Torkam İnşaat 4 milyar TL olan mevcut iş hacmini 2023'e kadar 15 milyar TL'ye çıkarmayı hedefliyor. Torkam İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Dereli, iş adamlarını dünyaya açılma çağrısında bulundu.
Torkam İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Dereli, gelecek hedeflerini açıklamak için emlak basınıyla bir araya geldi. Türkiye’nin inşaat üretiminde Çin’le birlikte dünyada lider konumda bulunduğuna dikkat çeken Mahmut Dereli, sektördeki firmalara dünyaya açılma çağrısında bulundu.
HEDEF 15 MİLYAR TL
Torkam olarak hedef büyüttüklerini söyleyen Dereli, Konya'daki projesi Tema Şehir'den sonra İstanbul'da Torkam E-5 projesi, Cezayir ve Bulgaristan'da sosyal konut projeleriyle birlikte 2023 yılı iş hacmi hedeflerinin 15 milyar TL olarak açıkladı.
1 TRİLYONLUK PAZARA DAVET ETTİ
Sektördeki firmalara dünyaya açılma çağrısında bulunan Dereli “Böylece elbirliği ile ülkemizi inşaat sektöründe açık ara dünya liderliğine taşıyabiliriz” şeklide konuştu. Dereli, yurtdışında geniş bir coğrafyada konut açığı bulunduğunu ve ilk etapta 1 trilyon dolarlık bir pazara ulaşılabileceğini belirtti
Torkam İnşaat’ın son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Dereli, öncelikli hedeflerinin nitelikli konut projelerini Anadolu’ya ve yurtdışına taşımak olduğunu söyledi. Yurtiçindeki çalışmalarının TOKİ ve Emlak Konut gibi kamu kurumları ile gelir paylaşım modeline dayalı projeler çerçevesinde şekillendiğini ifade eden Dereli, yurtdışında ise Cezayir, Bulgaristan ve Türkmenistan’da gerçekleştirdikleri konut projelerinin benzerlerini farklı ülkelere de taşımayı amaçladıklarını belirtti.
"80 MİLYON DEĞİL 8 MİLYAR İÇİN ÇALIŞMALIYIZ"
Güney Amerika’dan Ortadoğu ve Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada sayısız ülkede inşaat sektörü için çok büyük fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Dereli, “Bu bölgelerde çok ciddi bir konut açığı var. Şu an ilk etapta 10 milyon adet ve 1 trilyon dolarlık bir pazardan söz etmek mümkün. Türkiye, inşaat üretiminde Çin’le birlikte dünyada lider konumda bulunuyor. Kaliteye verdiğimiz önem, özenli, hızlı ve pratik çalışma modeli ile birleşince, ülkemizin bu alandaki farkı da açıkça ortaya çıkıyor. Torkam İnşaat olarak, ‘80 milyon değil, 8 milyar için kolları sıvamak gerek’ sloganından hareketle, Türk inşaat şirketlerine dünyaya açılma çağrısında bulunuyoruz. Böylece elbirliği ile ülkemizi inşaat sektöründe açık ara dünya liderliğine taşıyabiliriz. Japonya’nın elektronikte, Almanya’nın sanayide, ABD’nin teknolojide gösterdiği başarıların bir benzerini inşaat sektöründe gösterebilecek güçteyiz” dedi.
"EMLAK KATILIM BANKASI SEKTÖRE İVME KAZANDIRIR"
Sektörün güncel durumuna ilişkin görüşlerini paylaşan Mahmut Dereli, “Türkiye ekonomisinin büyümesiyle birlikte gelişmeye devam eden inşaat sektörü, çeyrek dilimlerde zaman zaman düşüş kaydetse bile 2018 yılı genelinde olumlu bir tablo sergileyecektir. İnşaat sektörünün büyürken sadece kendisini büyütmediğini, 230’dan fazla sektörü de desteklediğini unutmadan, sektörün geneline hitap edecek, uzmanlaşmış, gerek bankacılık faaliyetleri gerçekleştirecek gerekse ikincil piyasalara ürün ihraç edecek bir emlak katılım bankası kurulması yönünde önerimiz var. Bugün mevcut bankacılık sistemi içerisinde, inşaat ve gayrimenkul sektörü Türkiye’nin lokomotif sektörü konumunda bulunmasına ve çok ciddi bir pazar büyüklüğüne sahip olmasına rağmen, bazı bankaların sektöre hizmet vermekte başarılı olamadığını görüyoruz. Katılım bankalarının çalışma şekli, sektördeki firmaların çalışma biçimlerine biraz daha yakın ve yatkın olduğu için, ana gayesi sektöre hizmet sunmak olan bir katılım bankası sektöre daha da ivme kazandıracaktır” diye konuştu.
TORKAM E-5 LANSMANI NİSAN'DA
Küçükçekmece'de 900 milyon TL yatırım bedeliyle inşa edilen Torkam E-5 projesi Nisan ayında satışa çıkacak. Konutlar, metrekaresi 7 bin 500 TL'den satılacak.
DIŞ PİYASADA BÜYÜYECEK
Türkiye projelerinin yanı sıra Cezayir, Bulgaristan ve Türkmenistan'da sosyal ve kamu konut projeleri yapan Torkam İnşaat, hedeflerine dış piyasada büyüyerek yakalamayı planlıyor. Dereli "Yurtdışında da bize büyük heyecan veren çalışmalarımız var. Şu an yurtdışı odağımızda farklı ülkeler bulunuyor. Komşu ülkelerde çok başarılı projeler gerçekleştiren Türk şirketleri var. Biz de uzak ülkelerde benzer çalışmalar gerçekleştirmek istiyoruz. Örneğin halen Cezayir’de Konut Bakanlığı için toplam tutarı 250 milyon dolar olan 6 bin konut inşa ediyoruz. Cezayir özelindeki hedefimiz, alınan işlerin toplam miktarını 5 yıl içinde 1 milyar dolara çıkarmak” ifadelerini kullandı.
EMLAK KONUTLA BİRLİKTE YATIRIM FONU KURACAK
Gayrimenkul yatırım fonu kurulmasıyla ilgili çalışmalarından bahsede Dereli "Yatırım fonu ile ilgili yurtdışından teklif geldi. Emlak Konut’tan bunun içinde. Bu eskiden beri var olan ancak işlev kazanamayan bir fonksiyondu. Gayrimenkullerin finansmanı için çok önemli çalışma. Türkiye için bir ilk olacak. Önümüzdeki günlerde detaylı bilgileri vereceğiz. Konu Tema Şehir Konya projesindeki 42. Cadde ismindeki 163 ticari gayrimenkulleri bir fona devredip, bunların işletilmesi ve yönetilmesiyle sınırlı bir çalışma. Fonların çalışma şekilleri belli. Ne yaptı ne alacağı sınırlı olan bir yapı. Sadece burayla ilgili bir fon.”
"KENTSEL DÖNÜŞÜM RANTTAN KURULMALI"
Torkam İnşaat’ın kentsel dönüşüm projeleri içinde yer almadığını hatırlatan Dereli, “Kentsel dönüşüm konusunu gayrimenkul sektörünün büyümesinden ve yaşadığı sorunlardan bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Kentsel dönüşüm dediğimizde, yüzde 60’ı İstanbul’da olan 100 milyar dolarlık bir pazardan söz ediyoruz. Bugüne kadar kentsel dönüşüm başlığında yeteri kadar ilerleme sağlanamadı. Bunun başlıca sebebi, sistemin bir türlü tam olarak oturtulamamasıydı. Bununla birlikte, Fikirtepe’de ilgili bakanlığın devreye girmesi gibi, büyük kamu oyuncularının aktif rol oynamaya başlaması, ilerleme sağlanmasına yardımcı oldu. Kentsel dönüşüm sürecinde, vatandaşla yatırımcının ya da müteahhitin karşı karşıya gelmesi şeklinde değil, TOKİ ve KİPTAŞ gibi kamu kurumlarının devreye girerek etki alanını genişletmeleri gerekiyor. Esenler’de, Zeytinburnu’nda olduğu gibi, dönüşüm toplu bir şekilde yapılırsa daha etkili olur. Kamu kurumlarının organize edici bir konuma gelmesi ile konunun rantsal dönüşüm ekseninden uzaklaşması ve gerçek amacına ulaşması sağlanabilir.”dedi.

















