Sıfır Atık Vakfı ve DEİK'ten Türkiye'nin Sıfır Atık Deneyimini Dünyaya Taşıyacak İş Birliği!
Sıfır Atık Vakfı ile DEİK arasında imzalanan protokol, Türk iş dünyasında sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor. İş birliğiyle Türkiye’nin sıfır atık deneyiminin uluslararası pazarlara taşınması amaçlanıyor.
Sıfır Atık Vakfı ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) arasında imzalanan iş birliği protokolüyle, Türk özel sektöründe sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması, sürdürülebilirlik alanındaki uygulamaların güçlendirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin uluslararası iş dünyasına taşınması hedefleniyor.Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın vizyonuyla Türkiye’den dünyaya yayılan Sıfır Atık yaklaşımı, iş dünyasında da yeni iş birlikleriyle güçleniyor.Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile DEİK Başkanı Nail Olpak tarafından imzalanan protokolle, DEİK üyesi kuruluşlar ve İş Konseyleri nezdinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesinin önü açıldı.
Samed Ağırbaş: “Önemli Bir İş Birliğini Hayata Geçiriyoruz”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türk özel sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümü açısından önemli bir iş birliğini hayata geçirmenin memnuniyetini yaşadıklarını belirtti.Sıfır Atık Hareketi’nin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden, “Dünya Ortak Evimiz” anlayışını Türkiye’den dünyaya taşıyan Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu özellikle vurgulayan Ağırbaş, 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi’nin bugün atık yönetiminin ötesine geçerek kaynakların korunmasını, verimliliği, döngüsel ekonomiyi ve sürdürülebilir kalkınmayı birlikte ele alan kapsamlı bir dönüşüm modeline ulaştığını ifade etti.Ağırbaş, bu vizyonun Türkiye’nin çevre ve iklim politikalarına güçlü biçimde yansımasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim alanındaki iradesi ile Murat Kurum’un kararlı uygulama yaklaşımının önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
“DEİK’in Güçlü Uluslararası İş Ağı Büyük Bir Fırsat Sunuyor”
Sıfır atığın yalnızca bir çevre politikası değil; üretim, yatırım, rekabetçilik ve ekonomik kalkınma meselesi olduğunu belirten Ağırbaş, DEİK’in İş Konseyleri ve üye kuruluşları aracılığıyla sahip olduğu güçlü uluslararası iş ağının, Türkiye’nin sıfır atık ve döngüsel ekonomi deneyimini küresel iş dünyasına taşımak açısından büyük bir fırsat sunduğunu kaydetti.Uluslararası ölçekteki bu yaklaşımın karşılığının, haziran ayında ikincisi gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu’nda görüldüğünü belirten Ağırbaş, 183 ülkeden katılımın sağlandığı forumun sıfır atığın artık yalnızca çevre politikalarının değil; iklim eyleminin, ekonomik dönüşümün ve uluslararası iş birliğinin de önemli bir unsuru olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.Ağırbaş, DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve DEİK yönetimine teşekkür ederek hedeflerinin, Türkiye’nin sıfır atık deneyimini dünyaya uygulama ve iş birliği modeliyle sunan bir ülke olması olduğunu belirtti.COP31 sürecinde bu yaklaşımı güçlendireceklerini kaydeden Ağırbaş, iklim gündemini yalnızca taahhütler üzerinden değil; yatırımlar, teknolojiler, finansman ve sahadaki somut uygulamalar üzerinden ele alacaklarını söyledi.
Nail Olpak: “Ticari Diplomasi Faaliyetlerimize İklim Diplomasisi Kavramını da Dahil Edeceğiz”
DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 öncesinde iş dünyasının sağlayabileceği katma değeri ortaya koymaya çalıştıklarını belirtti.COP toplantılarının başlangıçta hükümetler arası iklim müzakerelerinin yürütüldüğü platformlar olduğunu hatırlatan Olpak, günümüzde iklim konularının ekonomi ve iş dünyasının da ana gündem maddelerinden biri hâline geldiğini ifade etti.Yeşil ekonomiye geçiş, döngüsel ekonomi, yeşil finansman ve yeniden düzenlenen küresel ticaret alanlarında iş dünyasının kaçınılmaz ve önemli bir rolü bulunduğunu vurgulayan Olpak, DEİK olarak iklim diplomasisini ticari diplomasi faaliyetlerinin ana unsurlarından biri olarak gördüklerini söyledi.COP31 öncesinde ve sonrasında atılacak adımlarda iş dünyasıyla birlikte hareket etmeyi sürdüreceklerini belirten Olpak, işletmeler açısından öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Olpak, güven rekabetinin de hem iş dünyası hem de devletler açısından giderek daha önemli bir başlık hâline geldiğini kaydetti.
“Sıfır Atık Vakfı ile Yakın İş Birliği İçindeyiz”
Çok taraflı ve kapsamlı bir süreç olan COP31’e hazırlanırken iş dünyası örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarının güvenilir ortaklar aradığını belirten Olpak, DEİK’in uzun süredir Sıfır Atık Vakfı ile yakın iş birliği içinde olduğunu ifade etti.Uluslararası Sıfır Atık Zirvesi kapsamında Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Liderler Toplantısı’nın DEİK tarafından düzenlenmesinin istendiğini aktaran Olpak, kurumun ticari diplomasi faaliyetlerine iklim diplomasisini de dahil ettiğini belirtti.DEİK’in iş dünyası ile kamu arasında bir arayüz görevi gördüğünü vurgulayan Olpak, imzalanan protokolle mevcut iş birliğini daha üst seviyeye çıkaracaklarını söyledi. Olpak, başta döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımı olmak üzere sürdürülebilirlik alanında daha etkin bir koordinasyon merkezi oluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi.İmza töreninin ardından, iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla Sürdürülebilir Gelecek İçin İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanlarında özel sektörün rolü ile küresel sürdürülebilirlik gündemine katkı sağlayacak iş birliği alanları ele alındı.İş birliğiyle sürdürülebilirlik ilkelerinin dış ticaret ve uluslararası iş birliği faaliyetlerinde daha güçlü biçimde ele alınması ve Türk özel sektörünün uluslararası arenada sıfır atık ve sürdürülebilirlik alanında öncü bir konuma taşınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor.