Kentsel dönüşüm projelerinde inşaat süresinin 2 ila 5 yıl arasında değişmesi, süreç içinde maliklerden birinin vefat etmesi durumunda hukuki işlemlerin nasıl yürütüleceği sorusunu gündeme getiriyor. Bu noktada “Post Mortal Vekaletname” olarak adlandırılan ve ölümden sonra da geçerliliği devam edebilen vekalet türü önemli bir hukuki mekanizma olarak öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Avukat Ali Yüksel, Türk Borçlar Kanunu ve yargı kararları çerçevesinde bu vekalet türünün hangi durumlarda uygulanabileceğini kaleme aldı.
Makalenin tamamı şu şekide;
Hukukumuzda ölümden sonra da geçerli bir vekaletname verilebilmektedir. 6098 sayılı TBK m.43/I ve m.514 hükmü konuyu düzenlemiştir. Bazı durumlarda ölüm sonrasında da geçerli vekâletname düzenlenebilir. Ancak bu vekaletnamenin hangi durumlarda ne kapsamda geçerli olacağı açıklanmamıştır.
Bu vekalet türüne “Post Mortal Vekalet” denilmektedir.
Noterlik Kanunu’nda da ölümden sonra vekaletnamenin geçerli olabileceği belirtilmiştir. Türkiye Noterler Birliği’nin Adalet Bakanlığı’na sorduğu görüşe verilen 29.03.1995 tarih ve 4834 sayılı yazıda şu ifadeler yer almaktadır:
“6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 513’üncü maddesinde ‘Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur.’ denilmektedir. Madde hükmünde, vekilin veya müvekkilin ölümü halinde kural olarak vekâlet sözleşmesinin sona ereceği, ancak ölümden sonra da vekâletin devam edeceğine dair sözleşmede hüküm bulunuyorsa bu takdirde vekâletnamenin ölümden sonra da hüküm ifade edebileceği belirtilmektedir.
Ayrıca konu ile ilgili olarak 7 Aralık 1940 tarih ve 1938/20 Esas, 1940/87 Karar numaralı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda şöyle denilmektedir:
“Borçlar Kanununun 397’nci (6098 sayılı TBK’nın 513’üncü maddesinde) gerek vekilin gerek müvekkilin ölümü ile ve ehliyetinin zevali veya iflasıyla vekâletin nihayet bulması hakkındaki hüküm, hilafının mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılması kaydı ile takyid edilmiş olmasına göre tevhidi içtihadı mucip olan hadiselerde olduğu gibi müvekkilin ölümünden sonra dahi mustasarrıf olduğu gayrimenkul malını tapu dairesinde şahsı ahara bey ve ferağa dair vuku bulan vekâletin devam edeceği iki taraf arasında muteber surette mukavele edilmiş ise, müvekkil öldükten sonra da vekilin salahiyetleri devam edeceğine, fakat azil hakkı ölünün kanuni haleflerince intikal etmiş olacağından mirası red etmemiş olan mirasçılar tarafından azil olunabileceğine birinci içtimada sülüsan ekseriyet hasıl olmadığından ikinci içtimada mutlak ekseriyetle karar verildi.”
Kentsel dönüşüm uygulamalarında bazı site veya binalarda inşaat süresi olan 2-5 yıllık süreçte çoğunlukla maliklerden birisi için vefat vuku bulmaktadır. Bu durumda malikin mirasçılarına ulaşmak ve vekaletnameyi yeniden almak problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
K-Apkis (Kentsel Dönüşüm Nitelikli APKİS) ise en küçük bir aksamada malikler veya müteahhidin mağduriyetine yol açmayacak şekilde düzenlenmelidir.
Burada sözleşmelerde “tarafların vefatı” başlığı ayrıca düzenlenmelidir. Tapu, vefat etmiş kişinin vekaleti ile devir veya temlik yapacak mıdır sorusu gündeme gelmektedir.
Yargıtay da bir kararında;
“Ölümden önce başlamış, bitirilmemiş ve zorunlu olarak ölümden sonra da yapılması gereken işlerde vekalet görevinin devam edebileceği, ölümden sonra da vekalet görevinin yerine getirilmesi için açıkça olur verilen işlerde vekalet görevi devam edebilecektir.” görüşüne varmıştır.Sonuç olarak; bu tip vekaletnamelerin tapuda işlem yaparken geçerliliği sınırlı olsa da inşaat sözleşmeleri ve bu sözleşmelere dayalı alt sözleşmeler için ölümden sonra da geçerli olacak şekilde düzenlenmesi mümkündür.





















