<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
		
         <channel>
         <title>BaretDergisi.com</title>
         <link>https://www.baretdergisi.com</link><item>
		   <title>Ekiz’den Kentselleşme Çağrısı: “Göreve Hazırız"</title>
		   <description><![CDATA[Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, kentsel dönüşüm süreçlerinde bürokratik engellerin hız kesmemesi gerektiğini belirterek, vatandaşın bilinçlendirilmesi ve toplumsal mutabakatın sağlanmasının önemine dikkat çekti. Ekiz, Ekizoğlu Yapı’nın tecrübesiyle Türkiye’nin kentselleşme vizyonunda aktif rol almaya hazır olduklarını söyledi.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, Türkiye’de kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması gerektiğine dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Ekiz, modern ve güvenli şehirler için bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.

BÜROKRATİK ENGELLER HIZI KESİYOR

Son yıllarda kentsel dönüşüm alanında atılan adımların umut verici olduğunu ifade eden Mustafa Ekiz, ancak uygulama aşamasında karşılaşılan bürokratik süreçlerin hâlâ istenilen seviyeye gelmediğine dikkat çekti. “Güçlendirme ve dönüşüm projelerinde bürokrasinin hızlandırılması ve süreçlerin kolaylaştırılması kritik öneme sahip” diyen Ekiz, zaman kaybının can güvenliği riskiyle eşdeğer olduğunun altını çizdi.

"VATANDAŞIN GÜVENİ KAZANILMALI"

Türkiye’de İş Dünyası’ndan Engin Çağlar’ın haberine göre; Kentsel dönüşümün yalnızca teknik bir inşaat süreci olmadığını belirten Mustafa Ekiz, vatandaşın doğru şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini kaydetti. Halkın dönüşüm projelerine güven duyması için şeffaf ve hızlı işleyen bir sistem kurulmasının şart olduğunu ifade eden Ekiz, “Vatandaşlarımızın kentsel dönüşümün gerekliliği konusunda bilinçlendirilmesi ve bu sürece katılım için doğru mekanizmalarla teşvik edilmesi gerekiyor. Bilgilendirme çalışmaları mahalle mahalle, bina bina artırılmalı. Toplumsal mutabakat sağlanmadan dönüşüm hedeflerine ulaşmak kolay değil” diye konuştu.

EKİZOĞLU YAPI TECRÜBESİYLE ÖNE ÇIKIYOR

Mustafa Ekiz’in yönetimindeki Ekizoğlu Yapı’nın bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle dikkat çektiğini belirten açıklamada, şirketin modern mimariyi güvenli yaşam alanlarıyla birleştiren yaklaşımının öne çıktığı ifade edildi. Sosyal donatı alanlarıyla desteklenen dayanıklı yapıların şehir yaşamına değer kattığını belirten Ekiz, bu tecrübeyi daha geniş ölçekli kentselleşme projelerine taşımaya hazır olduklarını söyledi.

“Kentselleşme ile ilgili her türlü stratejik ve teknik göreve hazırız” mesajını veren Ekiz, Türkiye’nin daha güvenli ve yaşanabilir kentlere kavuşması için kamu, özel sektör ve vatandaş iş birliğinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. 

VATANDAŞ BİLİNÇLENDİRİLMELİ VE TEŞVİK EDİLMELİ

Kentsel dönüşümün sadece teknik bir inşaat faaliyeti değil, aynı zamanda bir iletişim süreci olduğunu belirten Ekiz, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Vatandaşlarımızın kentsel dönüşümün gerekliliği konusunda bilinçlendirilmesi ve bu sürece katılım için doğru mekanizmalarla teşvik edilmesi şart. Bilgilendirme çalışmaları mahalle mahalle, bina bina artırılmalı. Halkın güvenini kazanan, şeffaf ve hızlı işleyen bir sistemle kentsel dönüşümü toplumsal bir mutabakat haline getirmeliyiz.”

EKİZOĞLU YAPI’NIN TECRÜBESİYLE YARININ KENTLERİ

Mustafa Ekiz’in yönetimindeki Ekizoğlu Yapı, bugüne kadar hayata geçirdiği nitelikli konut ve ticaret projeleriyle kentsel dönüşüm vizyonunun sahada nasıl uygulanması gerektiğine dair güçlü örnekler sunuyor. Modern mimariyi güvenli yapılarla birleştiren Ekizoğlu Yapı, özellikle kentsel dokuya uygun, sosyal donatıları zengin ve dayanıklı yapılar inşa etme misyonuyla tanınıyor.
Şirketin imzasını taşıyan projeler, sadece birer bina değil; şehre değer katan, güvenli yaşam alanları olarak öne çıkıyor. Ekiz, bu tecrübeyi daha geniş ölçekli kentselleşme hamlelerine taşımaya hazır olduklarını ifade ederek, “Kentselleşme ile ilgili her türlü stratejik ve teknik göreve hazırız” mesajını verdi.

 

Kaynak: Türkiye'de İş Dünyası Dergisi
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ekiz-den-kentsellesme-cagrisi-goreve-haziriz-1807.png</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ekiz-den-kentsellesme-cagrisi-goreve-haziriz-1807.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ekiz-den-kentsellesme-cagrisi-goreve-haziriz-1807-t.png"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ekiz-den-kentsellesme-cagrisi-goreve-haziriz-1807.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/ekiz-den-kentsellesme-cagrisi-goreve-haziriz/26480/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 May 2026 19:12:32 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Dedeman Hospitality’den Gaziantep’e Stratejik Yatırım Hamlesi!</title>
		   <description><![CDATA[Dedeman Hospitality, köklü deneyimini ve marka gücünü Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden Gaziantep’e taşıyarak yeni bir yatırıma imza attı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, Dedeman’ın yalnızca coğrafi genişleme hedefinin değil; aynı zamanda ekonomik, ticari ve turistik potansiyeli yüksek şehirlerde doğru ölçek ve güçlü bir konumlanma stratejisi ile büyüme yaklaşımının önemli bir yansıması olarak hayata geçiriliyor.

Faik Atak Anonim Şirketi yatırımı ile hayata geçirilen proje, Gaziantep’in gelişen şehir dinamikleri içerisinde markalı konaklama ve kongre altyapısına güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor.



Gaziantep: Ekonomi, Kültür ve Gastronominin Kesişim Noktası

Gaziantep; güçlü sanayi altyapısı, yüksek ihracat kapasitesi ve sürekli artan ticaret hacmi ile Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

UNESCO tarafından “Gastronomi Şehri” unvanına sahip olması, zengin kültürel mirası ve uluslararası ölçekte artan bilinirliği ile şehir, yalnızca üretim gücüyle değil; aynı zamanda turizm ve deneyim odaklı seyahat açısından da güçlü bir çekim merkezi haline gelmiş durumda.

Bu çok yönlü yapı, özellikle kurumsal konaklama, iş seyahatleri ve kongre turizmi açısından artan bir talep yaratırken; Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center’ı üst segment şehir otelciliği için stratejik bir yatırım olarak öne çıkarıyor.



Gaziantep’e Prestij Katacak Yeni Konaklama ve Kongre Merkezi Projesi

Gaziantep’in Şehitkamil ilçesinde konumlanan Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center; yaklaşık 75.000 m² inşaat alanı, 28 katlı mimari yapısı ve 394 oda ve 900 yatak kapasitesiyle dikkat çekiyor.

Tesis bünyesinde yer alacak; yüksek kapasiteli kongre ve balo salonları, farklı ölçeklerde toplantı alanları, a la carte ve ana restoran alanları, lobi bar ve sosyal yaşam alanları, geniş kapsamlı spa ve wellness merkezi, yarı olimpik yüzme havuzları ile fitness ve rekreasyon alanları, projeyi çok yönlü bir şehir oteli ve kongre merkezi olarak konumlandırıyor.

Proje tamamlandığında, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise en kapsamlı 5 yıldızlı şehir otellerinden biri olarak öne çıkması hedefleniyor.



Dedeman Hospitality, Gaziantep’te Misafirperverlik Standartlarını Yükseltiyor

Gaziantep’te son yıllarda artan fuar, kongre ve iş seyahati trafiği; nitelikli ve yüksek kapasiteli konaklama altyapısına olan ihtiyacı daha da belirgin hale getiriyor. Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, bu ihtiyaca Dedeman misafirperverliği ve operasyonel gücüyle yanıt vererek, şehirde yeni bir standart oluşturmayı hedefliyor.

Bu yönüyle proje, Gaziantep’in mevcut ekonomik gücünü destekleyen ve şehri ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir kongre destinasyonu haline getirecek önemli bir adım olarak konumlanıyor. İnşaat süreci büyük ölçüde tamamlanan proje, Dedeman Hospitality’nin uzun vadeli büyüme stratejisinin güçlü bir parçası olarak öne çıkıyor.

Gaziantep yatırımı, markanın yalnızca konaklama kapasitesini artırmaya yönelik bir adım değil; aynı zamanda yüksek potansiyel barındıran şehirlerde sürdürülebilir değer üretme yaklaşımının somut bir örneğini oluşturuyor.

İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, şu ifadeleri kullandı:

“Gaziantep, güçlü ekonomik yapısı, ticaret hacmi ve uluslararası bilinirliği ile Türkiye’nin en stratejik şehirlerinden biri. Bu proje ile yalnızca bir otel yatırımı gerçekleştirmiyor; şehrin artan iş ve kongre turizmi potansiyeline güçlü bir yanıt veriyoruz. Dedeman Gaziantep Hotel & Convention Center, hem kapasitesi hem de sunduğu imkanlarla bölgede yeni bir referans noktası olacaktır.”

Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise şunları ifade etti:

“Gaziantep’te hayata geçirdiğimiz bu proje, markamızın kalite standartlarını şehrin güçlü ekonomik ve kültürel yapısıyla uyum içinde buluştururken, uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımımızın doğal bir yansımasını oluşturuyor. Altmış yılı aşan yolculuğumuzda her yeni yatırımı, büyüyen Dedeman ailesinin bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde de birlikte hayata geçireceğimiz güçlü projelerle devam edeceğine inanıyoruz.”
 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/dedeman-hospitality-den-gaziantep-e-stratejik-yatirim-hamlesi-2801.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/dedeman-hospitality-den-gaziantep-e-stratejik-yatirim-hamlesi-2801.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/dedeman-hospitality-den-gaziantep-e-stratejik-yatirim-hamlesi-2801-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/dedeman-hospitality-den-gaziantep-e-stratejik-yatirim-hamlesi-2801.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/dedeman-hospitality-den-gaziantep-e-stratejik-yatirim-hamlesi/26479/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:34:52 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Yaz Yaklaşırken Enerji Tasarrufu ve Serinlik için Yalıtım Sart!</title>
		   <description><![CDATA[Artan sıcaklıklarla birlikte doğru ısı yalıtımı uygulamaları, yaz aylarında iç mekân konforunu korumanın yanı sıra enerji verimliliğini destekleyerek klima kaynaklı tüketim maliyetlerinin azaltılmasında önemli rol oynuyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte artan sıcaklıklar, yaşam alanlarında serinliği korumayı daha kritik hale getiriyor. Çoğu zaman çözüm klima kullanımında aranırken, yükselen enerji maliyetleri yalıtımı uygulamalarını da gündeme taşıyor. Yaz aylarında iç mekân konforunu korumanın ve enerji tüketimini azaltmanın en etkili yollarından biri doğru ısı yalıtımı.
 
Kış aylarında ısı kaybını önlemek amacıyla tercih edilen yalıtım uygulamaları, yazın da dışarıdaki sıcak havanın iç mekâna geçişini sınırlandırarak yaşam alanlarının daha uzun süre serin kalmasına yardımcı oluyor. Böylece klima kullanım süresi azalırken enerji tüketimi düşüyor ve daha verimli bir iç mekân konforu sağlanıyor.
 
Isı yalıtımının dört mevsim enerji verimliliği sağladığını vurgulayan ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, şunları söylüyor: “Isı yalıtımı yalnızca kışın ısınma giderlerini azaltan bir uygulama değildir. Yaz aylarında da dışarıdaki sıcak havanın içeri girmesini engelleyerek yaşam alanlarının daha serin kalmasını sağlar. Bu durum klima kullanım süresini azaltır, enerji tüketimini düşürür ve bütçelere katkı sunar. Doğru malzeme ve doğru uygulamayla yapılan yalıtım, uzun vadeli bir yatırım olarak hem konfor hem de tasarruf sağlar.”
 
Enerji verimliliğinin çevresel etkilerine de dikkat çeken Ozan Turan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Enerji tüketiminin azaltılması, aynı zamanda karbon salımının da düşmesi anlamına gelir. Şehirler, küresel enerji tüketimi ve karbon emisyonlarında büyük paya sahip. Bu nedenle binalarda yapılacak her enerji verimliliği yatırımı, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adımdır. Isı yalıtımı, hem bireysel bütçeye hem de çevreye katkı sağlayan stratejik bir uygulamadır.”
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yaz-yaklasirken-enerji-tasarrufu-ve-serinlik-icin-yalitim-sart-7960.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yaz-yaklasirken-enerji-tasarrufu-ve-serinlik-icin-yalitim-sart-7960.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yaz-yaklasirken-enerji-tasarrufu-ve-serinlik-icin-yalitim-sart-7960-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yaz-yaklasirken-enerji-tasarrufu-ve-serinlik-icin-yalitim-sart-7960.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/yaz-yaklasirken-enerji-tasarrufu-ve-serinlik-icin-yalitim-sart/26478/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 May 2026 18:27:21 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Rönesans Gayrimenkul Yatırım'ın Operasyonel Kârı 54 Milyon Euro’ya Ulaştı!</title>
		   <description><![CDATA[Rönesans Gayrimenkul Yatırım, 2026’nın ilk çeyreğinde güçlü büyümesini sürdürdü. Şirketin operasyonel kârı yüzde 19 artışla 54 milyon Euro’ya yükselirken, kiracı ciroları yüzde 38 büyüdü. Yüzde 99,5 doluluk oranıyla dikkat çeken şirket, sürdürülebilir büyüme hedefini korudu.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Rönesans Gayrimenkul Yatırım, 2026 yılının ilk çeyreğinde büyüme performansını sürdürdü. Güçlü kira yapısı ve aktif varlık yönetimi sayesinde sürdürülebilir büyümeye devam eden şirketin operasyonel kârı (NOI) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 54 milyon Euro’ya yükseldi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın aynı dönemde kiracı ciroları yüzde 38 artarak, enflasyonun ve sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti.
Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım, portföyündeki yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması ve dinamik varlık yönetimi yaklaşımıyla yılın ilk çeyreğinde de operasyonel verimliliğini artırmaya devam etti. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım grubu olan şirket, yüzde 99,5 doluluk oranıyla perakende gayrimenkul sektöründeki lider konumunu koruyor.

“Güçlü finansal yapımızla büyümemizi sürdürüyoruz”

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2026 yılının ilk çeyreğinde operasyonel kârımız, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 19 artış göstererek 54 milyon Euro’ya ulaştı. Aynı dönemde düzeltilmiş net aktif değerimiz ise 3,5 milyar Euro olarak gerçekleşti. Güçlü operasyonel performansımız ve varlık değerlerimizdeki artış sayesinde büyümemizi istikrarlı şekilde sürdürüyoruz. Serbest nakit akışımızdaki yükseliş; operasyonel kârlılıktaki artış, finansman maliyetlerindeki düşüş ve yatırım ile operasyon giderlerinde sağlanan optimizasyonun etkisiyle gerçekleşti. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, operasyonel verimliliğimizde kayda değer bir iyileşmeye işaret ederken, yıllık 150 milyon Euro’nun üzerinde güçlü bir nakit üretim kapasitesine ulaştığımızı ortaya koyuyor.”

Hem ziyaretçi sayısı hem operasyonel performans arttı

2026 yılının ilk çeyreğinde alışveriş merkezlerindeki ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 28,1 milyona ulaştığını belirten Yaşar, aynı dönemde kiracı cirolarının yüzde 38 artış gösterdiğini ifade etti. Böylece kiracı cirolarının hem yüzde 31 seviyesindeki TÜFE’nin hem de yüzde 32 olan sektör ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Yaşar, portföy genelinde doluluk oranının ise yüzde 99,5 seviyesinde olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Yılın ilk üç ayında toplam 7.783 metrekare yeni kiralama gerçekleştirdik ve 36 yeni mağaza açtık. Aktif kiralama ve yeniden konumlandırma çalışmalarımızla portföyümüzün performansını desteklemeye devam ediyoruz. 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptık. Operasyonel kârlılığımızı çift haneli büyütürken, yüksek doluluk oranımızı koruduk. Enflasyona endeksli ve kiracı performansına bağlı kira modelimiz sayesinde gelirlerimizi sürdürülebilir şekilde artırıyoruz. Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimizle hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmayı hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi sürdüreceğiz.”

Büyüme ve yeni projeler devam ediyor

Hem organik büyüme hem de stratejik satın almalarla yüksek kaliteli varlıklara odaklanan yatırım stratejisini sürdüren Rönesans Gayrimenkul Yatırım, Piazza Park Maltepe konut ve Maltepe Ofis projeleri başta olmak üzere portföyünü çeşitlendirmeye devam ediyor.  İnşaatı devam eden, konut, home ofis ve ticari alanlardan oluşan toplam 229 bağımsız bölümlü Piazza Park Maltepe projesinin yüzde 23’ü satılmış durumda. Maltepe Ofis projesiyle portföyüne yaklaşık 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler eklemeye hazırlanan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, ofis kiralarındaki artış beklentisine paralel olarak bu segmentte önemli bir gelir artışı potansiyeli görüyor. 

2028’de elektrik tüketiminin tamamı yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak

Portföyünde bulunan 15 varlığın tamamının BREEAM In-Use “Outstanding” sertifikasına sahip olmasıyla dünya genelinde en üst seviyede yer alan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını 2026’da da sürdürdü. Grup şirketlerinden Rönesans Enerji ile hayata geçirilen iş birliği kapsamında Türkiye’deki ilk 20 yıl vadeli Yenilenebilir Enerji Yatırım ve Tedarik Anlaşması’na (YEYTA) imza atan şirket, herhangi bir sermaye harcaması yapmadan 20 yıl boyunca yenilenebilir enerji tedarik edecek ve pozitif nakit akışı sağlayacak. Bu kapsamda, 2026 yılı sonuna kadar toplam elektrik tüketiminin yüzde 67’sinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, 2028 yılı itibarıyla ise bu oranın yüzde 100’e ulaşması hedefleniyor.
 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ronesans-gayrimenkul-yatirim-in-operasyonel-kari-54-milyon-euro-ya-ulasti-4908.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ronesans-gayrimenkul-yatirim-in-operasyonel-kari-54-milyon-euro-ya-ulasti-4908.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ronesans-gayrimenkul-yatirim-in-operasyonel-kari-54-milyon-euro-ya-ulasti-4908-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ronesans-gayrimenkul-yatirim-in-operasyonel-kari-54-milyon-euro-ya-ulasti-4908.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/ronesans-gayrimenkul-yatirim-in-operasyonel-kari-54-milyon-euro-ya-ulasti/26477/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:28:53 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>İstanbul Holding ve RePie'den Sağlık, Teknoloji ve Tarımda Güç Birliği!</title>
		   <description><![CDATA[İstanbul Holding, RePie Yatırım Holding ile kurduğu stratejik iş birliğiyle yatırım modelini güçlendirdi. Teknoloji, sağlık ve tarım alanlarında geliştirilen projeler; daha şeffaf, sürdürülebilir ve kurumsal bir yapı ile yatırımcılarla buluşacak.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[İnovasyon, sürdürülebilirlik ve etik davranış ilkelerini temel alarak, stratejik yatırımlarla hem ekonomik hem de toplumsal değerler yaratmayı hedefleyen İstanbul Holding, yatırım modelini güçlendirecek stratejik bir ortaklığa imza attı. RePie Yatırım Holding ile gerçekleştirilen iş birliği, yatırım süreçlerinde daha kurumsal, daha şeffaf ve ölçeklenebilir bir modelin hayata geçirilmesini sağlıyor. İş ortaklığı kapsamında iki kurum teknoloji, sağlık ve tarım alanlarındaki yatırımları güçlü bir finansal ve yönetsel altyapıyla yatırımcılarla buluşturuyor.

Enerji, gıda, tarım, lojistik, bilişim ve teknoloji, savunma sanayi, sermaye ve yatırım finansmanı, dış ticaret ve gayrimenkul gibi geniş bir yelpazede faaliyet gösteren İstanbul Holding, stratejik yatırımlarla ekonomik büyümeyi toplumsal faydayla birlikte ele alıyor. Bu kapsamda yatırım süreçlerini daha sistematik ve ölçeklenebilir bir yapıya kavuşturmaya odaklanan İstanbul Holding, RePie Yatırım Holding ile stratejik bir iş ortaklığı kurdu. Bu iş birliği, yatırım süreçlerinin finansal ve yönetsel altyapısını güçlendirerek daha sistematik ve ölçeklenebilir bir yapının önünü açıyor.

“Yatırım fırsatlarını daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getiriyoruz”

Geliştirilen yeni modelin yatırımcılar açısından öngörülebilir ve güvenilir bir yapı sunduğunu belirten İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın, “Kuruluşumuzdan bu yana yatırım yaklaşımımızı sadece finansal getiri odağında değil, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda ekseninde şekillendiriyoruz. RePie Yatırım Holding ile kurduğumuz stratejik iş ortaklığı sayesinde, geliştirdiğimiz projeleri daha güçlü bir finansal analiz, daha disiplinli risk yönetimi ve kurumsal yönetişim ilkeleriyle yapılandırarak yatırımcıya açıyoruz. Bu modelle birlikte yatırım fırsatlarını daha erişilebilir, şeffaf ve sürdürülebilir hale getiriyoruz” dedi

Teknoloji ve sağlık şirketleri yatırımcıyla buluşuyor

Bu model kapsamında büyüme potansiyeli yüksek şirketleri ve projeleri yatırımcılarla buluşturduklarını ifade eden Murat Kalsın, “Geleceğin en kritik iki alanı olan sağlık ve teknoloji alanlarında güçlü adımlar atıyoruz. Bu kapsamda ilk olarak, sağlık sektöründe 98 hastanede, 134 operasyon merkeziyle hizmet veren, yılda 6.5 milyondan fazla tetkik gerçekleştiren ve güçlü büyüme performansıyla Türkiye’nin sağlık hizmetleri sektörünün başarılı kuruluşlarından Baytuna Grup’a yatırım sürecimizi başlatmış bulunuyoruz. Görüntüleme hizmetlerinden, onkoloji yatırımlarına, ilaç üretiminden, uluslararası açılıma kadar genişleyen bir yapı kuran Baytuna Grup; özellikle radyoterapi ve ileri teknoloji sağlık yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde önemli bir büyüme potansiyeli taşıyor” dedi. 

Bir diğer yatırım alanının ise bankaların tüm yazılım altyapısını uçtan uca kurabilen, finansal teknolojiler alanında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden Innovance ile gerçekleştirdiklerini söyleyen Murat Kalsın, “850’den fazla çalışanı, 100’ü aşkın kurumsal müşterisi, beş global ofisi ve 20’den fazla ülkede yürüttüğü projelerle bankacılık, ödeme sistemleri, açık bankacılık ve yapay zekâ tabanlı çözümler geliştiren entegre teknoloji şirketi Innovance; uçtan uca dijital bankacılık altyapıları, veri analitiği ve yapay zekâ destekli çözümleriyle finansal sistemlerin dönüşümünde kritik bir rol üstleniyor. Innovance, yüksek kârlılık ve sürdürülebilir büyüme performansıyla da dikkat çekiyor. Girişim sermayesi yaklaşımımız ve stratejik iş ortaklığımızla desteklediğimiz yatırım modelimizle; güçlü bir ekosistem içinde sürdürülebilir büyüme yaratmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Tarımda yeni nesil yatırım modeli

Tarım yatırımlarını da büyüttüklerine dikkat çeken İstanbul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kalsın, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Holding olarak yatırımcıya açtığımız bir diğer alan ise yatırımcı tarafından yoğun ilgi gören tarım sektöründe geliştirdiğimiz Jeotermal ile Isıtmalı Teknolojik Sera projemiz. Konya’nın Tuzlukçu Bölgesi’nde planladığımız ve toplamda 1 milyon metrekarelik bir alana yayılmasını hedeflediğimiz projemiz, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim prensipleri üzerine inşa ediliyor. İlk etapta 50 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek yatırımın büyüklüğü 8.4 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kısa vadede 25 milyon dolarlık bir şirket değerine ulaşılması, uzun vadede ise 500 milyon dolarlık bir yapının oluşturulmasını hedefliyoruz. Yıllık 2.5 milyon kilogram üretim kapasitesiyle tasarlanan proje, yatırımcılara öngörülebilir ve sürdürülebilir bir gelir modeli sunuyor. Jeotermal enerjiyle ısıtılan ve güneşten maksimum fayda sağlayan seralar, iklim koşullarından bağımsız üretim yapabilme kabiliyetiyle yılın 12 ayı kesintisiz üretim imkânı sağlıyor. İlaçsız tarımı destekleyen modern altyapısı sayesinde proje, gıda güvenliği açısından da stratejik bir değer taşıyor. Bunların yanı sıra, proje; kadın istihdamını destekleyen yapısı ve bölgesel kalkınmaya katkısıyla hem ekonomik hem de sosyal etki boyutuyla da öne çıkıyor. Daha önce BIG Tarım yatırımı ve girişim sermayesi yatırım fonuyla attığımız adımları, RePie Yatırım Holding ile kurduğumuz stratejik iş ortaklığıyla daha sistematik bir yapıya taşıyoruz. Bu yeni modelle birlikte, farklı sektörlerde geliştirdiğimiz projeleri yatırımcıyla buluşturarak, sürdürülebilir büyümeyi destekleyen çok katmanlı bir yatırım ekosistemi oluşturmayı hedefliyoruz.”
 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/istanbul-holding-ve-repie-den-saglik-teknoloji-ve-tarimda-guc-birligi-4241.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/istanbul-holding-ve-repie-den-saglik-teknoloji-ve-tarimda-guc-birligi-4241.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/istanbul-holding-ve-repie-den-saglik-teknoloji-ve-tarimda-guc-birligi-4241-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/istanbul-holding-ve-repie-den-saglik-teknoloji-ve-tarimda-guc-birligi-4241.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/istanbul-holding-ve-repie-den-saglik-teknoloji-ve-tarimda-guc-birligi/26476/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:37:21 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Golden Partner International, Türk Yatırımcıları Avrupa'nın İki Stratejik Pazarıyla Buluşturdu!</title>
		   <description><![CDATA[Golden Partner International, düzenlediği yatırım buluşmasında Türk yatırımcıları İngiltere ve Yunanistan gayrimenkul pazarlarıyla bir araya getirdi. Etkinlikte Golden Visa fırsatları, döviz bazlı gelir potansiyeli ve uluslararası yatırım avantajları öne çıktı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[15 yıllık sektör deneyimiyle farklı coğrafyalardaki fırsatları analiz ederek yatırımcılara uçtan uca çözümler sunan Golden Partner International, düzenlediği özel etkinlikte Türk yatırımcıları İngiltere ve Yunanistan gayrimenkul pazarlarıyla bir araya getirdi.

Uluslararası gayrimenkul yatırımları alanında faaliyet gösteren şirketin düzenlediği yatırım buluşmasında, Avrupa’nın iki stratejik pazarı olan Yunanistan ve İngiltere odağa alındı. İki ayrı oturumdan oluşan etkinlikte; farklı yatırım profillerine hitap eden fırsatlar, getiri potansiyelleri ve yatırımın sunduğu yan haklar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyon, Türk yatırımcıların uluslararası pazarlara olan ilgisini bir kez daha ortaya koydu.



Yunanistan oturumunda özellikle Golden Visa programı kapsamında artan talep, düşük giriş maliyetine rağmen sunduğu yüksek mobilite avantajı ve turizm destekli kira getirisi potansiyeli öne çıktı. Golden Partner International, bu kapsamda 40 yılı aşkın deneyime sahip geliştirici MIBS Group’un “Etolikou Seafront” projesinin lansmanını gerçekleştirdi. Son yıllarda yabancı yatırımcı ilgisinin hızla arttığı bölgede konumlanan proje, yatırımcılara yüksek büyüme potansiyeli sunan alternatiflerden biri olarak dikkat çekti.

İngiltere oturumunda ise döviz bazlı gelir beklentisi, regüle edilmiş piyasa yapısı ve uzun vadeli değer artışı dinamikleri ön plana çıktı. Özellikle Londra’da gayrimenkul sahibi olmanın yalnızca finansal değil, aynı zamanda prestijli bir yatırım olduğu vurgulandı. Golden Partner’ın İngiltere’nin önde gelen geliştiricilerinden Berkeley Group ile yürüttüğü iş birliği kapsamında sunduğu projeler yatırımcılarla paylaşılırken, Londra başta olmak üzere gelişim potansiyeli yüksek bölgelerde yer alan projeler yoğun ilgi gördü.

Golden Partner Genel Müdürü Okan Ersan, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, “Dünya hızla küreselleşirken bilgiye erişim kolaylaşıyor. Ancak konu yurt dışında gayrimenkul yatırımı olduğunda yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: Güvenebilir miyim? Biz tam bu noktada devreye giriyoruz. 15 yıllık deneyimimiz ve güçlü itibarımızla süreci yatırımcı adına sadeleştiriyor, tüm operasyonu uçtan uca ve şeffaflıkla yönetiyoruz” ifadelerini kullandı.

Etkinlik boyunca yalnızca proje tanıtımıyla sınırlı kalmayan Golden Partner International; yatırım süreçlerine ilişkin hukuki çerçeve, satın alma prosedürleri, mortgage finansman olanakları ve operasyonel yönetim başlıklarında da katılımcılara kapsamlı bilgilendirme sundu. Şirket, uluslararası pazarlarda derinleşen portföyü ve müşteri odaklı yaklaşımıyla Türkiye’den yurt dışına yönelen gayrimenkul yatırım talebini doğru fırsatlarla buluşturmayı hedefliyor.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/golden-partner-international-turk-yatirimcilari-avrupa-nin-iki-stratejik-pazariyla-bulusturdu-3661.jpeg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/golden-partner-international-turk-yatirimcilari-avrupa-nin-iki-stratejik-pazariyla-bulusturdu-3661.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/golden-partner-international-turk-yatirimcilari-avrupa-nin-iki-stratejik-pazariyla-bulusturdu-3661-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/golden-partner-international-turk-yatirimcilari-avrupa-nin-iki-stratejik-pazariyla-bulusturdu-3661.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/golden-partner-international-turk-yatirimcilari-avrupa-nin-iki-stratejik-pazariyla-bulusturdu/26475/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 May 2026 15:15:18 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Ege Yapı GYO'dan İlk Çeyrekte 520,7 Milyon TL Kâr!</title>
		   <description><![CDATA[Yeni yatırımlara hazırlanan Ege Yapı GYO, 2026’nın ilk çeyreğinde 520,7 milyon TL net kâr açıkladı. Şirketin satış gelirleri 2,17 milyar TL’ye ulaşırken, güçlü bilanço yapısı ve büyüyen proje stoğu dikkat çekti.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Yeni yatırımlara hazırlanan Ege Yapı GYO, ilk çeyreği güçlü finansal sonuçlarla kapattı. Şirket üç ayda 520 milyon lira kar açıkladı. Detaylar haberimizde...

Ege Yapı GYO, 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü finansal sonuçlara imza attı. Şirket, yılın ilk üç ayında 520,7 milyon TL net kâr elde ederken, satış gelirlerini 2,17 milyar TL seviyesine taşıdı. Geçen yılın aynı dönemine göre kaydedilen güçlü artış, şirketin operasyonel verimliliğini ve sürdürülebilir büyüme performansını ortaya koydu.



2026’nın ilk çeyreğinde şirketin brüt kârı 697,3 milyon TL, esas faaliyet kârı ise 603,6 milyon TL olarak gerçekleşti. Pay başına kazanç 2,60 TL seviyesine ulaşırken, finansal sonuçlar etkin maliyet yönetimi ve güçlü satış performansının yansıması olarak öne çıktı.

Özkaynak Yapısı Güçlenmeye Devam Ediyor

31 Mart 2026 itibarıyla Ege Yapı GYO’ nun toplam varlıkları 7,5 milyar TL seviyesine ulaşırken, özkaynak büyüklüğü 2,4 milyar TL’ye yükseldi. Yıl sonuna göre kaydedilen artış, şirketin güçlü bilanço yapısını destekleyen önemli göstergeler arasında yer aldı.

Şirketin stok büyüklüğü ise 4,8 milyar TL seviyesine ulaşarak devam eden ve planlanan projelerle birlikte proje geliştirme kapasitesindeki büyümeyi ortaya koydu. Bu gelişme, önümüzdeki dönem gelir potansiyeline ilişkin olumlu görünümü destekledi.

‘İlk çeyrek sonuçları, disiplinli yönetim anlayışımızın göstergesi’

EgeYapı GYO Mali İşler Direktörü Halil Görkem Sokullu, 2026 yılının ilk çeyreğinde elde edilen sonuçların, operasyonel güç ve disiplinli finansal yönetim anlayışının bir göstergesi olduğunu kaydederek, “Satış gelirlerimizde ve kârlılığımızda yakaladığımız büyümeyi sürdürürken, özkaynak yapımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz. Özellikle stok tarafındaki büyüme, proje geliştirme kapasitemizin ve önümüzdeki dönem gelir potansiyelimizin güçlü olduğuna işaret ediyor. 2026 yılı boyunca da sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve yatırımcılarımıza uzun vadeli değer yaratma odağımızı korumayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ege-yapi-gyo-dan-ilk-ceyrekte-520-7-milyon-tl-kar-7782.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ege-yapi-gyo-dan-ilk-ceyrekte-520-7-milyon-tl-kar-7782.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ege-yapi-gyo-dan-ilk-ceyrekte-520-7-milyon-tl-kar-7782-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ege-yapi-gyo-dan-ilk-ceyrekte-520-7-milyon-tl-kar-7782.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/ege-yapi-gyo-dan-ilk-ceyrekte-520-7-milyon-tl-kar/26474/</link>
		   <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:25:08 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Yeşil Dönüşüm Çelik Sektöründe Rekabet Standardını Değiştiriyor!</title>
		   <description><![CDATA[3.Yeşil Çelik Zirvesi (Green Steel Summit 2026),  çelik sektörünün temsilcilerini bir araya getirdi. Zirvede, regülasyonlar, teknoloji, enerji dönüşümü ve tedarik zinciri başlıkları ele alındı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ve SteelData organizasyonunda gerçekleşen etkinlikte, çelik sektöründe karbon azaltımına yönelik uygulamalar ve dönüşüm süreci sektör profesyonelleri tarafından değerlendirildi.



Zirvede konuşan Metsims CEO’su Dr. Hüdai Kara, karbon düzenlemelerinin sanayi için yeni bir rekabet çerçevesi oluşturduğunu vurguladı. Dr. Kara, karbon düzenlemelerinin çelik sektörü açısından kritik bir eşik olduğunu belirterek, şirketlerin en önemli adımının emisyonları ölçen, raporlayan ve sürekli iyileştiren yönetim sistemleri kurmak olduğunu söyledi. Kara, “Rekabet gücü yalnızca uyumla sınırlı değil. Şeffaf ve doğrulanabilir veriye sahip olmak, müşteri güveni, finansman koşulları ve pazarda konumlanma açısından da stratejik avantaj sağlar” dedi.

 

Çelik Üretiminde Karbon Yoğunluğu Üç Kat Farklılık Gösteriyor

Dr. Hüdai Kara, çelik sektöründe karbon salımının üretim yöntemine göre ciddi şekilde değiştiğine dikkat çekti. 2024 verilerine göre, dünyada ortalama her ton çelik için yaklaşık 1,92 ton CO₂ salınıyor. Ancak kömür bazlı yüksek fırın yöntemiyle üretilen çelikte bu miktarın 2,34 tona kadar çıkabildiğini, hurda kullanılarak elektrik ark ocaklarında üretilen çelikte ise 0,69 ton seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Doğrudan indirgenmiş demir ve elektrik ark ocağı kombinasyonunda ise yoğunluğun 1,47 ton CO₂ civarında olduğunu belirtti.



 

Türkiye’nin avantajlı bir konumda olduğunu dile getiren Kara, “Ülkemizde çeliğin yaklaşık yüzde 70’i hurda bazlı elektrik ark ocaklarında üretiliyor. Bu da kömür bazlı yüksek fırın yöntemine ağırlık veren ülkelere kıyasla çok daha düşük karbon salımı sağlıyor” dedi.
Dr. Kara, Avrupa Birliği’nin uygulamaya aldığı Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM) ile bu farkın ihracatta doğrudan maliyet avantajına dönüşebileceğini belirtti. “Tesislerin ve ürünlerin gerçek emisyon verilerini doğru ölçüp belgelemeleri kritik. Bu veriler, yalnızca uyum için değil; ihracatta maliyetleri belirlemede ve rekabette doğrudan etkili oluyor” diye ekledi.
 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yesil-donusum-celik-sektorunde-rekabet-standardini-degistiriyor-4039.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yesil-donusum-celik-sektorunde-rekabet-standardini-degistiriyor-4039.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yesil-donusum-celik-sektorunde-rekabet-standardini-degistiriyor-4039-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/yesil-donusum-celik-sektorunde-rekabet-standardini-degistiriyor-4039.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/yesil-donusum-celik-sektorunde-rekabet-standardini-degistiriyor/26473/</link>
		   <pubDate>Thu, 07 May 2026 17:00:52 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title> Zeray GYO CEO’su Furkan Bozan: “Sektör Dengelenirken, Güvenilir Geliştiriciler ve Sürdürülebilir Finansman Modelleri Ayrışacak”</title>
		   <description><![CDATA[Zeray GYO CEO’su Furkan Bozan, 2026’nın ilk çeyreğinde gayrimenkul sektöründe dengelenme ve kontrollü toparlanma sürecinin güç kazandığını belirterek, şirketin 27,5 milyar TL’yi aşan portföy büyüklüğüyle ticari gayrimenkul ve sürdürülebilir büyüme odaklı yeni dönem stratejisini açıkladı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Zeray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) CEO’su Furkan Bozan, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin gayrimenkul sektörü değerlendirmelerini ve şirketin stratejik yol haritasını paylaştı.
Üreticilerin Finansal Disiplinle Marka Değerini Korumaya Alıyor, Yatırımcılar ise Güven Endeksi Çatısında Rekabeti Belirliyor

Yılın ilk çeyreğine ilişkin satış verilerini değerlendiren Furkan Bozan, piyasa aktivitesinin canlılığını koruduğunu belirterek, özellikle büyükşehirler, sanayi bölgeleri ve göç alan lokasyonlarda satış performansının güçlü seyrettiğini söyledi. İlk el satışların toplam içindeki payının korunmasının markalı projelere olan güveni teyit ettiğini, ipotekli satışlardaki yıllık %35,9 artışın ise kredi kullanımında kademeli toparlanmaya işaret ettiğini vurguladı. Bu görünümün, faizlerde olası bir normalleşme halinde satış hacminde ek ivme yaratabileceğini ifade etti.



Arz tarafında ise yeni proje başlangıçlarında seçiciliğin sürdüğünü belirten Bozan, yüksek arsa maliyetleri, işçilik giderleri ve finansman koşullarının proje geliştirme süreçlerinde belirleyici olmaya devam ettiğini belirtti. Hazır stoklu projeler, güçlü özkaynak yapısına sahip geliştiriciler ve hızlı teslim kabiliyeti olan firmaların sektörde öne çıktığını vurgulayan Bozan, sınırlı yeni arzın orta vadede kaliteli konut stokunun değerini desteklediğini ifade etti.

Furkan Bozan, sektörün sıkı para politikası, kontrollü kredi büyümesi ve dezenflasyon sürecinin etkisi altında dengelenme eğilimini sürdürdüğünü belirterek, bu dönemde güven, finansal disiplin ve teslim kabiliyetinin firmalar arası rekabette belirleyici unsur haline geldiğini aktardı.



Kârlılık ve Finansal Güçlü Dönüşüm

Zeray GYO’nun halka arz süreciyle birlikte finansal yapısını güçlendirdiğini belirten Furkan Bozan, şirketin 184.943.300 TL seviyesinde karlılığa ulaştığını, önceki dönemde açıklanan zarar ile kıyaslandığında güçlü bir dönüşüm gerçekleştirildiğini söyledi.
Şirketin %50 temettü dağıtım kararını duyurduğunu hatırlatan Bozan, yıl sonu finansallarında bu kârlılığın daha da büyütülmesinin hedeflendiğini belirtti. Finansal disiplinin korunarak yatırımcı güveninin güçlendirilmesinin temel öncelik olduğunu vurguladı. 

Furkan Bozan, açıklamalarına şöyle devam etti: “Sektöre yeni bir boyut kazandırıyoruz. İlk sıralarda dinamik mekanizmalar ile sürekli üretim hedefinde olan firmalar var. Bizler sabit getiri güvencesi altında olağan seyretmektense, sürekli gelişim hedefleri ile büyüme odaklı misyon sergilemekteyiz. Kazan kazan ilişkisinden de öte kazandıkça büyüyen imkânlar ve fırsatlar dünyasında yaşıyoruz. İfadelerimizin gerçekleşmelerini canlı likiditemiz ile sürekli yatırımcılarımız ile paylaşacağız. 



27 Milyar 523 Milyon Değere Ulaşan Portföy Büyüklüğü

Portföyümüzde bulduğumuz gücü sergilemek hedefiyle, başta kurumsal yatırımcılarımıza sunmak üzere 31.03.2026 tarihli verilerimize göre gayrimenkul değerleme raporumuzu yayınladık. Yirmi Yedi Milyar Beş Yüz Yirmi Üç Milyonluk pörtföy büyüklüğüne eriştik. Projelerimiz ilerledikçe maliyet kazançlı hizmet alım gücümüz ve yüksek katma değerli orta üstü segmentteki pörtföy çeşitliliğimiz ile değerimiz daha yüksek kazançlara erişecektir. En önemlisi portföyümüzde bulunan arsa değerli projelerimiz, önümüzdeki dönemlerde proje olarak değerlenecek ve 2 katını aşan değere erişecektir. Gayrimenkul geliştiriciler olarak yüksek karlılık potansiyelimiz de burada yer almaktadır. Varsayımlara ilişkin raporumuz ile de işlem gören hisselerimizin defter değerlerimize göre nasıl bir iskonto ile yer aldığını duyuracağız. Güçlü portföyümüz ile sürekli takip edilmesi gereken yüksek potansiyeli olan bir firmayız; bu ruhu kaybetmeyecek, tecrübemiz ile yurt dışına doğru yaygınlaştıracağız.” 

“Orta vadede gayrimenkul sektörüne olan güvenin sürdüğünü, yatırımcıların sektöre dair yüksek potansiyelli kazanç beklenti pozisyonunu koruduğu” ifade edildi.
Furkan Bozan, mevcut verilerin konut arzında yapısal bir yetersizliğin devam ettiğini açıkça ortaya koyduğunu belirterek arzın talebi karşılayamadığını ve fiyat istikrarı için üretim hızının artırılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Son dönemlerde arsa ve arazi satışlarının yüksek paya ulaşmasının yatırımcı davranışlarında yön değişimine de işaret eden Bozan: ”Orta vadede gayrimenkul sektörüne olan güven sürüyor. Yatırımların ivme kazandığı dönemlerde yatırımların algısına yer etmiş yüksek kazanç potansiyeli büyüyerek katma değerli beklentiye dönüştü” dedi.

Yeni Dönem Odağı, Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller Geliştirmek

Hedef; Otel, İş Merkezi vb. Ticari Ünitelerle Geliştirilecek Projelerde 3 Milyon m2 Alana Yayılmak 

Yeni dönemde hem prensip anlaşmasına varılan hem de geliştirme aşamasında olan projelerin ağırlıklı olarak ticari segmentte konumlanacağını belirten Furkan Bozan, bu yaklaşımın gelir çeşitliliğini ve sürdürülebilir nakit akışını güçlendireceğini ifade etti. 
Zeray GYO’nun büyüme stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bozan, mevcut projelerin tamamlanmasıyla birlikte portföy büyüklüğü açısından Türkiye’nin en büyük gayrimenkul yatırım şirketleri arasında yer almayı hedeflediklerini vurguladı. Şirketin uzun vadeli hedefleri arasında kiralanabilir inşaat alan büyüklüğünü 3 milyon metrekarenin üzerine çıkarmak bulunduğunu belirten Furkan Bozan, bu ölçekle global ölçekte öncü bir gayrimenkul oyuncusu olmayı hedeflediklerini açıkladı. Kurulum sürecinde olan tüketici finansman şirketinin ise yalnızca satış gücünü artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda grup şirketleri arasında güçlü bir sinerji yaratacağını belirten Bozan, bu yapının sektörde yeni bir model ortaya koyacağını ifade etti.

Finansal disiplin, üretim gücü ve sürdürülebilirlik mekanizmaları ile değer katmaya devam…

Furkan Bozan, 2026 yılına ilişkin genel görünümün, sektörün 2024–2025 dönemindeki sert dalgalanmaların ardından dengelenme ve kontrollü toparlanma sürecine girdiğini gösterdiğini ve bahar dönemine daha umutlu bir başlangıç yapıldığını belirterek; “Önümüzdeki dönemde faizlerde olası normalleşme, talebin yeniden hızlanması, ilk el konut satışlarında toparlanma ve güvenilir geliştiricilere yöneliş gibi dinamikler sektör açısından pozitif bir zemin oluşturacak. Güçlü marka değeri, proje çeşitliliği ve finansal kabiliyeti yüksek şirketlerin bu süreçte belirgin şekilde ayrışacağını öngörüyoruz” dedi.
Bozan, Zeray GYO’nun; finansal disiplin, üretim gücü, kentsel dönüşüm vizyonu ve sürdürülebilir projeleriyle sektöre ve yatırımcılarına değer katmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Zeray’dan Bahar Kampanyası: Erişilebilir Finansman Modeli

Bu çerçevede Zeray GYO’nun 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaparak tüm projelerini kapsayan Bahar Kampanyası’nı devreye aldığını belirten Furkan Bozan, kampanyanın yatırımcılar ve konut sahibi olmak isteyenler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Kampanya kapsamında yüzde 30 peşin ödeme avantajı, şirket bünyesinde 72 aya varan vade imkânı ve esnek ödeme planları sunulurken, bu modelin mevcut piyasa koşullarında banka kredisine alternatif güçlü bir finansman çözümü oluşturduğu vurgulandı. 
Furkan Bozan, “Finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde, kullanıcılarımızın banka kredisine bağımlılığını azaltan çözümler geliştiriyoruz. Bu kampanya, sürdürülebilir ve erişilebilir konut üretimi yaklaşımımızın somut bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/zeray-gyo-ceo-su-furkan-bozan-sektor-dengelenirken-guvenilir-gelistiriciler-ve-surdurulebilir-finansman-modelleri-ayrisacak-126.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/zeray-gyo-ceo-su-furkan-bozan-sektor-dengelenirken-guvenilir-gelistiriciler-ve-surdurulebilir-finansman-modelleri-ayrisacak-126.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/zeray-gyo-ceo-su-furkan-bozan-sektor-dengelenirken-guvenilir-gelistiriciler-ve-surdurulebilir-finansman-modelleri-ayrisacak-126-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/zeray-gyo-ceo-su-furkan-bozan-sektor-dengelenirken-guvenilir-gelistiriciler-ve-surdurulebilir-finansman-modelleri-ayrisacak-126.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/zeray-gyo-ceo-su-furkan-bozan-sektor-dengelenirken-guvenilir-gelistiriciler-ve-surdurulebilir-finansman-modelleri-ayrisacak/26472/</link>
		   <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:21:59 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Folkart Arsa Dikili’de İlk Etap Tükendi, Tapu Teslimleri Başladı!</title>
		   <description><![CDATA[Folkart’ın Çandarlı’da hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı. Yoğun ilgi gören projede ikinci etap satışları başladı, müstakil tapu teslimleri ise devam ediyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[İzmir’in önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden Folkart’ın Dikili’nin Çandarlı bölgesinde hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı ve müstakil villa imarlı tapular edilmeye başlandı. 2025 Kasım ayında satışa çıkan ilk etabın kısa bir sürede tükenmesinin ardından projede ikinci etap arsalar satışa açıldı. Altyapı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği, 518 müstakil villa imarlı parselden oluşan projede arsalar yatırımcılara müstakil tapularıyla sunuluyor. Arsa sahiplerinin 2027 yılının ilk çeyreği itibariyle evlerini yaptırmaya başlayabileceğini kaydeden Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, projeye gösterilen yoğun ilgide Dikili’nin doğal yapısı kadar Folkart markasına duyulan güvenin de etkili olduğunu söyledi.

İzmir ve çevresinde bugüne kadar çok sayıda markalı konut projesi geliştiren Folkart’ın Dikili’nin Çandarlı bölgesinde hayata geçirdiği Folkart Arsa Dikili projesinde ilk etap satışları tamamlandı. İlk etapta satılan villa imarlı arsanın müstakil tapu teslimleri başladı. Projenin ikinci etabında yer alan 300 m2 ile 600 m2 büyüklükler arasında değişen arsalarda da satışlar sürüyor. Altyapı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiği projede, 3 adet örnek villa da kısa süre içerisinde tamamlanacak. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, 2025 yılı Kasım ayında satışa sunulan Folkart Arsa’nın ilk etabının satışlarının kısa bir sürede tamamlandığını belirterek, “Dikili’nin doğası, sakin yaşam vaadi ve gelişim potansiyeli yatırımcıların ilgisini çekiyor. Bununla birlikte Folkart’ın markalı konut sektöründe yıllar içinde oluşturduğu güvenin de bu ilgide önemli payı olduğunu düşünüyoruz. Yatırımcıların gösterdiği bu ilgi de bizi ayrıca memnun ediyor” dedi. Yaklaşık 200 bin alan üzerinde geliştirilen proje, 518 müstakil villa imarlı bağımsız parselden oluşuyor. 300 ile 600 metrekare arasında değişen büyüklükteki arsalar, yatırımcılara müstakil tapularıyla sunuluyor. 

Altyapı çalışmaları 2027 Mart’ta tamamlanacak

Folkart Arsa Dikili’de parsellerin yerleşimi planlanırken arsaların doğal eğimi, güneş yönü ve manzara dikkate alındı. Her parselin güneşten ve manzaradan en verimli şekilde yararlanacağı bir planlama yapılırken, proje genelinde doğayla uyumlu bir yerleşim düzeni oluşturulması hedeflendi.



Proje kapsamında elektrik, su, kanalizasyon, internet, yol ve yağmur suyu hattı gibi altyapı çalışmalarının 2027 yılı Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından arsa sahipleri, villalarını 2027 yılı ilk çeyreği itibariyle inşa etmeye başlayabilecek.

Yatırımcı isterse kendi villasını inşa edebilecek

Folkart Arsa modelinde arsasını satın alan yatırımcılar isterlerse Folkart tarafından hazırlanan mimari projeler arasından seçim yaparak villalarını inşa edebiliyor. Mimari bütünlüğün korunması amacıyla çizimleri ve planları Folkart tarafından hazırlanan bu projelerde villalar çelik konstrüksiyon veya betonarme olarak yapılabiliyor. Villa inşa sürecinde yatırımcılar tecrübeli ve güvenilir anlaşmalı firmalara yönlendiriliyor ve süreç Folkart denetiminde yürütülüyor. Folkart tarafından hazırlanan projelere göre inşa edilebilecek çelik konstrüksiyon villaların maliyetinin, büyüklük ve konumlarına bağlı olarak yaklaşık 4 milyon TL ile 6 milyon TL arasında değiştiği belirtiliyor. Arsa maliyeti de eklendiğinde 8 milyon TL ile 12 milyon TL arasında değişen maliyetlerde müstakil villaya sahip olunabiliyor.

Projede sosyal alanlar da yer alıyor

Projede sosyal donatılar arasında basketbol ve tenis sahaları, çocuk oyun alanları ve geniş yeşil alanlar bulunuyor. Bu alanların yerleşim planı içinde farklı noktalara dağıtıldığı ve planlı bir yaşam düzeni oluşturulmasının hedeflendiği belirtiliyor.



Güveni merkeze alan arsa kültürü oluşturmak

Folkart Yönetim Kurumu Başkanı Mesut Sancak, Türkiye’de arsa yatırımı uzun yıllardır yatırımcıların ilgisini çektiğini, ancak plansız satışlar, altyapısı olmayan yerler ve denetimsiz gelişen yerleşimler nedeniyle yatırımcı açısından ciddi riskler yarattığını belirterek, şunları söyledi:

“Biz Folkart Arsa Dikili projesini tasarlarken tam da bu belirsizliği ortadan kaldıran bir model geliştirmeyi hedefledik. Folkart Arsa’da yatırımcı yalnızca bir arsa satın almıyor; altyapısı planlanmış, mimari bütünlüğü düşünülmüş ve gelişim süreci belirlenmiş bir yerleşimin parçası oluyor. Müstakil tapulu parseller, hazır altyapı, Folkart güvencesi ve planlı yerleşim yaklaşımı yatırımcılar açısından güvenli bir model oluşturuyor. Kasım 2025’te satışa sunduğumuz ilk etabın çok kısa sürede tükenmesi de aslında bu ihtiyacın güçlü bir göstergesi oldu. Yatırımcılar yalnızca bir arsa değil, şeffaf, planlı ve güvenilir bir yatırım modeli arıyor. Folkart Arsa Dikili’de gördüğümüz yoğun ilgi, gayrimenkul sektöründe kurumsal denetimin ve planlı gelişimin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Biz bu proje ile yalnızca arsa üretmiyoruz. Geleceğin yerleşim alanlarının planlı temellerini bugünden atmayı hedefliyoruz. Amacımız hem yatırımcıyı hem de kentleri koruyan, güveni ve şeffaflığı merkeze alan yeni bir arsa kültürü oluşturmak.”
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-arsa-dikili-de-ilk-etap-tukendi-tapu-teslimleri-basladi-7659.png</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-arsa-dikili-de-ilk-etap-tukendi-tapu-teslimleri-basladi-7659.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-arsa-dikili-de-ilk-etap-tukendi-tapu-teslimleri-basladi-7659-t.png"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-arsa-dikili-de-ilk-etap-tukendi-tapu-teslimleri-basladi-7659.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/folkart-arsa-dikili-de-ilk-etap-tukendi-tapu-teslimleri-basladi/26471/</link>
		   <pubDate>Thu, 07 May 2026 13:06:09 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>TOKİ'den 500 Bin Sosyal Konut Başvuruları İçin İade Duyurusu!</title>
		   <description><![CDATA[Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 500 Bin Sosyal Konut Kampanyası kapsamında İstanbul’da hayata geçirilecek 100 bin konutluk projesinin kuralarını tamamladı. Kurada adı çıkmayan binlerce başvuru sahibi ise yatırdıkları başvuru bedelini nasıl geri alacaklarını araştırmaya başladı. TOKİ kura iade ücreti nasıl alınır? İşte detaylar…]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[TOKİ, İstanbul’daki 100 bin sosyal konut projesinde hak sahibi olamayan vatandaşlar için başvuru bedeli iade sürecini başlattı. Ücretler, Ziraat Bankası ATM’lerinden kartsız işlemle veya şubelerden kolayca geri alınabilecek. İşte iade detayları...

 

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 500 Bin Sosyal Konut Kampanyası kapsamında İstanbul’da hayata geçirilecek 100 bin konutluk proje için yapılan başvurulara ilişkin önemli bir duyuru yayımladı.

TOKİ’nin resmi X hesabından yapılan açıklamada, hak sahipliği belirleme kurasının 25-26-27 Nisan 2026 tarihlerinde tamamlandığı belirtildi. Kurada hak sahibi olamayan vatandaşların başvuru bedellerinin ise T.C. Ziraat Bankası tarafından başvuru sahibi adına açılan hesaplara iade edildiği ifade edildi.

Duyuruda, vatandaşların başvuru bedellerini ATM ve şube aracılığıyla geri alabilecekleri kaydedildi.

ATM’den İade Nasıl Alınacak?

TOKİ’nin açıklamasına göre vatandaşlar, T.C. Ziraat Bankası ATM’lerinden:

Kartsız İşlemler > Diğer İşlemler > Diğer Para Çekme > TOKİ Başvuru İadesi

menüsü üzerinden başvuru bedellerini çekebilecek.

Şubeden İade İşlemi

Başvuru bedelini şube üzerinden almak isteyen vatandaşların ise Ziraat Bankası şubelerine müracaat ederek SÇS (Sıra Çağrı Sistemi) numarası alması gerekiyor.

Ayrıca hesabını kapatan vatandaşların iade işlemlerinin ilgili banka şubeleri aracılığıyla gerçekleştirileceği bildirildi.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/toki-den-500-bin-sosyal-konut-basvurulari-icin-iade-duyurusu-1740.png</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/toki-den-500-bin-sosyal-konut-basvurulari-icin-iade-duyurusu-1740.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/toki-den-500-bin-sosyal-konut-basvurulari-icin-iade-duyurusu-1740-t.png"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/toki-den-500-bin-sosyal-konut-basvurulari-icin-iade-duyurusu-1740.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/toki-den-500-bin-sosyal-konut-basvurulari-icin-iade-duyurusu/26470/</link>
		   <pubDate>Wed, 06 May 2026 16:50:12 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Bilge Özdemir "Pazarlamada 'Yapay Zeka/YZ-AL' Etkileşimine Dikkat!</title>
		   <description><![CDATA[Gayrimenkul sektöründe yeni dönem başladı. Bilge Özdemir, yapay zekanın proje geliştirme, pazarlama ve satış süreçlerinde artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini belirterek firmalara “Veriyi yöneten kazanacak” mesajı verdi.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Gayrimenkul Proje Pazarlama ve Satış Platformu ( GPPS ) Kurucu Başkanı, O BİLGE iş kitabı Yazarı, Gayrimenkul Sektörü Strateji Önereni, Sektör Editörü,  Acarlar Şirketler Topluluğu Pazarlama ve Satış Grup Başkanı ve  topluluğu temsilen GYODER Gayrimenkul Pazarlama Platformu üyesi Bilge Özdemir, gayrimenkul proje pazarlama sürecinde yapay zeka kullanımlarına dikkat çekti, önerilerde bulundu.

İnşaat proje geliştirmede rol oynayan firmaların üst yönetim kadro ağırlığı firma sahipleri ve aile bireylerinden oluşmaktadır. Şimdi bu geleneksel yapıya; 3. Alternatif karar mekanizması eklenmektedir; YZ - AL. İnşaat proje geliştirmede; firma aile bireyleri arasında kuşaklar arası farklar, bu gelişim sürecinde YZ-AL ile genç nesillerin karar süreçleri içindeki etkisini hızla artırmaya başlayacaktır
 

Bir Patrona… Bir de AL’a soralım!

İnşaat proje geliştirme firmalarının, gayrimenkul projelerine yönelik pazar analizi, pazarlama ve satış süreçlerinde, yapay zeka ( YZ - AL ) kullanımı, bu  hizmeti veren firmaların rolleri hızla artmaktadır. 2026 itibarıyla, veri odaklı stratejilerin, yapay zeka uygulamalarının pazarlama boyutunda daha yaygın kullanımlarına şahit olacağımız.

Artık Veri Yönetme Çağındayız;

Kurumsal ve Kişisel Geleneksel Pazarlama Tecrübe ve Deneyimlerimiz; Artık Dijital Pazarlama Alt Yapımız olacaktır. Günümüzde potansiyel müşteri sezgileri dijital ayak izlerinden takip edilmekte, Dijital analizler nöro-pazarlama teknikleriyle satışa dönüşmektedir. Veriyi yönete bilenlerin başarılı olacağı bir dönemdeyiz.

Etkili yapay zeka pazarlaması için sağlam bir veri temeli oluşturmak esastır. Gayrimenkul proje  firmaları ve Gayrimenkul profesyonelleri otomasyonun stratejik değerini maksimize etmek için temiz veri uygulamalarına yatırım yapmalı, verileri sürekli güncellenmelidir. Yapay Zeka  modellerini beslemek için CRM sistemlerinden, sosyal medyadan ve piyasa raporlarından sürekli veri toplamalıdır.

Modern Gayrimenkul Proje Pazarlamada Yapay Zeka İşbirlikleri gereklilik, zorunluluktur…

Firmalar kurum ve proje müşteri datalarını, günümüzün Emlak ve Acenta  müşteri datalarına yapay zeka konfigürasyonları ile birbirlerine  entegre etmek zorundadır. Çünkü,  yapay zeka ( YZ – AL ) kullanımı ile,  insan zekasına özgü öğrenme, karar verme gibi beceriler  bilgisayar, makineler tarafından öğrenilmekte, karar sürecini kısalmaktadır.

Gayrimenkulün projelerinin rekabetçi ortamında, piyasa dinamikleri hızla değişirken, alıcı tercihleri sürekli evrilirken, yapay zeka pazarlaması stratejik büyüme motoru olarak ön plana çıkmaktadır.

Firmaların geliştirdikleri, pazarlama faaliyetine başlayacakları projelerde oluşturdukları  büyük verilerin akışını yapay zeka aracılığı analiz edip, işleyerek deneyimlerden öğrenip / makine öğrenimi ile potansiyel müşterilere yönelik otonom kararlar ortaya çıkarmaktadırlar. Bu süreçler artık kurumsal ihtiyaç, gereklilik ve zorunluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Gayrimenkul proje pazarlama da uzman olan dijital pazarlamacılar, firma / proje / iş sahipleri, paydaşlar  ve ajanslar için yapay zeka pazarlamasını anlamak, geleneksel stratejileri ölçülebilir sonuçlar veren hassas hedefli girişimlere dönüştürme kapasitesini tanımak zorundadır.

SORU : YZ – AL SENİ NEDEN ÖNERSİN / SEN YZ – AL İÇİN BİR ALTERNATİF MİSİN ?..

--
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/bilge-ozdemir-pazarlamada-yapay-zeka-yz-al-etkilesimine-dikkat-7880.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/bilge-ozdemir-pazarlamada-yapay-zeka-yz-al-etkilesimine-dikkat-7880.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/bilge-ozdemir-pazarlamada-yapay-zeka-yz-al-etkilesimine-dikkat-7880-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/bilge-ozdemir-pazarlamada-yapay-zeka-yz-al-etkilesimine-dikkat-7880.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/bilge-ozdemir-pazarlamada-yapay-zeka-yz-al-etkilesimine-dikkat/26469/</link>
		   <pubDate>Wed, 06 May 2026 16:24:44 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>ECE Türkiye'den Türkiye'de Bir İlk: AVM Deneyimini Baştan Tasarlayan "Connect" Platformu!</title>
		   <description><![CDATA[ECE Türkiye, 15. Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi’nde tanıttığı ECE Türkiye Connect platformuyla Türkiye’de bir ilke imza attı. Şirketin geliştirdiği yeni nesil sistem, ziyaretçinin dijital ortamda başlayan alışveriş yolculuğunu AVM içerisinde kesintisiz bir deneyime dönüştüren entegre yapısıyla dikkat çekti.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Perakende ve gayrimenkul sektörünün buluşma noktası haline gelen 15. Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi’nde, ECE Türkiye dijital dönüşüm odaklı yeni platformu “ECE Türkiye Connect”i tanıttı. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan sistem, alışveriş merkezlerindeki fiziksel deneyimi dijital dünya ile entegre ederek sektörde yeni bir dönemin kapısını araladı.

Programda platformun tanıtımını ECE Türkiye Genel Müdürleri Samet Yolaç Canlıel ve Nuri Şapkacı gerçekleştirdi. “Etkileşim, Değişim, Dönüşüm” temasıyla düzenlenen zirvede konuşan yöneticiler, alışveriş merkezlerinin artık yalnızca fiziksel ticaret alanları olmadığını, veri yönetimi ve dijital deneyimin sektörün geleceğini şekillendirdiğini vurguladı.

ECE Türkiye tarafından geliştirilen Connect platformu sayesinde ziyaretçiler, AVM’ye gitmeden önce ürün araştırması yapabilecek, mağazalardaki stok durumunu görebilecek ve ürün rezervasyonu gerçekleştirebilecek. Sistem aynı zamanda mağaza yönlendirmesi ve VIP teslimat gibi hizmetleri de tek bir dijital yapı altında topluyor.

Türkiye’de ilk kez AVM ekosistemi içerisinde arama motoru, ürün rezervasyonu, mağaza yönlendirmesi ve teslimat süreçleri entegre bir platform olarak sunulurken; sistemin yalnızca ziyaretçi deneyimini değil, yatırımcı ve markalar için veri yönetimini de güçlendirmesi hedefleniyor.

Platform sayesinde kiracılar mağaza performanslarını ve ziyaretçi hareketlerini anlık takip edebilirken, yatırımcılar da ciro dinamikleri ve tüketici davranışlarına ilişkin gerçek zamanlı verilere ulaşabilecek.

ECE Türkiye Connect, fiziksel ve dijital alışveriş deneyimini aynı çatı altında buluşturan “phygital” dönüşümün Türkiye’deki en kapsamlı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Platformun, önümüzdeki dönemde AVM yönetim anlayışında veri odaklı yeni bir standart oluşturması bekleniyor.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-turkiye-de-bir-ilk-avm-deneyimini-bastan-tasarlayan-connect-platformu-1949.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-turkiye-de-bir-ilk-avm-deneyimini-bastan-tasarlayan-connect-platformu-1949.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-turkiye-de-bir-ilk-avm-deneyimini-bastan-tasarlayan-connect-platformu-1949-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-turkiye-de-bir-ilk-avm-deneyimini-bastan-tasarlayan-connect-platformu-1949.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/ece-turkiye-den-turkiye-de-bir-ilk-avm-deneyimini-bastan-tasarlayan-connect-platformu/26468/</link>
		   <pubDate>Wed, 06 May 2026 15:37:05 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Kırtasiyeler, "Yaşam Alanı" Konseptine Uygun Dönüşümle Deneyimi Öne Çıkarıyor!</title>
		   <description><![CDATA[Günümüzde tüketici alışkanlıklarındaki değişimle birlikte kırtasiye sektörü büyük bir dönüşümden geçiyor. Artık kağıt ve kalem satışının ötesine geçen modern kırtasiyeler, yaşanan değişimle birlikte kafe alanları, deneyim masaları ve hobi atölyeleriyle farklı yaş kategorilerindeki ziyaretçiler için birer “yaşam alanı” olarak konumlanıyor.
]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Geleneksel kırtasiye anlayışı, günümüzde yerini deneyim ve keşfin ön plana çıktığı yeni nesil bir perakendeciliğe bırakıyor. Daha öncesinde yalnızca okul ve ofis ihtiyaçlarının karşılandığı ve belli dönemlerde yoğunluğun yaşandığı kırtasiyeler, dönüşümle birlikte yılın her ayında yaşayan bir mekan olarak konumlanıyor. Ferah ve modern tasarım, kategorize edilmiş ürün yerleşimi ve özel deneyim alanlarıyla modern bir yapıya bürünen kırtasiyeler, sosyalleşmenin de merkezi haline gelerek sektörün stratejik dönüşümünde öncü rol üstleniyor.

“Bugün tüketici yalnızca bir ürünü satın almakla ilgilenmiyor”

Kırtasiyelerin günümüzdeki mevcut dönüşümünün ana omurgasını tüketici alışkanlıklarındaki değişimin oluşturduğunu ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Türkiye’de kırtasiye sektöründe hala geleneksel yapının güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte özellikle büyük şehirlerde, alışveriş caddelerinde, AVM’lerde ve yeni nesil perakende noktalarında modern mağazacılık anlayışının hızla yaygınlaştığını görüyoruz. Özellikle son beş yılda klasik kırtasiye anlayışının dışına çıkan, ürün çeşitliliğini artıran, mağaza tasarımına yatırım yapan ve deneyim odaklı perakendeye yönelen işletme sayısında belirgin bir artış var. Bugün tüketici yalnızca bir ürünü satın almakla ilgilenmiyor; ürünü görmek, dokunmak, denemek, ilham almak ve kendisine iyi gelen bir alışveriş deneyimi yaşamak istiyor. Sektörümüz de bu değişime güçlü biçimde uyum sağlıyor. Artık kırtasiyeler; eğitimden ofise, hobiden sanata, yaratıcılıktan kişisel gelişime kadar çok geniş bir dünyanın temas noktası haline geldi. Bu nedenle modern kırtasiyeler sadece ürün satılan yerler değil, aynı zamanda keşif, deneyim ve ilham alanları olarak konumlanıyor.” dedi.

Kırtasiyeler, yıl boyunca ziyaret edilen mağazalara dönüşüyor

Bugünün modern kırtasiye mağazalarında müşterilerin daha ferah, düzenli, kategorize edilmiş ve deneyime açık mağaza ortamlarıyla karşılaştığını söyleyen Keresteci, değişimi şu sözlerle aktardı: “Ürün grupları artık yalnızca raflarda sergilenmiyor, kullanım alanlarına göre kurgulanıyor. Özellikle büyük ve yeni nesil mağazalarda kalem deneme alanları, hobi ürünleri için uygulama köşeleri, çocuklara yönelik yaratıcı etkinlik alanları, okuma ve inceleme bölümleri gibi uygulamalar giderek yaygınlaşıyor. Bununla birlikte, son dönemde birçok kırtasiye mağazasında kafe alanları, oturma ve dinlenme bölümleri, sosyal buluşma noktaları da oluşturulmaya başlandı. Ziyaretçiler kahvelerini yudumlarken ürünleri inceleyebiliyor, kitap ve ajandalara göz atabiliyor ya da çocukları etkinlik alanlarında vakit geçirirken mağazada daha uzun süre kalabiliyor. Müşteri, mağazaya girdiğinde artık yalnızca ihtiyacını alıp çıkmıyor; yeni ürünleri keşfediyor, farklı kullanım alanlarını görüyor, sosyalleşiyor ve mağazada daha fazla vakit geçiriyor. Mağazada vakit geçirmek, ürünleri deneyimlemek, çocuğuyla birlikte seçim yapmak veya yeni bir hobi ürünü keşfetmek tüketici bağlılığını artırıyor. Bu da kırtasiyeleri yalnızca sezonluk alışveriş noktası olmaktan çıkarıp yıl boyunca ziyaret edilen mağazalara dönüştürüyor.”



“Modern kırtasiye mağazaları, sektörün marka algısını güçlendiriyor”

Modern kırtasiyelerde daha geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu ve bu çeşitliliğin kırtasiyeyi yalnızca ihtiyaç alışverişi yapılan bir yer olmaktan çıkarıp; yaratıcılığı, üretkenliği ve kişisel zevki destekleyen bir yaşam alanına dönüştürdüğünü belirten Keresteci, “Kırtasiyeler artık yılın sadece belirli dönemlerinde değil, 12 ay boyunca ziyaret edilen mağazalar haline gelmiş durumda. Bu da satış sürekliliğini ve ürün çeşitliliğini artırıyor. Ayrıca modern kırtasiye mağazaları, sektörün marka algısını güçlendiriyor; tüketiciyle daha kalıcı bir bağ kurulmasına imkân tanıyor. Deneyim alanları, hobi ürünleri, sanatsal malzemeler ve yeni nesil ürün grupları sayesinde kırtasiye sektörü eğitim, kültür, yaratıcılık ve yaşam tarzı ile daha güçlü biçimde ilişkilendiriliyor. Bu nedenle kırtasiyelerin yaşam alanına dönüşmesi, yalnızca mağazaların ticari performansını değil; sektörün geleceğe dönük konumunu, rekabet gücünü ve toplumsal değerini de artıran stratejik bir dönüşüm olarak karşımıza çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/kirtasiyeler-yasam-alani-konseptine-uygun-donusumle-deneyimi-one-cikariyor-6923.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/kirtasiyeler-yasam-alani-konseptine-uygun-donusumle-deneyimi-one-cikariyor-6923.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/kirtasiyeler-yasam-alani-konseptine-uygun-donusumle-deneyimi-one-cikariyor-6923-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/kirtasiyeler-yasam-alani-konseptine-uygun-donusumle-deneyimi-one-cikariyor-6923.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/kirtasiyeler-yasam-alani-konseptine-uygun-donusumle-deneyimi-one-cikariyor/26467/</link>
		   <pubDate>Wed, 06 May 2026 15:36:07 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>ECE Türkiye’den Zirvede Güçlü Mesaj: “AVM’ler Artık Yaşam ve Deneyim Merkezleri”</title>
		   <description><![CDATA[15. Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan ECE Türkiye Genel Müdürleri Nuri Şapkacı ve Semet Yolaç Canlıel ile ECE Marketplaces CEO’su Joanna Fisher, perakende gayrimenkul sektöründe artık başarının; aktif varlık yönetimi, dijital dönüşüm, deneyim odaklı yaklaşım ve güçlü iş birliklerinden geçtiğini vurguladı.
]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[ECE Türkiye, bu yıl 15’incisini düzenlediği Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi’nde sektörün geleceğine yönelik stratejik vizyonunu paylaştı. “Etkileşim, Değişim, Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilen zirvede; dijitalleşme, deneyim odaklı yaklaşım ve veri temelli yönetim anlayışı öne çıktı.

ECE Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda sektör temsilcileri, yatırımcılar ve markalar bir araya gelirken, alışveriş merkezlerinin yalnızca ticari alanlar değil; çok fonksiyonlu yaşam merkezleri haline geldiği vurgulandı. Zirvenin açılış konuşmalarını ECE Türkiye Genel Müdürleri Semet Yolaç Canlıel ve Nuri Şapkacı gerçekleştirdi.

Semet Yolaç Canlıel konuşmasında, AVM sektörünün yatırımcı, marka ve ziyaretçi arasındaki hassas denge üzerine kurulu olduğuna dikkat çekerek, değişime hızlı adapte olmanın önemine vurgu yaptı. Dijitalleşmenin iş süreçlerinin merkezinde yer aldığını belirten Canlıel, ECE Türkiye’nin geliştirdiği “Connect” platformu sayesinde yatırımcı ve kiracılara gerçek zamanlı veri akışı sağlandığını ifade etti. Platform üzerinden yatırımcıların ciro, ziyaretçi sayısı ve finansal verilere ulaşabildiğini, kiracıların ise performanslarını anlık takip edebildiğini söyledi.

ECE Türkiye Genel Müdürü Nuri Şapkacı ise sektörün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine dikkat çekti. AVM sektörünün yılda milyarlarca ziyaret ve milyonlarca kişilik istihdam oluşturduğunu belirten Şapkacı, artan maliyetler, finansmana erişim sorunları ve yatırım iştahındaki düşüşün sektörü zorladığını söyledi. Şapkacı, gelecekte başarının yatırımcılar, markalar ve yönetimler arasındaki güçlü iş birliğiyle mümkün olacağını vurguladı.

Zirvede ayrıca Joanna Fisher da “Avrupa’da Perakende Gayrimenkulün Bugünü ve Yarını” başlıklı sunumuyla küresel perakende dünyasındaki dönüşümü değerlendirdi. Fisher, fiziksel mağazaların artık yalnızca ürün değil; deneyim ve duygu sunduğunu belirterek, dijitalleşme, veri ve şeffaflığın rekabette belirleyici hale geldiğini ifade etti.

Etkinlikte ekonomist Devrim Akyıl da küresel gelişmeler, jeopolitik riskler, petrol fiyatları ile altın, gümüş ve borsaya ilişkin 2026 projeksiyonlarını paylaştı.

ECE Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. Perakende ve Gayrimenkul Zirvesi, sektör profesyonellerini bir araya getiren networking buluşmasıyla sona erdi.

 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-zirvede-guclu-mesaj-avm-ler-artik-yasam-ve-deneyim-merkezleri-7690.jpeg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-zirvede-guclu-mesaj-avm-ler-artik-yasam-ve-deneyim-merkezleri-7690.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-zirvede-guclu-mesaj-avm-ler-artik-yasam-ve-deneyim-merkezleri-7690-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/ece-turkiye-den-zirvede-guclu-mesaj-avm-ler-artik-yasam-ve-deneyim-merkezleri-7690.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/ece-turkiye-den-zirvede-guclu-mesaj-avm-ler-artik-yasam-ve-deneyim-merkezleri/26466/</link>
		   <pubDate>Wed, 06 May 2026 15:17:32 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Savaşın Gölgesinde Gayrimenkul!  Dubai Gerilerken Türkiye Yükseliyor!</title>
		   <description><![CDATA[ABD–İran savaşı küresel gayrimenkul dengelerini sarstı. Senes Yapı CEO’su Coşkun George Alis’e göre Dubai’de güven algısı çökerken satışlar sert düştü. Türkiye ise bu süreçte yatırımcı için alternatif ve güçlü bir merkez olarak öne çıkıyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Küresel piyasalarda şok etkisi yaratan ABD–İran savaşı, gayrimenkul sektöründe dengeleri kökten değiştiriyor. Senes Yapı CEO’su Coşkun George Alis, savaşın en sert etkisinin Dubai gayrimenkul piyasasında görüldüğünü belirtti.

“Dubai’nin güvenli liman algısı çöktü”

Coşkun George Alis, Dubai’nin bugüne kadar yatırımcıya sunduğu en büyük değerin “istikrar ve güven algısı” olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Dubai, yıllardır jeopolitik risklerin dışında konumlanan bir yatırım merkezi olarak pazarlanıyordu. Ancak ABD–İran savaşı, bu algıyı temelden sarstı. Yatırımcı davranışı güvene bağlıdır; güven zedelendiğinde sermaye çok hızlı yön değiştirir.”

Son veriler, bu kırılmayı net biçimde ortaya koyuyor. Savaşın başlamasının ardından Dubai’de konut satışlarının bir ay içinde %25 ila %30,5 arasında gerilediği görülüyor. 
Aynı dönemde işlem hacimlerinde ve gayrimenkul endeksinde de ciddi düşüşler yaşandı.

Talep daralması ve “bekle-gör” dönemi

Dubai piyasasının şu anda klasik bir kriz refleksi verdiğini belirten Alis, “Uluslararası yatırımcılar ‘bekle-gör’ moduna geçmiş durumda. Bu durum, likiditenin hızlı şekilde geri çekilmesi anlamına geliyor. Petrol fiyatlarındaki ani yükseliş, merkez bankalarının enflasyonla mücadelesini zorlaştırırken; satış adetlerinde düşüş, projelerde yavaşlama ve fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşması bekleniyor.” dedi.

Savaşın bölge ekonomileri üzerindeki etkisi yalnızca gayrimenkulle sınırlı değil. Enerji, lojistik, turizm ve finans sektörlerinde yaşanan yavaşlama, Dubai’nin bütünsel ekonomik modelini baskı altına alıyor. 

“Dubai bu savaşın en büyük kaybedeni olabilir”

Coşkun George Alis, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Bu savaşın kazananı kısa vadede yok; ancak kaybedenler netleşmeye başladı. Dubai, yüksek dış yatırım bağımlılığı ve güven algısına dayalı modeli nedeniyle en kırılgan pazarlardan biri. Bu nedenle savaşın en büyük kaybedeni olma riski taşıyor.”

Türkiye için stratejik fırsat

Aynı süreçte Türkiye’nin stratejik konumuyla enerji ve alternatif yatırım merkezi olarak öne çıkabileceğini belirten Alis, “Yatırımcılar belirsizlik dönemlerinde coğrafi ve ekonomik denge arar. Türkiye; üretim gücü, iç pazar büyüklüğü ve bölgesel erişimiyle bu sermaye hareketinden pay alabilecek ülkeler arasında yer alıyor.” dedi.

Senes Yapı, değişen küresel dengelere paralel olarak faaliyetlerini şekillendirerek yatırımcılarına uzun vadeli ve güvenli projeler sunmayı sürdürdüğünü açıkladı. Türkiye’nin stratejik köprü konumu ise ülkeyi bu süreçte pozitif ayrıştırıyor.

Yeni dönemin şifresi: güven, likidite ve sürdürülebilirlik

Önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektöründe “güvenli ülke algısı”, “likiditeye erişim” ve “uzun vadeli sürdürülebilir projeler”in belirleyici üç temel unsur olacağını vurgulan Alis, artık sadece proje üretmenin yeterli olmadığını, yatırımcıya güven veren, krizlere dayanıklı ve sürdürülebilir modeller geliştiren ülkelerin ve şirketlerin öne çıkacağını belirtti.

Senes Yapı, değişen küresel dengeler doğrultusunda faaliyetlerini şekillendirdiğini, yatırımcılarına uzun vadeli ve güvenli projeler sunmaya devam edeceğini açıkladı.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/savasin-golgesinde-gayrimenkul-dubai-gerilerken-turkiye-yukseliyor-5402.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/savasin-golgesinde-gayrimenkul-dubai-gerilerken-turkiye-yukseliyor-5402.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/savasin-golgesinde-gayrimenkul-dubai-gerilerken-turkiye-yukseliyor-5402-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/savasin-golgesinde-gayrimenkul-dubai-gerilerken-turkiye-yukseliyor-5402.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/savasin-golgesinde-gayrimenkul-dubai-gerilerken-turkiye-yukseliyor/26465/</link>
		   <pubDate>Fri, 01 May 2026 16:20:15 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Folkart'tan Sektöre Meslek Akademisi Hamlesi!</title>
		   <description><![CDATA[20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Akademi bünyesinde Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını belirterek, deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını gidermeyi hedeflediklerini açıkladı. Sancak, programda kadınların en az yüzde 40 payla yer alacağını söyledi.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[İstanbul’da Zorlu PSM’de düzenlenen 20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, gayrimenkul geliştirmenin yalnızca inşaat faaliyeti olarak ele alınamayacağını vurguladı. Sancak, sektörün uzun vadeli değer üretimi için sosyal sorumluluk, eğitim ve kültür-sanat yatırımlarının da kritik olduğunu belirtti.

Bu yaklaşımın bir sonucu olarak Folkart Akademi’nin mesleki eğitim odağıyla yeniden yapılandırıldığını ifade eden Sancak, deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını kapatmaya yönelik bir Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını açıkladı.



 

Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla hayata geçirilecek program kapsamında kepçe ve kule vinç operatörlüğünden alçı, sıva ve boya ustalığına kadar farklı alanlarda uygulamalı eğitim verileceğini belirten Sancak, katılımcıların en az yüzde 40’ının kadınlardan oluşacağını söyledi. Sancak, programın yalnızca eğitimle sınırlı kalmayacağını, mezunların sektörde istihdamına da destek sağlanacağını kaydetti.

Konut sahipliğinde gerileme, erişimde sıkılaşma

Panelde Türkiye konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sancak, konut sahipliği oranındaki gerilemeye dikkat çekti. Türkiye’de konut sahipliği oranının son yıllarda yüzde 62 seviyesinden yüzde 55–56 bandına indiğini belirten Sancak, bu düşüşte finansmana erişim koşullarının önemli rol oynadığını ifade etti.

Sancak, mortgage sisteminin son yıllarda konut alımında eski etkinliğini kaybettiğini belirterek, yüksek faiz ortamı ve kredi kullanımındaki sınırlı imkânların konuta erişimi zorlaştırdığını söyledi. Deprem sonrası artan inşaat maliyetlerinin de fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını dile getiren Sancak, bu gelişmelerin özellikle nitelikli konuta ulaşımı daha güç hale getirdiğini belirtti.

Tüketici daha seçici, karar süreci daha çok katmanlı

Sancak, piyasada hareketin tamamen durmadığını, ancak tüketici beklentilerinin önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Pandemi sonrasında yaşam alışkanlıklarının farklılaştığını belirten Sancak, konut alıcısının artık yalnızca fiyat veya metrekare üzerinden karar vermediğini ifade etti.
 Sancak’a göre yeni dönemde alıcılar; projenin sunduğu yaşam kurgusuna, erişilebilirliğine, sosyal olanaklarına, geliştirici markaya duyulan güvene ve uzun vadeli değer üretme potansiyeline birlikte bakıyor. Bu nedenle konut, yalnızca bir edinim değil; aynı zamanda yaşam biçimi, zaman yönetimi ve gelecek planlamasıyla ilişkili çok katmanlı bir karar alanına dönüşüyor.

Yatırımcı güven duyduğu projeye yöneliyor

Mevcut tabloda yatırımcı profilinin daha görünür hale geldiğini belirten Sancak, gayrimenkulün Türkiye’de hâlâ güçlü bir tasarruf ve yatırım aracı olarak görüldüğünü söyledi. Yatırımcıların güven duyduğu, doğru fiyatlanan ve iyi kurgulanmış projelere yönelebildiğini belirten Sancak, bu noktada geliştirici markanın geçmiş performansının ve projenin bütüncül yapısının belirleyici olduğunu ifade etti.

Sancak, karma kullanımlı projelerin yeni dönemde daha fazla öne çıkacağını belirterek, alıcıların yaşadıkları çevrenin sosyal hayatlarına, ulaşım alışkanlıklarına ve günlük ihtiyaçlarına etkisini daha fazla dikkate aldığını söyledi.

Konutun artık yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan fiziksel bir yapı olmaktan çıktığını vurgulayan Sancak, zaman yönetimi, sosyal etkileşim ve yaşam kalitesi gibi unsurların da konut tercihinde belirleyici hale geldiğini ifade etti.

Sancak, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca daha fazla üretime değil, değişen beklentileri doğru okuyan, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan projelere odaklanması gerektiğini vurguladı.

Orion’da üç günde 340 konut satıldı

Sancak, doğru kurgulanan projelerin satış performansını Folkart’ın İzmir Konak’ta geliştirdiği Orion projesi üzerinden örnekledi. Projede satışa sunulan 690 konutun 340’ının üç gün içinde alıcı bulduğunu belirten Sancak, bu sonucu doğru ürün, doğru fiyatlama, güven ve karma kullanım kurgusunun birleşimiyle açıkladı.

Orion’un konut, markalı rezidans, ofis, ticari alan ve özel hastane gibi farklı fonksiyonları bir araya getiren büyük ölçekli bir karma proje olduğunu belirten Sancak, alıcıların artık yalnızca bir daire değil, günlük yaşam ihtiyaçlarına yanıt veren bütüncül bir çevre talep ettiğini söyledi.

Arsa yatırımı, konuttan kopmama arayışını gösteriyor

Konut fiyatlarındaki yükselişin yatırımcı davranışını çeşitlendirdiğini belirten Sancak, daha düşük bütçelerle gayrimenkul piyasasında kalmak isteyen yatırımcıların arsa gibi alternatif ürünlere yöneldiğini ifade etti. Folkart’ın Dikili’de geliştirdiği arsa projesini de bu eğilime örnek gösteren Sancak, ilk etapta sunulan 250 parselin kısa sürede satıldığını söyledi. Sancak, bu ilgiyi yatırımcıların konuttan tamamen kopmak istememesi ve gelecekte konuta dönüşebilecek alternatif yollar aramasıyla ilişkilendirdi.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-tan-sektore-meslek-akademisi-hamlesi-1268.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-tan-sektore-meslek-akademisi-hamlesi-1268.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-tan-sektore-meslek-akademisi-hamlesi-1268-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/folkart-tan-sektore-meslek-akademisi-hamlesi-1268.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/folkart-tan-sektore-meslek-akademisi-hamlesi/26464/</link>
		   <pubDate>Fri, 01 May 2026 15:03:37 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Fuzul Topraktan, Tasarruf Finansman İş Birliği ile Konut Finansmanı Kampanyasını Başlattı!</title>
		   <description><![CDATA[Fuzul Topraktan’ın 5K Kampanyası, yüzde 25 peşinat ve 60 aya varan faizsiz taksit imkanıyla konut sahibi olmayı kolaylaştırıyor. Fiyatı bugünden sabitleyen sistem, artış riskine karşı güvenli ve öngörülebilir bir ödeme modeli sunuyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Fuzul Topraktan, konut ediniminde avantajlı ödeme koşulları sunan ‘5K Kampanyası’nı başlattı. İstanbul’daki seçili projelerde geçerli kampanya kapsamında, yüzde 25 peşinat ve tasarruf finansman sistemi aracılığıyla 60 aya varan faizsiz taksitlerle ev sahibi olma imkanı sunulurken, bekleme süresinin doğurabileceği maliyet artışı riskine maruz kalmadan konut fiyatını bugünden sabitleme avantajı da sağlanıyor.

Geleneksel konut finansmanı maliyetlerinin yükseldiği günümüzde, ev sahibi olmak isteyenler açısından erişilebilir ve öngörülebilir ödeme modelleri her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Fuzul Topraktan da bu ihtiyaçtan hareketle başlattığı 5K Kampanyası ile katılımcılara tasarruf finansman sistemiyle 60 aya varan vadeyle faizsiz konut finansmanı sunuyor.

Fuzul Topraktan’ın “Kefilsiz, Kredisiz, Kolay Konut Kampanyası” (5K); Başakşehir, Ispartakule ve Pendik’te inşası devam eden seçili projeleri kapsıyor. Kampanya kapsamında konut bedelinin yüzde 25’i peşinat olarak ödenirken, 9. ve 18. aylarda yapılacak ara ödemelerle birlikte toplam tutarın yarısı Fuzul Topraktan tarafında tamamlanıyor. Kalan yüzde 50’lik tutar ise tasarruf finansman sistemi aracılığıyla 60 aya varan taksit imkanıyla faizsiz şekilde finanse ediliyor.

60 aya varan vade ile faizsiz konut finansmanı

Fuzul Topraktan’ın 5K Kampanyası’nda 1+1’den 4+1’e kadar çeşitli daire seçenekleri yer alıyor. Katılımcılar kampanya kapsamında 47.500 TL’den başlayan taksitlerle ev sahibi olabiliyor.

Kampanya kapsamındaki konut projelerinin 18 ila 30 ay içinde tamamlanması ve teslim edilmesi planlanıyor. Katılımcılar, Fuzul Topraktan’ın inşası süren projelerine bugünden dahil olarak konut fiyatını kampanyaya katıldıkları tarih itibarıyla sabitleyebiliyor. Böylece gelecekte oluşabilecek fiyat artışlarından etkilenmeden, bütçelerine uygun ödeme planlarıyla ev sahibi olma imkanına kavuşuyor.

Kampanyanın ilk günden itibaren yoğun ilgi gördüğünü belirten Fuzul Topraktan Genel Müdürü Aydın Özkan, açıklamasında şunları söyledi: “5K Kampanyamız kapsamında tasarruf finansman sistemiyle katılımcılarımıza 60 aya varan vadeyle faizsiz finansman desteği sunuyoruz. Sınırlı kontenjanla yürüttüğümüz kampanyamızla İstanbul’daki projelerimizde 47.500 TL’den başlayan taksitlerle, erişilebilir koşullarla ev sahibi olma imkanı sağlıyoruz.”
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/fuzul-topraktan-tasarruf-finansman-is-birligi-ile-konut-finansmani-kampanyasini-baslatti-314.png</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/fuzul-topraktan-tasarruf-finansman-is-birligi-ile-konut-finansmani-kampanyasini-baslatti-314.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/fuzul-topraktan-tasarruf-finansman-is-birligi-ile-konut-finansmani-kampanyasini-baslatti-314-t.png"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/fuzul-topraktan-tasarruf-finansman-is-birligi-ile-konut-finansmani-kampanyasini-baslatti-314.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/fuzul-topraktan-tasarruf-finansman-is-birligi-ile-konut-finansmani-kampanyasini-baslatti/26463/</link>
		   <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:35:36 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>  Sahadan Yazılıma: Kentsel Dönüşümü Dijitalleştiren Mühendis Ekibi: Evveko!</title>
		   <description><![CDATA[İstanbul merkezli proptech platformu Evveko, kentsel dönüşümde malik ile müteahhit arasındaki güven sorununu dijital altyapıyla çözüyor. Süreçleri şeffaflaştıran sistem, saha tecrübesini teknolojiyle buluşturuyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[2013’ten bu yana sahada kentsel dönüşüm projelerinde yer alan inşaat mühendislerinin 15 yıllık saha tecrübesi, 2025’te dijital bir platforma dönüştü. İstanbul merkezli Evveko, kentsel dönüşüm sürecini malik ile müteahhit arasında şeffaflaştıran proptech platformu olarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor.

Türkiye’nin en büyük inşaat pazarını oluşturan kentsel dönüşüm, milyonlarca konutu ilgilendiren büyüklüğüne rağmen sektörün dijitalleşme oranı en düşük alanlarından biri. 6306 sayılı Kanun hukuki zemini oluşturdu, ancak sahada süreç hala kağıt üzerinden, telefon görüşmeleriyle ve güven esaslı şıfahi anlaşmalarla yürütülmeye devam ediyor. Bu durum, hem kat malikleri hem de müteahhitler için yapısal bir güven sorunu yaratıyor.

Tam da bu noktada, sektörün içinden gelen bir mühendis ekibi devreye giriyor. Evveko (evveko.com), 15 yıllık saha tecrübesini dijital teknolojiyle birleştirerek kentsel dönüşümün tüm aşamalarını tek platformda yönetilebilir hale getiriyor.

Sektörün İçinden Bir Ekip

Evveko’nun özgünlüğü, kurucu kadronun profilinde gizli. Platformun kurucusu Yusuf Kara ve kurucu ortağı M. Ebubekir Balkanlıoğlu, her ikisi de inşaat mühendisi ve Kentsel Tasarım alanında yüksek lisans yapmış isimler. Toplamda 30 yıla yakın belediyecilik tecrübesine sahip kurucular, kentsel dönüşüm sürecini bir yazılımcı gözüyle değil, sahanın içinden bir mühendis gözüyle yorumluyor.

Bugün 6 kişilik kadrosunda 2 inşaat mühendisi, 2 mimar, 1 harita teknikeri ve 1 finans sorumlusu bulunan Evveko, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında Bilişim Vadisi bünyesinde Ar-Ge faaliyetlerini sürdürüyor. Aynı zamanda Emlak Konut Proptech/Contech Programı ve BTM İstanbul Kuluçka Programı’nda yer alarak hem kurumsal hem de teknik validasyona sahip bir konum elde etmiş durumda.

 

Maliklerden Sıfır Ücret: Tarafsızlık İçin Bilinçli Bir Tercih

Evveko’nun en dikkat çeken özelliği, ticari modeli. Platform, kat maliklerinden hiçbir ücret talep etmiyor. Şifahi imar durumu analizi, fizibilite etüdü, müteahhit denetimi ve süreç takibi gibi tüm hizmetler bina sahiplerine tamamen ücretsiz sunuluyor. Gelir modeli ise müteahhit aylık aboneliği ve proje başına alınan komisyon üzerinden işliyor.

Yusuf Kara bu modeli şöyle açıklıyor: “Kentsel dönüşüm sürecinde malik en zayıf halkadır. Bilgiye erişimi en kısıtlı olan, en çok mağdur olan taraftır. Biz bu dengeyi kurmak için platformu malik tarafında konumlandırdık. Maliklerden ücret almadığımız sürece tarafsızlığımızı koruyabiliyoruz.”



“Müteahhit Yazar, Malik Görür, Evveko Kayıt Tutar”

Platformun teknik altyapısı tamamen sıfırdan, in-house geliştirilmiş. Backend’de Flask ve PostgreSQL, frontend’de React, mobil tarafta ise Google Play’de yayında olan bir uygulama bulunuyor. PayTR ödeme entegrasyonu, NetGSM SMS sistemi ve Firebase push notification altyapısı ile uçtan uça entegre bir çözüm sunuluyor.

Ancak Evveko’nun gerçek gücü, sektöre özgü hesaplama motorlarında. KAKS/TAKS imar değerleri, havuz hesabı, artı daire hesaplaması, fizibilite etüdü ve Yarısı Bizden devlet desteği hesaplaması — tüm bunlar hazır SaaS araçlarıyla yapılamayacağı için tamamen özel olarak geliştirilmiş.



Sistemin sloganini oluşturan “Müteahhit yazar, malik görür, Evveko kayıt tutar” prensibi tam olarak şöyle işliyor: Müteahhit süreç verisini standart formatta platforma işliyor (evrak, fotoğraf, ilerleme yüzdesi). Malik telefonundan 8 aşamalı takip ekranını canlı görüyor: anlaşma, imar, tahliye/yıkım, ruhsat, kaba inşaat, ince işler, cephe, iskân. Platform değiştirilemez kayıt tutuyor ve uyuşmazlık durumunda tarafların dışında tarafsız bir referans noktası oluşturuyor.

Müteahhit Denetimi: Sektöre Yeni Bir Standart

Evveko’nun bir diğer ayırt edici özelliği, müteahhit denetim süreci. Platformda yer alan her müteahhit firma, yayına alınmadan önce üç aşamalı bir denetimden geçiriliyor:


	İndeks kredi skorlaması ile finansal sağlık değerlendirmesi
	Vergi ve ticaret sicil kayıtları üzerinden hukuki durum kontrolü
	Banka referans mektubu doğrulaması ile güncel mali güvenç


Bu denetim katmanı, sektörde yıllardır yaşanan “kaybolan müteahhit” mağduriyetlerinin önüne geçmeyi hedefliyor.



Sahada Canlı Bir Pilot Proje

Evveko’nun süreç takibi sistemi şu anda Bağcılar Yıldıztepe’deki 656 m²’lik bir kentsel dönüşüm projesinde aktif olarak çalışıyor. Proje şu an %55 tamamlanmış durumda (4. kat kaba inşaat). Bu proje Evveko’nun kendi yatırımı değil; maliklerin bağımsız bir müteahhitle anlaştığı bir kentsel dönüşüm projesi. Evveko sadece şeffaflık altyapısını sağlıyor.

Üç Ayda 22 Bin Aktif Kullanıcı

Platform 2025’in son çeyreğinde yayına alındı. Son 3 aylık veriler, kentsel dönüşümde dijital çözüme olan talebin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor:


	143.297 arama gösterimi, 3.903 organik tıklama (Google Search Console)
	22.065 aktif kullanıcı (Google Analytics 4)
	%76,5 mobil kullanım, %95,7 Türkiye trafiği
	“Evveko” marka aramasında ortalama Google sıralaması: 1,05 (yani neredeyse her zaman 1. sıra)
	7 İstanbul ilçesinde aktif hizmet: Bağcılar, Güngören, Bakırköy, Bahçelievler, Zeytinburnu, Esenler, Sultangazi


Ne Var Sırada?

Evveko ekibi kısa vadede aktif ilçe sayısını artırmayı ve Türkiye genelinde bölgesel bayilik ağını aktive etmeyi planlıyor. Orta vadede ise iki önemli proje gelistiriyor: Yapay zekâ destekli lead kalifikasyon sistemi ve YapıSim — React ve Three.js ile geliştirilen, kentsel dönüşüm sürecini simüle eden 3D tarayıcı tabanlı bir eğitim oyunu.

Yusuf Kara, hedeflerini şöyle özetliyor: “Kentsel dönüşüm Türkiye’nin en büyük altyapı hareketi. Ama dijitalleşmediği için güven kaybı yaşanıyor. Biz sahadan çıktık, sahaya çözüm üretiyoruz. Hedefimiz, Türkiye’deki tüm kentsel dönüşüm süreçlerini bir telefon ekranından takip edilebilir hale getirmek.”

 

 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/sahadan-yazilima-kentsel-donusumu-dijitallestiren-muhendis-ekibi-evveko-2167.png</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/sahadan-yazilima-kentsel-donusumu-dijitallestiren-muhendis-ekibi-evveko-2167.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/sahadan-yazilima-kentsel-donusumu-dijitallestiren-muhendis-ekibi-evveko-2167-t.png"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/sahadan-yazilima-kentsel-donusumu-dijitallestiren-muhendis-ekibi-evveko-2167.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/sahadan-yazilima-kentsel-donusumu-dijitallestiren-muhendis-ekibi-evveko/26462/</link>
		   <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:12:03 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>İmar Davalarında Yeni Dönem: İhtisas Mahkemeleri Devrede!</title>
		   <description><![CDATA[ İmar davalarında yeni dönem başlıyor. İhtisas mahkemeleriyle süreçlerin hızlanması, çelişkili kararların azalması ve yatırımcı ile vatandaş için daha öngörülebilir bir yargı sistemi hedefleniyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan kararla imar uyuşmazlıkları için ihtisas mahkemeleri devreye alınıyor. İlk etapta Ankara’da uygulanması beklenen düzenleme, artan dava yükü ve teknik karmaşıklık karşısında yargıda uzmanlaşmayı hedefliyor.  Şehir ve Bölge Plancısı, İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Müberra Oflaz Türkiye’de imar davalarının son yıllarda ciddi artış gösterdiğine işaret ederek “Aynı imar planına ilişkin farklı mahkemelerde eş zamanlı davalar açılması, çelişkili karar riskini artırıyor. Bu durum hem yatırımcıyı hem de vatandaşı belirsizlik içinde bırakıyor” dedi.

Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) kararıyla, imar mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde yeni bir döneme giriliyor. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile imar davalarının, bu alanda uzmanlaşmış mahkemelerde görülmesinin önü açıldı. Şehir Plancısı Dr.  Müberra Oflaz’a göre, ihtisas mahkemelerinin açılması, dava sayısının artması nedeniyle uzayan dava süreçlerinin kısalarak bu yöndeki mağduriyetlerin giderilmesini sağlayacak.

Şehir ve Bölge Plancısı, İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Müberra Oflaz, Türkiye’de hızlanan kentleşme, artan kentsel dönüşüm projeleri ve yoğun yapılaşma baskısının, imar hukukunu hem teknik hem de hacim olarak yargının en karmaşık alanlarından biri haline getirdiğini, son yıllarda imar davalarının da ciddi şekilde arttığını söyledi.

Dr. Oflaz “Bugün bir imar planı değişikliği, parselasyon işlemi ya da ruhsat iptali gibi konular; şehir planlama, mimarlık, çevre hukuku ve mülkiyet hakkını aynı anda ilgilendiren çok katmanlı uyuşmazlıklara dönüşebiliyor. Özellikle aynı imar planına ilişkin farklı mahkemelerde eş zamanlı davalar açılması, çelişkili karar riskini artırıyor. Bu durum hem yatırımcıyı hem de vatandaşı belirsizlik içinde bırakıyor. Yargı verilerine göre idare mahkemelerinin iş yükü içinde imar davaları önemli bir paya sahip ve bu davaların sonuçlanma süresi çoğu zaman birkaç yılı bulabiliyor. Bu nedenle öncelikle Ankara’da başlayan İmar İhtisas Mahkemesi işleyişinin dava sayısının çok olduğu diğer büyükşehirlerde de yaygınlaşarak, davaların sonuçlanma süresini kısaltmasını ve bu yöndeki mağduriyetleri gidermesini bekliyoruz” dedi.

İmar İhtisas Mahkemesi Nedir?

İmar ihtisas mahkemeleri, klasik idare mahkemelerinden farklı olarak sadece belirli bir alana yani imar ve şehircilik hukukuna odaklanan özel yetkili mahkemeler olarak tanımlanıyor. Bu mahkemelerde görev yapacak hâkimlerin şehir planlama mevzuatına hâkim olması, teknik bilirkişi süreçlerini daha etkin yönetebilmesi, benzer davalarda içtihat birliği oluşturabilmesi bekleniyor.

Modelin bu yönüyle ticaret ya da fikri mülkiyet mahkemelerine benzer bir “uzmanlaşma” yaklaşımı taşıdığını ifade eden Dr. Müberra Oflaz, “İlk etapta Ankara’da uygulanması beklenen sistemin, dava yoğunluğu yüksek olan İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde de devreye alınması güçlü bir ihtimal olarak görülüyor. Bu, Türkiye’de yargı sisteminde “alan bazlı uzmanlaşma” eğiliminin güçlendiğinin de bir göstergesi” yorumunu yaptı.

Türkiye’nin Neden İhtiyacı Var?

Türkiye’de imar davaları son yıllarda kentsel dönüşüm projelerinin yaygınlaşması, plan değişikliklerine karşı artan itirazlar, büyükşehirlerde arsa değerlerinin yükselmesi ve çevresel hassasiyetlerin güçlenmesi gibi nedenlerle ciddi artış gösterdi. Bu açıdan ihtisas mahkemelerinin devreye girmesiyle birlikte teknik dosyaların uzmanlaşmış hâkimler tarafından ele alınmasının, süreci kısaltabileceğini, aynı konuda farklı mahkemelerden çıkan çelişkili kararların önüne geçilebileceğini dile getiren Dr. Müberra Oflaz “Aynı zamanda öngörülebilir yargı kararları, özellikle gayrimenkul ve inşaat sektöründe yatırım iştahını artırabilir. Planlama, yoğunluk, emsal gibi teknik kavramların daha doğru değerlendirilmesi sağlanabilir.” Değerlendirmesinde bulundu.

İdari Yargıdaki Tablo:

İdare mahkemelerinde görülen toplam dava sayısı: yüz binler seviyesinde Bu davaların önemli bir bölümü imar planı iptali, ruhsat işlemleri, kamulaştırma ve parselasyon davalarını içeriyor.

Davalar ortalama olarak, ilk derece mahkemesinde 8 ile 18 ay arasında, istinaf süreciyle birlikte: 1,5 ile 3 yıl arasında, Danıştay aşamasıyla 3 yıldan uzun zamanda sonuçlanabilmekte.

En çok dava konusu olan işlemler nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri, yapı ruhsatı iptali / verilmemesi, kentsel dönüşüm kararları ve Parselasyon (18. madde) işlemleri olarak belirleniyor.

Sistemin Potansiyel Riskleri

İmar İhtisas Mahkemeleri, işte bu tablodaki olumsuzlukları gidermek üzere hayata geçiyor. Ancak her uzmanlaşma modelinde olduğu gibi bu sistemin de bazı potansiyel riskleri olduğuna değinen Dr. Oflaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm imar davalarının belirli mahkemelerde toplanması, kısa vadede yeni bir yığılma yaratabilir. Farklı şehirlerin kendine özgü planlama gerçekleri, merkezi bir uzmanlaşma içinde yeterince yansımayabilir… “

Vatandaşlar Nelere Dikkat Etmeli?

Dr. Müberra Oflaz imar uygulamalarına muhatap olan veya mülk alımı düşünen vatandaşlar ve yatırımcıların sonradan mahkemelerde uğraşmaması için başlangıç aşamasında şu noktalara dikkat etmesi uyarısında bulundu:


	Plan değişikliklerini yakından takip edin: Askı süreçleri kaçırıldığında hak kaybı yaşanabiliyor.
	Ruhsat ve imar durum belgesini sorgulamadan alım yapmayın: Tapu tek başına yeterli güvence değil.
	Dava açma sürelerine dikkat edin: İmar davalarında süreler oldukça kısa ve hak düşürücü.


Uzman görüşü almaktan kaçınmayın: Şehir plancısı ve hukukçunun birlikte değerlendirmesi kritik önem taşıyor.

İmpomes olarak yıllardır mülk sahiplerinin bu tür durumlarda hak kaybına uğramaması için hizmet verdiklerini anımsatan Dr. Oflaz “Yatırımcıların özellikle de çok sayıda mülkü varsa, hatta bunlar bazen çok değişik coğrafyalarda yer alıyorsa hepsini takip ve kontrolü zor olabiliyor. Biz yatırımcılar adına mülk dedektifi gibi hizmet verip takiplerini yapıyor, düzenli raporlamalar gerçekleştiriyor, gerekli konulardaki uyarılarımızı gecikmeden yapıyoruz” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/imar-davalarinda-yeni-donem-ihtisas-mahkemeleri-devrede-5905.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/imar-davalarinda-yeni-donem-ihtisas-mahkemeleri-devrede-5905.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/imar-davalarinda-yeni-donem-ihtisas-mahkemeleri-devrede-5905-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.baretdergisi.com/images/haberler/2026/05/imar-davalarinda-yeni-donem-ihtisas-mahkemeleri-devrede-5905.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.baretdergisi.com/imar-davalarinda-yeni-donem-ihtisas-mahkemeleri-devrede/26461/</link>
		   <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 20:16:48 +0300</pubDate>
		   </item></channel>
</rss>