EKONOMİ
Yayınlanma: 18 Mart 2026 - 00:45
Güncelleme: 27 Mart 2026 - 23:25
İstanbul'da Kentsel Dönüşümün Sahadaki Gerçekleri: Mühendis Gözüyle Konut Üretimi!
İstanbul’da hız kazanan kentsel dönüşüm süreci, yalnızca yeni binalar değil, aynı zamanda güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları üretmeyi hedefliyor. Küçükçekmece’de yaklaşık 2 bin konutluk projeye imza atan SEGA Yapı’nın İnşaat Mühendisi Özcan Özyurt, sahadaki uygulamaları, teknik süreçleri ve kalite anlayışını anlattı.
EKONOMİ
18 Mart 2026 - 00:45
Güncelleme: 27 Mart 2026 - 23:25
İstanbul’da özellikle deprem gerçeğiyle birlikte ivme kazanan kentsel dönüşüm çalışmaları, hem teknik hem de sosyal boyutlarıyla dikkat çekiyor. Bu kapsamda, Küçükçekmece bölgesinde faaliyet gösteren ve bugüne kadar yaklaşık 2 bin konut üreten SEGA Yapı’nın İnşaat Mühendisi Özcan Özyurt ile özel bir video röportaj gerçekleştirildi. Özyurt, konut üretiminden denetim süreçlerine kadar birçok kritik başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
“İyi Konut, Bir Yaşam Sunabilmektir”
Özcan Özyurt’a göre iyi konut üretimi yalnızca fiziksel bir yapı inşa etmekten ibaret değil. Özyurt, “İyi konut üretmek, insanlara bir yaşam sunabilmektir. Depreme dayanıklı, uzun yıllar güvenle kullanılabilecek ve sağlıklı bir yaşam alanı sağlayan yapılar üretmek temel hedefimiz” dedi.Konutun sadece sağlamlığıyla değil, çevresi ve sunduğu yaşam konforuyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özyurt, kullanıcıların evlerinde güven duygusunu sorgulamadan yaşayabilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.Klasik Taşıyıcı Sistem Tercihi
Projelerinde ağırlıklı olarak kolon-kiriş ve tabliye sistemini tercih ettiklerini belirten Özyurt, bölgede farklı yapı sistemlerinin de uygulandığını söyledi. Asmolen ve kaset döşeme gibi alternatiflerin de kullanıldığını aktaran Özyurt, “Doğru mühendislik ve doğru uygulama süreçleriyle tüm sistemler güvenli şekilde hayata geçirilebilir” diye konuştu.Beton ve Demir Standartları Projeyle Belirleniyor
Konut üretiminde kullanılan beton ve çelik kalitesinin keyfi tercihlerle değil, mühendislik hesaplarıyla belirlendiğinin altını çizen Özyurt, süreci şöyle anlattı:“Zemin etüdü ve statik hesaplar sonucunda hangi beton sınıfının ve hangi çelik türünün kullanılacağı belirlenir. Biz sahada bu standartlardan asla ödün vermeden uygulama yaparız.”Denetim Mekanizması Çok Katmanlı İşliyor
Deprem yönetmeliğine uyum ve kalite kontrol süreçlerinin sahada titizlikle yürütüldüğünü belirten Özyurt, yapı denetim firmalarının sürecin her aşamasında aktif rol aldığını söyledi.Şantiyeye gelen tüm beton ve demirlerden numune alındığını ifade eden Özyurt, “Denetim firmaları sahadan doğrudan numune alır. Yapılan tüm imalatlar yerinde kontrol edilir. Onay olmadan hiçbir işlem ilerleyemez” dedi.Kentsel Dönüşümde En Büyük Zorluk: Alan Darlığı
Kentsel dönüşüm projelerinde teknik açıdan ciddi bir sorun yaşamadıklarını belirten Özyurt, en büyük zorluğun mevcut arsa koşulları olduğunu dile getirdi.“Mevcut yapıların bulunduğu alanlarda çalıştığımız için şantiye kurulumundan lojistiğe kadar birçok konuda alan yetersizliğiyle karşılaşıyoruz. Bu da süreci zorlaştıran en önemli unsur” ifadelerini kullandı.Zemin Etüdü ve Temel Tasarımı Kritik Öneme Sahip
Bir projeye başlamadan önce yıkım sürecinin tamamlandığını ve ardından zemin etüdü çalışmalarının yapıldığını belirten Özyurt, her bina için çoklu sondaj çalışmaları gerçekleştirildiğini söyledi.Zeminin taşıma kapasitesine göre statik projelerin hazırlandığını aktaran Özyurt, “Temel sistemi ve taşıyıcı yapı tamamen bu verilere göre şekillenir. Bu süreç, binanın güvenliği açısından en kritik aşamalardan biridir” dedi.Yapı Denetim Firmaları Bakanlık Tarafından Atanıyor
Bağımsız denetim sürecine de değinen Özyurt, yapı denetim firmalarının müteahhit tarafından seçilmediğini vurguladı.“Ruhsat aşamasında projeye bir YİBF numarası atanır ve yapı denetim firması bakanlık tarafından belirlenir. Bu firmalar tüm süreç boyunca sahada aktif olarak denetim yapar” açıklamasında bulundu.“Başarı Kriterimiz Kullanıcı Memnuniyeti”
Projelerin teknik olarak sorunsuz tamamlandığını belirten Özyurt, asıl başarı kriterinin kullanıcı memnuniyeti olduğunu ifade etti.Projeler teslim edildikten sonra saha çalışması yaptıklarını dile getiren Özyurt, “3-4 ay sonra ekiplerimiz sahaya giderek daire sahipleriyle birebir görüşmeler yapar. Memnuniyet oranı bizim için en önemli göstergedir” dedi.İstanbul’da kentsel dönüşümün hız kazandığı bu dönemde, mühendislik disiplinine bağlı, denetim süreçleri güçlü ve kullanıcı odaklı projelerin önemi bir kez daha ortaya konuluyor. Özcan Özyurt’un değerlendirmeleri, konut üretiminde güvenlik, kalite ve sürdürülebilir yaşamın birlikte ele alınması gerektiğini gözler önüne seriyor.İlginizi Çekebilir
















