21.yüzyılda yakıt rezervlerinin azaldığı ve rekabetin arttığı dünyamızda enerji girdilerinde süreklilik, kalite ve asgari maliyetleri sağlamak kaçınılmaz olmuştur.
Isı ve elektrik toplumsal yaşamda ve endüstride gerek duyulan iki enerji türüdür.
Isı gereksinimi genellikle yerel olarak kurulan bir ısıtma merkezinden karşılanırken, elektrik ise genellikle bir dağıtım şebekesinden sağlanır.
Bu anlamda kojenerasyon günümüzde kullanılan çağdaş “enerji yönetimi” teknikleri içinde çok önemli bir yere sahip olmuştur. Kojenerasyon kısaca, enerjinin hem elektrik hem de ısı formlarında aynı sistemden üretilmesidir ve iki enerji formunun da tek tek kendi başlarına ayrı yerlerde üretilmesinden daha ekonomiktir.
Enerji farklı birçok formu ile yaşamın her alanında kendine yer edinerek vazgeçilmez bir ihtiyaç halini almıştır. Dünya’da enerji üretiminde birincil enerji kaynakları olan ( doğal gaz, kömür, petrol vb. ) yakıtlar, yenilenebilir enerji kaynakları ( rüzgar, güneş vb. ) ve nükleer enerji kaynakları kullanılmaktadır.
Yenilenebilir enerji kaynakları iklim ve çevre şartlarına bağlı oldukları için her yerde uygulanamamaktadır. Nükleer enerji kullanımında ise taşıdığı riskler, yaşanılabilecek bir kaza durumunda uzun yıllar doğada kalacak radyoaktif etkileri ve yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle kullanımı sınırlıdır. Karşılaşılan bu nedenlerden ötürü enerji üretiminde en çok fosil enerji kaynakları kullanılmaktadır.
Türkiye’deki enerji kaynakları ve elektrik talebine baktığımızda;
Ülkemizde, dünya ülkeleri arasında sahip olduğu genç nüfusu, endüstrileşmedeki ilerlemesi, artan enerji ihtiyacı ve büyüyen ekonomisi ile gelişmekte olan bir ülkedir.
Enerji ile Ekonomi arasında ayrılmaz bir ilişki vardır. Dünyada bugün kullanılan enerjinin yaklaşık olarak yüzde 86 fosil, yüzde 6 nükleer, yüzde 6 hidrolik ve yüzde 2 yenilenebilir enerji kaynaklardan elde edilmektedir. ( Resim1 ve Resim 2 )
Gelişmekte olan ülkeler grubunda yer alan Türkiye’nin yerli üretimle karşılanan enerji ihtiyacı 1990 da yüzde 47,7 iken 2000 yılında yüzde 33 olmuş ve 2023 de yüzde 23,6 düşmesi beklenmektedir.
Elektrik Üretiminin Kaynak /Yakıt Bazında Dağılımı 2010 yılı sonu itibariyle yüzde 45.9’doğalgaz, yüzde 24.5’sini hidrolik enerji, yüzde 17.94’ linyit, yüzde 6.84 ithal kömür, yüzde 2.3 sıvı akaryakıt ve 1.84 yenilenebilir enerji ve diğerleri karşılamaktadır.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
















