Bir yılı daha geride bırakırken iş dünyası 2024 planlarına son şeklini vermekte. Başta global kaynaklı olmak üzere son yıllarda derin ekonomik sorunlarla baş eden iş dünyası 2024 için dövizden faize, makro ekonomiden devlet desteklerine kadar birçok konuda öngörülerde bulunmakta. Biz de 2024 yılının şifrelerini çözebilmek adına, gayrimenkul/ inşaat sektörünü yakından ilgilendiren konulardaki öngörülerimizi sizler için özetlemek istedik.
Daha öngörülebilir bir yıl olacak
İnşaat maliyetleri, faiz ve kur yükselişi derken son iki yıl zorlanan sektör için 2024 yılı daha öngörülebilir, dengelerin yerine oturmaya başladığı bir yıl olacak. Son iki yılın hararetini dindirmek üzere alınan tedbirlerin yavaş yavaş sonuçlarını almaya başladığımız bu süreçte faiz ve döviz artışı sürse de daha öngörülebilir ve kontrollü artışlar gerçekleşecek. Bu da enflasyon hesabı dahil olmak üzere iş dünyasının gelecek planlamalarını daha rahat yapmasına imkan sağlayacak. Faizde astronomik artışlar son bulacak olsa da bugüne göre 1-2 puanlık artışlar yapılması olası görünüyor. Artan faize rağmen dövizde de hafif artışlar sürecek. Biz finansal piyasalarda gerçek rahatlamanın 2025 yılında olmasını beklemekteyiz.
Konutta fiyat düşmez
Alınan tedbirler ve piyasalardaki yavaşlamayı takiben konut fiyatlarında düşme olacağı yorumları yapılmakta ama sıfır konutlarda bunu beklemek doğru değil. Çünkü sektörde tamamlanma aşamasına gelen konutlar enflasyonun bugünkü yükünü henüz taşımadıkları için aslında fiyat konusunda alıcılar için avantajlı durumda. Ancak sıfır konutlar böyle olmayacak, bugüne kadar maliyeti bir şekilde yüklenen müteahhitler yeni başlayacak projelere enflasyonu gerçek anlamda taşımak zorunda kalacaklar. Örneğin asgari ücret bugünlerde belirlenecek, bu bile tek başına inşaat maliyetlerini yükseltecek. İkinci el konutlarda ise belki deprem güvenliği vs gibi nedenlerle bölgesel olarak fiyatlar düşebilir ama topyekün düşüş beklememek gerekir.
Faiz oranları tüketicinin dengesini bozdu
Yüksek faiz oranları sadece konuta erişimi zorlaştırmadı aynı zamanda tüketicilerin de dengesini bozdu. Öyle ki; dairesini/konutunu satıp tasarrufunu faize yatıran ve kiraya yönelenler olduğunu tecrübe ettik. Yanlış bir bakış açısı olsa da yaşam masrafını karşılamaya çalışanları anlamak gerek. Ama şunu ihmal ediyorlar; aslında tasarrufları enflasyon karşısında eriyor, piyasalar düzeldiğinde ellerindeki para ile bir daha belki de gayrimenkul almaları mümkün olmayacak.
Kiralar gerilese de kiralık talebi canlı olacak
Piyasa araştırmacıları ikinci el konutlarda kira fiyatlarının gevşediğini haber veriyor. Kimi bölgelerde yabancıların ülkesine dönmesi, kiminde ilanlardaki sahtekarlığı önlemeye yönelik alınan tedbirlerin sonuç vermesi kira fiyatlarındaki ateşin dinmesini sağladı ama kiralık talebini önleme ancak konut üretim seferberliği ile mümkün olur ki bu da 2024 yılında başlasa etkisini ancak 2025 yılı sonunda gösterecektir. Kaldı ki az önce ifade ettik, sadece evi olmayanlar değil, evini satıp faiz gelirine yönelenler de artık kiracı portföyünü genişletmekteler.
Uzun vadeli kredi paketi nefes olacak
Sektör hala, konuta erişmekte zorluk çeken kesimler için yüzde 1.19- 1.20 gibi cazip bir kredi oranı ile uzun vadeli kredileri içeren paketin açıklanmasını bekliyor ki yılın ilk aylarında bu paketin çıkmasını bekliyoruz.
Müteahhitlere de teşvik paketi gerek
Sadece tüketici/alıcılar için değil, konut üretim seferberliğinin gerçekleşebilmesi adına müteahhitlerin de finansal açıdan desteklenmesi ve destek kredi paketlerinin açıklanması gerekiyor.
İnşaat malzemelerinde fahiş artışa fren
TÜİK verilerine göre Ekim ayında inşaat maliyetleri yıllık bazda yüzde 65 artış gösterdi. Döviz, faiz, asgari ücret gibi nedenlerle üretimin maliyeti yükseliyor. İyi haber, devletimizin yaptığı sıkı denetim ve kontroller neticesinde bazı ürünlerde anlaşmalı fahiş fiyat artışları önlendi. Dolayısıyla fahiş düzeyde olmayacak ama enflasyonun etkilerini maliyet bazında hissettiğimiz bir yıl olacak.
İnşaatta mavi soruna devam!
Daha önceki yazımızda dile getirdiğimiz sektörün mavi yakalı sıkıntısı da ne yazık ki devam edecek. Deprem bölgesinde bazı projeler tamamlanma aşamasında olduğu için orada çalışan kimi mavi yakalıların büyükşehirlerdeki yerlerine döneceği öngörülüyor ama hala büyük oranda inşaat projesi deprem bölgesinde sürüyor ve başlayacak. Kaldı ki sadece deprem bölgesi değil, yurtdışında çalışmaya giden birçok işçi hali hazırda arkadaşlarını da yurtdışına çekmeye devam ediyor.
Aile apartmanlarında hızlı dönüşüm olacak
Kentsel dönüşüm çalışmalarını umutla takip ediyoruz. Son çıkan yönetmelik ve uygulamaların, özellikle aile apartmanı olarak bilinen küçük yerleşim yerlerindeki dönüşümü hızlandıracağını düşünüyoruz.
















