Küçükçekmece’de tamamladığı ve planladığı toplam 14 nitelikli proje ile kentin çehresini değiştiren Sega Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, “Bu yıl hızlanması beklenen kentsel dönüşüm sürecinde en kritik adım, doğru inşaat şirketini seçmek. Ev sahipleri sadece teklif edilen fiyatı değil, firmaların teknik yeterliliğini, referans projelerini, mali güvenilirliğini ve sözleşme güvencesini dikkate almalı. Özellikle mühendislik temelli proje danışmanlığı ile sürece rehberlik eden şirketlerle ilerlemeli. Ancak bu sayede yaşam kalitesini artıran projeler, kentsel dönüşüm bölgelerine değer katabilir” dedi.Küçükçekmece’de tamamladığı ve planlanan toplam 14 nitelikli projeyle bölgenin dönüşüm sürecinde aktif rol üstlenen Sega Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Turan, bu yıl hızlanması beklenen kentsel dönüşüm sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. İnşaat sektöründe 2016 yılından bu yana faaliyet gösteren ve tamamlanan, devam eden ve proje aşamasındaki yatırımlarıyla portföyünü 3 binin üzerinde konuta taşıyan şirket, özellikle Küçükçekmece merkezli dönüşüm projeleriyle dikkat çekiyor.
4 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan yeni kentsel dönüşüm yönetmeliğiyle birlikte riskli binaların yıkım sürecinin hızlanmasının beklendiğini belirten Turan, sürecin daha şeffaf ve uzlaşma odaklı ilerlemesi için yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini ifade etti. Yerel yönetimlerle özel sektörün yakın iş birliği içinde çalışmasının önemine dikkat çekerek, ada ve alan bazlı dönüşümlerin başarı açısından kritik rol oynayacağını vurguladı.
“Kentsel dönüşüm sadece riskli yapıları yıkıp yeniden yapmak değildir; bir mahallenin ve şehrin geleceğini yeniden tasarlamaktır. Yeşil alanları artıran, altyapıyı güçlendiren, sosyal yaşamı zenginleştiren ve en önemlisi depreme dayanıklı yapılar üreten bütüncül bir vizyon gerektirir.”Bu noktada ev sahiplerinin en önemli kararının doğru inşaat şirketini seçmek olduğunu vurgulayan Turan, tercih sürecinde yalnızca teklif edilen fiyatın değil; teknik yeterlilik, referans projeler, mali güvenilirlik ve sözleşme güvencesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Mimari ve mühendislik temelli proje danışmanlığı sunan firmalarla ilerlemenin, hem hukuki hem teknik açıdan güvenli bir dönüşüm sağlayacağını ifade etti.
Kentsel dönüşümün yalnızca riskli yapılar için değil; ekonomik ömrünü tamamlamış, altyapısı yetersiz ve günümüz yaşam standartlarını karşılamayan tüm binalar için önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.
4 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan yeni kentsel dönüşüm yönetmeliğiyle birlikte riskli binaların yıkım sürecinin hızlanmasının beklendiğini belirten Turan, sürecin daha şeffaf ve uzlaşma odaklı ilerlemesi için yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceğini ifade etti. Yerel yönetimlerle özel sektörün yakın iş birliği içinde çalışmasının önemine dikkat çekerek, ada ve alan bazlı dönüşümlerin başarı açısından kritik rol oynayacağını vurguladı.
“Mühendislik temeli olmayan firmaların yeterliliği sorgulanmalı”
Turan, sürecin yalnızca eski binaların yenilenmesinden ibaret olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:“Kentsel dönüşüm sadece riskli yapıları yıkıp yeniden yapmak değildir; bir mahallenin ve şehrin geleceğini yeniden tasarlamaktır. Yeşil alanları artıran, altyapıyı güçlendiren, sosyal yaşamı zenginleştiren ve en önemlisi depreme dayanıklı yapılar üreten bütüncül bir vizyon gerektirir.”Bu noktada ev sahiplerinin en önemli kararının doğru inşaat şirketini seçmek olduğunu vurgulayan Turan, tercih sürecinde yalnızca teklif edilen fiyatın değil; teknik yeterlilik, referans projeler, mali güvenilirlik ve sözleşme güvencesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Mimari ve mühendislik temelli proje danışmanlığı sunan firmalarla ilerlemenin, hem hukuki hem teknik açıdan güvenli bir dönüşüm sağlayacağını ifade etti.
“Binada çatlak olmasa bile dönüşüme yine de gerek duyulabilir”
Toplumda sıkça dile getirilen “binada çatlak yoksa dönüşüme gerek yok” söyleminin yanıltıcı olduğuna dikkat çeken Turan, yapısal güvenliğin yalnızca gözle görülen belirtilerle değerlendirilemeyeceğini söyledi. “Çatlaklar yüzeysel bir belirti olabilir. Asıl önemli olan taşıyıcı sistemin, kolon-kiriş birleşimlerinin ve zemin yapısının teknik analizidir. Üstelik sağlamlık raporu olması da dönüşüme ihtiyaç olmadığı anlamına gelmez; karar alınırken yapının bulunduğu çevrenin fiziksel ve hukuki bütünlüğü birlikte değerlendirilir.”Kentsel dönüşümün yalnızca riskli yapılar için değil; ekonomik ömrünü tamamlamış, altyapısı yetersiz ve günümüz yaşam standartlarını karşılamayan tüm binalar için önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.





















