İnşaat sektörü, son yıllarda artan konut fiyatları ve şehirleşme tartışmaları nedeniyle kamuoyunun en çok eleştirdiği alanların başında geliyor. Ancak sektör temsilcileri, görünmeyen üretim süreçleri, artan maliyetler ve bürokratik engellerin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Ekşioğlu Ram Yapı Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Tolgahan Ekşi de inşaat sektöründe yaşadıkları sıkıntıları baretdergisi.com a anlattı. Ekşi, inşaat sektörüne yönelik önyargıların gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, üretim yapan firmaların yaşadığı zorluklara dikkat çekti.
"Madalyonun diğer yüzü de görülmeli"
Yakup Tolgahan Ekşi, inşaat sektörüne yönelik kamuoyunda oluşan olumsuz algıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektörün son yıllarda en fazla eleştirilen alanlardan biri haline geldiğini belirten Ekşi, eleştirilerin doğal olduğunu ancak değerlendirme yapılırken madalyonun diğer yüzünün de görülmesi gerektiğini ifade etti.Milyonlarca liralık öz sermayesini ortaya koyarak tüm ekonomik belirsizliklere rağmen üretmeye devam eden binlerce firmanın bulunduğunu söyleyen Ekşi, bu firmaların deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye'de güvenli ve dayanıklı yapılar üretmek için önemli bir sorumluluk üstlendiğini kaydetti."İnşaat yalnızca bina yapmak değildir"
İnşaat faaliyetlerinin dışarıdan yalnızca temel atılması ve bina inşa edilmesi olarak görüldüğünü dile getiren Ekşi, işin arka planında aylar süren bürokratik süreçler, sürekli değişen maliyetler, uzayan ruhsat işlemleri ile yüzlerce çalışanı ve onlarca farklı paydaşı aynı anda yönetmenin bulunduğunu söyledi.Süreçlerin hızlanması gerekirken geciken her onayın ve uzayan her işlemin yalnızca müteahhitleri değil; maliyetleri, konut fiyatlarını ve en sonunda vatandaşı da etkilediğini belirten Ekşi, üretim süreçlerinin hızlandırılmasının sektör kadar tüketici açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti."Fiyatları belirleyen tek unsur müteahhitler değil"
Konut fiyatlarındaki her artışın tek sorumlusu olarak inşaat firmalarının gösterilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Ekşi, arsa maliyetleri, gerçekçilikten uzak talepler, ekonomik koşullar, finansman yükü ve üretim maliyetleri gibi birçok unsurun fiyat oluşumunda belirleyici rol oynadığını söyledi.Ekşi, bu nedenle konut fiyatlarının yalnızca müteahhitlere bağlanmasının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi."Birkaç kötü örnek tüm sektörü temsil etmez"
Her sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de işini doğru yapmayan ve fırsatçılık peşinde koşan kişilerin bulunabileceğini belirten Ekşi, birkaç olumsuz örnek üzerinden dürüst çalışan binlerce firmayı aynı kefeye koymanın adil olmadığını ifade etti.Aynı bakış açısıyla hareket edilmesi halinde hiçbir meslek grubunun savunulamayacağını söyleyen Ekşi, sektörde emeğiyle, sermayesiyle ve üretimiyle ülkeye katkı sunan firmaların da görülmesi gerektiğini kaydetti."İnşaat ekonominin lokomotif sektörlerinden biri"
İnşaat sektörünün yalnızca bina üreten bir alan olmadığını belirten Ekşi, yaklaşık 250 alt sektörü besleyen ve yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan büyük bir üretim ekosistemi olduğunun altını çizdi.Kentleşme ile betonlaşmanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini ifade eden Ekşi, yanlış şehirleşmenin elbette eleştirilebileceğini ancak bunun sorumluluğunun tek başına üreticiye yüklenemeyeceğini söyledi. Şehirlerin nasıl planlanacağına karar verenlerin inşaat şirketleri değil, yerel ve merkezi idareler olduğunu vurguladı."Önyargılar yerine hakkaniyetli değerlendirme yapılmalı"
Sektörünü seven biri olarak yanlış bilgiler ve peşin hükümler karşısında sessiz kalmak istemediğini belirten Yakup Tolgahan Ekşi, herkesin farklı alanlarda üretim yaptığını, inşaat sektörünün de ülke ekonomisine, istihdama ve güvenli şehirlerin oluşmasına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.Ekşi, gece gündüz çalışan, sermayesini riske atan, istihdam oluşturan ve üretmeye devam eden dürüst sektör temsilcilerine daha hakkaniyetli yaklaşılması gerektiğini sözlerine ekledi.