Gayrimenkul piyasası, başta konut ve inşaat sektörleri olmak üzere çeşitli sektörleri ilgilendiren geniş bir piyasadır.
'Gayrimenkul’ nedir hatırlayalım: Arapça kökenli bir kelime olan gayrimenkul ‘taşınması mümkün olmayan’ anlamına gelir. Gayrimenkulün ‘taşınmaz’ olarak kullanımı da yaygındır. Ekonomik değeri bulunan ve nakde çevrilebilen mallar menkul ve gayrimenkul mallar olarak ayrıma tabi tutulur. Menkul mallara örnek olarak bono, hisse senedi, poliçe gibi değerli kağıtlar, araba, telefon, televizyon gibi eşyalar da gösterilebilir.
Ülkemizdeki gelişmeye paralel olarak değişen yatırım araçlarına rağmen gayrimenkul yatırımları popülaritesini kaybetmiyor. Geleneksel olarak da devam eden bu dürtü, başımızı sokacak bir ev veya gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz bir arsa gibi yatırımlar hemen hepimizin zihninde vardır. Peki bu gibi yatırımlarda nelere dikkat etmemiz gerekiyor ?
1. Piyasada uzun vadede talep fazlası öngörülmesi (Değer artışı sağlanabilmesi için bu gereklidir)
2. Kısa vadeli talebin manipülatif olmaması (Suni yaratılan fiyat artışları sürdürebilir değildir)
3. Piyasanın derin olması (Çok sayıda alıcı-satıcı olması)
4. Piyasanın geniş olması (Farklı fiyat seviyelerinde alıcı ve satıcıların olması)
5. Piyasanın toparlanma gücünün yüksek olması (Fiyat dalgalanmalarında çabuk toparlanması)
6. Piyasanın tam rekabet koşullarına yakın olması (Arz veya talebin az sayıdaki kişi tarafından etkilenememesi)
7. Piyasada işlem ve aracılık maliyetlerinin minimum seviyede olması
8. Piyasada profesyonel bilgilendirme servislerinin mevcut olması
9. Piyasada sunulan konutların belirli standartlara sahip olması
10. Alıcıların konutlar hakkında tüm bilgilere engelsizce erişebilmesi
11. Krediye ulaşma imkanlarının gelişmiş ve maliyetinin düşük olması
12. Alıcıları ve mülkiyet hakkını koruyan gelişmiş bir sigortacılık sisteminin varolması
13. Piyasaya girmek veya çıkmakla ilgili sınırlamaların olmaması
14. Değer artışı ve kira gelirleriyle ilişkili vergi yükünün minimum seviyede olması
15.Eğer yatırımlık bir arsa almayı düşünüyorsak şehrin geliştiği, büyüdüğü taraflara bakmamız lazım. Dolayısıyla kamu yatırımlarına doğru dikkat etmemiz gerekiyor. Hastane, köprü ve İdari bina nerelerde projelendiriliyorsa bizimde bu gibi yerlere yakın durmamızda fayda var
16.Güvenilir olarak bildiğimiz inşaat şirketlerinin ‘ Marka’ projelerine yönelmeliyiz. Topraktan girilebilen bir konut veya ticaret alanı için proje bitiminde bölgeye projenin katacağı değerin yanında geçen zamanın da katkısı unutulmamalıdır
17.Gayrimenkul satışların yavaşladığı dönemleri iyi görmek gerekiyor. Her zaman krizde yatırım yapabilen kazanır. Satışların yavaşladığı bu dönemlerde üretici, döngüyü devam ettirmek için müşteriye çeşitli seçenekler sunabiliyorlar
18.Yatırım için eğitim seviyesinin yüksek olduğu bölgeleri, trafiği yoğun şehirlerde metro, tren hatlarının ulaştığı bölgeleri seçin. Ekonomik refah arttıkça, bölgedeki hizmet isteği ve konfor isteği de artacaktır. Bu artılardan bizim de yararlanmamız lazım. O halde bu bölgelerde yapacağımız yatırım, bize kazanç olarak geri dönecektir.
Bütün yatırım araçlarında olduğu gibi, gayrimenkul yatırımları da bazı dezavantajlara sahiptir. Bu dezavantajların başlıcaları; likidite riski, anapara kaybı, getiri ve alım gücü kaybıdır. Gayrimenkul piyasalarında fiyatların ne zaman tepe noktasına (peak) yükseleceğini, ne zaman dibe (trough) vuracağını başlangıçta net olarak belirlemek zordur. Bu iki olgu arasında ne kadar zaman geçeceğini tahmin etmek daha da zordur.
Günümüzde gayrimenkulde de metaverse dönemi başladı. Sanal arsaların nasıl bir değer yarattığı, kira gelirinin nasıl oluşacağı, değere etki eden faktörlerin ne olduğu, hangi sanal arsaların değerleneceği, hangi Metaverse ortamlarından satın alma yapılabileceği gibi konular yatırımcılar tarafından merak ediliyor.
Sosyal bir platform olan Metaverse'de yatırımcılar gayrimenkule yöneldi. Metaverse'de gayrimenkuller kapış kapış satılıyor. Yatırım aracının en güvenli limanı olan gayrimenkul, sanal platformlarda da güvenirliliğini kaybetmedi. Metaverse evreninde 15 bini İstanbul'da olmak üzere, Türkiye genelinde toplam 30 bin arsa satışı gerçekleşti. Saray, stadyum, cami, köprü gibi İstanbul'un sembol alanları tükendi.
















