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>04.02.2026 Tarihli Yönetmelik Değişiklikleri Ne Anlama Geliyor?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>4 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişikliklerle, 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği bir kez daha önemli ölçüde revize edildi. Ama bu kez yapılan düzenlemeler yalnızca teknik ayrıntılarla sınırlı değil; kentsel dönüşüm pratiğinin neredeyse tüm kritik aşamalarına dokunan, mülkiyet hakkı ile idarenin müdahale alanı arasındaki dengeyi yeniden kuran bir çerçeve sunuyor. </p>

<p>İlk bakışta amaç; uygulamada yaşanan tereddütleri gidermek, süreci hızlandırmak ve daha öngörülebilir hale getirmek. Ancak her düzenlemede olduğu gibi, bu değişiklikler de bazı yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. </p>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, riskli yapının yıkılmasıyla birlikte taşınmazın artık otomatik olarak 6306 rejiminden çıkmaması. Önceki uygulamada, “riskli yapı” şerhinin tapudan terkin edilmesiyle birlikte taşınmaz fiilen arsa niteliği kazanıyor ve dönüşüm sürecinin hangi hukuki rejime tabi olduğu tartışmalı hale geliyordu. </p>

<p>Artık bu belirsizlik sona erdirilmiş görünüyor. Yıkım sonrası tapu kütüğüne “6306 sayılı Kanun kapsamında” olduğuna dair yeni bir belirtme yapılması zorunlu. Bu da demek oluyor ki dönüşüm süreci, arsa aşamasında dahi özel bir hukuki rejim altında devam edecek. Mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın süresi fiilen uzatılmış durumda. </p>

<p>Yönetmelik, uygulama projesi için malik toplantısını artık açıkça zorunlu kılıyor. Toplantı çağrısının nasıl yapılacağı, ilan usulleri ve süreler detaylandırılmış olsa da asıl soru cevapsız: <strong>Bu toplantılar Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi mi? </strong></p>

<p>Eğer KMK hükümleri uygulanacaksa, 15 günlük süre şartı devreye girecek. Aksi halde, daha kısa sürede toplantı yapılması mümkün. Yönetmelik bu konuda açık bir yol göstermiyor. Kanaatimizce bu toplantılar, KMK anlamında bir “kat malikleri kurulu” toplantısı değil; 6306 sayılı Kanun’a özgü, sui generis bir karar alma mekanizması niteliğinde. Ancak bu belirsizlik, yargı kararlarıyla netleşene kadar uygulamada sorun yaratmaya devam edecek. </p>

<p>Yeni düzenleme, arsa haline gelen taşınmazın tamamen satışına karar verilmesi halinde, satışın öncelikle kamuya teklif edilmesini zorunlu kılıyor. Bu yaklaşım, kamu yararı gerekçesiyle savunulsa da önemli bir hukuki sorunu beraberinde getiriyor; Bu ölçekte bir müdahale, yönetmelikle mi yapılmalıydı? </p>

<p>4 şubat değişiklikleri</p>

<p>Kanaatimizce, mülkiyet hakkını bu denli sınırlayan bir öncelik kuralının kanunla düzenlenmesi gerekir. Bu yönüyle düzenleme, yetki yönünden ciddi bir hukuka aykırılık tartışmasına açık. </p>

<p>İfraz sonrası hangi parsellerin 6306 kapsamında kalacağı hususunda; Riskli yapının bulunduğu parsel kapsamda kalacak, diğerleri ise rejim dışına çıkacak. Aynı şekilde imar hakkı aktarımı, oybirliği ve muvafakat şartlarına bağlanarak daha güvenli ama daha zor bir mekanizma haline getirilmiş durumda. </p>

<p>Bu durum, mülkiyet uyuşmazlıklarını azaltabilir; ancak süreci yavaşlatma riskini de beraberinde getiriyor. </p>

<p>Pay satışının yenilenmesinin salt çoğunluk talebine bağlanması ve e-Devlet üzerinden bildirim zorunluluğu, şeffaflık açısından önemli. Ancak çoğunluğun hareketsiz kaldığı durumlarda sürecin tamamen durma ihtimali de göz ardı edilmemeli. </p>

<p>4 Şubat 2026 değişiklikleri, kentsel dönüşümde “belirsizlikleri azaltma” iddiasıyla geliyor. Nitekim birçok noktada açıklık sağlandığı da açık. Ancak getirilen her netlik, beraberinde yeni bir hukuki tartışma alanı yaratıyor. </p>

<p>Önümüzdeki dönemde bu düzenlemelerin gerçek etkisini; idarelerin uygulama pratiği ve yargının vereceği kararlar belirleyecek.</p>
]]></content:encoded>
<author>Av. Elif Coşkun</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/av-elif-coskun/04-02-2026-tarihli-yonetmelik-degisiklikleri-ne-anlama-geliyor/341/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 15:27:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>04.02.2026 Tarihli Yönetmelik Değişiklikleri Ne Anlama Geliyor?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p>4 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişikliklerle, 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği bir kez daha önemli ölçüde revize edildi. Ama bu kez yapılan düzenlemeler yalnızca teknik ayrıntılarla sınırlı değil; kentsel dönüşüm pratiğinin neredeyse tüm kritik aşamalarına dokunan, mülkiyet hakkı ile idarenin müdahale alanı arasındaki dengeyi yeniden kuran bir çerçeve sunuyor. </p>

<p>İlk bakışta amaç; uygulamada yaşanan tereddütleri gidermek, süreci hızlandırmak ve daha öngörülebilir hale getirmek. Ancak her düzenlemede olduğu gibi, bu değişiklikler de bazı yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. </p>

<p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, riskli yapının yıkılmasıyla birlikte taşınmazın artık otomatik olarak 6306 rejiminden çıkmaması. Önceki uygulamada, “riskli yapı” şerhinin tapudan terkin edilmesiyle birlikte taşınmaz fiilen arsa niteliği kazanıyor ve dönüşüm sürecinin hangi hukuki rejime tabi olduğu tartışmalı hale geliyordu. </p>

<p>Artık bu belirsizlik sona erdirilmiş görünüyor. Yıkım sonrası tapu kütüğüne “6306 sayılı Kanun kapsamında” olduğuna dair yeni bir belirtme yapılması zorunlu. Bu da demek oluyor ki dönüşüm süreci, arsa aşamasında dahi özel bir hukuki rejim altında devam edecek. Mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın süresi fiilen uzatılmış durumda. </p>

<p>Yönetmelik, uygulama projesi için malik toplantısını artık açıkça zorunlu kılıyor. Toplantı çağrısının nasıl yapılacağı, ilan usulleri ve süreler detaylandırılmış olsa da asıl soru cevapsız: <strong>Bu toplantılar Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi mi? </strong></p>

<p>Eğer KMK hükümleri uygulanacaksa, 15 günlük süre şartı devreye girecek. Aksi halde, daha kısa sürede toplantı yapılması mümkün. Yönetmelik bu konuda açık bir yol göstermiyor. Kanaatimizce bu toplantılar, KMK anlamında bir “kat malikleri kurulu” toplantısı değil; 6306 sayılı Kanun’a özgü, sui generis bir karar alma mekanizması niteliğinde. Ancak bu belirsizlik, yargı kararlarıyla netleşene kadar uygulamada sorun yaratmaya devam edecek. </p>

<p>Yeni düzenleme, arsa haline gelen taşınmazın tamamen satışına karar verilmesi halinde, satışın öncelikle kamuya teklif edilmesini zorunlu kılıyor. Bu yaklaşım, kamu yararı gerekçesiyle savunulsa da önemli bir hukuki sorunu beraberinde getiriyor; Bu ölçekte bir müdahale, yönetmelikle mi yapılmalıydı? </p>

<p>4 şubat değişiklikleri</p>

<p>Kanaatimizce, mülkiyet hakkını bu denli sınırlayan bir öncelik kuralının kanunla düzenlenmesi gerekir. Bu yönüyle düzenleme, yetki yönünden ciddi bir hukuka aykırılık tartışmasına açık. </p>

<p>İfraz sonrası hangi parsellerin 6306 kapsamında kalacağı hususunda; Riskli yapının bulunduğu parsel kapsamda kalacak, diğerleri ise rejim dışına çıkacak. Aynı şekilde imar hakkı aktarımı, oybirliği ve muvafakat şartlarına bağlanarak daha güvenli ama daha zor bir mekanizma haline getirilmiş durumda. </p>

<p>Bu durum, mülkiyet uyuşmazlıklarını azaltabilir; ancak süreci yavaşlatma riskini de beraberinde getiriyor. </p>

<p>Pay satışının yenilenmesinin salt çoğunluk talebine bağlanması ve e-Devlet üzerinden bildirim zorunluluğu, şeffaflık açısından önemli. Ancak çoğunluğun hareketsiz kaldığı durumlarda sürecin tamamen durma ihtimali de göz ardı edilmemeli. </p>

<p>4 Şubat 2026 değişiklikleri, kentsel dönüşümde “belirsizlikleri azaltma” iddiasıyla geliyor. Nitekim birçok noktada açıklık sağlandığı da açık. Ancak getirilen her netlik, beraberinde yeni bir hukuki tartışma alanı yaratıyor. </p>

<p>Önümüzdeki dönemde bu düzenlemelerin gerçek etkisini; idarelerin uygulama pratiği ve yargının vereceği kararlar belirleyecek.</p>
]]></content:encoded>
<author>Av. Elif Coşkun</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/av-elif-coskun/6306-sayili-kanun-da-sessiz-ama-etkili-bir-degisim-04-02-2026-tarihli-yonetmelik-degisiklikleri-ne-anlama-geliyor/340/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 14:46:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Renklerin Sessiz Vedası: Şehirlerimiz Neden Griye Boyandı?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p data-end="658" data-start="157"><span style="color:#000000;">Eski bir Avrupa kasabasının pastel tonlu sokaklarında ya da Anadolu’nun kerpiç sarısıyla bezeli mahallelerinde dolaşırken hissettiğimiz o "canlılık" duygusu, modern metropollerin cam ve beton labirentlerinde yerini bir tür kromofobiye (renk korkusuna) bıraktı. Bir zamanlar kimlik kartımız olan bina cepheleri, bugün yerini antrasit grilere, soğuk siyahlara ve "minimalizm" adı altında pazarlanan bir renksizliğe bıraktı. Peki, dünya gerçekten soluyor mu? Yoksa biz mi renklerle aramıza mesafe koyduk?</span></p>

<p data-end="1138" data-start="660"><span style="color:#000000;">Eskiden mimari, yerel malzemenin ve kültürün bir dışavurumu idi. Akdeniz’in beyaz kireci, Londra’nın kırmızı tuğlası, İskandinavya’nın sıcak ahşap tonları sadece görsel bir tercih değil, bölgenin ruhuydu. Bugün ise "Uluslararası Üslup" ve küreselleşme, mimariyi yerinden kopararak tek tipleştirdi. Tokyo’daki bir plaza ile New York veya İstanbul’daki bir rezidansın aynı gri tonlarda olması, modern dünyanın "her yerde ama hiçbir yere ait olmayan" anonim karakterini yansıtıyor.</span></p>

<p data-end="1665" data-start="1140"><span style="color:#000000;">İç mimari ve dış cephe tasarımında grinin bu kadar baskın olmasının altında yatan en rasyonel nedenlerden biri ekonomik sürdürülebilirlik. Renk, risk demektir. Bir binayı iddialı bir turuncuya boyamak, onun hedef kitlesini daraltabilir. Ancak gri ve tonları, gayrimenkul piyasasında "güvenli, modern ve satılabilir" olarak kodlanmıştır. Mimari artık sadece bir barınma veya sanat alanı değil, likiditesi yüksek bir yatırım aracı haline geldiği için, duygularımızı değil piyasanın beğenisini yansıtan nötr tonlara sığınıyoruz.</span></p>

<p data-end="2072" data-start="1667"><span style="color:#000000;">Endüstriyel üretim süreçleri mimariyi hızlandırdı ancak paletimizi daralttı. Brüt betonun yükselişi, metal paneller ve devasa cam cepheler, doğası gereği soğuk ve monokrom bir estetik sunuyor. Bu "teknolojik dürüstlük", süslemeyi ve rengi bir "fazlalık" olarak gören modernist akımın (Less is More) bir mirası. Ancak bu miras, sokaktaki insanın görsel besin kaynağı olan renk çeşitliliğini elinden alıyor.</span></p>

<p data-end="2534" data-start="2074"><span style="color:#000000;">İlginç bir teoriye göre; vaktimizin çoğunu geçirdiğimiz dijital ekranlar, algımızı daha yüksek kontrastlı ama daha az renkli bir estetiğe alıştırdı. Tasarım trendleri artık Pinterest ve Instagram üzerinden yayılıyor. Bu platformlarda "temiz, sofistike ve profesyonel" görünen o antrasit kareler, gerçek dünyadaki sokakların dokusunu belirliyor. Renklerin solması, belki de fiziksel dünyayı dijital dünyanın steril arayüzlerine benzetme çabamızın bir sonucudur.</span></p>

<p data-end="2955" data-start="2536"><span style="color:#000000;">Şehirler griye büründükçe, kolektif hafızamızdaki o sıcak mahalle kültürü de solgunlaşıyor. Mimari, sadece form ve fonksiyondan ibaret değildir; o aynı zamanda bir toplumun ruh halidir. Belki de yeniden cesur olmanın, sokağa karakter katmanın ve grinin güvenli limanından çıkıp renklerin o "riskli" ama hayat dolu dünyasına dönmenin vakti gelmiştir. Çünkü hayat, iki antrasit panel arasına sıkışmayacak kadar renklidir.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Ahu Akın</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ahu-akin/renklerin-sessiz-vedasi-sehirlerimiz-neden-griye-boyandi/339/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 13:56:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem: Bilmeyenler İçin Sessiz Ama Büyük Değişiklik!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Türkiye bir deprem ülkesi.<br />
Bu cümleyi artık ezbere söylüyoruz ama ne yazık ki gereğini hâlâ yeterince yapamıyoruz. Binlerce insan riskli binalarda yaşamaya devam ediyor. Kentsel dönüşüm ise çoğu zaman anlaşmazlıklar, itirazlar ve yıllarca süren bekleyişler yüzünden ilerleyemiyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İşte tam da bu nedenle, Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle kentsel dönüşüm sürecinde önemli değişiklikler yapıldı. Ama bu değişikliklerin çoğu, fark edilmeden hayatımıza girdi.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Yıkım Sonrası Süreç Netleşti</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Yeni düzenlemeyle birlikte riskli yapı tespiti yapılarak yıkılan binalarda tapuda yer alan “riskli yapı” şerhi kaldırılıyor. Bu, tapu kayıtlarındaki karışıklığı gidermek açısından önemli bir adım.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Ancak burada çok kritik bir nokta var.</strong><br />
Riskli yapı şerhi silinse bile taşınmaz 6306 sayılı Kanun kapsamından çıkmıyor. Yani bina yıkılmış olsa bile arsa kentsel dönüşüm sürecinde kalmaya devam ediyor. Dönüşüm, artık bina değil arsa üzerinden ilerliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu düzenleme, “bina yıkıldı ama süreç durdu” gibi belirsizliklerin önüne geçmek için yapıldı.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Karar Alma Süreci Baştan Aşağı Değişti</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşümün yıllarca tıkanmasının en büyük sebebi, karar alma sürecindeki kilitlenmelerdi. Daha önce toplantı yapılabilmesi ve karar alınabilmesi için %50+1 çoğunluk aranıyordu. Ancak çoğu binada bu çoğunluk sağlanamıyor, süreç yıllarca sürüncemede kalıyordu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yeni yönetmelikle birlikte tek bir malik bile isterse dönüşüm süreci başlatılabiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bu, çok büyük bir değişiklik.</strong><br />
Artık kentsel dönüşüm bir kişinin “istemiyorum” demesiyle durdurulamıyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Tebligat Süreci Daha Açık ve Net</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Toplantı yapılması halinde tüm maliklere bilgi verilmesi zorunlu. Bunun için:<br />
    •    Muhtarlıkta ilan yapılıyor<br />
    •    Bina kapısına duyuru asılıyor<br />
    •    Noter aracılığıyla tebligat gönderiliyor</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu bildirimler 15 gün sonunda tebliğ edilmiş sayılıyor.<br />
Yani “haberim yoktu” itirazı artık geçerli değil.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu maddeyle birlikte hem sürecin şeffaf olması sağlanıyor hem de kasıtlı gecikmelerin önüne geçiliyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Kabul Etmeyen Malikler İçin Yeni Dönem</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Toplantı sonucunda %50+1 çoğunluk sağlanırsa ve bazı maliklerin itirazı devam ederse, bu kişilerin arsa payları açık artırma yoluyla satışa çıkarılabiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Öncelik her zaman binadaki diğer maliklere veriliyor.<br />
Eğer satış gerçekleşmezse, bu paylar Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, ilgili idare veya TOKİ tarafından rayiç bedel üzerinden satın alınabiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu düzenlemenin amacı kimseyi cezalandırmak değil. Amaç, dönüşümün azınlık itirazlarıyla kilitlenmesini engellemek.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Zemin Sorunu Olan Parseller İçin Çözüm</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Yeni yönetmelikte dikkat çeken bir diğer konu da zeminle ilgili. Eğer dönüşüm yapılacak parselin zemini uygun değilse ve güvenli yapılaşma mümkün değilse, mevcut imar hakları başka bir parsele taşınabiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Böylece:<br />
    •    Malikler hak kaybı yaşamıyor<br />
    •    Güvenli alanlarda yapılaşma sağlanıyor<br />
    •    Riskli zeminlerde yeni yapı yapılmasının önüne geçiliyor</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Tüm Bu Süreç Hangi Kanuna Dayanıyor?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşümle ilgili tüm bu işlemler 6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülüyor. Bu kanunun temel amacı çok net:</span></p>

<p><span style="color:#000000;">İnsanların can güvenliğini sağlamak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Devletin burada önceliği bina değil, mal değil, tapu değil; doğrudan hayat.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>En Önemli Uyarı</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yeni düzenlemelerle birlikte herkesin bilmesi gereken çok önemli bir gerçek var:</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Artık tek bir kişinin başvurusu bile kentsel dönüşüm sürecini başlatmaya yeterli.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Siz ilgilenmeseniz bile, sürecin sizin adınıza ilerlemesi mümkün. Gerekli çoğunluk sağlandığında, arsa payınız satış aşamasına kadar gidebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu nedenle kentsel dönüşüm tebligatları artık hafife alınmamalı.<br />
“Sonra bakarız” demek, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Kentsel dönüşüm bir korku değil.<br />
Doğru anlatıldığında ve doğru yönetildiğinde, bu ülkenin en büyük hayat sigortasıdır.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/kentsel-donusumde-yeni-donem-bilmeyenler-icin-sessiz-ama-buyuk-degisiklik/338/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 13:40:37 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yapay Zekâ ve İnsan Hakları: Hukuk Ne Zaman Yetişecek?</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">“Yapay zekâ trenine son vagondan binmeye çalışan hukuk sistemine sesleniyorum: Koş, koş, daha hızlı!”</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Teknoloji, insanlık tarihinin en hızlı sprint yarışını koşuyor. Yapay zekâ (YZ) ise bu yarışın dopingli atleti: durmadan rekor kırıyor, ama test sonuçları henüz laboratuvara bile gönderilmemiş durumda. Hukuk ise… Eh, o hâlâ “Bu kurallar neydi?” diye çantasında yönetmelik arıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bugünlerde herkesin ağzında aynı cümle: “Yapay zekâ insan haklarını ihlal eder mi?” Güzel soru. Ama asıl sorun şu: Hukuk daha soruyu duyana kadar yapay zekâ üç versiyon güncellemiş oluyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Akıllı Makineler, Yavaş Kanunlar</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Yapay zekâ verilerden öğreniyor, hızla gelişiyor, hatta bazen kendi kendini optimize ediyor. Hukuk sistemleri ise genelde şöyle çalışıyor:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Bir sorun çıkar.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Komisyon kurulması düşünülür.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Tatilden dönen komisyon toplanır.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Rapor yazılır.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">O raporun “raporunun raporu” yazılır.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Bu arada yapay zekâ kendi kendine şiir yazmayı, piyano çalmayı, satrançta dünya şampiyonlarını yenmeyi öğrenmiş olur.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">İşte hukuk ile YZ arasındaki hız farkı tam olarak budur:<br />
Biri 5G, diğeri kararsız çekim gücüyle çalışan Edge bağlantısı.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>İnsan Hakları Algoritmanın Neresinde?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Yapay zekânın insan haklarını ihlal etme potansiyeli yok mu? Elbette var. Hatta bazen bunu öyle “masumca” yapıyor ki, insan şüphelenmeden edemiyor:<br />
Ayrımcılık: Veri yanlışsa sonuç da yanlışa doğru koşar.<br />
Mahremiyet: “Ben bu fotoğrafı tanıyorum!” diyen bir algoritma, bazen bilmemesi gereken şeyleri de bilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Sorumluluk: Yanlış kararı kim verdi? Kod mu? Kodlayan mı? Kodlayana kod yazmasını söyleyen yönetici mi? Yoksa algoritmayı eğitmek için JSON dosyası hazırlayan stajyer mi?<br />
Bu noktada insan hakları savunucuları haklı olarak soruyor:</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>"Kime dava açacağız? YZ'ye mi?"</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Eğer bir gün yapay zekâ “vatandaşlık” kazanırsa, emin olun avukat ücretini de kripto ödemek isteyecektir.<br />
Kanunlar Kodlanabilir mi?<br />
Bazıları, “Hukuku yapay zekâ ile kodlayalım” diyor. Güzel fikir. Ama düşünsenize:<br />
if (çalma == true)  <br />
    ceza = 2 yıl;  <br />
else  <br />
    özgürlük;<br />
Hayır efendim, hukuk bu kadar basit değil. Hukukta “Ama müvekkilim o sırada çok üzgündü”, “Efendim, olay bir anlık refleks”, “Bu hırsızlık sayılmaz, sadece yanlış raf” gibi sonsuz yan durumlar vardır. Yapay zekâ bunları anlamakta zorlanabilir.<br />
Öte yandan mevcut hukuk metinlerinin uzunluğunu düşünürsek, YZ’ye bu metinleri okutmak da bir çeşit işkence sayılabilir.<br />
<strong>Peki, Çözüm Ne?</strong><br />
Çözüm aslında belli:</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;"><strong>Teknoloji hızında güncellenebilen dinamik hukuk sistemleri</strong></span></li>
	<li><span style="color:#000000;"><strong>Şeffaf ve denetlenebilir algoritmalar</strong></span></li>
	<li><span style="color:#000000;"><strong>Evrensel insan haklarını referans alan etik kodlar</strong></span></li>
	<li><span style="color:#000000;"><strong>Ve tabii, hukukçularla yazılımcıların aynı dili konuşabildiği bir dünya</strong></span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Son madde belki de en zoru. Şöyle bir sahne düşünün:<br />
<strong>Yazılımcı: </strong>“Bu modelin overfit olmaması için regularization ekledik.”<br />
<strong>Hukukçu: </strong>“Regülasyon bizim işimiz. Siz eklemeyin, biz ekleriz.”</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Gerçek diyaloglar böyle yaşanıyor.<br />
<strong>Yarış Bitmedi, Başlıyor</strong><br />
Yapay zekâ insan hakları açısından dev bir araç da olabilir, dev bir tehdit de. Bu tamamen onu hangi değerlerle yönlendirdiğimize bağlı.<br />
Ama hukuka küçük bir not bırakmak isterim:</span></p>

<blockquote>
<p><span style="color:#000000;"><strong>“Sevgili hukuk, hızlanmak zorundasın. Çünkü yapay zekâ beklemiyor. Biz de bekleyemeyiz."<br />
Bu arada, YZ’nin insan haklarına saygı duyup duymadığını anlamak için ona bir soru sormayı düşünebilirsiniz:<br />
“Kişisel verilerimizi saklıyor musun?”</strong></span></p>
</blockquote>

<p><span style="color:#000000;">Eğer size cevap olarak sadece şöyle gülümserse:</span></p>

<p data-end="102" data-start="88">:))</p>

<p><span style="color:#000000;">Kaçın. Çok geç olmadan.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/yapay-zeka-ve-insan-haklari-hukuk-ne-zaman-yetisecek/337/</link>
<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:36:22 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Satılık Konut İlanlarında Yeni Dönem: Artık Herkes İlan Veremeyecek!</title>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Gayrimenkul sektöründe uzun süredir konuşulan ve sahada ciddi sorunlara yol açan ilan karmaşası, nihayet yeni bir düzenlemeyle kontrol altına alınıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ticaret Bakanlığı, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) uygulamasını 1 Şubat 2026 itibarıyla satılık konut ilanlarını da kapsayacak şekilde devreye alma kararı aldı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu tarih itibarıyla artık yetki doğrulaması olmadan hiçbir satılık taşınmaz ilanı yayınlanamayacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Uygulama ilk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde başlayacak, 15 Şubat 2026 itibarıyla ise Türkiye genelinde tamamen zorunlu hale gelecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu karar, gayrimenkul piyasası açısından sıradan bir teknik düzenleme değil; aksine yıllardır biriken birçok sorunun çözümüne kapı aralayan çok önemli bir adımdır.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Sahte ilan dönemi kapanıyor</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Bugüne kadar vatandaşın en çok şikâyet ettiği konuların başında;<br />
olmayan dairelerin ilanda yer alması,<br />
aynı evin onlarca farklı fiyatla yayınlanması<br />
ve kapora dolandırıcılığı geliyordu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ne yazık ki bu ilanların büyük bölümü, yetkisi olmayan kişiler tarafından giriliyor ve ciddi mağduriyetler yaşanıyordu.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Elektronik İlan Doğrulama Sistemi ile birlikte bu tablo büyük ölçüde değişecek.</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Çünkü artık ilan verebilmek için;<br />
    •    Ticaret Bakanlığı’ndan alınmış yetki belgesi,<br />
    •    Mülk sahibinin e-Devlet üzerinden verdiği onay,<br />
    •    Emlak ofisinin sistemde tanımlı olması</span></p>

<p><span style="color:#000000;">zorunlu hale geliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu da sektörde ciddi bir temizlik anlamına geliyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Merdiven altı emlakçılık sona eriyor</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Bu uygulamanın en önemli kazanımlarından biri, yıllardır sektörün kanayan yarası olan merdiven altı emlakçılığın önüne geçecek olmasıdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Vergi vermeyen, kaydı olmayan, ofisi dahi bulunmayan kişilerin ilan sitelerinde cirit attığı bir dönem geride kalıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bundan sonra;<br />
    •    kayıt dışı çalışanlar,<br />
    •    sorumluluk almayanlar,<br />
    •    vatandaşı mağdur edenler</span></p>

<p><span style="color:#000000;">sistem dışında kalacak.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu durum hem tüketiciyi koruyacak hem de işini doğru yapan emlak ofisleri için ciddi bir güven ortamı oluşturacaktır.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Fiyatlar artık keyfe göre belirlenemeyecek</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Bugüne kadar aynı dairenin;<br />
    •    biri 6 milyon,<br />
    •    biri 6 milyon 500 bin,<br />
    •    biri 7 milyon</span></p>

<p><span style="color:#000000;">olarak farklı ilanlarda yer aldığını sıkça gördük.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu durum piyasada suni fiyat artışlarına neden oldu.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yeni sistemle birlikte fiyat hareketleri daha yakından izlenecek.<br />
Artık kimse “komşu şu fiyata yazmış, ben de yükselteyim” mantığıyla ilan giremeyecek.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu da piyasayı daha gerçekçi, daha dengeli bir yapıya taşıyacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ancak önemli bir eksik var</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Her düzenlemede olduğu gibi bu sistemin de geliştirilmesi gereken bir noktası bulunuyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Mevcut uygulamada bir taşınmaza birden fazla emlakçıya yetki verilebiliyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu durum ilerleyen süreçte;<br />
    •    aynı evin,<br />
    •    farklı ofislerde,<br />
    •    farklı fiyatlarla</span></p>

<p><span style="color:#000000;">yeniden ilanlara düşmesine neden olabilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yani ilan kirliliği başka bir formda devam edebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu nedenle sistemin daha sağlıklı işlemesi için yetki sayısına sınırlama getirilmesi büyük önem taşıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Aksi halde düzenleme, istemeden ilan sitelerine avantaj sağlayan bir yapıya dönüşebilir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Son söz</strong></span></p>

<p><span style="color:#000000;">Elektronik İlan Doğrulama Sistemi, gayrimenkul sektörü adına atılmış çok doğru ve çok gerekli bir adımdır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Eksikleri zamanla giderildiğinde;<br />
    •    daha şeffaf,<br />
    •    daha güvenli,<br />
    •    daha denetlenebilir</span></p>

<p><span style="color:#000000;">bir gayrimenkul piyasası oluşacaktır.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Vatandaşın güvenle alım-satım yapabildiği, fiyatların gerçek değer üzerinden şekillendiği bir piyasa hepimizin ortak beklentisidir.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Bu düzenleme, doğru uygulanırsa bu hedefe giden önemli bir kapıyı aralayacaktır.</span></p>
]]></content:encoded>
<author>Şenay Araç</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/senay-arac/satilik-konut-ilanlarinda-yeni-donem-artik-herkes-ilan-veremeyecek/336/</link>
<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 15:20:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye'nin Teknoloji Start-up Ekosistemi 2025'te Ne Durumda?</title>
<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p><span style="color:#000000;">“Unicorn ararken bazen midilli buluyoruz ama olsun, ekosistem koşmaya devam ediyor.”</span></p>
</blockquote>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye’nin start-up ekosistemi 2025’e girerken yine enerjik, yine iddialı ve yine kendine has bir şekilde… nasıl desem… kaotik ama umut verici. Yani tam bizlik. Yatırımcılar hâlâ “hangi sektör patlar?”, girişimciler “hangi fikri pivotlasak?” derdinde. Devlet tarafında ise destek programları hızla çeşitleniyor—öyle hızlı ki bazen girişimciler programları bitmeden başvuru kılavuzunu okumayı yetiştiremiyor.<br />
Ama gelin görün ki 2025, Türkiye’de teknoloji girişimciliğinin iyice olgunlaşmaya başladığı bir yıl olarak kayda geçiyor.</span><br />
<img height="568" src="https://www.baretdergisi.com/images/files/2026/01/696f827729163.png" width="641" /></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Melek Yatırımcı Sayısı Artıyor… Ama Kanatları Küçük</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye’de melek yatırımcı sayısında gözle görülür bir artış var. 2025 itibarıyla artık “Ben de melek yatırımcıyım” diyenlerin sayısı o kadar çoğaldı ki, neredeyse apartman WhatsApp grubunda bile “early-stage yatırım” konuşuluyor.<br />
Tabii, yatırım miktarları Avrupa standartlarında değil. Bizim melekler daha çok serçe gibi: minik ama hızlı.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yine de, erken aşama girişimlerin destek bulması eskisine göre çok daha kolay. Özellikle fintech, yapay zekâ, enerji teknolojileri ve sağlık teknolojileri ön planda.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Yapay Zekâ Girişimleri Göz Kamaştırıyor<br />
2025’in yıldızı tartışmasız YZ girişimleri.</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Konuşma tanıma yapan yerli modeller</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Müşteri hizmetlerini otomatikleştiren akıllı çözümler</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Üretim hatlarında kusur tespiti yapan görüntü işleme sistemleri</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Finans için risk analiz motorları</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Hepsi yatırımcıların kapısını çalıyor—hatta bazıları kapıyı çalmıyor, API üzerinden açıyor.<br />
Ama şu notu da düşelim: Her beş yapay zekâ girişiminden biri aslında “ChatGPT API + güzel arayüz” çıkıyor. Yatırımcılar artık bunu anladı, o yüzden sunuma “kendi modelimizi eğitiyoruz” cümlesi eklemek şart oldu.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Expat Founder Dönemi: Kaçanlar Geri Dönüyor</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Geçmiş yıllarda yurtdışına giden birçok Türk girişimci, 2025 itibarıyla geri dönüş sinyalleri veriyor. Neden mi?</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">TL üzerinden takım kurmak hâlâ ucuz (acı ama gerçek).</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Türkiye büyük bir test pazarı, kullanıcı geribildirimi yalın, net ve hızlı:</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">“Kanka bu uygulama çalışmıyor.”</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Devlet teşvikleri cazip.</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Ortam hareketli, ekosistem genç ve hızlı.</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Yani Türkiye, girişimci için adeta “zor ama eğlenceli” bir oyun haritası.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Unicorn Çıkacak mı?</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Bu sorunun cevabı yıllardır değişmiyor:<br />
<strong>“Neden olmasın? Ama önce yatırım bulalım.”</strong></span><br />
 </p>

<p><span style="color:#000000;">2025’te yeni unicorn beklentileri daha güçlü çünkü SaaS, oyun, e-ticaret altyapısı ve fintech tarafında hızla büyüyen birkaç girişim var. Bazıları yatırımcıların radarında, bazıları ise sessiz sedasız büyüyüp “biz olduk galiba” demeye hazırlanıyor.</span></p>

<p><span style="color:#000000;">Ama Türkiye’nin gerçek gücü unicorn değil, “anatolia-corn” dediğimiz daha mütevazı ama sağlam girişimler: kârlı, döviz kazanan, sürdürülebilir.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Devlet ve Üniversiteler Daha Aktif</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Üniversite teknoparkları 2025’te adeta fabrika gibi çalışıyor.</span></p>

<ul>
	<li><span style="color:#000000;">Prototip stüdyoları</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Yapay zekâ kuluçka programları</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Mentorluk havuzları</span></li>
	<li><span style="color:#000000;">Ulusal kaynaklı hibe programları</span></li>
</ul>

<p><span style="color:#000000;">Her şey var. Eksik olan tek şey: Öğrencilerin uyku düzeni.<br />
Devlet tarafında da teknoloji odaklı desteklerin sayısı arttı. Bazı destekler o kadar karmaşık ki girişimciler bir noktadan sonra “Bu hibeyi alana kadar zaten exit yaparım” noktasına geliyor.</span></p>

<h3><span style="color:#000000;"><strong>Eko-sistem Değil, Eko-ritim</strong></span></h3>

<p><span style="color:#000000;">Türkiye’nin start-up ekosistemi 2025’te canlı, hareketli, enerjik ve biraz da dalgalı. Ama en önemlisi, artık global oyuncu olma konusunda ciddi bir özgüvene sahip.<br />
Bu yıl için en doğru özet şu olabilir:<br />
“Zor şartlarda büyüyen girişimlerin dayanıklılığı, küresel pazarda gizli süper gücümüz.”<br />
Ve unutmayalım: Türkiye’de bir girişimin başarı ihtimali, yatırımcı sunumundaki esprinin kalitesiyle bile yükselebilir. Evet, bizim ekosistem farklı çalışıyor.</span><br />
 </p>
]]></content:encoded>
<author>İsmail Çoban</author>
<link>https://www.baretdergisi.com/yazarlar/ismail-coban/turkiye-nin-teknoloji-start-up-ekosistemi-2025-te-ne-durumda/335/</link>
<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 16:21:42 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>