Türkiye'de konut ve iş yeri piyasası, ekonominin nabzını tutan en önemli alanlardan biri olmayı sürdürüyor. TÜİK'in açıkladığı Haziran 2026 Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri de piyasada dikkat çekici bir hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. İlk bakışta satışlar artmış gibi görünse de rakamların arka planına bakıldığında hâlâ temkinli olunması gerektiği anlaşılıyor.
Haziran ayında Türkiye genelinde toplam 129 bin 979 konut satıldı. Geçen yılın aynı ayında bu rakam 112 bin 196 idi. Yani yıllık bazda %15,8'lik bir artış yaşandı. Bu artış, uzun süredir durgun seyreden emlak piyasası açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Ancak yılın tamamına bakıldığında tablo biraz farklı. Ocak-Haziran döneminde toplam konut satışları 699 bin 516 olarak gerçekleşirken geçen yıl aynı dönemde bu sayı 721 bin 828 idi. Yani ilk altı ayda satışlar %3,1 gerilemiş durumda. Başka bir ifadeyle haziran ayında yaşanan canlılık, yılın ilk aylarındaki durgunluğu tamamen telafi edebilmiş değil.
SIFIR KONUTA İLGİ ARTIYOR
Haziran ayında en dikkat çekici gelişmelerden biri ilk el, yani sıfır konut satışlarındaki artış oldu.
İlk el konut satışları 43 bin 406'ya yükselirken geçen yılın aynı ayına göre %23,1 artış gerçekleşti.
İkinci el konut satışları ise 86 bin 573 oldu ve %12,5 arttı.
Toplam satışların yaklaşık üçte biri sıfır konutlardan oluşurken, üçte ikisi ikinci el konutlardan meydana geldi.
Bu tablo bize şunu gösteriyor:
Müteahhitler uzun süredir ellerindeki konut stoklarını eritmeye çalışıyordu. Bankaların zaman zaman sunduğu kredi kampanyaları, bazı firmaların yaptığı uzun vadeli ödeme seçenekleri ve fiyat avantajları sıfır konutlara ilgiyi artırmış görünüyor.
Ancak yine de ikinci el piyasasının hâlâ ağırlığını koruduğunu söylemek gerekiyor.
İPOTEKLİ SATIŞLARDA DİKKAT ÇEKEN SIÇRAMA
Haziran verilerinin en önemli başlıklarından biri de ipotekli satışlar oldu.
İpotekli konut satışları tam 25 bin 993'e ulaştı.
Bu rakam geçen yılın aynı ayına göre %72,1 artış anlamına geliyor.
Toplam satışların beşte biri artık kredi kullanılarak gerçekleştiriliyor.
Bu artış birkaç nedenle açıklanabilir.
Birincisi;
Faizlerde yaşanan kısmi gevşeme beklentisi vatandaşları yeniden kredi kullanmaya yönlendirdi.
İkincisi;
Bazı kamu ve özel bankaların sunduğu kampanyalar piyasaya hareket getirdi.
Üçüncüsü ise;
Ev fiyatlarının daha da artacağı düşüncesiyle birçok kişi beklemek yerine satın alma kararı aldı.
Ancak unutulmamalı ki konut kredisi faizleri hâlâ geçmiş yıllara göre oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor.
Bu nedenle krediyle ev almak herkes için kolay değil.
DİĞER SATIŞLAR HÂLÂ AĞIRLIKTA
Haziran ayında kredi kullanılmadan yapılan satışlar 103 bin 986 oldu.
Yani toplam satışların %80'i peşin ödeme, senet ya da farklı finansman yöntemleriyle gerçekleşti.
Bu durum vatandaşların önemli bölümünün banka kredisine ulaşmakta zorlandığını veya kredi maliyetini yüksek bulduğunu gösteriyor.
MEVSİMSEL ETKİLER GERÇEK TABLOYU GÖSTERİYOR
İstatistiklerde dikkat edilmesi gereken başka bir ayrıntı ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler.
Normal rakamlarda satışlar artıyor gibi görünmesine rağmen, takvim etkisinden arındırılmış verilere göre ilk el satışlar geçen yılın aynı ayına göre %1,5, ikinci el satışlar ise %8,6 azalmış durumda.
Bu durum bize yalnızca yıllık karşılaştırmaların yeterli olmadığını gösteriyor.
Takvim etkileri çıkarıldığında piyasanın aslında hâlâ istenilen seviyeye ulaşamadığı görülüyor.
YABANCIYA SATIŞLAR ESKİ GÜNLERİNDEN UZAK
Bir dönem Türkiye'de yabancıların konut alımı rekor üzerine rekor kırıyordu.
Özellikle İstanbul, Antalya, Mersin ve Ankara'da yabancı yatırımcı yoğunluğu yaşanıyordu.
Haziran ayında yabancılara 2 bin 15 konut satıldı.
Bu rakam geçen yılın aynı ayına göre %20,1 artış gösterse de toplam satışların sadece %1,6'sını oluşturuyor.
Yılın ilk altı ayında ise yabancılara satışlar 9 bin 83 adet oldu.
Bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre %9,2 azaldı.
Haziran ayında en fazla konut alan yabancılar şöyle sıralandı:
- Rusya Federasyonu vatandaşları: 381 konut
- Ukrayna vatandaşları: 170 konut
- İran vatandaşları: 170 konut
Yabancı talebindeki düşüşün en önemli nedenleri arasında döviz kurlarındaki değişimler, vatandaşlık uygulamalarındaki düzenlemeler ve küresel ekonomik belirsizlikler bulunuyor.
İŞ YERİ SATIŞLARINDA DA HAREKET VAR
Sadece konut değil iş yeri satışlarında da artış dikkat çekiyor.
Haziran ayında toplam 16 bin 565 iş yeri satıldı.
Bu geçen yılın aynı ayına göre %19,2 artış anlamına geliyor.
İlk el iş yeri satışları 5 bin 126 olurken %30,8 arttı.
İkinci el satışlar ise 11 bin 439 olarak gerçekleşti ve %14,6 yükseldi.
Bu tablo, ticaret ve hizmet sektöründe yatırım iştahının tamamen kaybolmadığını gösteriyor.
Özellikle küçük esnaf, depo, dükkân ve ofis yatırımlarında yeniden hareketlenme görülüyor.
İŞ YERİ KREDİLERİNDE DE ARTIŞ
İpotekli iş yeri satışları geçen yılın aynı ayına göre tam %86,7 artarak 745'e ulaştı.
Bu oran oldukça dikkat çekici.
Ancak toplam iş yeri satışlarının büyük bölümü yine kredi dışındaki yöntemlerle gerçekleşiyor.
PİYASAYI NELER BEKLİYOR?
Önümüzdeki aylarda konut piyasasının yönünü belirleyecek en önemli unsur faiz politikası olacak.
Merkez Bankasının alacağı kararlar, konut kredisi faizleri ve bankaların kredi verme iştahı satışları doğrudan etkileyecek.
İnşaat maliyetlerinin yüksek seyretmesi yeni konut üretimini zorlaştırırken, büyük şehirlerde arsa fiyatlarının yükselmeye devam etmesi de konut fiyatlarını yukarı itmeye devam ediyor.
Öte yandan kira fiyatlarının yüksek kalması da birçok vatandaşı "kiraya para vereceğime ev alayım" düşüncesine yöneltiyor.
SONUÇ
Haziran 2026 verileri, konut ve iş yeri piyasasında yeniden hareketlenme sinyalleri veriyor. Özellikle ipotekli satışlardaki güçlü artış ve sıfır konutlara yönelen talep, piyasada iyimser bir hava oluşturuyor. Ancak yılın ilk altı ayındaki toplam satışların geçen yılın gerisinde kalması, bu canlanmanın henüz kalıcı bir yükselişe dönüştüğünü söylemek için erken olduğunu gösteriyor.
Konut sektörü yalnızca inşaat firmalarını değil; demir-çelikten çimentoya, mobilyadan beyaz eşyaya, bankacılıktan sigortacılığa kadar onlarca sektörü etkileyen büyük bir ekonomik ekosistemdir. Bu nedenle konut piyasasında yaşanacak kalıcı bir toparlanma, genel ekonomik büyüme ve istihdam açısından da önemli katkılar sağlayacaktır. Ancak bunun sürdürülebilir olabilmesi için uygun finansman koşulları, istikrarlı enflasyon, makul faiz oranları ve vatandaşın alım gücünü artıracak ekonomik politikaların birlikte hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
















