Nisan ayı konut satışları verilerinde rekor seviyede satış gerçekleşti. 126.808 adet daire satışı gerçekleşti. İpotekli satışlara baktığımızda ilk el konutlar ve ipotekli satışlarda artış gösterdi.
Emlak piyasasındaki emlakçı meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmeler ise işlerin çok durgun olduğunu, piyasada alımların azaldığını, neredeyse 6 aydır tapuya dahi gitmediklerini, kiralık birkaç yerle ayı geçirdiklerini, istişarelerini yaptığımda birçok kişi bu yanıtı verdi bana.
Emlakçılarda iş yok, sakin devam ederken bu kadar rekor satışlar nasıl oluyor?
Yaptığım piyasa araştırması bana şunu gösterdi. Yer alımı yapanlar gerçek kullanıcı. Satılan mülklerde 5 ile 10 milyon bandında. Yeni konutlarda kampanya olması bir artı bir alımlarını ve iki artı bir alımlarını da hızlandırmış.
Piyasada savaş durumu olsa da ekonomik belirsizlikler olsa da altından kaçış konuta yönelmiş durumda. Yönelmeye de devam ediyor. Kirada oturan alıcılar bir an evvel kiradan kurtulup kendi evlerinde oturmayı düşünüyorlar.
Bunun için de izledikleri yol şu şekilde. Altınları olan bozdurup kalan kısmı için yüksek dahi olsa kredi kullanıyor ya da elden borç para alarak bu durumu çözüyor.
En önemli kısım, yılbaşından bu yana katılım finans firmalarının sağladıkları finansman desteğiyle alımların gerçekleşmesi. Kimsenin fark etmediği ipotekli konut alımlarının buradaki satışlarda yükselişe geçirmiş durumda.
Yılbaşından bugüne, Mayıs ayına kadar üç kattan fazla katılım ve kullanım olmuş. Emlak Katılım, FuzulEv, Eminevim, Katılım Evim, Hayat Finans gibi faizsiz finansman şirketlerinin finans kullandırması yüzde 260’ı geçen yıla oranla artış göstermiş.
2026 verilerine göre 1 milyon 157 bin 958 aktif taksit ödeyen sözleşmeli kişi ile rekor seviyede. Şu an finansman sisteminden 400 bin civarında konut alımı gerçekleştirilmiş.
Buradaki şirketlere yoğun talep ve katılım, konut satış verilerine de yansımış durumda.
Bugün piyasada şunu net görüyoruz. Satış yapanların büyük kısmı yatırım için değil, oturum için alım yapıyor. İnsanlar artık yüksek kiralar ödemek yerine kendi evlerinin taksidini ödemeyi tercih ediyor. Faiz yüksek olsa bile “en azından kendi evim olur” düşüncesi ağır basıyor.
Bir başka önemli detay da şu; piyasada herkes durgunluk konuşurken aslında belirli bir kesim sessiz sessiz alım yapmaya devam ediyor. Özellikle küçük ve orta metrekareli dairelerde hareketlilik sürüyor. Bir artı bir ve iki artı bir dairelere olan talep hâlâ çok güçlü.
Şunu da unutmamak gerekiyor; konut Türkiye’de hâlâ en güvenli yatırım araçlarından biri olarak görülüyor. Altın, döviz ve ekonomik dalgalanmalardan çekinen vatandaş soluğu yine gayrimenkulde alıyor.
Bugün sahada gördüğüm gerçek şu:
Piyasa dışarıdan durgun gözükse de perde arkasında ciddi bir konut alımı devam ediyor.
















