Türkiye 20 yıl önce konutlarının ne kadar yıpranmış olduğunu fark etmeye başladı. Kırık dökük yapılar içerisinde süren yaşantımızın devam edemeyeceğini Deprem felaketi daha net ortaya koydu. 1999 yılında on binlerce insanımız kötü yapılaşmanın kurbanı oldu. Ve bu olayla birlikte inşaat atağı başladı.
Ülke son 10 yılda kentsel dönüşümde doğru adımlar attı. Ancak kentsel dönüşü fırsata dönüştüren bazı girişimciler, henüz yıkılması gerekmeyen, birçok binayı da yıkmaya başladılar. Bu binalardan güzel kazançlar elde edildi.
Ancak son üç yılda patlama yaşandı. Öyle bir patlama ki, kentsel dönüşüm yapılması gereken Fikirtepe’den daha çok dönüşüm Erenköy ve Bağdat Caddesi civarında yaşandı. Yani kaş yapalım derken, göz çıkardık. Ama gözü çıkarmakla kalmadık. Israrla alım gücü yüksek olan, Kadıköy ilçesini hafriyat alanına çevirdik. Tabi diğer ilçeler durur mu, onlar da bu durumdan nasiplenmek istedi?
Kısaca tüm Ülke inşaata soyunduk.
Ne mi oldu?
Öyle Bir durum ki, kilitlenme diyebiliriz. Bence kriz. Bu kelimeyi kullanmak istemem ama bunu adı maalesef kriz. Yani hızla artan inşaat arzı ve yetersiz talep. Ayrıca bu yetersiz talebi dikkate almadan artmaya devam eden, yavaşlamayan hatta aksine artan arz.
Kısa vadede çözüm talebi artırmak, ancak orta ve uzun vadede inşaat arzının yavaşlaması şart.
Ülke son 10 yılda kentsel dönüşümde doğru adımlar attı. Ancak kentsel dönüşü fırsata dönüştüren bazı girişimciler, henüz yıkılması gerekmeyen, birçok binayı da yıkmaya başladılar. Bu binalardan güzel kazançlar elde edildi.
Ancak son üç yılda patlama yaşandı. Öyle bir patlama ki, kentsel dönüşüm yapılması gereken Fikirtepe’den daha çok dönüşüm Erenköy ve Bağdat Caddesi civarında yaşandı. Yani kaş yapalım derken, göz çıkardık. Ama gözü çıkarmakla kalmadık. Israrla alım gücü yüksek olan, Kadıköy ilçesini hafriyat alanına çevirdik. Tabi diğer ilçeler durur mu, onlar da bu durumdan nasiplenmek istedi?
Kısaca tüm Ülke inşaata soyunduk.
Ne mi oldu?
Öyle Bir durum ki, kilitlenme diyebiliriz. Bence kriz. Bu kelimeyi kullanmak istemem ama bunu adı maalesef kriz. Yani hızla artan inşaat arzı ve yetersiz talep. Ayrıca bu yetersiz talebi dikkate almadan artmaya devam eden, yavaşlamayan hatta aksine artan arz.
Kısa vadede çözüm talebi artırmak, ancak orta ve uzun vadede inşaat arzının yavaşlaması şart.
















