GYODER Yönetim Kurulu başkanı Aziz Torun Mayıs ayında yapılacak Genel Kurulda seçiminde adaylığını koymayacağını açıkladı..
GYODER 2016 yılı değerlendirme toplantısı için basın mensuplarıyla bir araya gelerek hem veda konuşması yaptı hemde görevde olduğu süre içinde ki çalışmalarını değerlendirdi.
4 yıldır başkanlık yapan GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun" “Göreve geldiğimizde ilk olarak GYODER’in yapısında değişiklik yaptık. Adının açılımına ‘Gayrimenkul’ü eklediğimiz ‘Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği’ni, sektörün tamamını kucaklayan ‘geniş katılımlı’ bir yapıya kavuşturduk. GYODER Yönetim Kurulu’nun yapısını değiştirdik, Yönetim Kurulu üyelerinin sayısını 15’ten 21’e çıkardık. Başkan Yardımcılarını, uzmanlık alanlarına göre İcraatçı Başkan Yardımcıları olarak görevlendirdik. GYODER Yüksek İstişare Kurulu’nu oluşturduk. En önemlisi de Yönetim Kurulu, İcra Kurulu ve Yüksek İstişare Kurulu’nda kadın sayısını artırdık. Bugün Yönetim Kurulu Üyelerinin 6’sı ve İcra Kurulumuzun 3 üyesi kadın yöneticilerden oluşuyor. Görev yaptığımız dönemde en büyük desteği kadınlardan aldık. Yönetim Kurulu Üyeleri, Komisyon Başkanları, hatta komisyonlarda görev alan tüm kadın çalışanlara gösterdikleri büyük özveriden dolayı teşekkür ediyorum"dedi.
FARKLI FİNANSMAN MODELLERİ GERÇEKLEŞTİRİLMELİ
Gayrrimenkul sektörünün çatı örgütü olarak önemli değişiklikler yaptıklarını söyleyen Aziz Torun " Sektörde değişim sürmeli. Finansman modeli olarak kullanılan Sat-Yap modeli sürdürülebilir olmadığı için tek alternatif olmaktan çıkarılmalı, yeni finansman modelleri geliştirilmeli. Gayrimenkul sektörüne yönelik son mevzuat değişikliklerinin iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Türkiye’deki gayrimenkul yatırımları, Avrupa’ya göre çok daha fazla kazandıracak. 1 milyon dolarlık konut alan yabancı yatırımcıya vatandaşlık hakkı tanınması, sektörümüz adına önemli bir adım. Ancak bu oran, gelişmiş ülkelerde, bizim sunduğumuz rakamın altında. Bu rakamın aşağı çekilmesi, hatta oranların bölge bölge değişmesi sektörümüze ivme kazandıracaktır” dedi.
30 MİLYON LİRA HARCANDI
15 Temmuz hain darbe girişimiyle Türkiye Millet Meclisi'nin bombalanmasının ardından GYODER Yüksek İstişare Kurulu olarak 1 Ağustos'ta önemli bir çalışmaya imza attı. Meclisin tekrardan onarılması kararını Meclis Başkanlığı'na ilettiklerini söyleyen Torun "15 Temmuz darbe girişimi sırasında hasar gören Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onarımı için GYODER üyelerinden oluşan konsorsiyum ile hızlıca bir çalışma başlattık. GYODER üyesi 32 firma ile oluşturduğumuz ‘Milletin Meclisini Millet Yapar’ konsorsiyumu tarafından, Meclisimizin hasar gören bölümlerinde başlatılan onarım çalışmaları, bugün büyük bir özenle devam ediyor. Şimdiye kadar yaklaşık 30 milyon liralık bir harcama yapıldı"dedi.
ALT YAPI GYO'LARIN SAYISI ARTMALI
Köprü, yol, enerji gibi sektörlerin taşınmaz olduğu ve bunlarında birere gayrimenkul olduğunu söyleyen Torun" Son dönemlerde 3.köprü 3. havalimanı vb büyük projeler yapıldı. Bunlar Alt Yapı gayrimenkul Ortaklığı altında toplandı. Bununla ilgili ilk örnek Ankara Başkent Doğalgaz Alt Yapı Gayrimenkul Ortaklığı olarak tescillendi. Bu tür çalışmaların artması gerekiyor. Bunun içinde finansmana ihtiyacımız var. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin tasarrufları kısıtlı olduğu için yabancı yatırımcıları buraya çekmemiz gerekiyor. Ama bu şeffaf, kurumsal yapının oluşması lazım" şeklinde konuştu.
ÜLKENİN BAŞINA GELEN PİŞMİŞ TAVUĞUN BAŞINA GELMEDİ
Alt yapı GYO'larının ciddi finansmana ihtiyacı olduğunu ve bu finansman için yabancı yatırımcının çekilmesi gerektiğini söyleyen Torun " Bu ülkenin başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi. Olayları gören yabancılarında koşa koşa gelip gayrimenkul almasını beklememek lazım"dedi.
GÜÇ BİRLİĞİ KAMPANYASINDA 2 MİYAR 100 MİLYON CİRO
“ GYODER olarak sektöre ‘İş Birliği-Güç Birliği’ kavramını getirdik. Bugün sektörde sevilerek kullanılan ‘Güç Birliği’ logomuz, güven ve itibarın sembolü oldu” diyen Aziz Torun, şöyle konuştu: “15 Temmuz darbe girişiminin ardından, ekonomik büyümeye destek olmak amacı ile başlattığımız ‘Gayrimenkulde Güç Birliği Daha Güçlü Türkiye’ kampanyası, 2016 yılının satış grafiğinde çok etkili oldu. Kampanya kapsamında 3 bine yakın konut ve yaklaşık 400 ofis satışı ile sektörde 2.6 milyar TL ciro elde edildi. Sağladığı bu birliktelik ve kısa sürede aldığımız rekor sonuç, ülke ve sektör tarihimize geçecek niteliktedir. ‘Güç Birliği’nin ikinci adımını, ‘20 yıl vade ve düşük faizli konut kredisi’ kampanyasıyla attık. Bu kampanya ile GYODER üyesi 41 firmanın 109 projesinde, ilk bir ayda toplam 2 bin konut ve 279 ofis satıldı, yaklaşık 2 milyar 100 milyon TL’lik ciro elde edildi.” dedi.
KİMSE BORÇLU ÖLMEK İSTEMİYOR
2017 yılında yapılan Güçlü Türkiye iç 240 ay vade kampanyasında Türkşye'de faiz oraları çok öenmli. Bunun da sürdürülebilir olması için de yıllık faizler yüzde 10'un altında, aylık faizlerinde 'in altında olması gerekir. kampanyayla d gördük ki Şubat ayında en yüksek oranlara çıktık. 240 ay kampanyasında hesap kitap yaptığımızda görülüyor ki 240 ay çok fazla tercih edilmedi. Çünkü kimse borçlu ölmek istemiyor. Genç kuşakta kısa vadeli seçenekleri tercih ettiler. Genelde 60 ay vade tercih edildi. Kampanya çok başarılı oldu. şubat ayında 2 milyar TL'nin üzerinde ciro yapıl.
1 MİLYON DOLARLIK YATIRIM ORANI DÜŞÜRÜLMELİ
“Türkiye’deki gayrimenkul yatırımlarının, Avrupa’ya göre çok daha fazla kazandıracağının altını çizen Aziz Torun, “1 milyon dolarlık konut alan yabancı yatırımcıya vatandaşlık hakkı tanınması, sektörümüz adına önemli bir adım. Ancak bu oran, gelişmiş ülkelerde bizim sunduğumuz rakamın altında. Yabancı yatırımcının talebini artırmak için bu rakamın aşağı çekilmesi, hatta oranların bölge bölge değişmesi sektörümüze ivme kazandıracaktır. Vatandaşlık hakkının yanı sıra başka teşvikler de devreye girebilir. Oturma izni detaylarının da tanımlanması ve sürelerin uzatılması gibi düzenlemeler, sektörün elini daha çok güçlendirecektir” diye konuştu.
YABANCIYA 4.5 MİLYAR DOLARLIK SATIŞ BAŞARI OLARAK KABUL EDİLEMEZ
Aziz Torun, şöyle devam etti: “Yurtdışına satışlar için de son mevzuat değişikliklerini ve teşvikleri iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bazı ülkeler için enerji kaynakları nasıl bir zenginlikse, gayrimenkul sektörünün de ülkemiz için stratejik bir zenginlik olduğunu söyleyebiliriz. Bugüne kadar bu zenginliğimizi yeteri kadar değerlendirdiğimiz söylenemez. Yabancı yatırımcıya yılda yaklaşık 4.5 milyar dolarlık satış gerçekleştirmemiz, başarı olarak kabul edilemez. Bizim sadece Katar ile ilişkilerimizi geliştirerek bu rakamları aşma potansiyelimiz var. Yabancı bireysel ve kurumsal yatırımcının talep ve beklentilerini doğru okuyarak, bu beklentilere uygun farklı projeler üretmeliyiz. Yabancı yatırımcıları ülkemize çekmek 2017 yılı itibarıyla öncelikli gündemimiz olmalı. Mevcut satış rakamları daha yukarı taşınmalı. Bize düşen sektörde ürün çeşitliliğini artırmak ve Türkiye’nin istikrarlı ve güvenilir bir ülke olduğunu anlatmaktır.“
GAYRİMENKULÜ İHRACAT KALEMİ OLARAK GÖRMELİYİZ
Yabancı yatırımcılara yapılan satışların hem sektör hem ülke için önemli olduğunun altını çizen Aziz Torun, “Gayrimenkulü, ülkemizin önemli bir ihracat kalemi olarak görmeliyiz. Biz, önce Türkiye, sonra bölge, sektör ve proje kavramını getirdik. Çok sayıda uluslararası fuara katılarak, sektör temsilcileri birlik olduk, yan yana bir duruş sergiledik. Türkiye gayrimenkul sektörünü temsil ederek ülkemizin tanıtımına katkıda bulunduk. Yabancıya satış düzenlemesi yapıldığında ilk çalışmamız, yabancıların yanlış yönlendirilmesini önlemek oldu. ‘How to buy property’ kitabıyla Türkiye’de yabancıların gayrimenkul sahibi olabilmesinin yollarını göstermeye çalıştık” dedi.
DEĞİŞİM SÜRMELİ
‘KDV muafiyeti, tapu harcında indirim, damga vergisi, yabancı yatırımcıya vatandaşlık hakkı, GYO’lara ilişkin yeni tebliğ, Gayrimenkul Sertifikası’ gibi teşviklerin hem sektör temsilcileri hem tüketici tarafından iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan GYODER Başkanı Aziz Torun, “Sektörümüze yönelik en fazla mevzuat değişikliği bizim dönemimizde yapıldı” dedi. Aziz Torun, sektörün geleceğine yönelik görüş ve önerilerini şöyle aktardı:“Sektörde değişim sürmeli. Finansman modeli olarak kullanılan Sat-Yap modeli sürdürülebilir olmadığı için tek alternatif olmaktan çıkarılmalı, Yap-İşlet-Sat modeli ve yeni finansman modelleri geliştirilmeli. Marka ülke, marka şehir ve marka proje stratejilerimiz olmalı. Ülkemizin ve şehirlerimizin algısını güçlü şekilde oluşturabilirsek, sektörümüzün algısını da buna paralel yükseltebiliriz. İstanbul’u, Ege’yi, Akdeniz’i, Karadeniz’i farklı özellikleri ile ön plana çıkarmalıyız.“
[youtube id="mvhqTlzUoMA" width="620" height="360"]
Haber: Çiğdem MEN
Kaynak: www.baretdergisi.com
Yasal Uyarı: Link ve kaynak gösterilmeden kopyalanması, alıntı yapılması yasaktır..





















