FIRAT YILDIRAN “Bence bugün gerçek lüks; insanın günlük hayatını kolaylaştıran, ona zaman kazandıran, güvenli ve konforlu bir yaşam sunabilmek."Kökleri 1947 yılına dayanan Savur GYO, turizm ve otelcilikteki köklü deneyimini bugün sadece konaklamak için değil, hayatın merkezine almak isteyenler için konut projelerine taşıyor. Bu vizyonla yol alan şirketin imza hamlesi ise, İstanbul’un gözde tarihi semtlerinden ve Boğaz hattının eşsiz lokasyonlarından biri olan Kandilli’de inşa ettiği İV Kandilli projesi...
Savur GYO’nun üçüncü kuşak temsilcisi ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fırat Yıldıran ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; şirketin vizyonunu, Boğaz hattındaki gayrimenkul dinamiklerini, İV Kandilli’nin geldiği son noktayı ve lüks konut segmentindeki yeni beklentileri konuştuk. Yıldıran ayrıca, turizm yatırımlarından halka arz sürecine kadar şirketin gelecek hedeflerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Öncelikle Savur GYO’yu okurlarımız için kısaca anlatır mısınız? Şirketin vizyonu ve odaklandığı alanlar nelerdir?
Savur Gyo,turizm ve gayrimenkul geliştirme alanında faaliyet gösteren; yaşam, yatırım ve sürdürülebilir değer üretimini odağına alan bir gayrimenkul yatırım ortaklığıdır. Şirketimizin temel vizyonunda, yalnızca yapı inşa eden değil, kullanıcı deneyimini merkeze alan yaşam alanları oluşturmak yer alıyor. Savur GYO’nun en önemli farklarından biri ise, uzun yıllardır turizm ve otelcilik sektöründe edindiği üst düzey hizmet anlayışını konut projelerine taşımasıdır. Grup bünyemizde yer alan otellerimiz, dünya genelindeki Marriott otelleri arasında her yıl misafir memnuniyeti ve hizmet kalitesi alanında ilk sıralarda yer alıyor. Bu yaklaşımımız bugün Savur GYO projelerinin temel DNA’sını oluşturuyor. İlk konut projemiz İV Kandilli ile Türkiye’de ilk kez otelcilikteki profesyonel servis anlayışını modern konut yaşamıyla birleştirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışı; housekeeping hizmetlerinden, concierge hizmetlerine sosyal yaşam deneyimlerinden, mimari detaylara ortak alan kullanımına kadar her noktada hissettirmeyi amaçlıyoruz. Bu noktada hedefimiz yalnızca kaliteli bir konut sunmak değil; sakinlerine her gün kendilerini ayrıcalıklı hissedecekleri bir yaşam standardı sağlamak… Özellikle İstanbul’un prestijli bölgelerinde geliştirdiğimiz projelerimizle; estetik mimari, sürdürülebilir değer, güçlü lokasyon ve yüksek hizmet standardı bir araya getirilirken, yatırımcılar için uzun vadeli güvenli değer üretimi de ön planda tutuyoruz.Şirketinizin ilk konut projesi olan İV Kandilli’nin geldiği son durum hakkında bilgi alabilir miyiz? Teslim süreci ne aşamada? Savur GYO’nun ilk konut projesi olan İV Kandilli’nde çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda başarıyla ilerliyor. Projemiz, mimari detayları, yaşam alanları ve yüksek kalite standartlarıyla artık son aşamaya yaklaşmış durumda. Şu anda ince işçilik, peyzaj ve sosyal alanlara yönelik çalışmalar yoğun şekilde devam ederken, proje genelinde önemli bir ilerleme kaydedilmiş bulunuyor. Teslim sürecini yaz sonu itibarıyla başlatmayı hedefliyoruz.İV Kandilli’nde yalnızca bir konut projesi geliştirmiyoruz; otelcilik sektöründen gelen hizmet ve misafir deneyimi anlayışımızı da yaşam alanlarına taşıyoruz. Bu nedenle projede sosyal alanlardan ortak yaşam deneyimine kadar her detay, kullanıcı memnuniyetini merkeze alacak şekilde tasarlandı.
Kandilli’nin tarihi dokusu ve eşsiz konumuyla bütünleşen İV Kandilli’nin, hem yaşam kalitesi hem de yatırım değeri açısından bölgede referans projelerden biri olacağına inanıyoruz.
İV Kandilli’den konut sahibi olmak isteyen yatırımcı ve oturumcuya ne gibi avantajlar sunuyorsunuz?İstanbul’un en prestijli bölgelerinden biri olan Kandilli’de konumlanmasıdır. Boğaz hattındaki özel lokasyonu, bölgenin doğal dokusu, tarihi kimliği ve düşük yoğunluklu yapılaşma yapısı düşünüldüğünde, Kandilli uzun vadede değerini koruyan ve artıran çok özel bir yaşam alanı sunuyor. İV Kandilli aynı zamanda yalnızca bir konut projesi değil; prestijli bir yaşam anlayışının temsilidir. Mimari kalitesi, sosyal alanları, peyzaj yaklaşımı ve kullanıcı deneyimiyle bölgedeki standart projelerden ayrışıyor. Bunun yanında Savur GYO olarak gayrimenkul sektöründe kendimizi yeni bir anlayışla konumlandırıyoruz. Yıllardır turizm ve otelcilik alanında edindiğimiz yüksek hizmet standardını ilk kez konut yaşamına taşıyoruz. Amacımız yalnızca kaliteli bir konut üretmek değil; sakinlerine her gün ayrıcalıklı hissedecekleri, servis kalitesi yüksek ve uzun vadeli değer sunan bir yaşam deneyimi oluşturmak. Bu yaklaşımın hem yatırımcılar hem de oturumcular açısından İV Kandilli’yi farklı ve güçlü bir noktaya taşıdığına inanıyoruz.Kandilli gibi İstanbul’un tarihi, prestijli ve sınırlı arzın bulunduğu özel bir lokasyonda proje geliştirmenin size kattığı en büyük avantaj ne oldu? Kandilli gibi İstanbul’un tarihi dokusunu, doğal güzelliğini ve prestijini koruyabilmiş çok özel bir lokasyonda proje geliştirmek bizim için son derece değerli bir deneyim oldu. Bölgenin sınırlı arz yapısı ve düşük yoğunluklu mimari karakteri, burada geliştirilen projeleri doğal olarak ayrıcalıklı bir konuma taşıyor. Bu da hem yaşam kalitesi hem de yatırım değeri açısından güçlü bir avantaj yaratıyor. Kandilli’nin en önemli özelliklerinden biri, şehir merkezine yakın olmasına rağmen sakin, seçkin ve zamansız bir yaşam hissi sunabilmesi. Boğaz hattındaki bu özel konum, kullanıcıların yalnızca bir konuta değil; aynı zamanda güçlü bir yaşam kültürüne dahil olmasını sağlıyor. Bunun yanında bölgenin sağlam zemin yapısı da özellikle günümüzde yatırımcıların ve oturumcuların karar süreçlerinde çok önemli bir unsur haline gelmiş durumda. Bu açıdan Kandilli, İstanbul’un en güven veren lokasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bizim açımızdan en büyük avantaj ise, bu özel lokasyonda farklı bir yaşam anlayışı geliştirme fırsatı oldu. Savur GYO olarak otelcilikten gelen hizmet kültürümüzü, Kandilli’nin prestijli yaşam kimliğiyle bir araya getiriyoruz. Böylece yalnızca mimari açıdan güçlü değil; servis kalitesi, kullanıcı deneyimi ve yaşam standardı açısından da fark yaratan bir proje ortaya koyuyoruz. İV Kandilli’nin bulunduğu lokasyon sayesinde uzun yıllar değerini koruyacak, seçkin bir yaşam ve güvenli yatırım anlayışını temsil edeceğine inanıyoruz.
Projenin ilk döneminde, yani topraktan yatırım yapan vatandaşlar bugün yaklaşık ne kadarlık bir prim elde etti? Bundan sonraki süreçte yatırımcının kazanç potansiyelini nasıl görüyorsunuz? Gayrimenkul sektöründe özellikle prestijli ve sınırlı arzın bulunduğu projelerde, en büyük yatırım avantajı genellikle projenin ilk döneminde, yani topraktan alım sürecinde ortaya çıkıyor. İV Kandilli’nde de ilk etapta bizlere güvenerek yatırım yapan konut sahipleri bugün önemli bir değer artışı elde etmiş durumda. Bu tip projelerde inşaat süreci tamamlandıkça hem metrekare birim fiyatları yükseliyor hem de projeye olan talep artıyor. Özellikle teslim sonrası oluşan yaşam, oturmuş sosyal alanlar ve hazır proje algısı, fiyatları çok daha farklı bir seviyeye taşıyabiliyor. Bu nedenle birçok kişi için projeyi tamamlandıktan sonra satın almak; hem ödeme planı açısından hem de yükselen metrekare fiyatları nedeniyle daha zor hale geliyor. Topraktan yatırım ise yatırımcıya çok önemli avantajlar sunuyor. Daha erişilebilir metrekare fiyatları, farklı ödeme planı seçenekleri ve projenin gelişim sürecindeki değer artışına erken dahil olabilmek bunların başında geliyor. Bu açıdan baktığımızda, bugün İV Kandilli’de ilk dönemde yatırım yapan konut sahiplerinin oldukça avantajlı bir noktada olduğunu söyleyebiliriz. Önümüzdeki süreçte ise Kandilli gibi sınırlı arzın bulunduğu, prestiji yüksek ve sağlam zemin yapısıyla öne çıkan bölgelerde nitelikli projelerin değer üretmeye devam edeceğine inanıyoruz. Özellikle yüksek hizmet standardı sunan, yaşam deneyimi güçlü projelerin hem oturumcu hem yatırımcı açısından uzun vadede daha fazla öne çıkacağını düşünüyoruz.Şu anda yatırımcıya özel ödeme planı, kampanya ya da finansman desteğiniz bulunuyor mu? İV Kandilli’nde artık teslim sürecine oldukça yaklaşmış durumdayız. Bu nedenle projenin ilk dönemindeki uzun vadeli ödeme planlarına kıyasla bugün daha sınırlı vadelerle ilerliyoruz. Elbette topraktan yatırım sürecindeki avantajlarla birebir aynı noktada değiliz; çünkü proje geliştikçe ve teslim aşamasına yaklaştıkça hem maliyetler hem de proje değeri doğal olarak yükseliyor. Bununla birlikte müşterilerimize hâlâ esnek ve kişiye özel ödeme planları sunabiliyoruz. Her yatırımcının beklentisi ve finansal planlaması farklı olduğu için, mümkün olduğunca çözüm odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Bugün İV Kandilli’den konut sahibi olmak isteyenler için en önemli avantajlardan biri, artık ortaya çıkmış ve yaşam hissi netleşmiş bir projeye yatırım yapıyor olmaları. Projenin mimarisi, sosyal alanları, hizmet anlayışı ve lokasyon değeri artık çok daha somut şekilde görülebiliyor. Bu da yatırımcı açısından güven duygusunu güçlendiren önemli bir unsur oluyor. Özellikle Kandilli gibi sınırlı arzın bulunduğu prestijli bir bölgede, teslime yaklaşmış nitelikli bir projede yer almanın uzun vadede önemli bir değer yaratacağına inanıyoruz.İstanbul’un lüks konut segmentine bugün baktığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz? Özellikle yüksek gelir grubunun beklentileri nasıl değişti? Artık insanlar akıllı ev teknolojileriyle desteklenen, hayatını kolaylaştıran, güvenli ve tüm ihtiyaçlarına cevap verebilen yaşam alanları arıyor. Trafikte zaman kaybetmeden, günlük hayatlarının büyük bölümünü kendi yaşam alanları içerisinde çözebilmek çok önemli hale geldi. Biz de İV Kandilli’yi tam olarak bu anlayışla kurguladık. Projemizde sunduğumuz “IV Assistance” hizmetiyle sakinlerimize house keeping organizasyonundan kuru temizleme hizmetine, restoran ve tiyatro bileti rezervasyonlarından günlük ihtiyaç yönetimine kadar concierge desteği sunmayı hedefliyoruz. Bunun yanında çocuklar için doğum günü organizasyonlarına uygun özel oyun alanları, grup spor dersleri, sosyal yaşam alanları ve sakinlerin keyifle vakit geçirebileceği ortak kullanım alanları da projemizin önemli parçalarından biri. İnsanların en güzel kahvesini içip bilgisayarıyla rahat çalışabileceği kütüphane ve lounge alanları gibi detaylar da modern yaşamın yeni ihtiyaçlarına göre tasarlandı. Bence bugün gerçek lüks; insanın günlük hayatını kolaylaştıran, ona zaman kazandıran, güvenli ve konforlu bir yaşam sunabilmek. İnsanların mümkün olduğunca tüm yaşamlarını kendi yaşam alanlarında, kaliteli bir servis anlayışıyla sürdürebilmesi artık yeni nesil lüks konut anlayışının temelini oluşturuyor.Boğaz hattındaki projelere yerli ve yabancı yatırımcı talebi devam ediyor mu? Sizce bu bölgenin değeri önümüzdeki dönemde nasıl şekillenecek?
Bugün yatırımcı açısından en önemli kriterlerden biri artık “doğru lokasyon”. Boğaz hattı ise sınırlı arz yapısı nedeniyle her dönem değerini koruyan bölgelerin başında geliyor. Yeni proje üretiminin kısıtlı olması, mevcut nitelikli projeleri daha da kıymetli hale getiriyor. Bunun yanında özellikle son yıllarda yatırımcıların lokasyon seçiminde sağlam zemin yapısına verdiği önem de ciddi şekilde arttı. Kandilli, İstanbul’un güven veren ve sağlam zemin yapısıyla öne çıkan bölgelerinden biri olması nedeniyle bu anlamda da ayrıcalıklı bir konuma sahip. Özellikle yabancı yatırımcı tarafında İstanbul’un prestijli bölgelerine yönelik ilginin sürdüğünü görüyoruz. Ancak artık yatırımcılar yalnızca manzaraya değil; projenin sunduğu yaşam standardına, hizmet kalitesine, güvenlik anlayışına, marka değerine ve bulunduğu bölgenin güvenilirliğine de çok dikkat ediyor. Bizce önümüzdeki dönemde Boğaz hattında özellikle butik, nitelikli ve yüksek hizmet standardı sunan projeler çok daha fazla öne çıkacak. Sağlam zemin yapısı, merkezi konumu, tarihî kimliği ve sınırlı arzı nedeniyle Kandilli gibi bölgelerin uzun vadede değer üretmeye devam edeceğine inanıyoruz. İV Kandilli de bu anlayışla yalnızca bugünün değil, uzun yıllar boyunca değerini koruyacak, güven veren ve yaşam kalitesiyle öne çıkacak bir proje olarak konumlanıyor.Önümüzdeki dönemde yeni konut ya da karma proje yatırımlarınız olacak mı? Savur GYO’nun yeni hedef bölgeleri nereler?Savur GYO olarak İV Kandilli ile ortaya koyduğumuz yeni nesil konut ve yaşam anlayışını, önümüzdeki dönemde farklı lokasyonlarda da devam ettirmeyi hedefliyoruz. Bizim için önemli olan yalnızca yeni proje geliştirmek değil; doğru lokasyonda, doğru yaşam kurgusuyla ve sürdürülebilir değer üretecek projeler ortaya koyabilmek. Bugün kullanıcı beklentileri çok değiştiği için biz de projelerimizi yalnızca mimari açıdan değil; hizmet, yaşam deneyimi, sosyal alanlar ve konfor açısından da bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de otelcilikten gelen hizmet kültürümüzü konut yaşamıyla birleştiren bu anlayışı büyütmek istiyoruz. Şu anda farklı bölgelerde çalışmalarımız ve değerlendirmelerimiz devam ediyor. Özellikle prestijli, yaşam kalitesi yüksek, sağlam zemin yapısına sahip ve uzun vadede değer üretebilecek lokasyonlara odaklanıyoruz. Hem oturumcuya hem yatırımcıya güven verecek bölgelerde, butik ve nitelikli projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Savur GYO olarak yatırımcılarımıza her zaman en doğru lokasyonda, güçlü konseptlere sahip ve uzun vadeli değer sunacak yeni projelerle ulaşmayı amaçlıyoruz.Savur GYO’nun güçlü olduğu alanlardan biri de turizm yatırımları. Bünyenizdeki mevcut otel projeleri hakkında bilgi alabilir miyiz?Savur GYO’nun güçlü olduğu alanlardan biri de uzun yıllardır faaliyet gösterdiğimiz turizm ve otelcilik sektörü. Grup bünyemizde, özellikle İstanbul’un tarihi yarımada bölgesinde konumlanan ve uluslararası markalarla faaliyet gösteren otel yatırımlarımız bulunuyor. Turizm tarafında yıllardır edindiğimiz deneyim, bugün bizim en önemli güçlerimizden birini oluşturuyor. Misafir memnuniyeti, servis kalitesi, operasyon yönetimi ve kullanıcı deneyimi konularında geliştirdiğimiz bu kültür, aslında bugün konut projelerimize de yön veren temel anlayışlardan biri haline geldi. Bünyemizde yer alan otellerimiz, Marriott markası altında faaliyet göstermekte ve dünya genelindeki Marriott otelleri arasında her yıl misafir memnuniyeti ve hizmet kalitesi alanında üst sıralarda yer almaktadır. Bu başarı bizim için yalnızca bir operasyon başarısı değil; aynı zamanda hizmet standardımızın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteren önemli bir referans niteliği taşıyor. Özellikle tarihi dokuyu koruyan, bulunduğu bölgenin kimliğine değer katan ve yüksek servis standardı sunan projelere odaklanıyoruz. Turizm sektöründe edindiğimiz bu deneyimi şimdi Savur GYO çatısı altında konut projelerine taşıyarak, Türkiye’de farklı bir yaşam ve hizmet anlayışı oluşturmayı hedefliyoruz.Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte otellerinize olan talepte nasıl bir hareketlilik gözlemliyorsunuz? Aslında İstanbul’da turizm sezonu yalnızca yaz aylarıyla sınırlı değil. Özellikle son yıllarda otellerdeki yoğun dönem, yaklaşık 15 Mart itibarıyla başlıyor ve şehir uzun bir süre yüksek talep almaya devam ediyor. İstanbul bence dünya üzerindeki en özel şehirlerden biri. Boğaz hattı, tarihi yarımada, kültürel mirası, gastronomisi, alışveriş imkanları ve sosyal yaşamıyla turistlere aynı anda çok farklı deneyimler sunabiliyor. Dünyada hem tarihi dokuyu hem modern yaşamı bu kadar güçlü şekilde bir arada yaşatabilen şehir sayısı çok az. Özellikle yabancı turistler açısından İstanbul artık yalnızca birkaç günlük ziyaret edilen bir destinasyon değil; deneyim yaşanan bir şehir haline geldi. İnsanlar Boğaz’da vakit geçirmekten tarihi bölgeleri keşfetmeye, gastronomiden alışverişe kadar çok geniş bir deneyim arıyor. Bu da doğal olarak nitelikli otellere olan talebi artırıyor. Biz de otellerimizde bu yoğunluğu özellikle bahar aylarından itibaren net şekilde hissediyoruz. Uluslararası marka standartlarında sunduğumuz hizmet kalitesi, güçlü lokasyonlarımız ve misafir deneyimine verdiğimiz önem sayesinde yüksek doluluk oranlarıyla ilerliyoruz. İstanbul’un önümüzdeki yıllarda da dünya turizmindeki en güçlü şehirlerden biri olmaya devam edeceğine inanıyoruz.Turizm tarafında büyüme hedefiniz nedir? Önümüzdeki yıllarda ulaşmayı planladığınız otel sayısı veya yeni destinasyonlar var mı? Turizm tarafında büyüme hedefimiz; yalnızca otel sayısını artırmak değil, doğru lokasyonlarda güçlü marka değeri ve yüksek hizmet standardı sunan projeler geliştirmek üzerine kurulu. Bizim için en önemli konu, misafir deneyimini en üst seviyede tutabilmek ve bulunduğumuz bölgelere değer katabilmek. Bugüne kadar özellikle İstanbul’un tarihi yarımada bölgesinde, tarihi dokuyu koruyan ve uluslararası standartlarda hizmet veren otel projelerine odaklandık. Önümüzdeki dönemde de hem İstanbul’da hem farklı destinasyonlarda yeni fırsatları değerlendiriyoruz. Özellikle turizm potansiyeli yüksek, kültürel kimliği güçlü ve yılın büyük bölümünde talep üretebilen lokasyonlar bizim için öncelikli bölgeler arasında yer alıyor. Bunun yanında yalnızca klasik otel anlayışına değil; yaşam deneyimi sunan, servis kalitesiyle ayrışan ve bulunduğu bölgenin ruhunu yansıtan projelere odaklanmak istiyoruz.2026 yaz sezonu için turizm sektöründe nasıl bir performans bekliyorsunuz? Özellikle yabancı turist tarafında beklentileriniz neler? 2026 yaz sezonu için turizm sektöründe oldukça güçlü bir performans bekliyoruz. Özellikle İstanbul özelinde yabancı turist talebinin çok canlı olduğunu şimdiden görebiliyoruz. Gelen rezervasyonlar, erken dönem talepler ve doluluk oranları bize sezonun oldukça hareketli geçeceğine dair güçlü sinyaller veriyor. Bizim otellerimizin bulunduğu lokasyonlar özellikle yabancı turist ağırlıklı çalışıyor. Tarihi yarımada, kültürel miras alanları ve İstanbul’un turistik merkezlerine yakınlık sayesinde dünyanın birçok farklı ülkesinden misafir ağırlıyoruz. Bu açıdan baktığımızda 2026 sezonuna yönelik beklentimiz oldukça olumlu.
Son olarak, halka arz süreciniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Savur GYO olarak halka arz sürecini, şirketimizin uzun vadeli büyüme vizyonunun önemli bir adımı olarak görüyoruz. Gayrimenkul ve turizm alanında yıllardır oluşturduğumuz deneyimi, marka değerimizi ve hizmet anlayışımızı daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıyla geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Halka arz süreci bizim için yalnızca finansal bir adım değil; aynı zamanda şeffaflık, kurumsallaşma ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimizin de önemli bir parçası. Özellikle geliştirdiğimiz projelerin niteliği, güçlü lokasyon seçimlerimiz ve hizmet odaklı yaklaşımımızla yatırımcılarımıza uzun vadeli değer sunmayı amaçlıyoruz. Bugün hem gayrimenkul hem turizm tarafında oluşturduğumuz güçlü operasyon yapısı ve marka algısının, halka arz sonrasında da şirketimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni projeler, yeni yatırımlar ve büyüme stratejilerimiz doğrultusunda çalışmalarımız devam ediyor. Savur GYO olarak hedefimiz; yalnızca proje geliştiren bir şirket olmak değil, yaşam kalitesi, hizmet standardı ve yatırım değeriyle sektöründe fark yaratan güçlü bir marka haline gelmek.Hem gayrimenkul hem turizm tarafında büyüyen bir yapı olarak Savur GYO’nun önümüzdeki 5 yıllık yol haritasını nasıl özetlersiniz?Turizm tarafında birbirini besleyen güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Gayrimenkul tarafında amacımız, İV Kandilli ile ortaya koyduğumuz yeni nesil yaşam anlayışını farklı lokasyonlara taşımak. İnsanların artık yalnızca bir konut değil; hizmet, konfor, güvenlik ve yaşam deneyimi satın aldığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle otelcilikten gelen servis kültürümüzü konut projelerimizle entegre ederek sektörde farklılaşmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki süreçte özellikle prestijli, sağlam zemin yapısına sahip, sınırlı arz bulunan ve uzun vadede değer üretme potansiyeli yüksek bölgelerde butik ve nitelikli projelere odaklanacağız. Kullanıcı deneyimini merkeze alan, sosyal yaşamı güçlü ve teknolojik altyapısı gelişmiş yaşam alanları geliştirmek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Turizm tarafında ise uluslararası marka standartlarında hizmet veren otel yatırımlarımızı büyütmeyi hedefliyoruz. İstanbul başta olmak üzere, güçlü turizm potansiyeline sahip destinasyonlarda yeni fırsatları değerlendiriyoruz. Burada da önceliğimiz yalnızca büyümek değil; yüksek misafir memnuniyeti ve sürdürülebilir kalite anlayışını koruyabilmek. Önümüzdeki 5 yılda Savur GYO’yu; gayrimenkul, turizm ve yaşam deneyimi kavramlarını bir araya getiren, güçlü marka değeri olan ve yatırımcılarına sürdürülebilir değer sunan bir yapı haline getirmeyi amaçlıyoruz.























